İngiliz basını özetleri, 18 Kasım 2015

ingiliz basını

İngiliz basınında Paris saldırılarıyla ilgili haberler yer almaya devam ediyor

Birçok İngiliz gazetesinin birinci sayfasında dün akşam Londra'daki Wembley Stadyumu'nda oynanan İngiltere-Fransa maçına dair kareler var.Karşılaşmadan önce Fransa milli marşı La Marseillaise hem Fransız, hem de İngiliz taraftarlarca hep bir ağızdan söylendi.Paris saldırılarının ardından ilk kez sahaya çıkan Fransa milli takımına İngiliz taraftarlar da destek verirken, Fransız milli marşının sözleri dev ekranlara yansıtıldı.Tüm taraftarların Fransa bayrakları açtığı milli marş sırasında, stadyumun ışıkları da Fransız bayrağının mavi, kırmız, beyaz renklerine büründü.

'Kıta diken üzerinde'
Independent birinci sayfasında İngiliz ve Fransız futbolcuları sahada omuz omuza Fransız ulusal marşını söylerken gösteren fotoğrafın altındaki haberine "Korku yayılırken, kıta diken üstünde" başlığını atıyor.Haberde Hannover kentinde Almanya ve Hollanda arasında oynanması planlanan maçtan hemen önce stadyumun bomba korkusu nedeniyle boşaltıldığı, kentteki tren istasyonunun da bomba şüphesi nedeniyle bir süre kapalı tutulduğu belirtiliyor.Paris saldırılarına geniş yer veren bir başka gazete Times da, saldırıların planlayıcısı olduğu belirtilen Abdülhamid Aboud'un ABD'nin insansız hava aracı saldırılarıyla öldürülecekler listesinde olduğunu yazıyor.

'Planlayıcı saldırı listesindeydi'
Gazete Fransa'nın ilk olarak geçen Eylül ayında Suriye'ye insansız hava araçları yazdığını söyleyen gazete, Fransa Cumhurbaşkanı Francois Hollande'ın o dönem "Suriyede başta Fransa olmak üzere çeşitli ülkelerde saldırılar planlandığına dair kanıtımız var" dediğini hatırlatıyor ve Hollande'ın bu sözleriyle büyük ihtimalle Aboud'u kast ettiği yorumunu yapıyor.

Times başyazılarından de birinde saldırıların ardından ortaya çıkan yeni jeo-politik eksene dikkat çekiyor. Gazete, Amerikan liderliğinin olmadığı bir ortamda Fransız - Rus ittifakının Ortadoğu'nun kaderini belirleyebileceğini söylüyor. Dikkat çeken satırlar şöyle;
Fransız-Rus ekseni

"ABD hala Batı değerlerinin vazgeçilmez savunucusu ancak Suriye'nin geleceğini belirleyecek stratejik düşünceden geniş anlamda yoksun. Obama hafta sonu Putin ile yaptığı yarım saatlik görüşmede ricacı taraftı. Elinde bir planı olan Rus lider. Görünüşte plan barış görüşmeleri, Beşar Esad iktidarının müzakerelerle sona ermesi ve IŞİD'i yenmek için bir gönüllüler koalisyonu kurulmasından oluşuyor. Batı bu koalisyonun liderliğini Rusya'ya hükmen kaptırmaya tehlikeli şekilde yakın. Arap Baharı'ndan bu yanaki dört yılda Obama'dan gelen tek bir tutarlı tepki vardı. Şüphe duyduğunda 'Ortadoğu halkları kendi kaderlerini belirlemeli' temelinde geri adım attı. Uygulamadaysa teröristler ve rövanşist diktatörler galip geldi. Putin uluslararası hukukun tüm kurallarını ihlal ettikten sonra sıradışı bir diplomatik geri dönüş yapmak için şansını kullandı. Fransa cihatçılara karşı mücadelede Mali'den Sahel'e en çok asker veren Batılı güçlerden. ABD ve İngiltere'nin Fransa'ya katılıp Suriye'deki finale bir Batı damgası vurması için geç değil. Bunu yapmaları da önemli. Ancak zaman azalıyor."

Cameron Suriye'de de IŞİD'i bombalamak istiyor
Daily Telegraph da manşetinde İngiltere Başbakanı David Cameron'ın Suriye'deki IŞİD hedeflerini bombalamaya hazır olduğunu yazıyor. Gazete Cameron'ın Noel tatiline dek saldırılara başlayabilmek için Avam Kamarası'nda bir oylama yapmayı planladığını belirtiyor. Cameron'ın "İngiltere'nin yılanın başını hedef alması gerek" diyerek IŞİD'in kalesi Rakka'ya saldırılara işaret ettiği vurgulanıyor.

Gazete oylamada iktidardaki Muhafazakâr Parti'den 20 kadar fire olabileceğini, ancak ana muhalefetteki İşçi Partisi'nden 30 kadar milletvekilinin evet diyebileceğini de söylüyor.

Fisk: IŞİD'in akıl hocalarına dokunulmayacak
Independent'ın deneyimli yazarlarından Robert Fisk de bugünkü yazısında hedefine Suudi Arabistan'ı Riyad yönetimiyle silah ticareti yapan Batılı ülkeleri koyuyor. Fisk "IŞİD'le sözde savaş krallığa silah satışına engel olmayacak" diyor. Fisk şöyle devam ediyor;"IŞİD'in Paris katillerine Sunni- Vahabi öğretiyi ödünç veren ülke Francois Hollande'ın savaş söylemlerine hiç aldırmayacak. Suudiler bunların hepsini daha önce duymuştu. Bu yeni Dünya Düzeni hikâyesi ta 1991'e George W.Bush'un Ortadoğu için üretebileceğini hayal ettiği Hitlervari Ortadoğu ifadesi 'Barış vahası' terimine kadar gidiyor. Silahsız refahın olduğu, kılıçların saban demirine ya da en azından daha büyük petrol tankerlerine ve daha uzun petrol boru hatlarına dönüşeceği bir yer. Barack Obama'nın Suudi Arabistan'ın dini monarşisini disipline edeceğini düşünüyorsanız, ABD'nin krallığın gaddarlığını kontrol altına almakla çok da ilgilenmediğini fark etmek için 79 yaşındaki Kral Salman ile 1,29 milyar dolarlık silah satış anlaşmasına bakın. Fransa ise Suudi Arabistan ile karlı silah anlaşmalarıyla daha çok ilgili. Hollande hala ümitsizce krallığın başlıca silah tedarikçisi olma unvanını ABD'den almaya çalışıyor. Hollande hala IŞİD ile savaşta olduğunu düşünebilir, ancak sözde halifeliğin ruhani akıl hocalarına dokunulmayacak"


İngiliz basını özetleri, 9 Aralık 2016

İngiliz gazetelerinde Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın, Suudi Arabistan'a yönelik açıklamaları İngiliz basınında geniş yankı uyandırıyor

İngiliz basını özetleri, 8 Aralık 2016

İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın siyasi tutumu,İngiliz polisinin cinsel istismar yaptığını ve Bretix süreci bugün İngiliz basınında öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

İngiliz basını özetleri, 7 Aralık 2016

İngiliz gazetelerinde Avrupa Birliği'nden çıkış süreci (Brexit) tartışmaları bugünün de gündemi olmaya devam ediyor