İngiliz basını özetleri, 16 Ekim 2015

İngiliz basını

İngiliz basınında bugün öne çıkan başlıca konular arasında Avrupa Birliği liderlerinin dün göçmen krizi gündemiyle yaptığı toplantı ve Türkiye- Kürt çatışması yer alıyor

Independent'ın İstanbul'daki muhabiri Zia Weise, Ankara'da Cumartesi günü Barış Mitingi'ne düzenlenen saldırıyla ilgili haberinde dikkatleri Adıyaman'daki İslam Çay Ocağı'na çekiyor.Şikayetler üzerinde geçen yıl sonunda kapatılan olan İslam Çay ocağı Ankara'daki saldırıyı gerçekleştirdiği düşünülen Yunus Alagöz ve Suruç'taki saldırıyı gerçekleştiren kardeşi Abdurrahman Alagöz tarafından işletiliyordu.Haberde çay ocağının IŞİD'inburayı 'terörist toplamak' için kullandığı, Haziran ayında HDP mitingine saldırı düzenleyen Orhan Gönder'in de buranın müşterilerinden olduğu; Ankara'daki saldırının diğer faili Ömer Deniz Dündar'ın da Adıyamanlı olduğu belirtiliyor.Muhalefet ve yakınlarını kaybedenlerin hükümeti güvenliği sağlayamamakla eleştirdiğini hatırlatan Weise, Türkiye'deki gazetelerin bu çay ocağıyla ilgili haberleri iki yıldır gündeme getirdiğine dikkat çekiyor:"Bir intihar saldırganının ailesi polise gidip uyarıda bulundu, oğullarının tutuklanmasını istedi. Polis sadece ifadelerini alıp aileleri geri gönderdi."

'AB zirvesinde hava kasvetliydi'
Guardian dün yapılan AB liderler zirvesi ile ilgili haberinde, zirvenin kasvetli ve gerilimli bir havada geçtiği yorumunu yapıyor.Gazeteye konuşan Avrupalı yetkililere göre, sonunda bir eylem planı üzerinde anlaşılan zirvenin asıl amacı, "Büyük bir tartışma ve liderler arasında atışmadan kaçınmaktı". Üst düzey bir AB yetkilisi de zirvede büyük bir karar almayı hedeflememiş olduklarını söylüyor.Haberde Türkiye ile AB arasında kısa vadede anlamlı bir anlaşma yapılabilmesi ihtimalinin de zayıf olduğu belirtiliyor.Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk'ın da göçmen kriziyle mücadele konusunda kötümser göründüğünü belirten Guardian, Tusk'ın "Alacağımız kararların yeni bir göçmen akınını durdurmaya yetip yetmeyeceğini kendimize sormalıyız" dediğini aktarıyor.

"Vize serbestliği gerçekleşmeyebilir"
Financial Times, AB liderlerinin kabul ettiği eylem planının 'Türkiye'nin uzun yıllardır talep ettiği bir çok "cazip madde" içerdiğini' belirtiyor.Gazete AB liderlerinin son yıllarda "ürpertici otoriter tavırları nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tepeden baktıklarını" ancak göçmen kriziyle birlikte bu tutumun tersine döndüğünü vurguluyor.Ancak gazeteye göre, özellikle vize serbestliği konusunun gerçekleşmesi pek mümkün değil:"Üye ülkeler arasında Türkiye'ye iş birliği için bir bedel ödeme isteği yüksek olsa da, üst düzey yetkililer Schengen vizesi serbestliğinin belki de hiç gerçekleştirilemeyebileceğini belirtiyor"Gazete Türkiye'nin, üyelik müzakereleri sürerken vize kolaylığı sağlanmayan tek aday ülke olduğuna dikkat çekiyor.Haberde, Kıbrıs'ın başını çektiği bazı ülkelerin, göçmen krizi konusunun Türkiye'nin AB üyeliği ile ortak ele alınmasına karşı olduklarını vurguluyor.Yol haritasında yer alan vize serbestliği konusunun birçok siyasi ve teknik koşula bağlı olduğu, bu koşullardan birinin Kıbrıs'ın Türkiye tarafından tanınması olduğu hatırlatılıyor.

'Bomba yapım kılavuzu bulunduran öğrenciye terör suçundan ceza'
Guardian gazetesi, internetten bomba yapımını anlatan dökümanlar indirmesinin ardından, 16 yaşındaki İngiliz bir kız öğrenci hakkında hapis cezası içermeyen mahkumiyet kararı verildiğini duyuruyor.Manchester kentinde yaşayan ve "intihar saldırılarına dair takıntısı olduğu" söylenen öğrencinin, mahkemede yaptıkları için pişman olduğunu dile getirdiği belirtiliyor.Öğrencinin Avustralya'daki Anzak günü kutlamalarına saldırı planlamaktan tutuklanan 14 yaşındaki İngilizle iletişim içinde olduğu ve binlerce mesaj gönderdiği de belirtiliyor.Öğrenciye verilen ceza, İngiltere'de çocuk mahkemelerinde terörizm suçundan verilen ilk ceza.

Cockburn: ABD ile Türkiye'nin arası Kürtler yüzünden açıldı
İngiliz Independent gazetesinin tecrübeli Orta Doğu muhabiri Patrcik Cockburn, Türkiye'de PKK ile çatışmaları ve seçim öncesi havayı değerlendirdiği yazısında, Kürtlerin Washington ile Ankara'nın arasını açtığını belirtiyor.Yorum yazısı Türk hükümetinin Rusya ve ABD'nin Ankara Büyükelçilerini ayrı ayrı Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak, ülkelerinin Suriyeli Kürtlere verdiği destekten şikayet ettiğini hatırlarak başlıyor.'Her alanda düşman olan ABD ve Rusya'nın, PKK'nın Suriye'deki koluna (YPG) yardım noktasında birleştiğini' belirten Cockburn, bu iki ülkenin desteğiyle birlikte, Türkiye ordusunun Kürtlerin kontrol alanını genişletmesini engellemesinin imkansız olduğunu ifade ediyor.Cockburn, geçen ay Independent'a konuşan bir Demokratik Birlik Partisi (PYD) yetkilisinin verdiği bilgiye göre yaklaşık 50 bin YPG'li olduğunu hatırlatıyor ve "YPG Suriye'de IŞİD'e karşı en etkili mücadeleyi veren grup olarak kabul ediliyor" diyor. ABD'nin YPG'ye yaklaşık 120 ton silah ve cephane gönderdiğine de dikkat çekiyor.Yazıda Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun bu silah sevkiyatını eleştirerek, silahların PKK'nın eline geçerek Türkiye'ye yöneleceğini söylediği, "Türkiye'ye savaş açmış olan bir terör örgütüyle iş birliğini asla kabul edemeyiz" dediği belirtiliyor.Türkiye ile Suriye arasındaki yaklaşık 900 kilometrelik sınırın yarısının YPG'nin elinde olduğunu yazan Cockburn, Kürtlerin şimdi de IŞİD'in elinde kalan son sınır kenti Cerablus'u almaya çalışacaklarını yazıyor.Deneyimli gazeteci Türkiye'de 7 Haziran genel seçimlerinin sonuçlarını hatırlattıktan sonra, yazısına şöyle devam ediyor:Temmuz'da Türk ordusu Türkiye ve Irak'taki PKK hedeflerine yönelik operasyonlarına yeniden başladı. Ondan sonra da Türk- Kürt ilişkileri hızlı bir şekilde bozuldu ve Ankara'da 100 kişinin öldüğü saldırıyla doruğa çıktı".Saldırının ardından Kürtlerle Türklerin daha da kutuplaştığını belirten Cockburn, Türkiye- İzlanda futbol maçı öncesinde Ankara'da ölenler için yapılan saygı duruşunu protesto eden Türk taraftarlar olduğuna dikkat çekiyor.

Yazı şu tespiterle sonlanıyor:"1 Kasım'daki seçimin sonucu ne olursa olsun, Türk hükümeti ve Kürtler arasındaki savaş daha da kızışacak. Suriye'nin kuzeydoğusundaki yarı federal devletin kontrolünü elinde tutan PKK'nın ABD ve Rusya ile arası iyi. Rusya, İran ve ABD'nin Suriye'deki savaşa daha da müdahil olmasıyla, Türkiye'nin buradaki etkisi giderek azalıyor. Ankara ise en önemli sınavını, PYD, ABD ve Rusya'nın da desteğiyle, Halep ile Türkiye'yi bağlayan kara yolunu ele geçirmek için bir saldırı yaparsa verecek."

'Dövmeli kişiler daha asabi'
Times gazetesinde yer alan bir araştırmada, vücudunda dövme olan insanların toplumun geri kalanına kıyasla daha sinirli bir yapıya oldukları iddia edildi.İngiliz sosyal bilimciler tarafından yapılan araştırmanın sonuçları Body Image dergisinde yayımlandı.Araştırmacılar "Toplumda dövme genel olarak daha asabi olarak yaftalanmış mahkumlar, motosikletçiler gibi aykırı kimliklerle bağdaştırılır. Ancak bu genel geçer yargıyı kanıtlayacak pek fazla deneysel sonuç yoktu" diyor.

97'si en az bir dövme sahibi 378 Londralı'nın katıldığı son araştırmada, deneklere "provoke edilirsem karşımdakine vurabilirim", "Beni rahatsız eden insanların suratına onlar hakkındaki bu fikrimi söyleyebilirim" gibi önermelere ne kadar katıldıkları soruldu ve 1'den 10'a kadar puanlandırmaları istendi.

Dövmesi olanların sözlü ve fiziksel şiddet içeren bu cümlelerde "daha çok puan topladığı" görüldü.Araştırmayı yürüten Viren Swami "Bu kişiler olumsuz bir duygusal olay yaşadıklarında, meydan okuyan bir tavırla karşılık vermeye daha yatkın. Dövme yaptırmak asi bir hareket olarak algılanıyor. Daha genel anlamda dövme meydan okuma ve karşı koyma anlamına geliyor" diyor.


İngiliz basını özetleri, 2 Aralık 2016

İngiltere basınında bugün Türkiye'nin Suriye iç savaşındaki rolü konusu işleniyor

İngiliz basını özetleri, 1 Aralık 2016

Halep'e yönelik saldırılar, İngiltere'de Bretix süreciyle ilgili haberler İngiltere basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

İngiliz basını özetleri, 30 Kasım 2016

Halep'e yönelik saldırılar ve Suriye rejiminin elinde 500 kişinin olduğuna dair iddialar İngiliz basınında öne çıkan başlıca haberler olarak karşımıza çıkıyor