İngiliz basını özetleri, 1 Ağustos 2016

ingiliz basını

İngiliz gazetelerinde bugün Türkiye'deki darbe girişiminin ardından yaşananlar yazılıyor

"Darbeciler İstanbul ve Ankara sokaklarında tankları konuşlandırdığı gece, yaklaşık 5 bin kilometre uzaklıktaki Somali'deki Deva Hastanesi'nde çalışan Türk doktorlar gece mesailerine hazırlanıyordu" diye yazan gazete, günde 100 hasta tedavi eden hastanenin beş yıl önce bir Türk yardım kuruluşu tarafından kurulduğunu hatırlatıyor.

Ancak gazete aynı akşam Somali'nin en büyük bağışçılarından biri olan Türkiye'nin baskısı altında kalan Somali hükümetinin aynı akşam hastaneyi kapattığını belirtiyor.

Adının açıklanmasını istemeyen hastanenin sekiz Türk doktorundan biri "Şok olduk. Bize birçok kez burada ne kadar iyi bir iş çıkardığımızı söylüyorlardı. Bu nasıl olabildi?" diye soruyor.

Financial Times sorunun yanıtının Deva Hastanesi'nin kurucusu Kimse Yok mu derneğinin Fethullah Gülen bağlantısında yattığını vurguluyor. Gazete şöyle devam ediyor;

'Türkiye'ye zarar verir'

Darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sadece Türkiye'de Gülen Cemaati'yle bağlantılı olduğu iddia edilenleri tasfiye etmiyor, ayrıca dünya genelindeki ülkelere Gülen'le bağlantılı kurumaların üzerine gitmeleri için baskı yapıyor. Uzmanlar, çeşitli ülkeleri Ankara'yla iyi ilişkiler ve popüler okullarla hastaneler arasında seçim yapmak zorunda bırakmanın Türkiye'nin uluslararası ilişkilerine ve imajına zarar verdiği uyarısında bulunuyor"

Financial Times'ın görüşlerine yer verdiği Kadir Has Üniversitesi'nden Doç. Dr Ahmet Han da "Gülen hareketi bu ülkelerde onlarca yıldır kök saldı ve bu ülkelerin bazılarındaki sistemlere ve yapılara nüfuzu çok derinde. Bu tür yerlerde bu imajı silmek ve insanları gerçek yüzüne ikna etmek çok kolay bir iş olmayacak" diyor.

Eski Kırgız Bakan Edil Baisalov da Gülen bağlantılı okulların ülkesindeki Türk yumuşak gücünde önemli bir araç olduğunu vurguluyor ve "Bu ülkeye yakınlığımızın ve sempatimizin yüzde 90'ı, benim yeğenim de dâhil pek çok gencimizin bu okullarda eğitim görmesinden kaynaklanıyor. Buzu yörüngelerinden atarlarsa, Ruslar eminim çok mutlu olur. Erdoğan'ın istediği bu mu?" diye soruyor.

Azerbaycan'da da Gülen'le yapılan bir söyleşiyi yayınlamaya hazırlanan bir televizyon kanalının kapatıldığı ve Gülen bağlantılı bir üniversitenin yönetiminin değiştirildiği kaydediliyor.

Türkiye'nin bazı durumlarda el konan kurumların yönetimini devralmayı önerdiği belirtilirken, bu girişimin önüne yasal engeller çıkabileceği söyleniyor. Merkezi Türkiye'de bulunan ve kapatılmadan önce 100'den fazla ülkede 200 bin gönüllüsü olan Kimse Yok Mu Derneği'nin de uluslararası mahkemelerde dava açmaya hazırlandığı belirtiliyor.

Maryland'deki Loyola Üniversitesi'nden Gülen hareketi konusunda uzman Joshua Hendrick de, Ankara'nın Gülencilerin ülke dışındaki yerini doldurmakta büyük sorunlar yaşayabileceğini söylüyor.

Türkiye'deki değişiklikler

Hendrick "Gülen hareketinin dünya çapındaki faaliyetlerinin ne kadar geniş olduğu düşünüldüğünde, hükümetin böyle bir projeye girişecek kabiliyeti, kaynakları var mı? İşte bu konuda sınav verilecek" diye konuşuyor.

Times gazetesi Erdoğan'ın yaptığı değişikliklerle orduyu hükümetin kontrolü altına soktuğunu ve Yüksek Askeri Şura'ya ülke tarihinde ilk kez bakan atadığını yazıyor.

Gazete kuvvet komutanlıklarının Savunma Bakanlığına bağlandığı değişikliklerin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin özerkliğine son verme yönünde atılan yeni bir adım daha olduğu yorumunu yapıyor.

Daily Telegraph: Türkiye'ye sesinizi yükseltin

Daily Telegraph da değişiklikleri "Erdoğan daha sıkı denetim hamlesinde orduya diz çöktürdü" başlıklı bir haberle duyuruyor. Gazete ayrıca Erdoğan'ın önceki gün yaptığı açıklamalarda MİT ve Genelkurmayı da cumhurbaşkanlığına bağlamak istediğini söylediğini bildiriyor. Gazete başyazılarından birinde de Batılı ülkelere Türkiye konusunda seslerini yükseltme çağrısı yapıyor. Dikkat çeken satırlar şöyle;

"Seçilmiş bir liderin güç kullanılarak devrilmesinin kabul edilemez olduğu açık, ancak darbe girişimi Erdoğan'ın daha sonra gösterdiği tepkiyi meşru gösteremez. 18 binden fazla kişi gözaltına alındı, çok sayıda kamu çalışanı işten atıldı ve akademisyenlerin seyahatleri sıkı kısıtlamalar altında. Özellikle kaygı verense gazetecilere muamele. 17'si terör örgütüyle işbirliği yapmak suçlamasından hapse atıldı. Medyaya bu muamele darbe girişiminin de öncesine giden bu alandaki üzücü sicilin devamı. Erdoğan'ın Türkiyesi giderek artan oranda bağımsız gazeteciler için düşmanca bir ortama dönüşüyor

Erdoğan'ın politikalarını eleştiren Batılılara "kendi işlerine bakmaları gerektiğini" söylediğini vurgulayan Daily Telegraph şöyle sürdürüyor yazıyı;

"Maalesef bazılarının tam da bunu yaptığını gösteren işaretler var. Liberal demokrasiye bağlılığını ilan eden Avrupa Birliği sessiz. Birlik, AB'nin nakit yardımı karşılığında Ortadoğulu göçmenleri Avrupa dışında tutulması için Türk Cumhurbaşkanına bağımlı halde. Göçmen krizine bir çözüm gerekiyor ama Batı'nın burada tek amacı bu olamaz. Türkiye'nin akıbeti aynı zamanda Batı'nın da işi. Laik devleti erozyona uğrarken, siyasal İslam yükselirken ve Vladimir Putin'in Rusya'sıyla yakınlaşma olasılığı varken bütün bunlar Batı'nın çıkarlarına zararlı. Türkiye'nin kendisi için de kötü olduğunu söylemeye bile gerek yok. Batılı liderler de bunu söylemesi, daha yüksek sesle ve daha açık bir şekilde."

AIDS ölümlerinde artış uyarısı

Guardian'ın birinci sayfasında HIV-AIDS hastalığından ölümlerde büyük bir artış görülebileceği uyarısına yer veriliyor.

Gazete, Afrika'da hastalıkla mücadelenin başarısızlığa uğradığını, ilaçların gücünü kaybetmeye başladığını ve hastalık yayılırken mücadeleye ayrılan fonların düştüğünü söylüyor ve bu nedenlerle uzmanların AIDS'in bir kez daha kontrolden çıkabileceği uyarısında bulunduğunu yazıyor.

Yılda 1,5 milyon kişiyi öldüren hastalığın kurbanlarının sayısının artabileceğini bildiren gazete Prof. Peter Plot'un "AIDS'i 2030'a kadar bitirme' sloganının gerçekçi olduğuna inanmıyorum ve geri de tepebilir. Slogan her şeyin yolunda olduğu ve başka şeyler odaklanabileceğimiz mesajını veriyor. Hayır. AIDS hala dünyadaki en büyük katillerden biri" şeklindeki sözlerine de yer veriyor.


İngiliz basını özetleri, 8 Aralık 2016

İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson'ın siyasi tutumu,İngiliz polisinin cinsel istismar yaptığını ve Bretix süreci bugün İngiliz basınında öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

İngiliz basını özetleri, 7 Aralık 2016

İngiliz gazetelerinde Avrupa Birliği'nden çıkış süreci (Brexit) tartışmaları bugünün de gündemi olmaya devam ediyor

İngiliz basını özetleri, 6 Aralık 2016

Avrupa Birliği'nden çıkış (Brexit) sürecinin gidişatını belirleyecek Yüksek Mahkeme duruşması İngiliz basınında öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor