Ana Sayfa | DÜNYA

AB KOMİSYONU 2015 TÜRKİYE İLERLEME RAPORU TAMAMI OKU

Türkiye AB Katılım Süreci, AB KOMİSYONU, TÜRKİYE İLERLEME RAPORU

 2005 yılında başlayan katılım müzakereleri sürecinde şimdiye kadar 14 başlık müzakerelere açılmış, bir başlık geçici olarak kapanmıştır. 17 No’lu Ekonomik ve Parasal Politika konulu başlığın açılması için çalışmalar başlatılmıştır. Bu alanda gerçekleştirilecek çalışmalar Türkiye ile üst düzey ekonomik diyaloğun geliştirilmesi hedefi için temel oluşturacaktır.  Hukukun üstünlüğü alanında 23 ve 24 No’lu başlıkların açılması için “açılış kriterleri”nin belirlenmesi gerekmektedir. Açılış kriterleri Türkiye’ye bu alanda gerçekleştirmesi gereken reformlar için bir yol haritası oluşturacaktır.

 AVRUPA BİRLİĞİ TEMSİLCİLİĞİ  BRÜKSEL-Dilek İştar Ateş - Dilek Aydın/ 10 Kasım 2015  - Türkiye AB Katılım Sürecinde Son Durum.  2005 yılında başlayan katılım müzakereleri sürecinde şimdiye kadar 14 başlık müzakerelere açılmış, bir başlık geçici olarak kapanmıştır. 17 No’lu Ekonomik ve Parasal Politika konulu başlığın açılması için çalışmalar başlatılmıştır. Bu alanda gerçekleştirilecek çalışmalar Türkiye ile üst düzey ekonomik diyaloğun geliştirilmesi hedefi için temel oluşturacaktır.  Hukukun üstünlüğü alanında 23 ve 24 No’lu başlıkların açılması için “açılış kriterleri”nin belirlenmesi gerekmektedir. Açılış kriterleri Türkiye’ye bu alanda gerçekleştirmesi gereken reformlar için bir yol haritası oluşturacaktır.

 

 

 Türkiye müzakere sürecini hızlandırmak için:

 Müzakere başlıkları açılış kriterlerini yerine getirme yönünde ilerleme sağlamalı;

 Müzakere Çerçeve Belgesi kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmeli;

 AB’ye karşı taahhütlerine bağlı kalmalıdır.

 Türkiye ve AB ortak çıkar alanlarında diyalog ve işbirliğini geliştirmeye devam etmiştir. Bu süreç en üst düzey ziyaretlerle desteklenmiştir.

 Türkiye’nin Daeş’e Karşı Uluslararası Koalisyon’a katılımıyla dışişleri ve güvenlik politikası alanında siyasi diyalog devam etmiştir.

 Vize Serbestisi Diyaloğu çerçevesinde vize, hareketlilik ve göç alanında işbirliği sürdürülmüştür.

 Türkiye 2,2 milyon Suriyeli ve Iraklı sığınmacıya geçmişte benzeri görülmemiş bir insani yardım ve destek sağlamaya devam etmiştir.

 Sığınmacılar ve göç yönetimi üzerine AB – Türkiye Ortak Eylem Planı Ekim 2015’de AB Konseyi’nin desteğini almıştır.

 AB Komisyonu ve Türkiye enerji alanında işbirliğinin artırılması kararı almıştır. Üst Düzey Enerji Diyaloğu başlatılmıştır.

 Ekonomik bağların güçlendirilmesi paylaşılan öncelikler arasındadır.

 Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernizasyonu ve genişletilmesine yönelik prosedürlerin başlatılmasına karar verilmiştir.

  

 

AB İlerleme Raporu'na Türkiye tepki gösterdi habeerini okumak için tıklayınız

 

 Rapor Özeti:

 Siyasi kriterler alanında reform çalışmaları kısmen uzayan seçim dönemi nedeniyle yavaşlamıştır.

 Geçici Hükümet AB katılım sürecini yeniden canlandırmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur. Ancak bu yönde atılan istikrarlı adımlara rağmen hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü alanında Avrupa standartlarıyla uyumsuz yasal düzenleme değişiklikleri gerçekleştirilmiştir.

 Siyasi düzeyde bölünmüşlük devam etmektedir.

 7 Haziran seçimlerinde katılım oranı %84’ü aşarak tarihi yüksek seviyelere ulaşmıştır. Bu gelişme Türk demokrasisinin gücüne işaret etmektedir. Yeni Parlamento’da tüm ana akım partiler temsil hakkı kazanmış, ancak koalisyon kurulamamış ve seçimlerin 1 Kasım tarihinde tekrarlanmasına karar verilmiştir.

 Seçim yasası kapsamında diğer eksiklikler arasında %10’luk baraj öncelik olarak ele alınmalıdır.

 Rapor hazırlıkları döneminde Türkiye’de güvenlik durumunda önemli bir kötüleşme yaşanmıştır. Yetkililer AB terör örgütleri listesinde bulunan PKK’ya karşı Türkiye ve Irak’ta kapsamlı askeri ve güvenlik operasyonları başlatmıştır.

 “Barış süreci” geçmişteki olumlu gelişmelere rağmen durma noktasına gelmiştir.

 Türkiye, 10 Ekim’de Ankara’da yakın tarihindeki en ölümcül terör saldırısına uğramıştır. Saldırı işçi sendikaları ve muhalefet partilerinin gençlik kolları tarafından düzenlenen “barış yürüyüşünün” çok sayıda katılımcısının hayatını kaybetmesi ile sonuçlanmıştır. Türkiye’de demokrasiyi istikrarsızlaştırmayı ve demokrasiye zarar vermeyi amaçlayan bu menfur saldırıya yönelik soruşturmanın hızla ve saydam bir şekilde tamamlanması elzemdir.

 Kamu idaresi reformları alanında Türkiye’de hazırlıklar orta düzeydedir. Etkin kamu hizmetleri ve kullanıcı odaklı idare anlayışı mevcuttur. Ancak bu alanda kapsamlı bir reform girişimine yönelik ivme zayıf kalmaktadır.

 Son dönemde “paralel yapı” ile mücadele kapsamında gerçekleştirilen işten çıkarmalar veya kademe indirimleri endişe vericidir.

 Sivil toplum kuruluşlarının sayısı artmakta ve sivil toplum canlılığını korumaktadır.

 Toplanma özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar ciddi endişelere yol açmaktadır.

 Yargı sistemi alanında katılım müzakereleri çerçevesinde hazırlıklar belirli bir düzeye ulaşmıştır.

 Yargının bağımsızlığı ve güçler ayrılığı konuları zarar görmüş, hâkimler ve savcılar yoğun bir siyasi baskıya maruz kalmıştır.

 İddia edilen “paralel yapıya” karşı operasyonlar zaman zaman yargının bağımsızlığını zedeler nitelikte devam etmiştir.

 Yargının bağımsızlığının yeniden sağlanması için kapsamlı çalışmalar gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

 Yolsuzlukla mücadele ve yolsuzluğun engellenmesine yönelik hazırlıklar belirli bir düzeydedir. Ancak bu

yönde hala uygun seviyeye ulaşılmış değildir.

 Yolsuzluk yaygın olmaya devam etmektedir.

 Yüksek profilli yolsuzluk dosyalarında yöneticilerin, soruşturma ve yargılama süreçlerine usule aykırı müdahaleleri önemli oranda endişe yaratmaktadır.

 Örgütlü suçlarla mücadele alanında bazı hazırlıklar bulunmaktadır.

 Örgütlü suçların finansmanına yönelik soruşturmalar hala gerektiği düzeyde yürütülmemektedir.

-1-

  Örgütlü suçların önlenmesi kapsamında malvarlıklarının dondurulması yöntemi nadir olarak uygulanmaktadır. Dondurulan veya el konulan malvarlıklarının miktarı düşüktür.

 Veri koruma yasasının eksikliği AB kurumları ve üye ülkelerle bu alanda daha fazla işbirliği yapılmasına engel oluşturmaktadır.

 Anayasa insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasını öngörmektedir. Bu yönde geçtiğimiz yıllarda uygulamada önemli oranda iyileşme kaydedilmiştir. Ancak eksiklikler geçerliliğini korumaktadır.

 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında öngörülen haklar uygulamada tam olarak güvence altına alınmamaktadır.

 Ayrımcılıkla mücadele alanında Avrupa standartlarıyla uyumlu ve kapsamlı bir yasal çerçevenin acil olarak oluşturulması gerekmektedir.

 Kadın, çocuk ve lezbiyen, gay, biseksüel, transgender ve interseks (LGBTI) bireylerin hakları etkin olarak güvence altına alınmalıdır. Roman topluluklar gibi savunmasız gruplara yönelik sosyal içermeye gereken ilgi gösterilmelidir.

 İfade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü alanında önemli oranda gerileme yaşanmıştır.

 İç güvenlik paketi kolluk kuvvetlerine yeterli düzeyde denetime tabi olmadan geniş güçler vermekte ve bu sebeple Mart 2014 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine Yönelik Eylem Planı ile çelişmektedir.

 İfade özgürlüğü alanında bir süre sağlanan ilerlemelerden sonra, son iki yılda önemli gerileme yaşanmıştır. Ancak bazı hazırlıklar gerçekleştirilmiştir.

 Bazı hassas ve tartışmalı konuları özgür bir ortamda tartışmak mümkün olmakla birlikte, gazeteciler, yazarlar ve sosyal medya kullanıcılarına karşı yürütülen davalar ciddi endişelere yol açmaktadır.

 Avrupa standartlarından önemli oranda sapmalara neden olan İnternete ilişkin yasal düzenleme Hükümet’in mahkeme kararı olmadan ve haksız derecede geniş kapsamlı gerekçelerle online içeriğe erişim yasağı uygulamasına yönelik yetkilerini artırmıştır.

 Türkiye Kıbrıs’ta Mayıs ayında başlayan görüşmeleri ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi’nin çalışmalarını desteklemektedir.

 Kıbrıs’ta kapsamlı bir çözüm sağlanması için Türkiye’nin sürece somut desteği elzemdir.

 Türkiye, 21 Eylül 2005 tarihli bildirge ve Aralık 2006 ve Aralık 2010 Konsey kararları uyarınca (sekiz başlığın müzakerelere açılmaması kararlar dâhilindedir) Ek Protokol’den doğan yükümlülüklerini yerine getirme konusunda hiçbir ilerleme kaydetmemiş ve doğrudan ulaşım hatlarındaki kısıtlamalar dâhil olmak üzere malların serbest dolaşımı önündeki engelleri kaldırmamıştır.

 Türkiye, G.Kıbrıs ile ikili ilişkilerini normalleştirme yönünde bir ilerleme kaydetmemiştir.

 Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Anlaşması ile uyum içerisinde kayıtsız şartsız iyi komşuluk ilişkileri ve gerektiğinde Uluslararası Adalet Divanı’na başvurulması da dâhil sorunların barışçıl çözümüne bağlılık göstermesi gerekmektedir. AB bu kapsamda AB üye ülkelerine yönelik olumsuz sonuçlar doğurabilecek her türlü tehdit ve eylemden kaçınılmasını teşvik etmektedir.

 Türk ekonomisi gelişmiştir ve işleyen bir piyasa ekonomisi durumundadır.

 2014 yılında büyüme orta derecede gerçekleşmiştir.

 İç ve dış ekonomik dengesizlikler etkisini hissettirmeye devam etmiştir.

 Ekonomik dengesizliklerin azaltılması için parasal ve mali politikalar alanında düzenleme yapılmalı, kapsamlı yapısal reform süreci hızlandırılmalıdır.

 Yüksek cari açık Türk ekonomisini dış etkilere karşı zayıf kılmaya devam etmiştir.

-2-

  Enflasyon göreceli olarak yüksek seyretmeye devam etmiştir. Enflasyon resmi hedefleri aşmasına rağmen, Merkez Bankası faiz oranlarını düşürmüştür.

 Kamu borçları sürdürülebilir bir çizgide devam etmiştir. Ancak kamu bütçesi önemli oranda negatif izlemeye devam etmektedir.

 İşsizlik oranları yıllık %9,9’luk ortalama ile hafif bir yükseliş göstermiştir.

 Yapısal reformlar sonucu okullaşma oranının artması ve enerji sektörünün serbestleştirilmesi gibi bazı

ilerlemeler kaydedilmiştir.

 Mallar, hizmetler ve işgücü piyasalarının etkin işleyişi için bu tür yapısal reformlar devam ettirilmelidir.

 Türkiye’nin AB Pazarından aktörler ve rekabet baskısıyla başa çıkabilme kapasitesi yönünde hazırlıkları iyi düzeydedir.

 Eğitimin kalitesi ve eğitime erişimde cinsiyet eşitliği konularına özel olarak odaklanılmalıdır.

 Devlet yardımlarında saydamlık sağlanması ve kamu alımlarında kısıtlama ve imtiyazların kaldırılması

için çaba gösterilmelidir.

 AB üyeliğinin gerekliliklerini yerine getirme yeterliliğine ilişkin olarak, yavaş olmasına rağmen Türkiye AB müktesebatıyla uyum çalışmalarını sürdürmüş ve pek çok alanda iyi düzeyde ilerleme sağlamıştır.

 Şirketler hukuku, mali hizmetler, Trans-Avrupa Ağları, bilim ve araştırma alanlarında müktesebat uyumu ileri düzeydedir.

 Ek olarak malların serbest dolaşımı, fikri mülkiyet hukuku, işletme ve sanayi politikası, gümrük birliği ve dış ilişkiler alanlarında iyi düzeyde ilerleme kaydedilmiştir.

 Türkiye göç ve sığınma alanında olağanüstü zorlukları ele alma yönünde ileri düzeyde seferber olmuştur.

 Mali kontrol alanında iyi bir ilerleme sağlanmıştır. Ancak kamu iç mali denetiminin tüm seviyelerde uygulanması için daha fazla çaba harcanmalıdır.

 Kamu alımları alanında hazırlıklar orta düzeydedir ve müktesebat uyumunda önemli eksiklikler vardır.

 İstatistikler alanında da hazırlıklar orta düzeydedir.

 Tüm alanlarda mevcut yasal düzenlemelerin uygulanmasına özellikle önem verilmelidir.

 Birçok alanda AB müktesebatıyla tam uyum için önemli ilerleme sağlanması gerekmektedir.

 Suriye ve Irak’ta yaşanan gelişmeler sonucunda Türkiye’de sığınmacıların ve yerlerinden edilmiş kişilerin sayısı artmaya devam etmiştir.

 Türkiye şu an en yüksek sayıda sığınmacıya ev sahipliği yapan ülkedir.

 Türkiye’de bulunan sığınmacıların 2 milyonu Suriyelidir. Sığınmacı ve yerlerinden edilmiş kişiler akını Türkiye için önemli bir yük yaratmaktadır. Sığınmacıların ihtiyaçlarına yönelik şimdiye kadar 6,7 milyar € harcanmıştır.

Demokrasi

Seçimler

 7 Haziran seçimlerinde katılım oranı %84’ü aşarak tarihi yüksek seviyelere ulaşmıştır. Bu gelişme Türk demokrasisinin gücüne işaret etmektedir.

 Yeni Parlamento’da tüm ana akım partiler temsil hakkı kazanmıştır.

-3-

  7 Haziran seçimleri döneminde temel özgürlüklere genel olarak saygı gösterilmiş, ancak siyasi parti temsilcilerine ve siyasi parti teşkilatlarına yönelik önemli sayıda saldırı gerçekleştirilmiştir.

 7 Haziran seçimlerinin kampanya döneminde Cumhurbaşkanı’nın oynadığı aktif rol, iktidar partisine destek olarak algılanmıştır.

 Medya kuruluşlarına yönelik artan baskılar endişe yaratmıştır.

 7 Haziran seçimleri sonrasında hükümet kurulamamış ve seçimlerin 1 Kasım’da tekrarlanmasına karar

verilmiştir.

 1 Kasım seçimlerinde %85’lik oran ile yine yüksek katılım sağlanmıştır.

 Tüm ana akım partiler yeniden Parlamento’da temsil hakkı elde etmiş ve iktidar partisi tek başına Hükümet kurmak için gerekli olan oy oranına ulaşmıştır.

 Ülkenin doğu ve güneydoğu bölgelerindeki durum nedeniyle endişelere rağmen seçim güvenliği sağlanmıştır.

 Medya özgürlüğü ciddi endişe kaynağı olmaya devam etmektedir.

 Seçim kanununda mevcut olan eksikliklerin öncelik olarak ele alınması gerekmektedir. %10’luk baraj

öncelikli ele alınması gereken unsurdur.

Parlamento

 7 Haziran’daki genel seçimler öncesi artan siyasi cepheleşme Parlamento’nun etkin çalışmasını olumsuz yönde etkilemiştir ve seçimler yenileneceği için istisnai olarak toplanmıştır.

 Siyasi partiler ve milletvekili dokunulmazlıklarına ilişkin yasal çerçevenin Avrupa standartları ile uyumlu hale getirilmesine yönelik bir gelişme olmamıştır.

 Parlamento kuralları ve işleyişi üzerine saydamlığın, kapsayıcılığın ve yüksek kalite yasa oluşumunun geliştirilmesi ve yürütmenin etkin denetimi için kapsamlı bir reform gerçekleştirilmelidir.

 Sivil toplum danışma süreçlerinin yasa ve politika oluşum süreçlerinin sistematik aşamaları olarak geliştirilmesi gerekmektedir.

 Yeni Parlamento’nun uzun dönemdir geçerli olan bu eksikliklere öncelik vermesi gerekmektedir. Yönetişim

 7 Haziran seçimlerinden sonra Hükümet kurulamamış ve geçici seçim Hükümeti kurulmuştur.

 Geçici Hükümet AB katılım sürecini yeniden canlandırmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur. Bu

çalışmalar yeni Hükümet tarafından devam ettirilmelidir.

 İddia edilen “paralel yapıya” karşı operasyonlar zaman zaman yargının bağımsızlığını zedeler nitelikte devam etmiştir.

 Cumhurbaşkanı iç ve dış politika alanlarında önemli gelişmeleri yakından takip ederek müdahil olmuş, bu durum Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’da belirlenen yetkilerinin aşımı olduğu gerekçesiyle eleştirilmiştir.

 PKK tarafından şiddete geri dönülmesi ve sonucunda devletin kapsamlı cevabı ile “barış süreci” durma noktasına gelmiştir.

 “Barış sürecine” acil olarak geri dönülmesi gerekmektedir.

-4-

 Sivil toplum

 Sivil toplum canlılığını korumuştur.

 Sivil toplum kuruluşlarının sayısı artmış ve seçim gözetimi dâhil olmak üzere kamusal hayatın farklı

alanlarına sivil toplum katılımı sürmüştür.

 Devlet ve sivil toplum kuruluşları arasında işbirliğinin geliştirilmesine yönelik bazı ilerlemeler sağlanmıştır.

 Resmi yetkililer insan hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleriyle angajmanlarını, geçtiğimiz döneme göre daha az olmakla birlikte, sürdürmüştür.

 Sivil toplumla danışma süreçlerine yönelik sistematik ve kapsayıcı mekanizmaların oluşturulması gerekmektedir.

 Hukuki, mali ve idari ortamın sivil toplumu daha fazla destekler nitelikte olması gerekmektedir. Güvenlik güçlerinin sivil denetimi

 Bu alanda bir değişiklik yaşanmamış, Silahlı Kuvvetler siyasete müdahale etmemiştir.

 Jandarmanın kolluk kuvveti sorumlulukları üzerinde sivil denetimler artmıştır.

 Silahlı Kuvvetler ve istihbarat kuruluşlarının Parlamento’da hesap verebilirliği eksiktir.

Kamu idaresi reformu

 Kamu idaresi reformlarında hazırlıklar orta düzeydedir.

 Geçtiğimiz yıl vatandaşlara ve iş dünyasına yönelik hizmetler başta olmak üzere bazı ilerlemeler

sağlanmıştır.

 Etkin kamu hizmetleri ve idari kapasite mevcuttur.

 Ancak daha kapsamlı bir kamu idaresi reformu için siyasi ve idari angajman sorun oluşturmaya devam etmektedir.

 Son dönemde “paralel yapı” ile mücadele kapsamında gerçekleştirilen işten çıkarmalar veya kademe değişiklikleri endişe vericidir.

 Türkiye’nin önümüzdeki yıl odaklanması gereken noktalar:

 Modern ve bütünleşik bilgi sistemlerinin ve işe alımlar, terfiler ve işten çıkarmalara yönelik daha saydam prosedürlerin oluşturulması dâhil olmak üzere daha eşgüdümlü insan kaynakları yönetimine odaklanılması;

 Politika ve yasa oluşum süreçlerinde etki analizlerinin geliştirilmesi ve sistematik olarak uygulanması;

 Stratejik planlar ve yasa önerilerine daha fazla kaynak ayrılması. Hukukun üstünlüğü

 Türkiye’nin bu alandaki hazırlıkları belirli bir düzeye ulaşmıştır.

 2007 – 2013 döneminde yargı sisteminde bağımsızlık, davaların kalitesi, göz altılarda önemli oranda

azalma, yargılama öncesi tutukluluk sürelerinde azalma, insan hakları ve temel haklara saygı ve

-5-

 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına sadık kalınması dâhil olmak üzere önemli ilerlemeler sağlanmıştır.

 Bu dönemde yargının etkinliği alanında çalışmalar yürütülmüş, bilgi ve iletişim teknolojilerinin daha fazla kullanılmasına yönelik önemli başarılar sağlanmıştır.

 Ancak 2014 yılından bu yana ilerleme yaşanmamıştır.

 Yargının bağımsızlığı ve güçler ayrılığı konuları zarar görmüş, hâkimler ve savcılar yoğun bir siyasi

baskıya maruz kalmıştır.

 Türkiye’nin önümüzdeki yıl odaklanması gereken noktalar:

 Yargı mensuplarının görevlerini, yürütme ve yasamanın güçler ayrılığı ilkesine tam olarak saygı gösterdiği bir ortamda, bağımsız ve tarafsız şekilde yerine getirmesi için gerekli siyasi ve yasal şartların oluşturulması,

 Yürütmenin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu içerisindeki rol ve etkisinin sınırlandırılması ve hâkimlerin kendi istekleri dışında yerlerinin değiştirilmesine karşı gerekli güvencelerin sağlanması;

 Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun davalara müdahalesine karşı ek güvencelerin getirilmesi. Yolsuzlukla mücadele

 Bu alanda hazırlıklar belirli bir düzeye ulaşmıştır.

 Geçtiğimiz yıl bir ilerleme yaşanmamıştır.

 Yolsuzluk algısı yaygın olmaya devam etmiştir.

 Yüksek profilli yolsuzluk dosyalarında yöneticilerin, soruşturma ve yargılama süreçlerine usule aykırı müdahaleleri önemli oranda endişe yaratmaktadır.

 Yolsuzlukla mücadeleye karşı bağımsız bir kurum bulunmamaktadır.

 Yolsuzluk konusunun uygun şekilde ele alınması için kapsamlı siyasi uzlaşı gerekmektedir.

 Türkiye’nin önümüzdeki yıl odaklanması gereken noktalar:

 Savcı ve kolluk kuvvetlerinin yüksek profilli yolsuzluk davalarında bağımsızlıklarının artırılması;

 Yolsuzluk suçlarında caydırıcı cezalar öngören yasal düzenlemelerin kabul edilmesi ve bu

düzenlemelerin etkin olarak uygulanması;

 Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı’nın bu alanda gerçekçi öncelikleri belirleyecek şekilde güncellenmesi ve UNCAC maddeleri ile uyum içerisinde bağımsız bir yolsuzlukla mücadele kurumunun kurulması.

Örgütlü Suçlarla Mücadele

 Türkiye’nin bu alandaki hazırlıkları belirli bir düzeye ulaşmıştır.

 Soruşturma kapasitesinin artırılması, bu alanda yeni stratejilerin belirlenmesi ve uygulanması başta

olmak üzere geçtiğimiz yıl bazı ilerlemeler kaydedilmiştir.

 Ancak mahkûmiyet kararlarının sayısı üzerine istatistikler ve diğer önemli göstergeler bulunmamaktadır.

 Mali soruşturmalar gerektiği düzeyde kullanılmamaktadır.

 Malvarlıklarının dondurulması yöntemi nadir olarak uygulanmaktadır. Dondurulan veya el konulan malvarlıklarının miktarı düşüktür.

-6-

  Türkiye’nin önümüzdeki yıl odaklanması gereken noktalar:

 Europol ve Eurojust dâhil olmak üzere uluslararası adli ve polis teşkilatı işbirliği için gerekli şartları

yaratmak üzere Avrupa standartlarıyla uyumlu ve güçlü bir veri koruma yasası kabul edilmesi;

 Suç örgütlerinin yakalanması ve malvarlıklarına el konulması tedbirlerinin daha etki kullanımı;

 Risk değerlendirmesi, politika geliştirme ve uygulama süreçleri için istatistiki verilerin toplanması ve kullanılması.

İnsan Hakları ve azınlıkların korunması

 Anayasa insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasını öngörmektedir. Bu yönde geçtiğimiz yıllarda uygulamada önemli oranda iyileşme kaydedilmiştir. Ancak eksiklikler geçerliliğini korumaktadır.

 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında öngörülen haklar uygulamada tam olarak güvence altına alınmamaktadır.

 Son iki yılda ifade özgürlüğü ve toplanma özgürlüğü alanında önemli oranda gerileme yaşanmıştır.

 İç güvenlik paketi kolluk kuvvetlerine yeterli düzeyde denetime tabi olmadan geniş güçler vermekte ve bu sebeple Mart 2014 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi İhlallerinin Önlenmesine Yönelik Eylem Planı ile çelişmektedir.

 Haziran ayından bu yana doğu ve güneydoğuda şiddet olaylarının artması insan hakları ihlallerine yönelik ciddi endişelere yol açmaktadır.

 Bu bağlamda uygulanan terörle mücadele tedbirleri orantılı olmalıdır.

 Bu alanda Eylem Planı’nın tüm hakları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadını kapsayacak

şekilde kapsamının genişletilmesi ve uygulamada gözetimin artırılması gerekmektedir.

 Bu alanda eksiklikler özellikle şu unsurlarda gözlemlenmektedir:

 Yasaların kısıtlı yorumlamalara dayalı olarak uygulanması, siyasi baskılar ve gazetecilerin işten çıkarılması veya haklarında dava açılması ifade özgürlüğünün sıklıkla sınırlandırılmasına ve oto – sansür uygulamalarının artmasına sebep olmaktadır;

 Toplanma özgürlüğü gösterilerde polisin orantısız güç kullanması ve kolluk kuvvetleri için ceza tedbirlerinin kullanılmaması başta olmak üzere yasal çerçevede ve uygulamada kısıtlanmaktadır;

 Ayrımcılıkla mücadele uygulamaları zayıf kalmaktadır. Savunmasız gruplar ve azınlık topluluklara ait bireylerin hakları yeterince korunmamaktadır. Cinsiyet temelli şiddet, azınlık topluluklara karşı ayrımcılık ve nefret söylemi, LGBTI bireylerin hakları konularında ciddi endişeler hâkimdir.

 Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı ile uyum içerisinde değildir, uygulamalarda orantılılık ilkesine uygun davranılmalıdır.

İfade Özgürlüğü

 İfade özgürlüğü, İnternet ve medya özgürlüğü alanında hazırlıklar belirli bir düzeye ulaşmıştır.

 Geçmiş dönemde ilerlemelerden sonra, son iki yılda önemli oranda gerileme yaşanmıştır.

 Bazı hassas ve tartışmalı konuları özgür bir ortamda tartışmak mümkün olmakla birlikte, gazeteciler, yazarlar ve sosyal medya kullanıcılarına karşı yürütülen davalar ciddi endişelere yol açmaktadır.

-7-

  Avrupa standartlarından önemli oranda sapmalara neden olan İnternete ilişkin yasal düzenleme Hükümet’in mahkeme kararı olmadan ve haksız derecede geniş kapsamlı gerekçelerle online içeriğe erişim yasağı uygulamasına yönelik yetkilerini artırmıştır.

 Türkiye’nin önümüzdeki yıl odaklanması gereken noktalar:

 Gazetecilere yönelik her türlü kısıtlamaya karşı adımlar atılması: gazetecilere yönelik tüm fiziksel saldırıların ve tehditlerin soruşturulması, medya kuruluşlarına yönelik saldırıların aktif olarak engellenmesi ve medya ve İnternette ifade özgürlüğünü kısıtlayan bir ortamın yaratılmasına yol açan gergin siyasi iklimin yumuşatılması.

 Mahkemelerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına yönelik farkındalıklarının artırılması ve tam olarak uygulamalarının sağlanması yolu ile hakaret ve benzer suçlara ilişkin yasal düzenlemelerin eleştiri gerçekleştirenlere baskı aracı olarak kullanılmasının önüne geçilmesi;

 İnternet yasası başta olmak üzere bu alanda yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi, uygulamada orantılılık ilkesinin ve yasalar önünde eşitlik ilkesinin gözetilmesi.

Doğu ve güneydoğudaki durum

 Barış sürecinde sağlanan ilerlemelerden sonra, PKK tarafından şiddete geri dönülmesi ve sonucunda devletin kapsamlı cevabı ile “barış süreci” durma noktasına gelmiştir.

 Siviller ve güvenlik güçleri arasında pek çok sayıda kayıp verilmiştir.

 “Barış sürecine” acil olarak geri dönülmesi gerekmektedir.

 Çok sayıda kişinin hayatına mal olan çatışmaların son bulması için barış süreci en iyi fırsattır.

 Yeni Hükümet demokratikleşme ve uzlaşmaya öncelik vermelidir.

 Aynı zamanda yüksek sayıda Suriyeli ve Iraklı sığınmacının bulunduğu doğu ve güneydoğu bölgelerini etkileyen bölgeler arası farklılıklar kademeli olarak ele alınmalıdır.

3. Ekonomik Kriterler

 Ekonomi yönetiminin geliştirilmesi için 2005 yılında genişleme kapsamındaki ülkelerden Ekonomik Reform Programı hazırlamaları istenmiştir. Bu programlar AB, Batı Balkanlar ve Türkiye’nin 2 Mayıs 2015’te mutabık kaldığı Ekonomik ve Mali Diyalog toplantısında kabul edilmiştir.

İşleyen pazar ekonomisi

 Türk ekonomisi gelişmiştir ve işleyen bir piyasa ekonomisi durumundadır.

 2014 yılında büyüme orta derecede gerçekleşmiştir; geçtiğimiz son üç yılda ortalama büyüme hızı

%3’tür.

 Makroekonomik dengesizliklerin giderilmesinde ilerleme kaydedilmemiştir.

 Yüksek cari açık Türk ekonomisini dış etkilere karşı zayıf kılmaya devam etmiştir.

 Enflasyon göreceli olarak yüksek seyretmeye devam etmiş ve petrol fiyatlarındaki düşüşe rağmen resmi hedefi yeniden aşmıştır.

 Makroekonomik dengesizlikleri azaltmak amacıyla parasal ve mali politikalar alanında düzenleme yapılmalıdır.

-8-

  Önümüzdeki yıl Türkiye, kısıtlayıcı mali politikalar da kullanarak, cari açığın daraltılması için ulusal tasarrufların artışını teşvik etmelidir.

 Fiyat istikrarını sağlamak için para politikaları daha odaklı hale getirilmelidir.

 Hukukun üstünlüğü güçlendirilerek, iş kurmak kolaylaştırılmalı ve piyasada rekabet artırılmalıdır.

Ekonomi Politikası Gereklilikleri

 Hükümet organları arasında sorumluluk paylaşımının bölünmüş olması bütçeleme ve orta vadeli ekonomi politikalarının koordinasyonunu karmaşıklaştırmıştır.

 Merkez Bankası’nın para politikasını bağımsız yürüttüğü ile ilgili şüpheler makroekonomik istikrarın bozulmasına yol açmıştır.

 2014’te kişi başına GSYH AB genelinin %53’üne karşılık gelmiştir.

 Uzun süredir yüksek devam eden cari açık son üç yılda GSYH’nın %6,6’sı olarak G20 ülkeleri arasında

en yüksek orana ulaşmıştır.

 Cari açık Türkiye’de iç tasarrufun sürekli olarak azaldığını yansıtmaktadır. İç tasarruflardan ileri gelen eksiklik dış kaynak akışı ile çözümlenmeye çalışılmıştır.

 Geçtiğimiz son birkaç yılda dış kaynak akışının ancak küçük bir bölümü doğrudan yabancı yatırım olarak gelmiştir.

 Kısa süreli sermaye akışlarına bağımlı olmak Türk ekonomisini ve Türk Lirasını yatırımcıların ani güven kaybı olması durumuna karşı zayıf kılmaktadır. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri öncesinde bu durumun örnekleri gözlenmiştir.

 Dış borçlar Mart 2015 itibarıyla GSYH’nın %57,5’ine karşılık gelmektedir.

 Kadınların istihdama katılımı düşük oranda seyretmeye devam etmiştir. Ayrıca aktif şekilde iş arayan

kadın sayısı düşük olmasına rağmen kadınlarda işsizlik oranı erkeklerden daha yüksektir.

 İstihdamda yer alan kadınların üçte biri ücretsiz olarak tarım kesimindeki ailelerine ait işlerde çalışan kadınlardır.

 İstihdam piyasasının işleyişi sözleşmelerde esneklik olmamasından olumsuz etkilenmektedir.

 İstihdam piyasası reformlarının derinleştirilmesi ve kapsamının genişletilmesi gereklidir.

 Türk Lirası’nın değer kaybetmesi ve gıda fiyatlarında artış, tüketiciye yansıyan enflasyonun yüksek seyretmesine neden olmuştur. 2013 sonunda %7,4 olan yıllık enflasyon 2014 sonunda %8,2 olarak tespit edilmiştir. Bu seviye resmi hedef olan %5’in çok üstündedir.

 Merkez Bankası saydamlığı ve öngörülebilirliği zedeleyecek nitelikteki karmaşık para politikası çerçevesinde çoklu hedef izlemeye devam etmiştir. Fiyat istikrarı birincil hedef olmakla birlikte Merkez Bankası makro finansal istikrarı sürdürmeye ve kur dalgalanmalarını sınırlandırmaya çalışmaktadır.

 Merkez Bankası gösterge faiz oranlarını 2014 Mayıs ve Haziran ayları döneminde %10’dan %8,25’e; 2015 Ocak ve Şubat döneminde de %7,5’e düşürmüştür. Faiz indirimleri enflasyon hedeflemesi ile tutarsızdır ve Cumhurbaşkanı ve Hükümet üyelerinin faizlerin düşürülmesi çağrılarından sonra gerçekleştirilmiştir.

 Düşük faiz oranları özel tasarruflarda artış sağlanması gereğiyle çelişmektedir.

 Para politikası, birincil hedef olan fiyat istikrarının sağlanmasına odaklanmalıdır.

-9-

 Kamu maliyesi

 Bütçe açığı orta seviyededir. Kamu borçları sürdürülebilir bir çizgide devam etmiştir.

 Mali çerçevede saydamlık artışı sağlanması konusunda ilerleme mevcut değildir. Uluslararası standartlarda mali kuralların benimsenmesi saygınlığı artıracak ve yapısal mali açıkların azalmasına destek olacaktır.

Piyasa oyuncularının etkileşimi

 Özelleştirmeler yavaşlamıştır.

 Hükümet kilit sektörlerde fiyatların belirlenmesine müdahale etmektedir.

 Tüketici ürün sepetinde fiyatları doğrudan müdahale ile belirlenen ürünler %5’in altında kalmıştır. Ancak, sepetin %25’inden fazlasını oluşturan gıda ürünleri ve alkollü içeceklerin fiyatları politik kararlardan yüksek oranda etkilenmektedir.

 Elektrik ve doğal gaz fiyatları prensipte otomatik olarak belirlenmektedir. Uygulamada ise hükümet nihai tüketiciye yansıyan fiyatlara müdahale etmektedir.

 Toptan ve perakende elektrik fiyatlarında düşük fiyat uygulanan tüketici gruplarının başka bir grup tüketiciye yüksek fiyatlar uygulanması şeklinde sübvanse edilmesi uygulanmasına son verilmemiştir.

Pazara Giriş ve Çıkış

 Türkiye’de iş kurmak uzun sürmektedir, iş kurma maliyeti artmıştır.

 Artan maliyet ve güçlüklere rağmen 2014 yılında yeni kurulan işyeri sayısında %16,3 artış sağlanmıştır.

 Türkiye’de iş kurmak ortalama 6,5 gün sürmektedir ve 7 farklı süreç gereklidir.

 İnşaat izni almak maliyetli ve külfetli olmaya devam etmiştir.

 İş kurma maliyeti kişi başı milli gelirin %12,7’sinden %16,7’sine yükselmiştir.

 Kapanan veya tahliye olan işyerlerinin sayısında geçen yıla göre %3,3 düşüş gerçekleşmiştir.

 Pazardan çıkış maliyetli olmaya devam etmektedir. İflas sürecinin tamamlanması ortalama 3,3 yıl sürmektedir.

Yasal Sistem

 Mülkiyet hakları alanında yasal sistem iyi işlemeye devam etmiştir ancak, genel anlamda bu alanda ilerleme kaydedilmemiştir.

 TMSF’nin Bank Asya’ya el koyması sonrasında hissedarların açtığı kararın iptali davalarına ilişkin olarak yatırımcılara adalet sisteminin bağımsızlığına dair güvence verilmelidir.

 Ticari sözleşmelerin uygulanması ticari mahkeme hâkimlerinin yeterince uzmanlık sahibi olmamaları nedeniyle uzun sürmektedir.

 Bilirkişi tanıklığına başvurulması sistemi halen paralel hukuki bir sistem olarak faaliyet göstermekte ancak, yargı süreçlerinin toplam kalitesini artırmamaktadır.

 Uzlaşmazlıkların mahkeme dışında çözümlenmesi mekanizması sigorta, vergi ve gümrükler ile ilgili konular dışında yeterince kullanılmamaktadır.

- 10 -

  Faiz borçlarının affedilmesine ilişkin tasarı TBMM’ye iletilmiştir. Bu ve benzer çeşit aflar ve yeniden yapılandırmalar, vergisini düzenli olarak ödeyen vatandaşlara yönelik ayrımcılık içermektedir. Özellikle enflasyonist ortam göz önünde bulundurulduğunda ödemelerini gecikmeli yapanlar, düzenli ödeme yapanlar karşısında açık bir şekilde avantajlı duruma geçmektedir.

Mali Sektörün Gelişimi

 Bankacılık sektörünün karlılığında düşüş olmasına karşın mali sektörün genel performansı iyi düzeydedir.

 Bankacılık sektörünün aktifleri 2013’te GSYH’nin %111’i iken 2014’te GSYH’nın %114’ü seviyesine ulaşmıştır.

 Şubat 2015 rakamlarına göre kamu bankalarının bankacılık sektörü içindeki payında hafif bir artış görülmüştür.

 Yabancı bankaların sistemdeki payı 2013’teki %13,9 seviyesinden Şubat 2015 rakamlarına göre %14,6’ya çıkmıştır.

 Mayıs 2014’te %16,3 olarak belirlenen bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik oranı Temmuz 2015’te %15,1 olarak belirlenmiştir. (yasal zorunlu seviye %12)

 Gecikmiş alacakların oranı %3’ün altında kalmıştır.

AB Pazarından aktörlerle ve rekabet baskısıyla başa çıkabilme kapasitesi

İnsan Kaynağı ve Fiziki Altyapı

 Reformlar ve eğitim harcamalarındaki artış okullaşma oranının artmasına yardımcı olmuştur.

 Eğitimin kalitesi ve eğitime erişimde cinsiyet eşitliği ile ilgili sorunlar devam etmektedir.

 Okulluluk oranı artmaya devam etmiştir. Eğitimin ilk dört yılında %99,6 ve ikinci dört yılda %94,5 ve ortaokul ve lisede ise %76,7’ye ulaşmıştır.

 Kızların okulluluk oranında özellikle ortaokul ve lisede erkek öğrencilerle büyük farklılıklar mevcuttur.

 Yükseköğrenime katılım, uluslararası standartlara göre düşüktür.

 30-34 yaş grubundaki kişilerde mesleki eğitim kalifikasyonlarına sahip kişilerin oranı 2013’teki %19,5’lik seviyeden 2014’te %20,5’e çıkmıştır.

 15 yaşındaki öğrenciler göz önünde bulundurularak belirlenen eğitim performansı değerlendirmesinde (PISA) Türk öğrenciler OECD ülkeleri ortalamasının 48 puan gerisinde kalmıştır.

 Sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeyi güçlendirmek için Türkiye insan kaynağını daha iyi kullanmalıdır.

 Ülkenin fiziki altyapısı ile ilgili gelişmeler orta düzeydedir.

 Kamu ve özel sektörde Ar-Ge yatırımları artmaya devam etmiştir ancak, mevcut durumda GSYH’nın %0,95’i seviyesinde olan Ar-Ge yatırımları hükümetin hedefi olan GSYH’nın %1,8’inden düşüktür.

 Otoyollar aynı uzunlukta kalmıştır; demiryolu ağı uzunluğunda ise hafif bir artış sağlanmıştır.

 Hanehalkı İnternet kullanım oranında 2013’teki %49’luk seviyeden 2014’te %54’e artış sağlanmıştır.

 Telekomünikasyon yasalarının AB müktesebatına uyumlaştırılmasında ilerleme sağlanmamıştır.

 Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı 4G lisanslarının dağıtımı için ihale düzenlemiştir ancak, Cumhurbaşkanı’nın müdahalesi ile ihale ertelenmiştir.

- 11 -

  Elektrik piyasasının 2016’ya kadar tamamen serbestleştirilmesi hedefinde ilerleme kaydedilmiştir.

 Doğal gaz pazarının serbestleştirilmesinde ilerleme kaydedilmesi ve BOTAŞ karşısında rekabetin

oluşturulması gereklidir.

 Elektrik ve doğal gaz fiyatları saydam ve maliyet temelli olarak belirlenmelidir.

Sektör ve İşletme Yapısı

 2014’te istihdamdaki %1,6’lık artış karşısında GSYH’nın %2,9 artması işgücü verimliliğinin arttığına işaret etmektedir.

 Özel sektörün GSYH içindeki payı 2013’teki %86,4 seviyesinden 2014’te %84,6’ya düşmüş olmakla birlikte AB standartlarına göre yüksektir.

 Tarımın GSYH içindeki payının azalma eğilimi devam etmektedir.

 İstihdamın %20,5’i sanayi sektöründen, %7,4’ü inşaattan ve %21,1’i tarımdan kaynaklanmaktadır.

Devletin piyasadaki rekabete etkisi

 Devlet yardımlarının saydamlaştırılmasında ilerleme sağlanmamıştır.

 Eylül 2011’de yürürlüğe girmesi gereken devlet yardımları yasasının uygulama yönetmeliği üçüncü defa

(31 Aralık 2015’e kadar) ertelenmiştir.

 Devlet yardımları envanteri tamamlanmalıdır.

 2012 teşvik paketi de dâhil olmak üzere devlet yardımlarını AB ile uyumlaştırmak için bir eylem planı oluşturulmalıdır.

 Kamu ihaleleri kanunundaki değişiklikler yasayı AB müktesebatından daha da uzaklaştırmıştır.

AB – Türkiye Ekonomik Entegrasyonu

 Türkiye’nin ticari ve ekonomik olarak AB ile entegrasyonu 2014’te daha da ilerlemiştir.

 Türkiye, Türk Lirası’nın değer kaybetmesi sonucunda uluslararası piyasalarda fiyat avantajı

kazanmıştır.

 Türkiye’nin toplam ticaretinde AB’nin payı %38,5’ten %39,3’e yükselmiştir.

 Türkiye’nin ihracatındaki AB payı %41,5’ten %43,5’e yükselmiştir. İthalattaki payı ise %36,7 olarak devam etmiştir.

 AB, Türkiye’nin birinci doğrudan yabancı yatırım kaynağı olmaya devam etmiştir.

- 12 -

 

 

 

 AVRUPA BİRLİĞİ TEMSİLCİLİĞİ  BRÜKSEL

MÜZAKERE BAŞLIKLARI

1. MALLARIN SERBEST DOLAŞIMI

2. İŞÇİLERİN SERBEST DOLAŞIMI

3. İŞ KURMA HAKKI VE HİZMET SUNMA ÖZGÜRLÜĞÜ

4. SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI

5. KAMU ALIMLARI

6. ŞİRKETLER HUKUKU

7. FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU

8. REKABET POLİTİKASI

9. MALİ HİZMETLER

10. BİLGİ TOPLUMU VE MEDYA

11. TARIM VE KIRSAL KALKINMA

12. GIDA GÜVENLİĞİ, VETERİNERLİK VE BİTKİ SAĞLIĞI

13. BALIKÇILIK

14. ULAŞIM POLİTİKASI

15. ENERJİ

16. VERGİ

17. EKONOMİK ve PARASAL POLİTİKA

18. İSTATİSTİK

19. SOSYAL POLİTİKA ve İSTİHDAM

20. İŞLETME ve SANAYİ POLİTİKASI

21. TRANS-AVRUPA AĞLARI

22. BÖLGESEL KALKINMA ve YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU 23. YARGI ve TEMEL HAKLAR

24. ADALET, ÖZGÜRLÜK ve GÜVENLİK

25. BİLİM ve ARAŞTIRMA

26. EĞİTİM ve KÜLTÜR

27. ÇEVRE ve İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ

28. SAĞLIK ve TÜKETİCİNİN KORUNMASI

29. GÜMRÜK BİRLİĞİ

30. DIŞ İLİŞKİLER

31. DIŞİŞLERİ, GÜVENLİK ve SAVUNMA POLİTİKASI

32. MALİ KONTROL

33. MALİ ve BÜTÇESEL HÜKÜMLER

 

 

  

 1. MALLARIN SERBEST DOLAŞIMI *

Malların serbest dolaşımı malların AB içerisinde serbest ticaretine imkân tanıyan kural ve prosedürleri içermektedir. Serbest dolaşım ilkesi ulusal düzeyde uygulanan kuralların ticaretin önünde haksız engeller oluşturmasını engellemektedir.

*Bu başlık 11 Aralık 2006 AB Bakanlar Konseyi kararınca askıya alınan sekiz müzakere başlığı arasındadır.

  Son Durum: Türkiye’nin bu alanda hazırlıkları iyi düzeydedir. Geçtiğimiz yıl mevzuatın AB müktesebatıyla uyumlaştırılmasına yönelik bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Özellikle eko-tasarım gereklilikleri, tıbbi cihazlar ve belirli ürünler için piyasa gözetiminin iyileştirilmesi bu kapsamda öne çıkmaktadır. Ancak, malların serbest dolaşımını engelleyen veya gecikmelere neden olan bazı teknik engeller Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmektedir. Sınırlarda uygulanan ek testler ve uygunluk değerlendirmeleri bu duruma örnek oluşturmaktadır.

Türkiye’nin önümüzdeki yıl odaklanması gereken noktalar:

 Ön izin ve lisanslama gerekliliklerinin kaldırılması ve uyumlulaştırılmış mevzuat kapsamında “eski yaklaşım” ürünlerin serbest dolaşımının iyileştirilmesi;

 İhracat sınırlamalarının kaldırılması.

Gelişmeler:

 Risk temelli ithalat denetim sistemi TAREKS işlerlik kazanmıştır ve AB’den gelen ve belirli bir risk profili içermeyen malların serbest dolaşımına izin vermektedir.

 Motorlu taşıtlar için AB tasdikleri kabul edilmektedir.

 Mevzuat uyumunun sağlanmadığı alanlarda karşılıklı tanıma ilkesi uygulanmaya devam edilmiştir.

 Alkollü içecekler için lisans gereklilikleri azaltılmıştır.

 Yatay tedbirlerde uyum ilerlemiştir.

 Türk Standartları Enstitüsü (TSE), AB Standardizasyon Komitesi (CEN) ve AB Elektro-Teknik

Standardizasyon Komitesi’nin (CENELEC) 18.981, Avrupa Telekomünikasyon Standartları

Enstitüsü’nün (ETSI) 427 standardını kabul etmiştir. AB ile bu alanda uyum %97 seviyesine ulaşmıştır.

 Standartlar alanında getirilen yeni veya güncellenmiş özelliklere uyum zorunluluklarına ilişkin bildirim

yükümlülüğü yerine getirilmeye başlanmıştır.

 Uygunluk değerlendirmeleri kapsamında bildirimi gerçekleştirilmiş 36 kuruluş ve bir adet teknik onay

kuruluşu bulunmaktadır. 2015 yılında akreditasyon oranı %13 artmıştır.

 Yasal metroloji alanında paketlenmiş ürünler, ölçü kabı olarak kullanılan ölçü şişeleri, taksimetreler,

ölçü ve ölçü aletleri ve bunların muayenesi üzerine yeni yasal düzenlemeler kabul edilmiş veya mevcut

yasalarda değişiklik gerçekleştirilmiştir.

 Üç yıllık uygulama süresi olan Ulusal Metroloji Stratejisi kabul edilmiştir.

 2015 – 2017 Piyasa Gözetimi Stratejisi kabul edilmiştir.

 

 

-1-

  Piyasa gözetimi mevzuatı radyo ve/veya telekomünikasyon terminali ekipmanı, gübre, atık pil ve akümülatörlerin piyasa gözetimine ilişkin kuralları oluşturacak veya mevcut kuralları iyileştirecek şekilde değiştirilmiştir.

 Uyumlaşmış alanda eski yaklaşım ürünlere ilişkin mevzuat kapsamında motorlu taşıtlar üzerine yeni düzenlemeler kabul edilmiştir.

 Güncel AB müktesebatıyla uyum sağlamak üzere kozmetikler ve tekstil lifleri üzerine gerekli yasal değişiklikler tamamlanmıştır.

 Farmasötiklerin fiyatlandırılmasında EUR – TL kurunu belirleyen yeni düzenleme yayımlanmıştır.

 Uyumun ileri düzeyde olduğu “yeni yaklaşım” ürünleri alanında makine güvenliği ve yapı malzemeleri

üzerine güncel AB mevzuatıyla uyum sağlayacak değişiklikler kabul edilmiştir.

 Ev aletleri ve elektrik motorlarında eko-tasarım gerekliliklerine ilişkin düzenleme yayımlanmıştır.

 Tıbbi cihazlar alanında klinik araştırma, elektronik kullanım talimatı, satış, reklam ve tanıtım, tıbbi

cihazların test, kontrol ve kalibrasyonu üzerine yeni yasal düzenlemeler kabul edilmiştir.

 Asansör işletimi, bakımı ve periyodik kontrollerinin yanı sıra ve asansör muayene kuruluşları üzerine

idari ve yasal düzenlemeler yapılmıştır.

 Kişisel koruyucu ekipmanlar üzerine uyumlulaştırılmış standartlar yayımlanmıştır.

 Prosedürel tedbirler alanında, teknik mevzuata ilişkin bildirimler Eylül 2014’ten itibaren artış

göstermiştir.

Eksiklikler:

 Oyuncak ve ayakkabı gibi belirli ürünlerin ithalatında ek testler ve uygunluk değerlendirmeleri uygulanmaktadır. Bu durum ürün güvenliği mevzuatı ve Gümrük Birliği kurallarına aykırıdır.

 Tekstil ürünleri, kimyasallar ve gıda ürünleri başta olmak üzere eski yaklaşım ürünler ön izin ve lisanslamaya tabi tutulmaktadır.

 Tekstil ürünleri, ikinci el ürünler ve alkollü içecekler alanında ticaretin önündeki teknik engeller geçerliliğini korumaktadır.

 Tekstil, ayakkabı ve konfeksiyon ithalatında kayıt zorunluluğu devam etmektedir.

 Ticaret akışlarını olumsuz yönde etkileyen ithalat izleme rejimi uygulamasına devam edilmektedir.

 İkinci el ürünler için lisans gerekliliği devam etmektedir.

 Alkollü içecekler için etiketleme gereklilikleri engel oluşturmaya devam etmektedir.

 Alüminyum, kâğıt, bakır hurdası, bakır ve deri ürünleri ihracatındaki kısıtlamalar Gümrük Birliği’ne

aykırıdır.

 Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliği ile tam uyumu sağlayacak Tüketici Ürün Güvenliği Düzenlemesi

henüz onaylanmamıştır.

 Standartlarla ilgili olarak Türkiye özelikle uyumlaşmamış alanda yeni özelliklere uyum zorunlulukları

getirmeyi veya mevcut gereklilikleri değiştirmeyi sürdürmüştür.

 Piyasa gözetimi henüz etkin olarak uygulanmamaktadır. Risk analizi temelinde gözetimin kapsamı

genişletilmeli ve ürün güvenliğine yönelik farkındalık artırılmalıdır.

 Farmasötiklerin fiyatlandırılması üzerine yeni düzenlemede belirlenen EUR – TL kuru serbest piyasa

kurlarından düşüktür ve bu sektörde ithal edilen ürünleri zarara uğratan aşırı fiyat kontrolleri devam

etmektedir.

 REACH ile uyum sağlanmasını hedefleyen, kimyasallar üzerine düzenleme henüz kabul edilmemiştir.

 2017 yılına kadar yalnızca halihazırda madenlerde kullanılan ekipman için Muhtemel Patlayıcı Ortamda

Kullanılan Teçhizat ve Koruyucu Sistemlerle İlgili Yönetmeliğin (ATEX) uygulanmaması kararı

-2-

 alınmıştır. 2006 yılından itibaren yürürlükte olan bu mevzuatın uygulamasının askıya alınması, ATEX

üzerine piyasa gözetimi sisteminin güvenilirliği üzerine soru işaretleri yaratmaktadır.  Prosedürel tedbirler alanında, teknik mevzuata ilişkin bildirimlerde eksiklikler vardır.

Müzakere başlıkları listesine dönmek için

 -3-

 2. İŞÇİLERİN SERBEST DOLAŞIMI

Bir üye ülkenin vatandaşları başka bir üye ülkede çalışma hakkına sahiptir ve bu kişilere diğer işçilerle aynı çalışma şartları ve sosyal şartlar sağlanmalıdır.

Eksiklikler:

 İşgücü piyasalarına veya Avrupa İstihdam Hizmetleri Ağına (EURES) erişim alanında hiçbir gelişme olmamıştır.

 Sosyal güvenlik sistemlerinin koordinasyonu alanında, Türkiye diğer AB ülkeleriyle yeni bir ikili sosyal güvenlik anlaşması imzalamamıştır.

Müzakere başlıkları listesine dönmek için

  Son Durum: İşçilerin serbest dolaşımı alanında hazırlıklar erken aşamadadır. Geçtiğimiz yıl bu alanda hiçbir ilerleme sağlanmamıştır. Türkiye şu ana kadar üye ülkelerle sosyal güvenlik uygulamalarına ilişkin on üç ikili anlaşma imzalamıştır.

 -4-

 3. İŞ KURMA HAKKI VE HİZMET SUNMA ÖZGÜRLÜĞÜ *

AB içerisinde doğal ve yasal kişiler herhangi bir üye ülkede iş kurma ve sınırlar arası hizmet sunma hakkına sahiptir. Düzenlemeye tabi bazı meslek gruplarına ilişkin kalifikasyonların karşılıklı tanıması üzerine kurallar bulunmaktadır. Posta hizmetleri kademeli olarak rekabete açılmaktadır.

*Bu başlık 11 Aralık 2006 AB Bakanlar Konseyi kararınca askıya alınan sekiz müzakere başlığı arasındadır.

  Son Durum: Bu alanda hazırlıklar erken aşamadadır. Geçtiğimiz yıl yabancılar için çalışma izinleri başta olmak üzere bazı ilerlemeler sağlanmıştır. Mevzuatın uyumlaşmasına yönelik önemli oranda çaba sarf edilmelidir.

Türkiye’nin önümüzdeki yıl odaklanması gereken noktalar:

 Sınırlar arası hizmet sunumu için Hizmetler Yönetmeliği ile uyum sağlanmalı ve Tek Temas Noktası (Point of Single Contact) oluşturulmalı.

Gelişmeler:

 İş kurma hakkına ilişkin olarak Yabancılar İçin Çalışma İzni Kanunu uygulama mevzuatı değiştirilmiştir. Böylece makine ve ithal veya ihraç edilen diğer mal ve hizmetlerin kurulumu, bakımı veya bu yönde eğitimler için ülkeye ilk giriş tarihinden itibaren bir yıllık dönem içerisinde en fazla üç aylık kalışlar için çoklu girişlere imkân sağlanmıştır.

 Posta hizmetleri alanında Dünya Posta Birliği Kuruluş Yasası 7. Ek Protokolü onaylanmıştır.

 Mesleki kalifikasyonların karşılıklı tanınması konusunda yabancı ülkelerde eğitim görmüş eczacıların diplomalarının Sağlık Bakanlığı’na kayıtlı bir öğretim kurumu tarafından tanınması halinde Türkiye içerisinde çalışma olanağı sağlayan değişiklikler kabul edilmiştir.

Eksiklikler:

 Geçici veya şartlı koruma altında olan kişilere çalışma iznine başvurma olasılığı tanıyacak olan düzenleme hala beklemededir.

 AB ülkelerinde yerleşik hizmet sağlayıcılardan kayıt, lisans ve izin belgeleri istenmeye devam edilmektedir.

 Turist rehberliği için mevzuatla uyum teşkil etmeyen uyruk gerekliliği geçerliliğini korumaktadır.

 Hizmetler Yönergesi ile uyum sağlanmalı ve Tek Temas Noktası oluşturulmalıdır.

 Posta hizmetleri lisans programı kapsamı, hizmet bedeli ve fiyat düzenlemesi kapsamını belirginleştiren yeni posta kanunu henüz kabul edilmemiştir.

 Mesleki Yeterlilik Kurumu mesleki standartlara ilişkin kararlar almaya devam etmiştir.

 Düzenlemeye tabi bazı meslek grupları hala karşılıklı tanıma ve/veya uyruk ve lisan gerekliliklerine

tabidir.

 Bu alanda mevzuat uyumu devam ettirilmelidir.

Müzakere başlıkları listesine dönmek için

 -5-

 4. SERMAYENİN SERBEST DOLAŞIMI

AB içerisinde sermaye ve yatırımlar sınırlama olmadan dolaşımı sağlanmalıdır. Sınırlar arası ödemeler için ortak kurallar vardır. Bankalar ve diğer ekonomik operatörler kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadeleye destek sağlamak için belirli kurallar uygulamaktadır.

  Son Durum: Türkiye’nin bu alanda hazırlıkları orta düzeydedir. Geçtiğimiz yıl terörün finansmanı ile mücadeleye ilişkin yasal çerçevenin oluşturulması ve uygulanması başta olmak üzere bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Emlak alımlarına yönelik mevzuat AB müktesebatıyla uyumlu ve saydam değildir; üye ülke vatandaşlarının haklarına sınırlamalar getirmektedir.

Türkiye’nin önümüzdeki yıl odaklanması gereken noktalar:

 Yabancılar tarafından emlak alımlarının serbestleştirilmesi üzerine eylem planının hazırlanması ve kabul edilmesi;

 Mali Eylem Görev Gücü’nün kara para aklama üzerine önerilerinin kurumlar arası koordinasyonun artırılması ile etkin olarak uygulanması.

Gelişmeler:

 Türkiye ödeme sistemleri alanında hâlihazırda iyi düzeyde standartlara ulaşmıştır.

 Kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadeleye yönelik önemli oranda ilerleme sağlanmıştır.

 Mali Eylem Görev Gücü küresel kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadele üzerine uygunluk programı kapsamında Türkiye’de sürdürdüğü gözetimi sona erdirmiştir.

 Mali Suçları Araştırma Kurulu kapasitesini artırmaya devam etmiş, daha fazla sayıda şüpheli işlemi incelemeye almıştır.

Eksiklikler:

 Sermayenin dolaşımı ve ödemeler alanında yabancılar tarafından emlak alımlarına ilişkin yasal düzenlemeler saydam değildir ve tüm AB vatandaşlarına ayrımcılık gözetmeden uygulanmamaktadır.

 Yabancıların emlak alımının AB Müktesebatıyla uyum içerisinde serbestleştirilmesine ilişkin bir eylem planı oluşturulmalı ve uygulanmalıdır.

 Radyo, televizyon, ulaşım, eğitim ve elektrik üretim ve dağıtımında yabancı sahipliği konusundaki kısıtlamalar sürmektedir.

 Mali Eylem Görev Gücü küresel kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadele üzerine uygunluk programı kapsamında oluşturulan son raporda öne çıkan unsurların ele alınması gerekmektedir.

 Mali Suçları Araştırma Kurulu tarafından yapılan araştırmalar sonucunda mahkûmiyet, müsadere, el koyma ve varlıkların dondurulması kararları sınırlı kalmıştır.

 Mali Suçları Araştırma Kurulu ve kolluk kuvvetleri arasında işbirliği artırılmalıdır.

 Terörizmin Finansmanı ve Suçtan Elde Edilen Gelirlerin Aklanması, Aranması, El Konması ve

Müsaderesi Hakkında Avrupa Konseyi Sözleşmesi halen onaylanmamıştır.

Müzakere başlıkları listesine dönmek için

 -6-


IŞİD Ortadoğu'daki eylemlerine Avrupa'da da başvurabilir

Avrupa Polis Örgütü (Europol), IŞİD'in Avrupa'da bir saldırı hazırlığında olabileceğine dair uyarıda bulundu

İngiliz fizikçi Stephen Hawking hastaneye kaldırıldı

Dünyaca ünlü 74 yaşındaki İngiliz fizikçi Stephen Hawking, Perşembe gecesi rahatsızlandığı Roma'da hastaneye kaldırıldı

IŞİD yanlısı siteye giriş yapan şahsa hapis ve para cezası verildi

Fransa'da terör örgütü IŞİD yanlısı internet sitesine düzenli giriş yapan bir kişi, çıkartıldığı mahkemede, iki yıl hapis ve 30 bin avro para cezası ödemeye mahkum edildi.