İngiliz basını özetleri, 16 Mart 2016

İngiliz basını

İngiliz basınında bugün AB-Türkiye anlaşmasının tehlikede olduğu yazıyor

İngiliz Independent gazetesinin bugünkü manşeti, "Rusya, Esad'dan kurtulmaya hazır".

Independent, Batılı diplomatların, Rusya lideri Vladimir Putin'in Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a yönelik tavrını değiştirdiğine inandıklarını bildiriyor.

Gazeteye konuşan diplomatlara göre Putin, Suriye'de 5 yıldır süren iç savaşa son verecek bir barış anlaşması kapsamında Esad'ı gözden çıkarma niyetinde.

Independent'ın Cenevre'deki muhabiri Laura Pitel'in imzasını taşıyan haberde, Putin'in sürpriz bir kararla, ülkesinin Rusya'daki askeri misyonunu başarıyla tamamladığını duyurduğu hatırlatılıyor.

Gazeteye konuşan ancak adları açıklanmayan Batılı diplomatların tahmini ise "Putin'in Esad'ı feda etmeye hazır olduğu" şeklinde.

Bu diplomatlardan biri şunları söylemiş:

"Putin'in Esad'a sürekli bir bağlılığı olmadığını anlıyoruz. Ruslar, Esad'ın istikrarsızlaştırıcı bir güç olduğunu biliyorlar. Eğer Suriye'de barışçıl bir geçiş dönemi olacaksa, Esad görevde kalmayacak."

Batılı yetkililer bu duruma karşın Rusya'nın Suriye'deki askeri varlığının, hava saldırılarına başladığı Eylül ayından önceye kıyasla daha fazla olacağını tahmin ediyor.

Independent'taki haberde vurgulanan diğer noktalar; Rusya'nin Suriye'de, Hmeymim'deki hava ve Tartus'taki deniz üssünü muhafazası ile güçlü füze savunma sistemi S-400'le ülkenin hava sahasını kontrol edecek olması.

'6 ay içinde Suriye'de barışgücü askerleri olabilir'

Cenevre'de Pazartesi günü başlayan Birleşmiş Milletler yetklilileri son gelişmelerden memnun.

ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de, dünyanın Suriye'de barış yolunda "çok önemli bir aşamaya" geldiği kanısında ve önümüzdeki hafta Moskova'ya gidecek.

Bu noktaların da vurgulandığı Independent'taki haber, şu satırlarla noktalanmış:

"Cenevre'deki yetkililerin ve katılımcıların, Rusya'nın sürpriz açıklaması karşısında serseme döndükleri yönünde işaretler vardı. Muhaliflerin kaldığı dört yıldızlı otelde delegasyonun bazı üyeleri Putin'in Pazartesi günü yaptığı açıklamayı duıyduklarında gözyaşlarına boğuldu.

"Bir yetkili, uluslararası barış gücü askerlerinin 6 ay içinde bile Suriye'de olabilecekleri ihtimalininden bahsetti."

Rus büyükelçi: Teröristleri Suriye'den attık

İngiliz gazetelerinde bugün konuyla ilgili diğer bazı yorumlar da şöyle:

"Ne kadar karışık ve gergin şekilde olursa olsun, Rusya ve ABD'nin ağırlığı, Suriye'de şiddetin azaltılmasına yardımcı oldu." (Independent gazetesinin tecrübeli Orta Doğu muhabiri Patrick Cockburn)

"Teröristleri Suriye'den attık ve barış görüşmelerinin başlamasına yardımcı olduk." (Independent gazetesine yazan Rusya'nın İngiltere Büyükelçisi Alexander Yakovenko)

"Rusya'nın Suriye'deki girişimi, Putin'in reformdan geçirdiği ordu açısından bir başarı olarak görüldü ve göklere çıkarıldı." (Guardian gazetesinin Moskova muhabiri Shaun Walker)

Image copyrightRIA Novosti"Rusya zafer ilan ediyor ancak eylemleri (IŞİD'le mücadeleye) büyük zarar verdi." (Guardian'ın başyazısından)

"Putin'in Suriye'deki büyük kumarı Moskova için sonuç getirdi. Top artık Şam'ın sahasında ve Rusya artık Orta Doğu'da belirleyici bir aktör." (Guardian'a yazan gazeteci Jonathan Steel)

'Putin Suriye'de Batı'yı şaşırttı'

"Değişken Putin, Suriye'de Batı'yı şaşırttı. Rus lider, Esad'ın Suriye'de uzun vadede bir geleceği olmadığı sonucunu çıkarmış olabilir." (Financial Times gazetesinin dış haberler editörü David Gardner)

"Rus liderin Suriye'deki 180 derecelik dönüşü hedeflerde değil sadece taktikte bir değişime işaret ediyor. Putin'in barış getiren bir kişi olduğunu düşünüp ona güvenmeyin." (Times gazetesinin diplomasi editörü Roger Boyes)

"Putin'in hareketi, Suriye'de barış anlaşmasına engel olmamalı." (Daily Telegraph gazetesinin başyazısından)

"Rusya'nın çekilmesi, IŞİD'in durdurulmasını sağlamıyor. Moskova kendi askeri çıkarlarını koruyor. Ancak terörizmle mücadelede başarısız olunması, bölgeyi istikrarsız şekilde bırakyor." (Daily Telegraph'ın savunma editörü Con Coughlan)

'AB-Türkiye anlaşması tehlikede'

Daily Telegraph gazetesi, mülteci krizinin çözümü amacıyla Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasında varılan anlaşmanın dün akşam itibarı ile tehlikede olduğunu yazmış.

Gazete bu duruma gerekçe olarak, Ankara'nın Brüksel'e "şantaj yaptığı" iddialarını ve Almanya'nın mültecilerin Türkiye'ye gönderilmeleri planına dayalı prensip anlaşmasına yönelik yasal endişeleri göstermiş.

Daily Telegraph'ın iç sayfalarındaki haber, gazetenin Avrupa editörü Peter Foster ile muhabirlerinden Matthew Holehouse'ın imzasını taşıyor.

Haberde, Kıbrıs'ın, Alman planına dayalı anlaşmayı veto etme tehdidinde bulunduğu, Fransa ve Çek Cumhuriyeti'nin Türkiye'yi "Avrupa'ya şantaj yapmakla" suçladığı, bazı Avrupalı yetkililerin de anlaşmanın yasadışı olduğunu kabul ettikleri belirtiliyor.

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Perşembe günü başlayacak AB zirvesi öncesi dün Lefkoşa ve Ankara'da temaslarda bulunmuştu.

Donald Tusk, prensip anlaşmasının AB'ye üye 28 ülkenin tümü ve birliğin tüm kurumlarınca onaylanması gerektiğini hatırlatmıştı.

'AB, müzakerelerden hasar alarak çıkacak'

Daily Telegraph'a konuşan AB'den üst düzey bir diplomatik kaynak, Cuma günü birlik üyesi ülkelerin Cuma günü uzlaşmalarının beklendiğini söylemiş. Ancak aynı kaynağa göre, AB müzakerelerden hasar alarak çıkacak, anlaşmanın nasıl uygulanacağının netleşmesi için de aylarca beklenmesi gerekecek.

İngiliz gazetesine konuşan Brüksel merkezli Avrupa Refırm Merkezi'nden göç uzmanı Camino Mortera-Martinez ise şu değerlendirmeyi yapmış:

"Bu anlaşma üzerinde yeterince durulmadı. Taraflar, anlaşmanın sonuçları üzerinde, koşullarını açıkladıktan sonra düşündüler. Oysa çok kısa süre içinde çözülmesi gereken çok fazla sorun var."

'Merkel, Tusk'ı küçük düşürdü'

Konuyla ilgili son gelişmelere ayrıca Financial Times iç sayfalarındaki bir haberde, Times ise başyazında değinmiş.

Financial Times gazetesindeki haberin başlığı, "Tusk, Türkiye ile varılan anlaşmaya yönelik sorunları gidermeye çalışıyor".

Gazete, Brüksel muhabirleri Peter Spiegel ve Alex Barker'ın imzalarını taşıyan haberde, Tusk'ın hem yasal sorunları aşmaya hem de Kıbrıs'ın öfekesini yatıştırmaya çalıştığını belirtiyor.

Financial Times, Tusk'ın bugün AB üyesi 28 ülkenin liderlerine yeni bir taslak anlaşma metni göndereceğine, "anlaşmanın yeniden dengelenmesi gerektiğini" söylediğine dikkat çekiyor.

Gazete prensip anlaşmasının Almanya Başbakanı Angela Merkel'in eseri olduğunu vurguluyor. Merkel'in, Tusk'ı, 2014'te mevcut görevini kabul etmesine ikna ettiğini ancak sonra iki liderin aralarının Merkel'in göç politikası yüzünden açıldığını da ekleyerek...

Financial Times'a konuşan ve adı açıklanmayan, Türkiye ile müzakerelere katılan Avrupalı bir liderin üst düzey danışmanı şunları söylemiş:

"Merkel Tusk'ı küçük düşürdü. Tusk hazırlıkları yaptı, önemli oranda ilerleme sağladı. Daha sonra Merkel onu bir kenara itti. Merkel, Tusk'ın bitirdiğini düşündüğü bir müzakereye başladı."

Financial Times'ın haberinde, Tusk'ın dün Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in yanında sarfettiği şu sözler de yer alıyor:

"AB, 28 üye ülkenin oluşturduğu bir birliktir. Kıbrıs da; Almanya, Fransa, Holanda ve birliğe üye diğer ülkeler kadar önemlidir."

Times: AB içinde daha fazla işbirliği gerekebilir

Times gazetesi ise başyazında AB ülkelerine kontrolsüz göçün önlenmesine ilişkin anlaşmanın hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Ancak gazeteye göre, nihai anlaşma için AB üyesi ülkelerin daha fazla işbirliği yapmaları ve birlik olmaları gerekebilir.

Başyazıda ayrıca

Türklerin sadece yüzde 10'unun pasaport sahibi olmasına karşın Türk vatandaşlarına vize muafiyetine sağlanmasına, Merkel'in partisinden bazı çevrelerin ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın karşı çıkmasından,

Türkiye'nin tanımadığı Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB'de veto hakkı olmasından,

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Garcia-Margallo'nun, göçmenlerin Türkiye'ye gönderilmesinin Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olacağını söylemesinden,

Bulgaristan Başbakanı Boyko Borissov'un, ülkesinin sınırlarını kapsamadığı gerekçesiyle anlaşmadan şikayetçi olmasından ve bu durumu Tusk'a bir mektupla iletmesinden söz ediliyor.

Times, başyazısını şu satırlarla noktalıyor:

"Nihai bir anlaşmayı, farklı öncelikleri ve kamuoyu baskıları olan AB üyesi 28 ülkenin tümünün kabul etmeleri gerek. Avrupa için bu noktaya gelmek bilr yaklaşık bir yıl aldı. En büyük siyasi engellerle de henüz karşılaşılmadı.

"Yaklaşık 2 milyon mülteciyi sınırlarında bulunduran Türkiye, tüm kartlara sahip gibi görünüyor. Ancak Ankara çok başlı bir yaratıkla müzakerelerde bulunmak zorunda. Bu yaratığın ağızlarından da aynı melodiler çıkmıyor olabilir. Çıkmaması halinde ise Avrupa projesi bir kez daha krizde demektir."


İngiliz basını özetleri, 2 Aralık 2016

İngiltere basınında bugün Türkiye'nin Suriye iç savaşındaki rolü konusu işleniyor

İngiliz basını özetleri, 1 Aralık 2016

Halep'e yönelik saldırılar, İngiltere'de Bretix süreciyle ilgili haberler İngiltere basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

İngiliz basını özetleri, 30 Kasım 2016

Halep'e yönelik saldırılar ve Suriye rejiminin elinde 500 kişinin olduğuna dair iddialar İngiliz basınında öne çıkan başlıca haberler olarak karşımıza çıkıyor