Ana Sayfa | GÜNDEMDEKİLER

'Altından kalkamayacakları çok ağır sözler söyleyebilirim'

CHP sözcüsü Haluk Koç konuştu

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu

MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun CHP'ye yönelik 'Biz eğer Sayın Baykal'ı desteklemiş olsaydık dinsiz bir partinin adamını seçtiniz, diye bize yükleneceklerdi' sözlerine yanıt veren Koç, "Doğrudan isim de ortaya koyarak söyleyebileceğim ve altından kalkamayacakları çok ağır sözler söyleyebilirim. Düşünerek de söyleyebilirim, anında da söyleyebilirim. Eğer bir özür mekanizması geliştirmezler, söylediğinin bir sıkıntı anında istemeden ifade edildiğini ortaya koymazlarsa o zaman milyonlarca bu ülkede hem inançlarına bağlı hem namusuyla yaşayan tüm o insanlara yapılan hakaretin sorumlusuna bulduğumuz her alanda hak ettiği cevabı hem de en ağırından verebilecek noktadayız. Herkes aklını başına toplasın. Aklını başına toplarken haddini de bilsin" dedi.

"TÜRKİYE'Yİ TEKRARDAN PARLAMENTOYA YANSITACAK BİR ÇOĞUNLUK ELDE EDER, YOLA DEVAM EDERİM; BİRİSİNİN PLANI BU"

Türkiye'nin seçim sonrası bir belirsizlik süreci yaşadığını savunan Koç, hükümetin kurulmamış olmasının birilerinin işine geldiğini ileri sürerek "Öyle bir süreç yaşıyoruz ki kimin 7 Haziran'da iktidardan düştüğü belli ama şu anda kim iktidarda belli değil. Bugünkü Meclis'in fotoğrafı şu anda kim iktidar kim muhalefet belli değil. Türkiye'nin bin bir türlü sorunu var. Türkiye'nin içeride biriktirdiği sorunları var. Türkiye'nin içeride şu ana kadar demokratik kurumlarının uğradığı tahribattan dolayı hukuk devleti kavramından çıkan uygulamalardan dolayı bir kaos yapısı içeren sistemi var. Türkiye'nin içeride siyasi belirsizliğin her gün piyasalara yüklediği risk algısı var. Birisinin çok hoşuna gidebilir bu belirsizlik süreci. O hoşuna gitmeleri başka yönlere beklenti olarak tahvil edebilir. Ama koca bir ülke var. Dış politika yanı başımızda ağır aksak geçici görev yapan bir hükümetin karşı karşıya kalabileceği çok ciddi sorunlar var. Palamentoda kim iktidar kim muhalefet belli değil. Dış sorunlar ülke ile ilgili önemli kararlar alma noktasına süreci taşıdığında eli ayağına dolaşacak bir fotoğraf var Türkiye'de. Olay ciddi, olay önemli. Hiçkimsenin bir çözümsüzlük doğsun, bu çözümsüzlük ekonomiye de olumsuz etki yapsın, ama içerideki bu karmaşa, bu çözümsüzlük; benim erken ya da tekrar seçim dediğim süreci çalıştırır ve orada tekrar bana bağlı olan kadrolar, oradan ben tekrar eski dayatmalarla yaşayan Türkiye'yi tekrardan parlamentoya yansıtacak bir çoğunluk elde eder, tekrar yola devam ederim. Birisinin beklentisi, planı bu olabilir. Bu ülkeseverlik, sorumluluk değildir. Sorumluluk, parlamenter demokratik sistemde sandıktan çıkan sonucun yansıtılacağı bir idare şekline kavuşmaktır" ifadelerini kullandı.

"CHP ÜLKENİN HÜKÜMETSİZ KALMAMASI İÇİN ÜZERİNE DÜŞEN SAĞ DUYUYU GÖSTERECEKTİR"

CHP'nin ülkenin hükümetsiz kalmaması için her türlü fedakarlığı yapabilecek noktada olduğunu vurgulayan Koç, "7 Haziran'da verilen mesajın gereğini yapamadık. Asgari bir protokol ile tekrardan Türkiye hukuk devleti olacaktır, yoluna girseydik ve 7 Haziran'a getiren süreçlerin hepsinden demokratik mekanizmalar içerisinde hesap sorabilseydik hemen akabinde bir seçim yaparak tekrar halka, millete başvurma imkanı yakalasaydık. Bunu zorladık. Yüzde 60 bloğa sıkıştırdılar. Daha dar, kendinden olmayanı düşman ilan eden, daha farklı bir siyaset algısını şu dönem oluşturmaya çalışan bir yapının dirençliği, tavrıyla bunu maalesef hayata geçiremedik. Demokrasi bir uzlaşmaysa, demokrasi mevcut koşullar içerisinden çözüm üretme sanatıysa hep beraber bu noktada üzerimize düşeni yapmak zorundayız. CHP, her türlü fedakarlığı yapabilecek noktada ise bugün de CHP; ülkenin hükümetsiz kalmaması için demokratik kurallar içerisinde içte ve dışta biriken sorunlara karşı bir çözüm olma noktasında üzerine düşen sağ duyuyu gösterecektir. Çözümsüzlüğün adresi olmayacaktır. Asık suratlı siyasetin penceresi olmayacaktır. Bu ilkelerinden ödün vereceği, her ne koşulda olursa olsun bu pozitif siyaset dilinin ille de iktidar olmak istiyoruz şeklinde tercüme edilmemesi gerektiğini de söyledik" şeklinde konuştu.

"SANKİ 7 HAZİRAN YOK, BU YAPI İKTİDARA PARLAMENTO SAYISAL GÜCÜYLE DEVAM EDİYOR"

İktidarın 7 Haziran seçim sonuçlarından sonra tek başına iktidar seçilmiş gibi hareket ettiğini savunan Koç, şu anda mevcut hükümet tarafından çeşitli kademelerde atamaların yapıldığını hatırlatarak "Koalisyon hesapları partilerin kendi öz çıkarları nedir, o pencereden değil; bu ülkenin, bu milletin çıkarları şu anda neyi gerektiriyor, o çerçeveden alınıp yapılması gereken siyasi sorumluluklardır diye düşünüyoruz. Sanki Türkiye'de hiç seçim olmamış, hiç 7 Haziran diye bir takvim Türkiye'nin gündemine düşmemiş; 7 Haziran'da AKP'ye sen artık tek başına iktidarda değilsin mesajı verilmemiş gibi her şey 7 Haziran öncesi gibi gitmeye çalışıyor Türkiye'de. Şu anda geçici olarak görev yaptığı bilinen hükümet sayısız atamalar yapıyor. Bürokrasi içerisinde birtakım tasarruflarda bulunuyor. Bilhassa Ankara ilinin merkezinde olduğu birtakım kentsel dönüşüm alanları ilan edebiliyor. Bir siyasi irade şu anda geçici olarak görev yaptığını, Batı'daki tabiriyle bir topal ördek konumunda olduğunu bilmek zorunda. Öyle bir iklim yaratıldı ki sanki 7 Haziran yok, bu yapı aynen iktidara parlamento sayısal gücüyle devam ediyor. Bunu bir an önce sonlandırmak lazım. Böyle bir demokrasi olabilir mi? Kendinden başka hiçbir gerçeği kabul etmeyen bir siyasetin kendisine ciddi bir şekilde sorgulama getirmesi gerekir. Kimseyi itham etmiyorum. Bir süreci tarif ediyorum" açıklamasında bulundu.

"TÜRKİYE'Yİ AKP'NİN İÇİNDE OLACAĞI BİR ÇÖZÜM ARİTMETİĞİNE MAHKUM ETTİNİZ"

Parti ismi vermeden MHP'nin seçim sonrasındaki tutumunu ve ismini kullanmadan MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun CHP'ye yönelik sözlerin eleştiren Koç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Parti adına önemli görev yapan noktalardaki kişilerin aslı astarı olmayan, yakışık almayan ve söyleyen kişiye de yakışmayan, söyleyen kişinin isminin önünde taşıdığı sıfatlarla asla bir araya gelmemesi gereken saçma sapan ifadelerle siyaset gündemini doldurmaya çalışıyorsunuz. Yazık. Söyleyene de yazık. Eğer bir strateji olarak uygulanıyor ise o politika söyletenlere de yazık. İçeriden istemem. Dışarıdan istemem. Öyle olmasın, böyle olmasın. O varsa ben yokum. O, ona oy vereceği için ben vermem. O, verdiği zaman ben kabul etmem. Oy da istemem. Böyle bir mantıkla geldik. Sonuç? Eğer bir çözüm olacaksa AKP'nin içinde olacağı bir çözüm aritmetiğine mahkum ettiniz Türkiye'yi. Özeti bu"

"BAZI YAPILARIN TUTUMU AKP'NİN İÇİNDE OLACAĞI BİR KOALİSYONA GETİRDİ"

CHP'nin çözümsüzlüğün adresi olmayacağının altını çizen Koç, partisinin tutumunun seçim öncesi ve seçim sonrası değişiklik göstermediğini belirterek "Önce ilk bölümü zorladık. CHP'nin ortaya koyduğu 14 ilke Allah aşkına hükümeti kurmakla görevlendirilecek şu anda geçici başbakanlık görevini yapan kişi, bu 14 maddenin hangisine karşı çıkabilir? Temel hak ve özgürlüklerden bahsediyoruz. Hukuk devletinden bahsediyoruz. Darbe yasalarının Türkiye üzerindeki yükünün sıfırlanmasından bahsediyoruz. Kabul edilmeyecek ne var orada? Herkesi rahatsız eden, tüm insanların haklarını gasp ederek bir yolsuzluk, arsızlık, hırsızlık olayı yaşanmış ya da böyle iddialar ortaya konmuşsa bunların da soruşturulmasını istiyoruz. Kim bunları reddedebilir? Reddettiğin zaman sen demokrasinin neresinde olacaksın? Hiç gökten, uzaydan, sağdan, soldan uygulanmayacak maddeler getirmedik. Madem bazı yapıların tutumu AKP'nin içinde olacağı bir koalisyona getirdi. Millet çözüm bekliyor. Biz çözümsüzlüğün adresi olmayacağız dedik. İlkelerimiz, koşullarımız ortada. Buna pozitif yaklaşacağımızı da ifade ettik" dedi.

"HERKES AKLINI BAŞINA TOPLARKEN HADDİNİ BİLSİN"

İsim vermeden MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu'nun CHP hakkındaki 'Biz eğer Sayın Baykal'ı desteklemiş olsaydık dinsiz bir partinin adamını seçtiniz, diye bize yükleneceklerdi' sözlerine eleştirerek yanıt veren Koç, "Siz adres çıkartın ama ben hiçbir siyasi partinin, hiçbir siyasi parti yetkilisinin adını ifade etmedim. Aslında doğrudan isim de ortaya koyarak söyleyebileceğim ve altından kalkamayacakları çok ağır sözler söyleyebilirim. Düşünerek de söyleyebilirim, anında da söyleyebilirim. Ama siyaseti o boyutta tutmak istemiyoruz. Cevap verilmedi sanmasın. Hakkımız baki. Siyaset de uzun. Eğer bir özür mekanizması geliştirmezler, söylediğinin bir sıkıntı anında istemeden ifade edildiğini ortaya koymazlarsa o zaman milyonlarca bu ülkede hem inançlarına bağlı hem namusuyla yaşayan tüm o insanlara yapılan hakaretin sorumlusuna bulduğumuz her alanda hak ettiği cevabı hem de en ağırından verebilecek noktadayız. Ama bugün siyaset karşılıklı polemik istemiyor. Herkes aklını başına toplasın. Aklını başına toplarken haddini de bilsin" ifadelerini kullandı.

"DAVUTOĞLU'NUN SIRTINDAKİ BAGAJLARDAN KURTULMAK İSTEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 'Cumhurbaşkanı Erdoğan, erken seçim istiyor. AKP de hükümet kurulmasından yana' şeklindeki değerlendirmesine katılıp katılmadığı sorulan Koç, "Her ne kadar birileri bu süreç çözümsüz kalsın, ekonomik sıkıntılarla biraz daha ağırlaşsın hatta dış politikanın önümüze getireceği birtakım saçma sapan girişimleri de bana imkanlı kılsın ve ben tekrar seçime giderken bazı kozlar elde edeyim, beklentisinde olanlar olabilir dedim. Sayın Davutoğlu'nun sırtındaki bagajlardan kurtulmak istediğini düşünüyorum" diye yanıt verdi.

"CHP HÜKÜMETİ KURMAKLA GÖREVLENDİRİLECEK ÖNEMLİ AKTÖRLER ARASINDA OLACAKTIR"

Koalisyon için hangi partilerin birbirilerine daha yakın olduğu konusundaki düşünceleri sorulan Koç, "Biz konumumuzu ifade ettik. 7 Haziran sonrasında olması gerekeni, milletin talepleri doğrultusunda nasıl şekillenmesi gerektiğini ifade ettik. Olmadığını gördük. Kapıları kimlerin kapattığını gördük. Milli iradeyi tasnif edercesine ben onu kabul etmem, o öteki; diyenleri gördük. Bugün geldiğimiz nokta da o tutumun Meclis başkanlığı seçimine de yansımasından sonra AKP ile olabilecek bir koalisyonu ancak olanaklı kıldığını söyledim. CHP olarak da bu noktada tutumumuzu pozitif olarak biz hiç bağırmadık, her şeye karşıyız demedik, bir tespit yaptık. CHP, önümüzdeki süreçte hükümeti kurmakla görevlendirilecek önemli aktörler arasında olacaktır, dedik. CHP hiçbir zaman siyasi çözümsüzlüğün adresi olmayacaktır, dedik" diye konuştu.

"CHP'YE YÖNELTİLEN SAÇMA SAPAN LAFLAR HAKKINDA YORUMU NE ONU MERAK EDİYORUM"

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Çinlilere yapılan saldırıyla ilgili 'Gözleri çekik, nasıl ayırt edeceksiniz? Ne fark var?' açıklamaları sorulan Koç, Bahçeli'den Halaçoğlu'nun sözleri hakkında açıklama beklediğini belirterek şunları kaydetti: "Bir siyasi partinin genel başkanı hakkında yorumda bulunmak istemiyorum. Sadece partisinin grup başkanvekili tarafından CHP'ye yöneltilen saçma sapan laflar hakkında yorumu ne onu merak ediyorum. Çekik göz, büyük göz ya da kapalı göz o konulara girmek istemiyorum. Onlar ayrı"

"YENİ GÜÇ DENGESİNİN TÜRKİYE'NİN İDARESİNE MUTLAKA YANSITILMASI GEREKİYOR"

RTÜK'teki üye dağılımının değişmesi konusundaki düşünceleri sorulan Koç, "Her türlü devlet gücünü, tek başına iktidarmış, arkasında parlamento çoğunluğu varmış gibi kullanmaya gayret eden bir yapı. Bunun için de süre uzatan bir yapı. Sanıyorum bir üyenin yenilenmesi için kura çekilecek. Hukuki görüşler de alındı. Bir an önce bunun uygulamaya geçmesi gerekiyor. Sadece RTÜK değil, birçok alanda artık yeni güç dengesinin Türkiye'nin idaresine mutlaka yansıtılması gerekiyor" dedi.


Flaş Yeniçağ Gazetesi'ne silahlı saldırı düzenlendi

Yeniçağ Gazetesi'nin İstanbul Yenibosna'da bulunan binasına kar maskeli silahlı bir grup tarafından saldırı düzenlendi

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya serbest bırakıldı

HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya bugün OHAL protestosundan polis ekipleri tarafından alınarak adliyeye götürülmüştü. Tüm işlemlerin ardından Kaya serbest bırakıldı.

İstanbul'da terör savcısına düzenlenen suikastı Mehmet Selim Kiraz'ın katili üstlendi

MİT Tırları davası ve Fetullahçı Terör Örgütüne yönelik soruşturmayı yürüten savcı Evliya Çalışkan'a yönelik düzenlenen suikast girişimini Mehmet Selim Kiraz'ın katili olan DHKP-C üstlendi.