İngiliz basını özetleri, 1 Mart 2016

İngiliz basını

İngiltere basınında bugün öne çıkan başlıca önemli konular arasında Uluslararası Kriz Grubu (ICG) Başkanı Jean-Marie Guehenno'nun Türkiye'yle ilgili yazısı ve İran seçim sonuçları yer alıyor

Uluslararası Kriz Grubu (ICG) Başkanı Jean-Marie Guehenno, Guardian gazetesine Türkiye ve Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin bir makale yazdı.

"Suriye'yi kurtarmak için Türkiye'yi feda etmeyin" başlıklı yazıda Ankara'da askeri lojmanın hedef alındığı ve 28 kişinin hayatını kaybettiği intihar saldırısı da hatırlatılarak "Türkiye, çok yönlü krizlere sürükleniyor. Batı'daki dostları müdahale etmeli" deniyor.

Yorum yazısında özetle şu ifadeler yer alıyor:

"ABD ve AB ile olan dostluğu giderek daha kırılgan hale gelen ülke şimdi de tarihi düşmanı Rusya ile kanlı bıçaklı."

"Ankara'da dolaşan en korkunç senaryolarda bile 14'üncü Rus-Türk savaşı, Türk toplumundaki eşi benzeri görülmemiş kutuplaşma ve Suriyeli mülteci dalgasının devamı konuşuluyor."

"Tüm sorunlarına rağmen, Rusya ile Batı ve Orta Doğu ile Avrupa arasındaki bugünün gergin jeopolitik fay hatları için istikrarın çapası olan Türkiye'ye odaklanma vakti geldi."

"Türkiye'nin çok cepheli krizinin bazı kısımlarına, yönetimin kendisi sebep oldu. Fakat ülkeyi aşağı çeken bu kısır döngünün tersine çevrilmesi için Türkiye'nin dostlarının büyük bir müdahalesi gerekiyor. Gerek üst seviyelerde ortak ziyaretler aracılığıyla, gerekse de mülteciler için mali destek veya sahadaki eylemleriyle. En azından Batı tarafında, ABD ve Avrupa'nın gerçek çıkarları, her zaman olduğu gibi Türkiye ile devamlı, birbirine bağımlı ve istikrarlı bir ortaklığa dayanıyor."

Uluslararası Kriz Grubu Başkanı Guehenno, Türkiye'nin sorunlarının bağlam içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtip ekonomisinin hala güçlü olduğunu, Avrupa'da son beş yılda en iyi hava yolu seçilen Türk Hava Yolları'nın başarısıyla İstanbul havaalanının hareketli olduğunu yazıyor ve Türk devletinin, tarihin de gösterdiği üzere topraklarını hiçbir başka güce terk etmeyeceğini ifade ediyor.

Orta Doğu'daki gelişmelere ilişkin olarak da, Batı'nın 2003 yılında Irak işgaline ve 2011 yılında Libya bombardımanına Ankara'nın karşı çıktığı hatırlatılıyor fakat Türkiye'nin Suriye'de Beşar Esad rejimine yönelik ise dönüşü olmayan bir şekilde tepki gösterdiği belirtiliyor. Makalede "Tarih, Batı'nın Ankara'yı göz ardı etme ve Suriye'de erken ve keskin eyleme geçmeme kararını da sert bir şekilde yargılayabilir" deniyor.

Suriye'nin kuzeyinde de tehlikeli bir dönüm noktasında olunduğuna dikkat çeken Uluslararası Kriz Grubu Başkanı, Türkiye'nin Kürt savaşçılar, Rusya ve İran'dan gelecek güçlüklerle karşı karşıya olduğunu yazıyor.

İngiliz 'dilenci' yılda 130 sterlin topluyor

İngiltere'nin Wolverhampton şehrinde 'profesyonel bir dilencinin' yılda 130 bin sterline (yaklaşık 537 bin TL) yakın para topladığı ortaya çıktı.

Dilenci olarak bölge halkından para isteyen kişinin, sahibi olduğu halde kendisini 'evsiz' olarak tanıttığı belirtildi.

The Daily Telegraph gazetesinde yer alan habere göre Wolverhampton'da yerel yönetim konseyinin çevreden sorumlu yetkilisi Steve Evans, bu kişinin bölge halkından bir günde 500 sterlin (2.066 TL) son beş günde de 2.500 sterlin (10.326 TL) topladığını söyledi.

Yılda 130 bin sterline denk gelen bu meblağ, İngiltere Başbakanı David Cameron'un maaşından yalnızca 12 bin sterlin eksik.

Gazeteye konuşan İşçi Partisi üyesi Evans, şehirdeki dilencilerin çoğunun evsiz olmadığını ve yalnızca alkol parası için dilendiklerini söyledi.

Evans, günde 500 sterlin toplayan kişiyle ilgili "Evsiz olmadığını biliyorduk. Kayıtlı bir adresi var ve nispeten iyi bir evde yaşıyor. Yoğun saatlerde şehir merkezinde bütün gün öyle oturmaktan memnun görünüyor" dedi.

Gazetenin haberine göre aynı şehirde ismini vermek istemeyen bir dilenci de mağdur olmaktan korktuğunu söyledi:

"İnsanların bu tip olaylar nedeniyle bana para vermemelerinden kaygılanıyorum. Aramızdan bazıları gerçekten evsiz ve paraya ihtiyaçları var. Alkol için değil, geceleri başımızı bir yere sokabilmek ve yemek alabilmek için. Bazılarının bizim adımızı kötüye çıkarmaları çok üzücü. Bazıları ise yalnızca dolandırıcı."

İran ve reformlar

İngiltere gazetelerinde İran seçimlerinin ardından ülkedeki gelişmelere ilişkin haberler ve analizler de öne çıkıyor.

Independent gazetesinin muhabiri Kim Sengupta, İran'ın 'Şii Vatikan'ı olarak bilinen Kum'dan izlenimlerini yazıyor.

Muhafazakarların güçlü olduğu Kum'da seçimlerde reformcuların öne çıkmasıyla 'İslam Cumhuriyeti'nin tehlikede olduğu' görüşün hakim olduğunu belirten yazar, şehrin reform istemediğini belirtiyor.

Guardian gazetesinden Ian Black de İran'la ilgili kaleme aldığı analize "Değişim rüzgarları ama büyük reformlar çok olası değil" başlığı atıyor.

Analizde İran'da gücün hala dini liderlerin elinde olduğu ve meclisin 'ikinci güç' olarak kaldığı yorumu yapılıyor.

'Sağlıklı kent' projesi

The Times gazetesinin manşetinde, İngiltere'de daha uzun ömürlü bir yaşam için 'sağlıklı kentler' oluşturulacağı yazıyor.

Habere göre, İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi'nin ilk defa şehir planlamasına başlamasıyla beraber ülke genelinde 200 bin kişiye yeni konutlar inşa edilecek.İnşa edilecek evlerde kablosuz internet ağı sistemi kurulacak ve yaşı ileri olan bölge sakinlerinin bakıcılarıyla ve birbirleriyle iletişim halinde olmaları sağlanacak. 'Bunama'ya karşı da bireylerin yönlerini bulmaları için yollara daha fazla işaret konulacak.Okulların çevresine de fast food restoranların açılmaması teşvik edilecek.Konut ve bölgelerle ilgili ayrıntılı planın altı ay sonra açıklanması bekleniyor.


İngiliz basını özetleri, 2 Aralık 2016

İngiltere basınında bugün Türkiye'nin Suriye iç savaşındaki rolü konusu işleniyor

İngiliz basını özetleri, 1 Aralık 2016

Halep'e yönelik saldırılar, İngiltere'de Bretix süreciyle ilgili haberler İngiltere basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

İngiliz basını özetleri, 30 Kasım 2016

Halep'e yönelik saldırılar ve Suriye rejiminin elinde 500 kişinin olduğuna dair iddialar İngiliz basınında öne çıkan başlıca haberler olarak karşımıza çıkıyor