Ana Sayfa | ALMAN BASINI ÖZETLERİ

Alman basını özetleri, 12 Ağustos 2015

Alman basını

Alman basınında bugün öne çıkan konular arasında Yunanistan’ın borç krizi ve krizin mali bakımdan Almanya’ya yaramış olması yer alıyor

Düsseldorf'ta yayımlanan ekonomi gazetesi Handelsblatt Yunanistan'ın kurtarılması için varılan anlaşmanın Alman kamuoyunda onay bulmadığını belirttiği yorumunda özetle şu görüşlere yer veriyor:“Almanlar başbakanları Angela Merkelin liderliğindeki koalisyon hükümetinden memnunlar. Yunanistan'ın borç krizinde ise halk çoğunluğunun görüşü hak ettiği ölçüde temsil edilmiyor. Bütün anketler Almanların çoğunluğunun Yunanistan'a yapılan yardımları en azından eleştirdiğini ya da ret ettiğini gösteriyor. Bu nedenle parti yönetimleri halkı ve halkın itirazını dile getiren milletvekillerini umursamıyorlar. Rahatsız oluyorlar. Halk sinirlerini bozuyor. Halkın temsilcileri ise yasama dönemini dörtten beş yıla çıkartıp halkın kendilerini rahatsız edemeyeceği süreyi uzatmayı düşünüyorlar. Aslında hep birlikte halkı kendilerinden uzaklaştıracaklarına, Alman anayasasının (anayasal düzeni bozmaya çalışanlara son çare olarak direniş gösterme hakkını teminat altına alan) 20'inci maddesini ciddiye almaları gerekirdi.”

Trierischer Volksfreund gazetesi Yunanistan'ın kurtarılması için ele geçen son fırsatın heba edilmemesi gerektiğini yazıyor:“Yunanistan'a yapılacak yardımların havaya gideceğini düşünen milletvekilleri çekincelerinden kaynaklanan direnişe son vermeliler. Bu, Yunanistan'ın Euro bünyesinde kurtarılabilmesi için ele geçen son fırsat olacaktır. Şimdi, Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schäuble de dâhil olmak üzere bütün tarafların yapıcı olma zamanıdır. Yunanistan yardım edilmesini istemediği için dökülecek milyarların Yunanistan'a yaramayacağını düşünenlerin konuşma zamanı en geç 2018 yılında gelecektir.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung'un aynı konudaki yorumu ise şöyle:“5 Temmuz referandumuna kadar savunduklarının şimdi tam tersini yapan Yunanistan Başbakanı Tsipras'ın tutumu tam bir muamma. Tsipras yardım programının ve yardım şartlarının alternatifi olmadığını anladığı için çark etti. Yunanistan'da kimse onu döneklikle suçlamıyor. Sanki teflonla kaplıymış gibi hiçbir kararının sonuçları üzerine yapışmıyor. Kreditörlerin öne sürdükleri, aylar öncesindekinden çok daha ağır şartlar da akıp gidiyor. Halk ona inandığı için en ağır şartları bile kabul etme fırsatı doğmuş oluyor. Kötü yönetilen Yunan devleti muhtemelen yeni yasalarla alacaklıların beklentilerini yerine getiremeyecektir. Ancak krizin modernleşme süreci başlatması için fırsat yakalanmış olacaktır.”

Akademik bir araştırmaya göre Yunanistan krizinden Almanya kârlı çıktı. Güvenli liman arayan yatırım sermayesi son derece düşük faizle Alman devlet tahvillerine yatırıldığı için hazinenin son beş yılda 100 milyar Euro tasarruf ettiği açıklandı. Landshut'ta yayımlanan Straubinger Tagblatt gazetesi bu beklenmedik bereketin mali disiplini bozmaması gerektiğini vurguluyor:“Almanya'nın son yıllarda borçlanmada elde ettiği faiz avantajı savurganlığa yol açmamalı. Bu para gökten zembille inmeyip halkın alın teriyle kazanıldı. Bundan on yıl kadar önce sosyal güvenlik reformuyla ihtiyaç sahiplerine yapılan geçinme yardımı finanse edilebilir seviyeye indirildi. Devlet bütçesi çeşitli kalemlerde yapılan kesintiyle dengeye kavuşturuldu. Çalışan nüfus yıllarca cüzi ücret zammıyla yetinmek zorunda kaldı. Almanya'ya bütün dünyada güven duyulmasının ve yatırım sermayesinin ülkemize akmasının temelleri böyle atıldı. Almanya'nın bu politika sayesinde biriktirdiklerini yeniden dağıtmak doğru olmaz.”


Alman basını özetleri, 7 Aralık 2016

Alman basınında öne çıkan başlıca haberler arasında Angela Merkel’in yeniden genel başkanlığa seçilmesi yer alıyor

Alman basını özetleri, 6 Aralık 2016

Alman basınında öne çıkan başlıca haberler arasında İtalya’daki anayasa referandumu ile Avusturya’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri yer alıyor

Alman basını özetleri, 4 Aralık 2016

Alman basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında İtalya’daki anayasa referandumu ve Françoise Hollande’nin cumhurbaşkanlığı adaylığından feragat etmesi yer alıyor