İngiliz basını özetleri, 11 Mayıs 2016

İngiliz basını

İngiliz basınında bugün öne çıkan başlıca konular arasında Independent'ın Gaziantep'ten izlenimleri ve AB-Türkiye anlaşmasına ilişkin bir haber yer alıyor

Independent muhabiri Kim Sengupta, Gaziantep'ten izlenimlerini aktardığı haberinde şehirde bulunan 350 bin Suriyeli mülteci için 'şiddet tehdidi sona ermedi' diyor.

Muhabir Gaziantep'te, radikal örgütlerin, istihbarat ajanslarının, insan, silah, yağmalanan sanat eseri ve petrol kaçakçılarının bulunduğunu yazıyor.

Haberde geçen hafta düzenlen intihar saldırısı da hatırlatılıyor.

Gazeteye konuşan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Murat Salim Esenli de Batı'yı şu sözlerle eleştiriyor: "Biz, Nato'nun kalıcı sınırlarını oluşturuyoruz kimse bize bunun için hakkımızı teslim etmiyor. Teröristlerle mücadele ediyoruz ve bu bizi koruduğu kadar Avrupa'yı da koruyor."

Independent'ın haberinde geçmişte Türkiye'nin Suriyeli İslamcı muhaliflere yardım ettiğine ilişkin suçlamalar olduğu da şu sözlerle aktarılıyor:

"Geçmişte, Türklerin Suriyeli İslamcı muhaliflere yardım ettiğine dair suçlamalar vardı. Bazen, Suudiler ve Katarlıların finanse ettiği silahların taşınması olarak ve bu, Gaziantep ve diğer sınır bölgelerinde radikal örgütlerin varlığı için bir faktördü."

Haberde Can Dündar ve Erdem Gül'ün MİT tırları haberleri nedeniyle hapis cezasına çarptırıldıkları da hatırlatıldı.

AB-Türkiye anlaşması

Guardian gazetesinde yer alan bir haberde, bir grup Avrupa Parlamentosu üyesi milletvekilinin, AB-Türkiye arasında varılan göçmen anlaşmasının uluslararası hukuka uymadığını söylediği yazıyor.

Anlaşma uyarınca Türkiye'ye iade edilen Suriye vatandaşı olmayan göçmenlerden 40'ıyla görüşen üç Parlamento üyesi, göçmenlere sığınma başvurusu yapma hakkı tanınmadığını iddia etti.

Guardian'ın haberine göre Avrupa Parlamentosu üyeleri Cornelia Ernst, Marina Albiol ve Josu Juaristi, Türkiye'nin kuzeyindeki iki göçmen merkezine yaptıkları ziyaret sonrası gazetecilere dağıttıkları raporda "Görüştüğümüz tüm mülteciler bize ne Yunanistan'da ne de Türkiye'de sığınma başvurusu yapma fırsatı tanınmadığını söyledi" dedi.

Raporda, "Hiçbiri şimdi ne olacağını bilmiyor, Türkiye'ye vardıklarından bu yana onlara hiç bilgi verilmemiş" dendi.

BM de daha önce AB ile Türkiye arasında varılan anlaşmanın uluslararası hukuka uymadığını duyurmuştu, Avrupa Parlamentosu üyeleri BM'nin ardından benzer görüşü dile getiren ilk bağımsız gözlemciler oldu.

Manchester'da IŞİD tatbikatı

Times gazetesinde yer alan bir habere göre, Manchester'da 'terörle mücadele' tatbikatı yapan polis teşkilatı IŞİD militanı kılığındaki intihar saldırganının 'Allahü Ekber' diye bağırmasına yönelik eleştiriler üzerine Müslümanlardan özür diledi.

Traffor Merkezi'nde düzenlenen tatbikatta, siyah giyinen bir saldırgan alışveriş merkezine girip elindeki bombayı 'Allahü Ekber' diyerek patlatıyor ve hemen yanında küçük bir patlama oluyor.

Yaklaşık 800 gönüllünün de katıldığı tatbikatta mağdur rolündekiler de yere yatıyor ve yardım çığlıkları atıyor.

Polis, olası bir saldırıya karşı birliklerini denemek için böyle bir tatbikat yaptıklarını söyledi.

Fakat, saldırganın 'Allahü Ekber' diye bağırması sosyal medyada tepki çekti.

İslamofobiyle mücadele kurulu Toplum Güvenlik Forumu da açıklamasında "Bu tip şeyler basmakalıp düşüncelere teşvik ediyor ve bizi daha fazla bölüyor. Bunlar, Müslüman karşıtı nefret suçlarını artıracaktır" dedi.

Manchester Belediye Başkanı ve polis ile suçtan sorumlu yetkili Tony Llyod tatbikata katılanların 'Allahü Ekber' diye bağırmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.

Polis de saldırıyı mümkün olduğu kadar 'gerçekçi' yapmak istediklerini belirtip "fakat sahte saldırı sonrası dini söylemlerde bulunmak kesinlikle kabul edilemez. Neden olduğumuz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz" açıklaması yaptı.

Usame bin Ladin'in oğlundan çağrı

Times gazetesinde yer alan bir haberde El Kaide'nin öldürülen lideri Usame bin Ladin'in oğlunun cihatçılara 'Avrupa'ya karşı birleşin' çağrısı yaptığı yazıyor.

Haberde, Pakistan veya Afganistan'da saklandığı düşünülen 23 yaşındaki Hamza bin Ladin'in yayınlanan ses kaydında Suriye'deki savaşın da "Filistin'in İsrail'den kurtarılması" için bir sıçrama tahtası olarak kullanılabileceğini söylediği aktarılıyor.

Hamza bin Ladin, babası Usame bin Ladin'in 2011'de ABD özel kuvvetleri tarafından öldürüldüğü karargâhta bulunmuyordu.

Times gazetesi, bu çağrıyla beraber El Kaide içinde Bin Ladin ailesinin yeniden liderlik koltuğuna geçebileceğine işaret ettiğini belirtiyor.

Usame bin Ladin'den sonra örgütün başına Eymen el Zevahiri geçmişti.

Hamza bin Ladin ses kaydında "İslam ümmeti, el Şam'da (Suriye'de) cihaeda odaklanmalı ve oradaki mücahitlerini birleştirmeli. Tüm dünyanın Müslümanlara karşı harekete geçtiği bir dönemde ayrılıklar ve tartışmalar üzerinde ısrar etmenin hiçbir bahanesi olamaz" diyor.

Zevahiri de daha önce benzer bir açıklama yapmış ve "Bugün birlik olmak ölüm kalım meselesi" demişti.

Usame bin Ladin'in evine düzenlene baskında ele geçirilen belgelerde, Bin Ladin'in veliahttı olarak oğlu Hamza'yı gördüğü belirtiliyordu.


İngiliz basını özetleri, 9 Aralık 2016

İngiliz gazetelerinde Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın, Suudi Arabistan'a yönelik açıklamaları İngiliz basınında geniş yankı uyandırıyor

İngiliz basını özetleri, 8 Aralık 2016

İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın siyasi tutumu,İngiliz polisinin cinsel istismar yaptığını ve Bretix süreci bugün İngiliz basınında öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

İngiliz basını özetleri, 7 Aralık 2016

İngiliz gazetelerinde Avrupa Birliği'nden çıkış süreci (Brexit) tartışmaları bugünün de gündemi olmaya devam ediyor