Ana Sayfa | ALMAN BASINI ÖZETLERİ

Alman basını özetleri, 28 Eylül 2016

Alman basını

Alman basınında öne çıkan başlıca haberler arasında Suriye’de güvenli bölge tartışması, Almanya İslam Konferansı’nın 10. yıldönümü ve Dresden’de önceki akşam camiye düzenlenen saldırı yer alıyor

Suriye Ordusu'nun Halep'te başlattığı hava destekli kara harekatı, uçuşa yasaklı bölge teleplerini yeniden gündeme getirdi. Almanya Başbakanı Angela Merkel bu öneriye şu an için sıcak bakmadığını açıkladı. Berlin'de yayımlanan Die Tageszeitung'un bu talebe ilişkin yorumunda şu satırlar göze çarpıyor:

"Rusya'nın Suriye anlaşmazlığındaki rolüne ilişkin tüm eleştiriler bir yana, Putin hükümeti ile işbirliği ya da Moskova'nın rızası olmadan Suriye'de uçuşa yasak bir bölgenin askeri yönden kabul görmesi sadece sonucu olmayan etik bir öfkelenme anlamı taşıyabilir. Ne ABD ne de başka bir ülke Suriye'de Rus hava ve kara kuvvetlerinin varlığı göz önüne alındığında böyle bir riske girmez. Batılı ülkeler sadece Rusya'yı eleştirmek yerine son yıllarda Suriye'ye somut olarak yaptıkları müdahaleleri ve bunun olumsuz sonuçlarını mercek altına yatırmalı, özeleştiri yapmalı ve herşeyden önce de tavır değişikliğine gitmelidirler. Batılı ülkeler Suriye'de şiddete başvuran gruplara desteğini sonlandırmalı ve bölgede en önemli müttefikleri olan Suudi Arabistan ile Türkiye'nin de aynı şekilde tavır almasına gayret göstermeliler.”  

Schwäbische Zeitung Almanya İslam Konferansı'nın 10. yıldönümü dolayısıyla hazırladığı yorumda şu görüşlere yer veriyor:

"Gerçi tek bir Alman İslam Konferansı var ama tek bir İslamî grup yok! Ya da diğer deyişle görüşme masasının bir yanında Alman devletinin temsilcileri var, diğer tarafta Almanya'da Müslümanların sadece küçük bir bölümünü temsil eden Müslümanlar. İşte bu yüzdendir ki diyalog için 10 yıldan bu yana çalışmalar yapan İslam Konferansı kısmen başarı sağlayabildi. Elbette ki Alman devletinin muhataplarının sadece muhafazakar İslami dernek temsilcileri olması üzücüdür. Alman İçişleri Bakanı'nın DİTİB temsilcileri ile yani Türkiye'nin despotu Erdoğan'ın buradaki uzantıları ile görüşmelerde bulunmak zorunda olması da elbette can sıkıcı bir durumdur. Ama Almanya'da yaşayan Müslümanların çoğunluğunu buradaki muhafazakar dernek yöneticeleri ilgilendirmiyor. O nedenle Alman devletinin bu resmî muhatapların taleplerini aşırı derecede önemsemesi gerekmiyor. Bu muhataplar bir azınlık adına seslerini yükseltiyorlar ama çoğunluk sessiz kalıyor.”

Almanya'nın Dresden kentinde önceki gün bir cami ve kongre merkezine art arda el yapımı patlayıcı ile saldırı düzenlendi. Saldırıların ırkçılık kaynaklı bir eylem olduğundan yola çıkılıyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung saldırı kapsamında Almanya İslam Konferansı'nı da yorumunda mercek altına alıyor:

"İslam Konferansı bundan 10 yıl önce hayata geçirildiğinde bu, çok kültürlü ve de ulusalcı girişimlere Almanya'da Hristiyan Demokrat çevrelerin verdiği yanıt niteliğindeydi. Kültürlerarası savaş, diktatörlükler ve Dünya Savaşları'ndan sonra siyasi olarak protestanları ve katolikleri barıştırabilenlerin, İslam dinini topluma entegre etme konusunda da uzman rolü oynayabileceği düşünüldü. Ne var ki İslam Konferansı'nın sonucu baştan belliydi: Ulusal topluluğun önkoşulu anayasaydı, motorları ise kurumlar ve en başta da okullardı. Ama sonuçlardan biri bunun sadece bir başlangıç olduğuydu. Uyumun başarılı olup olmayacağı meçhul. Kötümser olmaya gerek yok. Ancak Almanya'nın 3 Ekim'deki birleşme günü, bu kutlama gününü bir karşıtlar gününe dönüştürmeye çalışanlara karşı verilecek cevap olmalıdır.”  

Leipziger Volkszeitung da Dresden'de önceki akşam camiye yapılan saldırıyı yorum sütunlarına taşımış:

"Bu saldırıdan sonra Dresden ile kentin bağlı olduğu Saksonya Eyaleti Almanya'da yabancı düşmanlığının merkezi olarak lanse edilecektir. Heidenau, Freital ve son olarak da Bautzen kentlerindeki yabancı düşmanı olaylar da bu izlenimi tetikleyecektir. Bunlar tabii ki Saksonya'daki halkın çoğunluğunun gerçeklerini çarpıtan izlenimler. Eyalet Başbakanı, Hristiyan demokrat Stanislav Tillich Almanya'nın yaklaşan birleşme gününde eyaletin gerçek yüzünü gösterme çabasında. Ama bunu yaparken eyalette yabancı düşmanlığına sıfır toleranz tanınacağını ve halkın endişelerinin nefrete dönüşmeyeceğini açıkça göstermek zorunda. Bu yöndeki çabalarının başarılı olması ümit edilir:”  

Kaynak: Deutsche Welle Türkçe


Alman basını özetleri, 6 Aralık 2016

Alman basınında öne çıkan başlıca haberler arasında İtalya’daki anayasa referandumu ile Avusturya’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimleri yer alıyor

Alman basını özetleri, 4 Aralık 2016

Alman basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında İtalya’daki anayasa referandumu ve Françoise Hollande’nin cumhurbaşkanlığı adaylığından feragat etmesi yer alıyor

Alman basını özetleri, 2 Aralık 2016

Alman basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında Halep’teki durum, Rusya lideri Putin’in Ulusa Sesleniş konuşması ve Almanya’da mülteci sayısının artmasının genel seçime olası etkileri yer alıyor