Ana Sayfa | ALMAN BASINI ÖZETLERİ

Alman basını özetleri, 3 Eylül 2015

Alman basını

Alman basınında bugün sığınmacı kriziyle ilgili değerlendirmeler gündemi oluşturan başlıklar arasında yer alıyor

Frankfurter Allgemeine Zeitung'da sığınma başvurularına ilişkin kuralları belirleyen Dublin Sözleşmesi'ne dikkat çekilerek şu değerlendirmeye yer veriliyor:“Böyle devam ederse, işlemeyen Dublin kurallarının belirlediği Avrupa iltica sistemi çöktü diye homurdanmamıza ya da Avrupa’nın dış sınırlarındaki tehlikeli durumdan şikayet etmemize gerek kalmayacak. Çünkü büyük bir kitlesel göç olacak. Kalıcı bir şekilde Schengen öncesi döneme dönülmeli. Avrupa Birliği ülkeleri, krizin boyutunun farkına varmalı, hızla etkili önlemler almalı. Eğer Ortadoğu’dan yüz binlerce sığınmacı Avrupa’ya gelirse, hedef ülkenin sosyal yapısı üzerinde ciddi etkileri olacaktır. Buna karşı savunmaya geçmek gerekiyor. Ancak bu, birlikte hareket etmekten kaçınılırsa ve adil bir yük paylaşımı yapılmazsa olmaz.“

Huffington Post gazetesinde de şu satırları okuyoruz:“Avrupa’nın Yunanistan’ı zar zor kurtarmaya çalışmasının üzerinden daha bir ay bile geçmedi. Söz konusu olan da sadece Euro’nun geleceği ve Yunanistan’a yardım edilsin mi edilmesin mi, edilecekse nasıl edilsin tartışmaları değildi. Avrupa fikri tartışılıyordu ve bir Avrupa ülkesi zor durumda ise desteklememiz gerektiği konuşuluyordu. Peki biz kriz durumlarında dayanışma gösteriyor muyuz? Bu soru, sığınmacı krizinde şimdi bir kez daha gündeme geldi. Avrupa bu konuda yine eli kolu bağlı ve bölünmüş durumda. Çözüm bulmak için çok fazla zamanımız yok. Ayrıca bu tartışma Yunanistan olayında olduğu gibi paraya değil, insan yaşamına mal oluyor. Her iki krizde paralellik gösteren boyut ise Avrupa’da yine ortak sorunları birlikte çözme isteği olmaması.“

Nürnberger Zeitung'da yer alan yorumda da kota sistemine işaret ediliyor:“Avrupa’da, gelen sığınmacıların tek tek ülkeler arasında dağılımını öngören bir kota sistemi var. Ancak az sayıdaki ülke bu sisteme bağlı davranıyor. AB Komisyonu üye ülkeleri daha hızlı tepki göstermeleri için sıkıştırmak istiyor. Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker, gelecek çarşamba Avrupa Parlamentosu’na önerilerini sunacak. Durumun ciddiyetinin bir kez daha ele alınması gereken bir liderler zirvesi, yapılması gerekenlerden biri. Ancak daha acil olan Estonya’dan Portekiz’e Avrupa’nın ortak bir iltica yasasına sahip olması. Dağıtım sistemi, ekonomik olarak zayıf ülkelerin başa çıkabileceği şekilde uygulanmalı. İltica kriterleri de bir kez daha gözden geçirilmeli ve uygun hale getirilmeli.“

Aachener Zeitung'un yorumunda ise kota sisteminin gözden geçirilmesi ve yasal düzenlemelerin ele alınması gerektiği irdeleniyor:“Avrupa Birliği, üye ülkelerin sığınmacı kabulüyle ilgili nüfus, milli gelir ve işsizlik rakamlarına uygun bağlayıcı bir kota sistemini hayata geçirmek zorunda. Eğer Avrupa bunu başaramazsa, üye ülkeler birliktelik ve dayanışma konularında birbiriyle konuşamaz hale gelebilir. Özellikle de Baltık ülkeleri, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Macaristan'ın bundan kaçınması anlaşılmaz, çünkü bu ülkelerin Avrupa Birliği'ni tam da aynı nedenlerle zorlamasının üzerinden çok uzun zaman geçmedi. Dayanışma, yardım ve destek için.“

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe


Alman basını özetleri, 6 Aralık 2016

Alman basınında öne çıkan başlıca haberler arasında İtalya’daki anayasa referandumu ile Avusturya’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri yer alıyor

Alman basını özetleri, 4 Aralık 2016

Alman basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında İtalya’daki anayasa referandumu ve Françoise Hollande’nin cumhurbaşkanlığı adaylığından feragat etmesi yer alıyor

Alman basını özetleri, 2 Aralık 2016

Alman basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında Halep’teki durum, Rusya lideri Putin’in Ulusa Sesleniş konuşması ve Almanya’da mülteci sayısının artmasının genel seçime olası etkileri yer alıyor