Birleşik Krallık 2015 Milletvekili Genel Seçimleri Analiz Raporu

londra_oy_verme_emirhan_yorulmazlar

Birleşik Krallık’ta T.C. Milletvekili Genel Seçimi, 30-31 Mayıs 2015 tarihinde Edinburgh Başkonsolosluğu’nda ve Londra’da Olympia Central’da gerçekleştirilmiştir.Londra Başkonsolosluğu’nda kayıtlı 81,818 seçmen için iki seçim gününde de 50 sandık kurulmuş ve toplamda 24,156 oy kullanılarak katılım oranı %29.52 düzeyinde olmuştur.

Birçok seçmenin, 2014 T.C. Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Londra’da ya da gümrüklerde oy kullanmış olması (ve o seçimden beri adres değişikliği yapmaması) nedeniyle, itiraz süresi içerisinde tekrar seçmen kaydını kontrol etme gereği duymadığı gözlemlenmiştir. Ancak, sistemden kaynaklı olduğu düşünülen bir hatadan dolayı Londra’da kayıtlı olması gereken azımsanamayacak sayıda seçmenin adresi başka seçim bölgelerinde çıkmıştır. Hatta aynı adreste yaşayan 4 kişilik bir ailenin üçü Londra Başkonsolosluğu’nda, diğeri ise hayatında hiç gitmediği başka bir ülkede çıkmıştır. Benzer kayıtların başka seçmenler için de yapılmış olduğu gözlemlenmiştir.

 

 

I. Özet

30-31 Mayıs 2015

Birleşik Krallık’ta T.C. Milletvekili Genel Seçimi, 30-31 Mayıs 2015 tarihinde Edinburgh Başkonsolosluğu’nda ve Londra’da Olympia Central’da gerçekleştirilmiştir.

Londra Başkonsolosluğu’nda kayıtlı 81,818 seçmen için iki seçim gününde de 50 sandık kurulmuş ve toplamda 24,156 oy kullanılarak katılım oranı %29.52 düzeyinde olmuştur.

Edinburgh Başkonsolosluğu’nda ise kayıtlı 2,910 seçmen için her seçim günü 1 sandık kurulmuş ve toplamda 741 oy kullanılarak katılım oranı %25.46 düzeyinde olmuştur.

Birleşik Krallık’ta yaklaşık 84,728 seçmenin %29.38’i sandık başına gidip oyunu kullanmıştır.

Seçim öncesinde İngiltere`nin Oyları gönüllüleri ve siyasi partileri üyelerinden 155 kişiye müşahitlik eğitimi verilmiştir. Londra’da İngiltere’nin Oyları gönüllüleri olan 78 kişi iki gün boyunca müşahit ve sandık kurulu üyesi olarak görev almıştır.

İlk günün sonunda, toplamda 50 tane olan örnek 502 isimli sayım tutanağının hepsininaslına, ikinci gün ise 49 tane aslına ve 1 tane de (fotoğraflama yolu ile) kopyasına ulaşılmıştır. Londra’da en yüksek oy verilen sandık 441 zarf ile A35 nolu sandık olurken, en düşük oy 76 zarf ile A17 nolu sandıkta kullanılmıştır.

II. İzlenimler

Sandıkların Birleşik Krallık’ta sadece Londra ve Ediburgh şehirlerinde kurulması, ülkenin çeşitli şehirlerinden gelen seçmenlerin zorlanmasına neden olmuştur.

Birçok seçmenin, 2014 T.C. Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Londra’da ya da gümrüklerde oy kullanmış olması (ve o seçimden beri adres değişikliği yapmaması) nedeniyle, itiraz süresi içerisinde tekrar seçmen kaydını kontrol etme gereği duymadığı gözlemlenmiştir. Ancak, sistemden kaynaklı olduğu düşünülen bir hatadan dolayı Londra’da kayıtlı olması gereken azımsanamayacak sayıda seçmenin adresi başka seçim bölgelerinde çıkmıştır. Hatta aynı adreste yaşayan 4 kişilik bir ailenin üçü Londra Başkonsolosluğu’nda, diğeri ise hayatında hiç gitmediği başka bir ülkede çıkmıştır. Benzer kayıtların başka seçmenler için de yapılmış olduğu gözlemlenmiştir.

 

III. 1-

Seçim sırasında gözlemlenen usulsüzlükler:

Oy pusulaları ve zarflarının sayılması ve mühürlenmesi işlemi:

Seçimin ilk günü oy kullanma işlemi sabah saat 10:00’da başlamasına karşın sandık kurullarının bina içerisine alınması 09:10 civarında gerçekleşmiştir. Kimi sandık kurulu üyeleri ve başkanları sadık başına saat 9:10`dan sonra gelmişlerdir. 50 seçim sandığına 700`er zarf ve 800`er pusula teslim edilmiş ve neredeyse hiçbirinde genelgede belirtildiği şekilde oy pusulalarınin sayılması ve mühürlenmesi, zarfların sayılması ve mühürlenmesi ve bu işlemlerin tutanağa geçirilme işlemi saat 10:00’a kadar bitirilememiştir. Resmi seçim başlangıcı olan saat 10:00’da bu işlemler bitmemiş olmasına rağmen oy kullanılmasına (Komisyon’un izin vermesi üzerine) başlanmıştır. Bu durumun, sandık kurullarının ve başkanlarının oy verme işlemi sırasında yerine getirmesi gereken görevleri eksik veya dikkatsiz yapmasına neden olduğu gözlenmiştir. Zira, sandık kurulları oy pusulası ve zarf sayımı ve mühürleme işlemine gün boyunca aralıklarla devam etmiştir. Bu durum genel olarak karışıklığa ve oy pusulaları ve zarflarının yanlış sayılmasına,yanlış mühürlenmesine neden olmuştur.

Oy pusulalarına ve zarflara basılan mühürlerin, ya çok silik çıkmakta ya da basıldığı anda dağılmakta olduğu ve birçok mühürde sandık numarasının okunamadığı gözlemlenmiştir. Bu oy pusulalarına ve zarflara sandık numarası okumak için bakan birinin bu oy pusulalarında ve zarflardaki sandık numaralarını görmesi veya okuyabilmesinin çok zor olduğu tespit edilmiştir.

Seçimin ilk gününde bir seçmenin elinde oyunu bastığı oy pusulası, zarfı ve “EVET” mührü ile seçim alanının ortasına kadar geldiği,arkadaşlarına oy pusulasını gösterdiği ve fotoğraf çektirdiği gözlenmiştir. Bunun üzerine seçim alanında bulunan itiraza yetkili kişi, kendisini sözle uyarmış ve durumu delil olarak kullanmak üzere fotoğraflama yolu ile kanıtlamak istemiştir. İtiraza yetkili kişi, oy pusulası, zarfı ve tercih mührü ile oy kabini dışında bulunan seçmenin arkadaşları tarafından fiziksel olarak müdahaleye uğramıştır. Bu durumun, oy pusula ve zarflarının sayımının gün boyu devam etmesinin yol açtığı düzensizlikten ve dikkat kaybından kaynaklanmış olduğu düşünülebilir. Öte yandan, sandık kurulununun seçmene yapmak zorunda olduğu açıklamaları yapmadığı ve seçim alanındaki güvenliğin yeterli olmadığı da gözlemlenmiştir.

Usulsüzlükler, büyük oranda, hem seçmenin hem de sandık kurulu üyelerinin mevzuatı yeterince bilmemesinden ve olması gerektiği gibi uygulamamasından kaynaklanmıştır.

- Oy verme esnasında en çok karşılaşılan usulsüzlükler aşağıdaki gibi sıralanabilir: - Oy verme kabinine birden çok kişinin girmesi,

- Oy verme kabinlerinde seçmenlerinin birbirine müdahalede bulunması,

- Kimi seçmenlerin oylarının fotoğrafını çekmesi,

- Mührü basma engeli olmamasına rağmen, kimi seçmenlere yönelik (özellikle eşlerin) “o nereye basacağını bilmez, anlamaz” diyerek ısrarla telkinde bulunması,

- Gün içinde sayımı tamamlanan pusula ve zarfların, mühürlenme işlemi bittiği ve sayıldığı halde tutanağa işlenmemesi,

- Akşam kalan zarf ve pusulalarla sağlamasının yapılarak, bu sayıların yazılmasının istenmesine karşı gösterilen direnç en çok görülen usulsüzlükler olmuştur. Fakat müşahitlerimizin hatırlatmaları ve ısrarları üzerine, sayım ve mühürleme işlemi biten sandıklar tutanak defterine gerekli sayıları yazmışlardır.

2- Seçmenlerin adres kayılarına ilişkin itirazları:

Oy kullanmak için seçim alanına gelen bazı seçmenlerin seçmen kaydının daha önce hiç bulunmadığı başka bir ülkenin konsolusluğunda kayıtlı gözüktüğü, 2014 T.C. Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde İngiltere-Londra’da oy kullandığı halde bu seçimde seçim kaydına ulaşılamadığı ve bu nedenle oy kullanamadan seçim alanından ayrıldığı gözlemlenmiştir.

Aynı aile fertlerinin süresi içinde adres kaydı yaptırmak için gereken bilgilerini aynı zarf içinde ilgili konsolosluğa göndermelerine rağmen, bir aile ferdinin seçmen kaydı Londra Konsolosluğu’nda gözükürken diğer aile ferdinin kaydının farklı bir ülkede olduğu belirtilmiştir. İlgili seçmenlerle yapılan konuşmalarımız sırasında seçmen kütüğüne kayıtlı olabilmek için adres beyanının süresi içinde yapılması gerektiğinin farkında olduklarını ve gerekli işlemi yaptıklarını ifade ettikleri gözlemlenmiştir. Bu durum konsolosluğun hatalı adres kayıt işlemi yaptığını ortaya koymuştur.

Seçmen kayıtlarında gözlemlenen bu farklılıklar oy kullanmaya gelen seçmenin oy kullanma hakkını kullanamamasına neden olmuştur. Bu seçmenlerin Komisyon’a yaptıkları şikayetlerin dikkate alınmadığı ve hiçbir açıklama veya yönlendirme yapılmadığı seçmenler tarafından ifade edilmiştir.

3- Oy kullanmak için ibraz edilen kimlikler

Yurtdışı seçmenin oy kullanabilmesi için ibraz etmesi gereken kimlikler T.C. Kimlik numarası olan nüfus cüzdanı veya T.C. Kimlik numarası bulunan pasaport ile sınırlandırılmıştır. T.C .kimlik numarası işlenmemiş nüfus cüzdanı veya pasaportu olan seçmenlerin, T.C. kimlik numarasını gösteren ek bir resmi belge ile oy kullanabileceği, sayılanlar dışında bir kimlik ile oy kullanmasının mümkün olmadığı genelgede hüküm altına alınmış olmasına rağmen, seçim günü oy kullanabilmek için seçmenlerin ibraz edebilecekleri kimlikler açısından bir uygulama bütünlüğü olmadığı için seçmenlere her masada farklı işlemin uygulandığı gözlemlenmiştir. Hatta bu durumun farkına varan bazı seçmenler, bir masada kimliklerinin kabul edilmediği durumlarda başka masaya gitmiş ve bazı durumlarda gittikleri diğer masada oy kullanabilmişlerdir.

Bunun dışındabirçok masa ibraz edilen kimliklerin oy kulllanmak için geçerli olup olmayacağına karar verirken ilgili genelgenin bu konuyla ilgili maddesine bakmamışlar, kendi insiyatifleri doğrultusunda karar vermişlerdir. Birçok masada sadece ehliyet ile oy kullanılmasına izin verilmiştir. Müşahitlerin bu konudaki sözlü uyarıları ve şikayet tutanakları reddedilmiştir.

 



4-

Kimlik ibrazı konusunda uygulama bütünlüğü sağlaması gereken komisyonun bu konudaki uyarıları dikkate almadığı ve uygulamada bir bütünlük sağlayamadığı görülmüştür. Bu durumadil olmayan bir sonuç doğurmuş, bazı vatandaşlar T.C. kimliği ve pasaportu olmamasına rağmen oy kullanabilmiş, bazıları ise aynı durumda olmalarına rağmen oy kullanamamıştır.

İbraz ettikleri nüfus cüzdani veya pasaportlarında resimleri olmadığı halde bazı vatandaşlara resimsiz nüfus cüzdanı veya resimsiz pasaportu ile oy kullandırıldığı, bazı masalarda ise ek belge olarak Ingiliz pasaportunun kabul edildiği gözlenmiştir. Komisyon bu masalarda bazılarını sözlü olarak resimsiz kimlik belgesinin kabul edilmeyeceği yönünde uyarmıştır. Fakat genel olarak bazı vatandaşların usulsüz olarak oy kullanabilmesine engel olunamamıştır.

Bazı sandık başkanlarının, nüfus cüzdanının üzerine yapıştırılmış bir kağıtta T.C. kimlik numarası yazan(soğuk damga kısmının bu kağıdın altında kaldığı da açıkça gözlemlenen) kimlik ile oy kullanılmasına izin verdikleri gözlemlenmiştir.

Son olarak boşanmış fakat henüz pasaportunu veya kimliğini değiştirmemiş olan kadın seçmenlerin bazı masalarda oy kullanabildiği halde bazı masalarda oy kullanamadığı tespit edilmiştir.

Seçimin ikinci günü bir vatandaşın Londra Başkonsolosluğu’nda yenilediği nüfus cüzdanındaki T.C. kimlik numarasının sadece bir rakamının yanlış yazıldığı anlaşılmış ve bu sebeple seçmen kütüğünde çıkmadığı için oy kullanamayacağı kendisine söylenmiştir. Komisyona yaptığı sözlü şikayette ise şuanda bir şey yapılamayacağı, en kısa zamanda konsolosluğa gelip nüfus cüzdanını değiştirmesi gerektiği söylenmiştir. Bu kişi 15 yıldır aynı kimlik ile Türkiye’ye giriş yapmiş ve Türkiye’deki tüm işlemler için bu nüfus cüzdanını kullanmıştır. Bir partinin seçmen listesini genel merkezden istemesi üzerine T.C. kimlik numarasını yanlış yazıldığı tespit edilmiştir. İngiltere’nin Oyları tarafından bu kişinin kendi hatası olmadığı ve derhal YSK ile görüşmesi ve itiraz etmesi gerektiği söylenmiş, gerekli iletişim bilgileri seçmene sunulmuştur. Birkaç telefon görüşmesinden sonra YSK komisyona bu kişinin oy kullanabileceğini söylemiştir. Seçmen oyunu bu itiraz sonucunda kullanabilmiştir.

Engelli vatandaşların durumu:

Gizli oy ilkesinin amacına uygun olarak seçmen oy kabinine tek başına girip oy kullanır. Bu kanunun tek istisnası 202 nolu genelgenin 32. maddesinde yer alır. Buna göre, görme engelliler, felçliler, elleri eksik olanlar veya bu gibi bedeni engelleri açıkça belli olanlar akrabalarıyla veya başka bir seçmen yardımıyla oy kullanabilirler. Kanunun açık hükmüne rağmen bu şekilde bir bedeni engeli olmayan vatandaşların bazı oy kabinlerine akrabaları ile birlikte girip oy kullanmasına izin verildiği tespit edilmiştir.

Bu vatandaşlardan bir tanesinin ailesinin vatandaşın zihinsel engelli olduğu yönünde açık beyanı vardır ve ayrıca zihinsel engeli ile ilgili raporunu getirmeyi unuttuklarını söylemişlerdir. Türk Medeni Kanununda doktor raporu ile tespit edilmiş zihinsel engeli olan kisilerin temyiz gücünün olmadığı hüküm altına alınmış olup, böyle bir doktor raporu olan bir kişinin seçmen olarak kayıtlı olması mümkün değildir. Vatandaşın zihinsel engelinin bulunduğu veya bulunmadığı yönünde sandık kurulları veya komisyon bir değerlendirmede

bulunamaz. Seçmen oyunu tek başına kullanmak zorundadır; 202/1 sayılı genelgenin 32. maddede sayılan bedeni engeller bunun tek istisnasıdır. Kanunun açık hükmüne rağmen, komisyonun izni ile sandık kurulları sözlü beyan üzerine zihinsel engelli olduğu iddia edilen seçmenlerin akrabaları ile oy kullanmalarına izin vermiştir.

Bazı seçmenlerin ise aile fertlerinden birinin bedensel engelli olduğu yönünde beyanda bulunduğu ve bedensel engelli olduğunu beyan ettikleri akrabaları ile oy kullanma kabinine girdikleri gözlemlenmiştir. Bazı sandık kurullları bedensel engeli olduğu yönünde beyanda bulunulan vatandaşlardan bu yönde açık bir teyit almamışlar ve ailesinin beyanını esas almışlardır. Ayrıca bedensel engeli olduğu yönünde beyanda bulunulan bazı vatandaşların oy kullanma kabininden akrabaları ile çıktıktan sonra kendi imzalarını kendilerinin attıkları, tek başına oy kullanma yükümlülüğünün tek istisnası olan madde 32’deki bedensel engele sahip olmadığı gözlemlemlenmiştir.

 

 

5- Seçim alanının genel düzeni:

Oy kullanma merkezinde toplam 50 sandık kurulu oluşturulmuş, her sandık kuruluna ikişer tane olmak üzere 100 oy kullanma kabini yerleştirilmiştir. 30 Mayıs 2015’te sabah erken saatlerde yaşanan yoğunluk dışında salonun Londra’da oy kullanacak seçmenleri karşılayabilecek büyüklükte olduğu söylenebilir.

Masalar birbirlerine çok yakın olduğu için kabinlerden çıkan vatandaşlardan bazılarının diğer masaya ait olan sandığa oy attığı tespit edilmiştir. Masaların arasına paravan yerleştirilmesinin bu durumu engelleyecebileceği gözlemlenmiştir.

Kabinlere girmeden önce kabloların kapatılması için çekilen beyaz şerite takılan seçmenlerin bir çoğunun düşme tehlikesi geçirdiği veya düştüğü görülmüştür.

Her sandık kurulu için ayrılmış ikişer oy kullanma kabininin birbirlerine çok yakın olması sebebiyle, akrabaların aynı zamanda farklı kabinlere gitmiş oldukları halde, birbirlerine müdahale ettikleri, konuştukları ve oylarını görebildikleri tespit edilmiştir. Gönüllülerimizin akrabaların birer kişi aralıklar ile oy kullanma kabinine gönderilmesi önerisi birçok sandık kurulu tarafından kabul edilmiştir. Bu yöntem ile usulsüzlügün biraz önüne geçilebilmiştir fakat oy kullanmanın gizli olması ilkesinin kimi durumlarda zarar gördüğü tespit edilmiştir.

Seçmenlerin oy kullandığı alanın yalnızca 3/4’ünü kapatan bu karton kabinler, gerek hemen yandaki kabinde oy kullanan kişiye müdahale edilebilmesi gerekse de o sırada arkadan geçen insanların pusulayı görebilmesi açısından sorun oluşturmuştur.

Birinci günün ikinci yarısında konsolosluk görevlileri ikinci sorunu fark etmişler ve kabinlerin arkasından lavabolara giden yolu şeritlerle kapatarak geçişi engellemişlerdir. Ancak iki kabinin birbirlerine yakınlığının oluşturduğu sorunu kimi sandık başkanları kendi inisiyatifleri ile kabinleri birbirlerinden bir nebze uzaklaştırarak çözmeye çalışmışlardır.

Öte yandan, oy verme kabinlerinin sandık kurullarının arkasında olması oy verme işleminin takibini zorlaştıran bir durumdur. Bu durumun sakıncası, kimi sandık kurulu başkanlarınca sandık kurulu masası ile oy verme kabini arasında bir müşahit görevlendirerek çözülmeye çalışılmış ancak bu da birkaç sandık kurulu ile sınırlı kalmıştır. Bir sonraki seçimlerde oy verme kabinlerinin, gerek sandık kurullarının takip edebileceği bir yere konulması gerekse de



kabinlerin oy vermenin gizliliği ilkesine uygun olarak düzenlenmesi gerekliliği açıkça ortaya çıkmıştır.

 

 

 

6- Mevzuat konusunda bilgi eksikliği:

Birçok sandık kurulu üyesinin geçen seçime göre seçim ile ilgili mevzuata ve kurallara daha hakim olduğu gözlemlenmiştir. Buna rağmen seçimin ilk günü seçmene gerekli açıklamaların yapılmadığı tespit edilmiştir. Ancak yine de hem sandık kurulu üyelerinin hem de partili müşahitlerin seçim usulleri hakkında eksik bilgi sahibi olmaları, bir kısmının kendilerine verilen 202/1 sayılı genelgeyi okumamaları, kapsamlı olmayan eğitimin yine sadece sandık başkanlarına ve memur üyelere sağlanması, mevzuattaki diğer genelgelerin ve seçim kanununun kurul tarafından bilinmemesi, müşahitler ile kurul arasında zaman zaman anlaşmazlıklara yol açmıştır.

Bu seçimde, Cumhurbaşkanılığı Seçimi’ndekinin aksine sandık kurulu üyelerinin daha yapıcı oldukları ve müşahitlerin uyarılarını, itiraz ve şikayetlerini dikkate aldıkları, gerekli yerlerde tutanak defterine işledikleri ve alındı şerhi verdikleri, yani mevzuata uygun şekilde davrandıkları ve “hukukun güvenlik ilkesi’nin” olabildiğince korunmaya çalışıldığı gözlemlenmiştir.

7- Sandık kurulu üyelerinin şikayetleri:

Bir saat içerisinde 700 zarf ve 800 oy pusulasının sayılıp mühürlenemeyeceğinden dolayı,sayım işlemi bitmeden seçim işlemine başlanmıştır. Bu nedenle sandık kurulu üyeleri oy verme işlemi esnasında rutin sandık başı işlemlerini yapmanın yanında oy kabinlerine dikkat etmekte zorluk çekmiştir. Oy verme kabinlerinin sandık kurulu üyelerinin arkasına kurulduğu seçim alanlarında, ne yazık ki, seçmenlerin kabin içinde fotoğraf çekme, kabine 2 kişi girme, birbirine müdahalede bulunma gibi mevzuata aykırı davranışlarının takibinde ve bu olaylara engel olmada büyük zorluklar çekilmiştir.

8- Müşahitlerin durumu:

Hemen hemen tüm müşahitler tüm sandık kurulu işlemlerini başından sonuna kadar takip edebilecek mesafede durmuşlardır. Sandık kurulunda müşahitler için ayrılan sandalyeler olmadığı gözlemlenmiş, kimi müşahitlerin tüm gün boyunca ayakta kalması ve bilgisayar ekranını sandık başkanını arkasından izlemesi bazı sandık başkanları için sorun teşkil etmiştir. Müşahitlerin durduğu yerin bir yan masadaki seçmenlerin oy kabinine doğru gittiği yer olduğu gözlemlenmiştir.

9- Gün sonu sayım işlemleri:

İlk günün sonunda sayım işlemlerinin yeteri kadar dikkatli yapılmadığı, sandık kurullarının örnek 502 sayılı sayım tutanağına gerekli açıklamaları yazmadığı ve bunun sonucunda da birçok kullanılmayan zarf ve pusula (ve hatta sandıktan çıkan zarf) sayıları arasında oldukça yüksek sayıda farklar olduğu tespit edilmiştir. Ertesi güne kullanılmak üzere artan oy pusulası ve zarflar komisyona teslim edilmiş fakat komisyon tarafından sağlaması yapılmadan teslim alınmıştır.

İngiltre`nin Oyları olarak örnek 502 sayım tutanağından hazırladığımız analizde fark bulunan sandıklar işartelenmiş, ertesi sabah komisyona sunulmuştur.

Ancak ikinci günün sonunda da aynı farklar devam etmiş, hatta bir sandık kurulunun artan zarf ve pusula sayısını örnek 502 tutanağına geçirmediği tespit edilmiştir.



IV. Sandık başında kullanılan SEÇSİS programı ve oy verme işlemi

Oy verme işlemi sırasında SEÇSİS aşağıdaki şekilde işlemektedir:

1) Seçmenin T.C. kimlik numarası sisteme girilir ve sorgulama sonucunda nüfus kayıt bilgilerinin bulunduğu bir sonuç penceresi çıkar.

2) Bu sonuç penceresinde eğer seçmen doğru seçim bölgesinde sorgulanmışsa başka hiçbir uyarı çıkmamaktadır. Bu durumda bu pencerede sağ alt köşede “Oyu Kaydet” butonu vardır ve seçmen oyunu sandığa attıktan sonra bu butona basılarak sisteme kaydedilir.

3) Seçmenin T.C. kimlik numarası sorgulaması başka seçim bölgesinde çıktığındaekranda ufak bir pencere açılarak ‘Seçmen A seçim bölgesine kayıtlıdır’ ya da ‘Seçmen yurtiçi seçmen kütüğüne kayıtlıdır’ gibi notlar çıkmaktadır. Böyle durumlarda sağ alt köşedeki “Oyu Kaydet” butonuna tıklanamaz.

4) Kayıtlı olduğu seçim bölgesinde oy kullanmaya gelen seçmene bir başka sandık kurulu üyesi tarafından oy pusulası, zarf ve tercih mührü verilerek gerekli açıklamalar yapılır. Seçmen oyunu kullanmak üzere oy verme kabinine gönderilir.

5) Bu sırada seçmenin a,d soyad, T.C. kimlik numarası ve baba adı bilgileri sandık kurulunun bir üyesi tarafından seçmen listesine yazılır.

6) Seçmen oyunu kullanıp kabinden çıktıktan sonra zarfı sandığa atar.

7) Oyunu sandığa atan seçmene seçmen listesine adı yazılmış olan sıraya imzası attırılır, “Oyu Kaydet” butonuna tıklanarak sisteme kaydı yapılır ve kimliği iade edilir. Yapılan incelemelerde bu işlemin ortalama bir seçmen için yaklaşık 3 dakika sürdüğü gözlemlenmiştir.

Oy vermek için gelen seçmenin, “oy verdi kaydı” çoğu zaman sorgulaması yapıldıktan hemen sonra yapılmış olup, seçmenler oy verme kabinine gerekli bütün açıklamalar yapılmadan gönderilmiştir. Gerekli açıklamayı almayan ve özellikle oy verme prosedürünü bilmeyen seçmenlerin ikinci bir oy pusulası istemesi, kabin içerisinde oyunun fotoğrafını çekmesi gibi usulsüzlükler yapmasına sebep olmuştur.

Özellikle yoğunluğun olduğu sabah saatlerinde sandık kurullarının oyu kaydetme işlemini, seçmenin zarfını sandığa atmadan önce ve sorgulamanın hemen akabinde yapmış olması mevzuata aykırıdır. Kimi kişilerin Londra Başkonsolosluğu’na kayıtlı bulunmadıkları oyu sandığa tam atacakları sırada öğrenilmiştir.

Randevu sisteminin kalkması seçmene kolaylık bakımından sevindiricidir. Öte yandan,bir sandıkta kaç seçmenin oy vereceği tesadüfe bırakılamayacak kadar önemli bir noktadır. Öyle ki bir sandıkta sadece 76 oy kullanılırken başka bir sandıkta 411 oy kullanıldığı görülmüştür.

V. Basın özgürlüğü

Şeffaf seçimleri demokrasinin “olmazsa olmaz”ı olarak gören İngiltere`nin Oyları, basın özgürlüğünün seçim süresince sağlanmasını da şeffaf seçimlerin ayrılmaz bir parçası olarak görür. 298 sayılı, seçimlerin temel hükümlerini içeren kanunun 82/1 maddesi ve yurtdışı seçimleri düzenleyen YSK’nın 202 sayılı genelgesinin 22/2 maddesinde “Medya mensuplarının; sandık çevresinde, sandık başı işlemlerine engel olmamak şartıyla, haber amacıyla görüntü almaları ve bilgi elde etmeleri serbesttir.” ifadesi yer almaktadır. Basın mensuplarının seçim alanına girmelerineve görüntü almalarınaoy verme işlemi süresince izin verilmiştir. Kamunun gözü kulağı olan basının, seçimi birebir, yakından ve sürekli takibi bireyin seçim sistemine olan güvenini artırmış ve temiz seçimlerin de güvencesi olmuştur.

VI. Ulaşım

Londra seçim bölgesinde sandıklar merkezi sayılabilecek bir binaya kurulmuştur. Pek çok farklı ulaşım seçeneği kullanılarak binaya ulaşmak mümkündür. Ancak pazar günü Londra hafif raylı treninin (overground) çalışmaması nedeniyle bir takım sıkıntıların yaşandığı gözlemlenmiştir.

 

 

VII. Öneriler

Almanya’nın Oyları ekibinin ayrıca belirttiği önerilere biz de katılıyoruz;

1) Yurt dışında kullanılan oyların Türkiye’de sayılacak olması, seçmenlerde hem seçim işleyişine olan güvenin sarsılmasına sebep olmakta hem de bu yüzden sandığa gitmelerine engel olmaktadır. Bundan sonra yurtdışında yapılacak seçimlerin sayımlarının da mutlaka oy kullanılan ülkelerde yapılmasının gerekliliğini önemle vurgulamak isteriz. Bu hem seçmenlerin seçime olan güvenini arttıracak, hem işleyişi daha kolaylaştıracak, hem de güvensizlik sebebiyle oy vermekten kaçınan seçmenin sandığa gitmesini teşvik edecektir.

2) Bu sene en çok karşılaştığımız sorunlardan bir tanesi oy vermeye gelen (özellikle seçmen kaydını sorgulamamış) seçmenin yaşadığı yerden farklı seçim bölgelerinde kayıtlı çıkması ve sırf bu yüzden oy kullanamamasıdır. SEÇSİS sistemi ile oy veren seçmenin kaydının yapıldığı göz önüne alındığında, yurtdışında kayıtlı seçmenin herhangi bir seçim bölgesinde oy kullanmasının bir sakınca teşkil etmediğini düşünüyoruz. Bu nedenle yurt dışı seçmen kaydına kayıtlı seçmenin yurt dışındaki herhangi bir seçim bölgesinde oy verebilmesine imkan tanınmasının seçime katılım oranını büyük ölçüde arttıracağını vurgularız.

3) Yurt dışında yaşayan seçmenlere seçim öncesinde nasıl oy verileceği, nerelerde oy kullanılacağı ve oy verirken nelere dikkat edilmesi gerektiğinin detaylı bir şekilde anlatıldığı seçmen bilgi kağıtlarının özellikle posta ile gönderilmesinin büyük önem taşıdığını düşünüyoruz.

4) Müşahitlerin görevlerini yerine getirmelerine keyfi uygulamalar ile engel olunmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtiriz. Müşahitlik görev ve yetkisikanunda belirtilmiş bir haktır. Müşahitler seçim esnasında işleyişin düzgün geçmesinin en önemli mihenk taşlarındandır. Bu yüzden sandık kurulu ve komisyon üyelerinin, müşahitlik ve müşahitlerin hak ve yetkileri konusunda doğru bir şekilde bilgilendirilmeleri gerektiğini hatırlatırız.

5) Özellikle en çok karşılaşılan zorluklardan birini zihinsel engelli vatandaşlarımızın oy kullanması sırasında gözlemledik. Birçok zihinsel engelli vatandaşın, seçmen kayıtları bulunması sebebiyle oy kullandığı fakat yanında refakatçi ile oy kabinine girdikleri gözlemlenmiştir. Zihinsel engellilerin durumu Genelge 202’de net bir şekilde belirtilmediği için sandık kurulu başkanları bu konuda bazen ne yapacaklarını bilememişlerdir. Bu durumda karşılaşılan usulsüzlüklerin önüne geçilmesi için bu vatandaşların oy kullanımını detaylı bir şekilde açıklayan bir maddenin genelgede mutlaka açıkça belirtilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşadıkları ülkelerde verilen zihinsel engelli raporunun, T.C. devleti tarafından da tanınması gerektiği ya da bir sağlık kontrolünün seçmen kayıt işleminden önce yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

Ayrıca 298 sayılı seçim kanununun 86. maddesinde de belirtildiği üzere: Oy verme gününe kadar, haklarında seçme yeterliğini kaybettiğine dair yetkili mercilerden resmi belge gelmiş bulunan seçmenler,........, seçmen listesinde kayıtlı olsalar bile oy kullandırılmaz ve bu husus sandık kurulunca tutanağa geçirilir.

Seçmen olmayanların oy vermesi ile ilgili 298 sayılı kanunun 160. maddesine gore ise; Her kim oy verme sırasında seçme yeterliği olmadığını bildiği halde oy vermeye teşebbüs eder veya verirse 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Başkasının adını taşıyarak oy vermeye teşebbüs eden veya veren üç yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır, hükmü açıkça belirtilmiştir.

6) Seçimleri yerinde gözlemleyecek bağımsız kuruluşların, seçimin ve sandık kurullarının işleyişindeki özeni büyük ölçüde arttıracağını, usulsüz uygulamaları ve şaibe söylentilerini büyük ölçüde azaltacağını düşünüyoruz. Bu yüzden seçimlerin gözetimi sadece partilere bırakılmamalıdır. Hem basın mensupları hem de bağımsız kuruluşlar seçimlerin demokratik ve kanuna uygun şekilde yapılıp yapılmadığını gözlemleyebilmelidirler.

7) YSK’nın, yurtdışı seçimlerini gözlemlemek ve karşılaşılan sorunların takibini yerinde yapabilmek adına İngiltere gibi fazla sayıda seçmenin yaşadığı, yoğun katılımın olduğu ve birçok usulsüzlüğün gözlemlendiği seçim bölgelerine bir veya birden fazla kişiden oluşan bir gözlemci komitesi atamasının işleyişi kolaylaştırmak ve seçimin mevzuata uygun şekilde geçmesine yardımcı olmak açısından önemli olacağını düşünmekteyiz. Özellikle Konsolosluğun ya da sistemin hatasından kaynaklı sorunlarda anında çözüm yoluna gidilmesi için Konsolosluğun geç saatlare kadar açık olması ve YSK`nın bu sorunları telefon ve de e- posta yolu ile anında çözebilecek kişileri görevli bırakmaları büyük önem teşkil etmektedir.

Son olarak, hem 2014 Cumhurbaşkanı hem de 2015 Milletvekili Seçiminde görev alan gönüllülerimize ve bizden desteğini esirgemeyen herkese teşekkür ederiz.



Yukarıda yazılan gözlem ve tespitler hem 30 Mayıs 2015 hem de 31 Mayıs 2015 günlerini kapsamaktadır ve İngiltere'nin Oyları tarafından hazırlanmıştır.  İngiltere'nin Oyları, yüksek katılımlı ve adil bir seçim için çalışan partilerüstü bir girişimdir. Hedefimiz seçim hakkında bilgi akışını ve sandık başı eğitim desteğini sağlamak, seçim sonrası da tutanak analizi yaparak sandıklara sahip çıkmaktır.




Çarşı davasında kararın bugün açıklanması bekleniyor

Gezi olayları sırasında hükümete darbe girişiminde bulunduğu iddia edilen 35 sanığın yargılandığı Çarşı davasında mahkeme heyetinin kararı bugün açıklaması bekleniyor

Alman askerleri Türkiye'ye destek verecek

NATO öncülüğünde Alman AWACS uçakları Türkiye'ye yardım amacıyla gönderilecek

Japon deprem uzmanından Türkiye'ye uyarı

Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Genel Sekreteri ve Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Türkiye'de banyo, tuvalet ve mutfak yapılarının zayıf olduğunu belirterek, bu nedenle deprem anında yatak odası ve salonların tercih edilmesi gerektiğini söyledi