Ana Sayfa | DÜNYA

Londralılar da İngiltere'den bağımsızlığı konuşmaya başladılar

Londra

Londralılar, referandum sonrası Birleşik Krallık'tan çıkma çağrısı yapıyor. İtalya'da Milan şehrinin ayrılmak istemesi gibi Londra da İngiltere'den bağımsız olma tartışmalarını gündeme getirdi

Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği'nden (AB) çıkıp çıkmamasını belirleyecek referandumda seçmenlerin oy kullanma işlemi tamamlandı. 

İngiltere'nin Manchester kentindeki belediye binasında kamuoyuna duyurulan resmi sonuca göre, yüzde 72 katılımlı referandumda, 17 milyon 410 bin 742 kişi AB'den çıkılması yönünde oy verirken, 16 milyon 141 bin 241 seçmen de AB'de kalınması yönünde oy kullandı.Buna göre halkın yüzde 52'si AB'den çıkılması, yüzde 48'i AB'de kalınması yönünde oy verdi.İngiliz basını, "Britanya tarihi boşanma yönünde oy kullandı" şeklinde yorumda bulundu.

Sayımlarda İngiltere ve Galler'de birlikten ayrılmayı isteyen, İskoçya ve Kuzey İrlanda'da ise AB'de kalmak isteyen seçmenlerin tercihi öne çıkmış durumda. Katılım oranları göz önünde alınarak yapılan hesaplamalara göre kazanan tarafın 16 milyondan fazla oya ulaşması gerekiyordu.

Birmingham'dan çıkan sonuçlar da 'ayrılalım' dedi.

Galler'de ayrılmak isteyenlerin oranı yüzde 55.

İskoçya'da ise açılan sandıklara göre seçmenlerin yüzde 62'si birlikte kalma, yüzde 38'i ayrılma yönünde oy kullandı.

Cebelitarık'ta katılım oranının yüzde 83,5 olarak gerçekleştiği referandumda, 19 bin 322 seçmen AB'de kalma yönünde oy kullanırken, 823 seçmen ise birlikten ayrılma yönünde oy verdi.

AB'den ayrılma yanlısı UKIP lideri Nigel Farage, 23 Haziran'ın 'Britanya'nın bağımsızlık günü' olacağını söyledi. Öte yandan Başbakan David Cameron'ın ise sonuçlar 'ayrılmaktan' yana çıkarsa 'hemen istifa etmesi gerektiğini' ifade etti.

Birlikten ayrılmak isteyenlerin çoğunluğa ulaştığı ilk yer Sunderland oldu. Sunderland'den gelen sonuçlar birlikten ayrılmak isteyen vatandaşlar tarafından büyük sevinçle karşılandı, ayrılma yanlıları Londra'da kutlama yaptı.

İlk sayım yapılan bölgelerdeki birlik yanlısı oylar lehine denge, Sunderland'de oy kullananların yüzde 61 oranında birlikten çıkma yönünde oy vermesiyle değişti. Sandığa giden 134 bin 324 seçmeden 82 bin 394'ü (yüzde 61.3) AB'den çıkma yönünde oy kullanırken, birlikte kalmayı isteyen seçmen sayısı 51 bin 930 (yüzde 38.7) olarak belirlendi.

İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ın AB üyeliğinin oylandığı referandumda, oy verme işlemi yerel saatle 07.00’de (TSİ 09.00) başladı. Sandıkların saat 22.00’de (TSİ 00.00) kapandı. 

İş çıkışında sandık başına gitmeye hazırlananlar, hava muhalefetiyle karşılaştı. Londra'da sağanak yağış nedeniyle bazı tren seferleri iptal edildi. Metro hattında da sık sık aksaklıklar yaşandı. 

Birleşik Krallık’ta yaşayan İrlanda ve Milletler Topluluğu üyesi ülkelerin vatandaşları ile yurt dışında yaşayan ancak son 15 yılda en az bir kez seçmen kaydı yaptırmış olan İngiliz vatandaşları da referandumda oy kullanabiliyor. Birleşik Krallık’ın deniz aşırı bağlı toprağı konumundaki Cebelitarık vatandaşları da referandumda oy verebiliyor.

Oy kullanma yaşının 18 olduğu Birleşik Krallık’ta toplam 46 milyon 499 bin 537 seçmen bulunuyor. İngiltere 39 milyon 956 bin 824 seçmenle Birleşik Krallık’taki en önemli seçmen oranına sahip, onu 3 milyon 988 bin 492 ile İskoçya, 2 milyon 270 bin 743 ile Galler, 1 milyon 260 bin 955 ile Kuzey İrlanda takip ediyor. Cebelitarık’ta ise 24 bin 117 seçmen bulunuyor. 

Referandumda seçmenler "Birleşik Krallık AB üyesi olarak kalmalı mı, yoksa AB'den ayrılmalı mı?" sorusunu yanıtladı.

AB’nin atası konumundaki Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) Fransa'nın iki vetosundan sonra 1973’te katılan Birleşik Krallık, AET üyeliğini 1975’te referanduma götürmüştü.

41 yıl önceki ilk referandumda sandıktan yüzde 67 “kalma” kararı çıkmıştı.

GÖÇ VE EKONOMİ

Şubat ayında başlayan ikinci referandum sürecinde taraflar öncelikle göç, ekonomi, ülkenin küresel ağırlığı ve egemenlik konularında karşı karşıya geldi. Yılda 300 binden fazla net göç alan Birleşik Krallık’ta, hükümet bu sayıyı 100 bine indirmeyi vadettiyse de başaramadı.

AB'den ayrılma yanlıları, birlik üyesi olarak kalındığı sürece göçün kontrol altına alınamayacağını savunuyor.

Göçmenlerin başta sağlık olmak üzere kamu hizmetleri üzerinde baskı yarattığını savunan ayrılık yanlıları, AB’den gelen göçmenleri temel sorun olarak gösteriyor.

AB’de kalınmasından yana olanlar ise göçmenlerin ödedikleri vergilerle Birleşik Krallık’a yükten ziyade katkı sağladığını savunuyor.

AB yanlıları, ortak pazarın imkanlarından yararlanılmak isteniliyorsa iş gücünün serbest dolaşımının da kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor.

İngiltere, toplam ihracatının yaklaşık yüzde 45'ini, toplam ithalatının ise yaklaşık yüzde 54'ünü AB ülkeleriyle yapıyor ve yaklaşık 2 milyon AB üyesi vatandaşı Birleşik Krallık'ta çalışıyor.

AB’de kalınmasından yana olanlar 500 milyonluk ortak pazarın Birleşik Krallık ekonomisi için öneminin altını çiziyorlar.

Buna mukabil, birlikten ayrılma yanlıları Birleşik Krallık'ın AB düzenlemelerinin dışına çıkarak istediği ülkeyle istediği ticaret anlaşmasını yapma özgürlüğüne kavuşacağını savunuyor.

Birlikte kalma yanlıları, ayrılığın ülke ekonomisinde şok etkisi yapacağını ve milli gelirin yüzde 5-6 azalacağını öne sürerken ayrılık yanlıları ise benzer “felaket senaryolarının” 1999'da alınan euroya geçmeme kararının arifesinde de ortaya atıldığını ancak ülkenin kendi para birimini kullanmayı sürdürmesine karşın, kötü senaryoların gerçekleşmediğini hatırlatıyor. 

KÜRESEL ROL VE EGEMENLİK

Birleşik Krallık’ın AB’de kalmasından yana olanlar ülkenin ancak birlik içinde kalması halinde küresel çapta alınacak önemli kararlarda söz hakkı olacağını, AB’den ayrılmanın ülkenin küresel meselelerde sesini kısacağını vurguluyor.

Ayrılık yanlıları ise NATO ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyesi Birleşik Krallık’ın küresel rolünü koruyacağı görüşünde. AB’den ayrılma yanlıları birliğin ulus devletlerden aldığı yetkileri Brüksel’de topladığını ve bir Avrupa Birleşik Devletleri’ne doğru evrildiğini öne sürüyor.

AB’de kalma yanlıları ise Birleşik Krallık’ın halihazırda kendi para birimini kullanmak ve Schengen Anlaşması'nın dışında kalmak suretiyle “özel statüye" sahip olduğunu, bir Avrupa Birleşik Devletleri içinde erimesinin söz konusu olmadığını savunuyor.

İNGİLTERE AB'DEN AYRILIRSA NE OLACAK?

Referandumun sonucu, İngiltere'nin AB'den çıkması yönünde olursa bunun hemen hayata geçirilmesi öngörülmüyor.

Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasının 2 ila 10 yıl süreceği, bu süre içerisinde de İngiltere'nin AB kurallarına tabi olmaya devam edeceği belirtiliyor.

Birleşik Krallık’ın AB'den çıkması halinde İngiliz vatandaşlarının AB ülkelerine seyahat etmek için vize almaları gerekip gerekmeyeceği AB ile varılacak anlaşmaya bağlı olacak.

Ülke, birlikten çıkmasına karşın ortak pazarda kalmayı sürdürürse vatandaşları da AB ülkelerinde çalışmaya devam edebilecek. Ancak İngiliz hükümeti AB vatandaşlarına çalışma izni kısıtlaması getirirse kendi vatandaşlarının da AB ülkelerinde çalışmak için vize almaları gerekecek.


Şii milis gücü Haşdi Şabi'nin IŞİD'e silah verdiği iddia ediliyor

Şii milis gücü Haşdi Şabi'nin, terör örgütü PKK'ya tanksavar, uçaksavar ve silah verdiği iddia ediliyor.

Fransa'nın yeni İçişleri Bakanı o ülkede istenmeyen adam olarak anılıyor

Fransa'nın yeni İçişleri Bakanı olan Bruno Le Roux, Azerbaycan'ın 'istenmeyen adam'ı olarak gösteriliyor. Nedeni ise, haberimizin detayında...

Endonezya'daki depremde ölü sayısı artıyor

Endonezya'da 6,5 şiddetinde meydana gelen depremde ölü sayısı 102 oldu