Ana Sayfa | Eser Nisan Yağmur

Naftalin Kokusunun Yerini Boya Kokusuna Bıraktığı Şehir Blackpool

eser Nisan Yağmur


Eser Nisan Yağmur

İlki 2011 yılında gerçekleşen Sand Sea Spray (Kum Deniz Sprey) sokak sanatı festivalinin beşincisi için haftasonu Blackpool'daydım.

Beşincisi diyorum çünkü iki yıl önce organizasyonun sanat yönetmeni kuratör Robin Ross rahatsızlanmış festival bir yıl ara vermek zorunda kalmıştı.

 

Tren istasyonundan kalacağım otele giderken yolda Jana&J,Smug,Lonac gibi tanınmış sanatçıların bir önceki festivalde yaptığı eserlerin yanından geçtim.Büyük murallar şehrin havasını oldukça değiştirmiş.Zaten festivalin kuratörü Robin Ross'un da amacı tamamen bu.Klasik,yaşlı,turistik kente modern renkler katmak ve şehri kuzeybatı İngiltere'nin sanat merkezi haline getirmek!

Festivalin yapıldığı Adelaide Sokağındaki otel odamın camından gördüğüm manzara Ross'un amacına rahatlıkla ulaştığını gösterdi bana.

Sokağı baştan aşağı kuşatan,tarihi,oldukça uzun duvar ondan fazla bilboard ile kaplanmış her bilboardun başında değişik ülkelerden gelmiş tanınmış sanatçılar eserlerini yapmaya başlamışlardı.

Üç gün süren festivalin sonunda ise sokak galeriye dönmüştü bile!

 

 

Festival sadece Adelaide Sokağında değil şehrin tam merkezinde bulunan Cookson otoparkı ve sahil tarafında bulunan Palatine otoparkı olmak üzere üç farklı mekanda yapıldı.Her mekanda ondan fazla sanatçı görev aldı bu yıl ki festivalde.

Toplamda otuzdan fazla sanatçı Polonya,Fransa,İngiltere,Rusya,Şili,Arjantin,İsviçre,İsveç,Norveç,Hollanda,İskoçya'dan gelerek lokal sanatçılara eşlik ettiler.

 

Festivalin en önemli ismi kuşkusuz kuratör Robin Ross ve Aunty Social derneği.Her ne kadar İngiliz Sanat Komitesinden ve Blackpool Belediyesinden destek alsalar da dernek ve Ross canla başla çalışıyorlar tanıtım ve fon için yıllardır.

Robin Ross oldukça ilginç bir isim,aslında ünlü bir radyocu.Diana Ross,Paul McCartney,Eric Clapton gibi ünlü sanatçılar ile korsan radyosu için röportajlar yapmış yıllarca.

Birgün sıkılmış radyoculuktan ve artistik yanını ortaya çıkarmaya karar vermiş.

Sıkı bir Warhol hayranı olan Ross,Warhol'un fabrikasını örnek alarak şehrin içindeki Old Rock Factory'yi kendi stüdyosu haline getirmiş.Orada baskı ve resim dersleri vermeye başlamış.Şehrin ve bölgenin en önemli yardım derneği haline gelen Aunty Social derneğine de kapılarını açmış.

Dernek 16-40 yaş arası sanatseverleri ve yetenekleri bir araya getirip onları beraber sosyalleşmeye teşvik ediyor.Sanatın değişik kollarında dersler vermekle kalmıyor ücretsiz sinema ve tiyatro izlemelerine de yardımcı oluyor.

Old Rock Factory'nin üst katları bugün lokal sokak sanatçılarının stüdyosu.Alt katta ise derslerin verildiği stüdyolar,ücretsiz çay kahve sandviç ikramının olduğu bir kafe ve sokak sanatçılarının eserlerini satabileceği bir galeri var.

Ziyaretim sırasında 70 yaş üstü sanatsever hanımefendiler festivalde görev alan sanatçı ve gönüllüler için sandviç ve çay-kahve hazırlıyorlardı.Sohbetimiz sırasında hemen hepsinin sanatla içiçe olduğunu öğrendim.Tahta yontuyor,dantelden figürler yapıyor,yardım dernekleri için kartpostal hazırlıyorlar aynı zamanda.Büyük bir hayranlıkla dinledim hepsini,kendi ülkemdeki 70 yaş üstü insanlarımızı düşünerek!

 

 

Old Rock Factory'nin bulunduğu sokak sokak sanatçılarına ayrılmış sanki.Sayısız uluslararası sanatçının eseri var fabrikanın duvarlarında ve sokağında.

Festivalde çok önemli rol oynayan bu sanat fabrikası,hikayesi,çevresi ile festival kadar etkileyici.

 

Festival 30 Temmuz-1 Ağustos arasında üç gün sürdü.İlk gün bütün sanatçıların katıldığı soru-cevaplı bir panelle açılış yapıldı.Sonrasında ise bir parti ile sanatçılar,fotoğrafçılar ve takipçileri,beraber eğlendiler.

İkinci gün üç farklı mekanda çalışmalara başlayan sanatçılar festivali izlemeye gelen konuklara görsel şölen yaşattılar aynı zamanda sohbet ederek...

Üçüncü günün sonunda bütün eserler tamamlandı.Blackpool'a değerleri maddiyatla ölçülemeyecek otuzdan fazla muhteşem eser bıraktı hepsi birbirinden yetenekli sanatçılar.

Blackpool üç gün boyunca taze boya soludu!

Bir arkadaşımın deyimi ile şehrin naftalin kokusu yerini sprey boya kokusuna bıraktı!

 

Bütün şehirlerin boya kokması dileği ile bir sonraki yazıya kadar sanatla kalın!