İngiliz basını özetleri, 10 Ağustos 2016

İngiliz basını

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Putin ile bir araya gelmesi İngiltere basınında geniş yer kaplıyor

Gazeteler ziyareti haberleştirirken editoryal görüş köşelerinde de bu yakınlaşmayı yorumluyor.

FT: Batı için Erdoğan'dan vazgeçmek için çok erken

Financial Times, Batı'nın Türkiye ile ilişkilerinde son dönemde yaşanan sorunların 15 Temmuz darbe girişimi ardından derinleştiğini, Erdoğan'ın Rusya ziyaretinin böyle bir dönemde gerçekleştiğini ve Türkiye'nin NATO ve AB'deki müttefiklerinin kaygı içinde olduğunu yazıyor.

Editoryal görüş köşesinde aktarılan yazıda, Batı'nın Türkiye'yle ilişkilerinde diplomatik bir ikilem içinde yer aldığı belirtiliyor özetle şu yorumlar aktarılıyor:

"Türkiye'nin NATO ve Avrupa'daki müttefikleri için kaygı duyacakları çok şey var. Darbeyi takip eden dönemdeki sıkı tedbirler (16 bin kişi tutuklandı, binlerce kişi kamu sektöründen temizlendi, medya organları kapatıldı ve Erdoğan idam cezasını geri getirme tehdidinde bulundu) Türkiye'nin uzatmalı AB üyelik arayışının canına okuyabilir.

"Amerikan karşıtı duygular ABD'nin, Türkiye'nin darbeden sorumlu tuttuğu din adamı Fethullah Gülen'i iade etmeyi reddetmesiyle ateşlendi.

"Putin liberal demokrasilerin eleştirisine maruz kalan güçlü bir ahbabını desteklemekten mutlu. Türkiye ve NATO'daki müttefiklerini birbirine düşürmek için her fırsatı da değerlendirecektir. Bu, Suriye'deki Batı siyaseti için acil riskler taşıyor.

"Ana kaygısı Suriye Kürtlerinin isteklerini sınırlandırmak olan Türkiye, IŞİD'e karşı mücadelede güvenilmez bir ortaktı ancak Suriye'de Beşar Esad'la savaşan isyancı grupları silahlandırmada çok önemli bir mecraydı. Türkiye şimdi, Moskova'nın, Esad'ın herhangi bir geçiş süreci sırasında iktidarda kalması gerektiğine dair pozisyonunu üstü kapalı bir biçimde kabul etmesi için baskı altında olacak.

"Bu risklere rağmen Suriye'yle ilgili Rus-Türk görüşmelerinin olumlu etkileri olabilir. Bu ülkelerin dahli olmadan bir siyasi çözüm olamaz ve Halep'teki kuşatmanın sonlanması iki ülkenin de çıkarına. Kuşatma, Rusya'nın hava gücünün sınırlarını ortaya koyarken Türkiye'ye yeni bir mülteci akışına da yol açabilir.

"Batı'nın, Türkiye'nin otokrasiye sürüklenme kaygılarına rağmen Erdoğan'dan vazgeçmesi için çok erken. Moskova ziyareti, onun Batı'ya yönelik hesaplanmış bir önemsememe hareketi ama aynı zamanda pragmatizminin de göstergesi.

"Türkiye'nin tüm komşularıyla kavga çıkarmaya gücü yetmez. Terörist saldırılar ve siyasi istikrarsızlık turistleri ve de aynı şekilde yatırımcıları korkutup kaçırıyor. Rusya, yaptırımları kaldırır ve enerji anlaşmalarını canlandırırsa ekonomik sıkışmışlığı dindirebilir. Ancak Avrupa Birliği çok daha önemli bir ticari ortak olarak durmaya devam ediyor ve NATO da savaş halindeki bölgedeki güvenliğin en iyi garantisi. Düşündüklerinden çok daha fazla manivela gücüne sahip olabilirler.

"Türkiye Brüksel'le, mülteci krizi üzerine sıkı bir pazarlık yaptı ancak darbe girişiminin kıyılarındaki devriye faaliyetlerine engel olmasına rağmen mülteci akışında bir artış olmadı. Dahası, Erdoğan hâlâ Batı'nın ne düşündüğünü önemsiyor.

"AB ve ABD Türkiye'yle ilişkilerinde taviz vermemeli. Hukukun üstünlüğüne yönelik her ihlali kınamalı ve Ankara'nın Gülen'in iadesini talebini desteklemek için kanıt sunması gerektiğinde ısrar etmeli. Türkiye'nin içeride ve sınırlarında karşılaştığı sorunları da kabul etmeliler."

Telegraph: Türk-Rus yakınlaşması Batı açısından kötü

Daily Telegraph'ın da editoryal görüş sayfasında Türkiye - Rusya yakınlaşması ele alınmış.

Telegraph, bu yakınlaşmanın Batı açısından kötü olduğunu belirtiyor:

"Avrupa Birliği ve NATO, Türkiye ve Rusya arasındaki diplomatik yakınlaşmanın gelişmesinden kaynaklanan önemli bir sorunla karşı karşıya. Yüzyıllar boyunca bu iki ülke birbirlerinin amansız düşmanlarıydılar ve 10 yıl önce stratejik ortaklık kurma çabaları Suriye iç savaşı nedeniyle tamamlanamadı."

Suriye iç savaşında Rusya'nın Esad'ı desteklerken Ankara'nınsa onun düşmanlarını desteklediğini belirten gazete, iki ülke arasındaki ilişkilerin bir Rus jetinin geçen yıl düşürülmesi ardından en kötü seviyeye geldiğini hatırlatıyor ancak son dönemde ilişkilerin yeniden düzelme yoluna girdiğini aktarıyor:

"Ancak daha geçen ayki darbe girişiminin öncesinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Moskova'yla bir soğuk savaşla daha fazla baş edemeyeceğini anladı ve Kremlin'e öneriler yapmaya başladı. Başarısız darbe işi hızlandırmış gibi görünüyor: Dün Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkileri normalleştirmek üzerine anlaşmak için Vladimir Putin'le buluştu.

"Putin için, Türkiye'nin NATO ve AB ile arasını açma fırsatı, Rusya'nın uçak düşürme olayına yönelik kızgınlığını yatıştırmak için ödenecek küçük bir bedel.

"Türk liderin, engellenen darbe sonrası muhaliflere yönelik tasfiyesi AB liderlerini alarma geçirdi. Onlar Ankara'yı, gelecekte bir noktada Türkiye'nin AB'ye girebileceğine inanması için cesaretlendirmişti. AB liderleri ayrıca Türklerin Schengen bölgesinde serbest seyahate erişimini uygulamaya geçirmek için de söz vermişti. Ancak bunların ikisi için de herhangi bir tarih verilmedi. Bazı AB ülkeleri Türkiye'nin katılımını veto edeceğini açıkça beyan etti."

Gazete, Erdoğan'ın, hiçbir lideri darbe girişimi sonrası Türkiye'ye gelmeyen AB'ye soğuk davrandığını ve başka yerde ittifaklar aradığını, bunun da Rusya'ya bazı fırsatlar verdiğini yazıyor.

Gazete, Türk-Rus yakınlaşmasının Suriye politikası ve NATO açısından da önemli olduğunu belirtiyor:

"ABD'nin İncirlik'teki nükleer üssü Batı savunmalarının kilit bir parçasıdır. Türkiye NATO'dan ayrılırsa bu, çok ciddi bir darbe olacaktır."

Telegraph, 'Erdoğan'ın Rusya'ya, Putin'in Türkiye'ye ihtiyacından daha fazla ihtiyaç duyuyor olabileceğini ancak Rus liderin Avrupa başkentleri ve Washington'da yeni şaşkınlıklar yaratma şansını elde ettiğini' yazıyor.

Ömer Çelik FT'ye konuştu

Financial Times, Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik'le bir röportaj yapmış.

Çelik FT'ye, AB'nin Türk vatandaşlarına vize serbestliğini getirmesi karşılığında Türkiye'den istediği terörle mücadele kanunundaki değişikliklerin kısa vadede yapılamayacağını belirtiyor.

Haberde Çelik'in darbe girişiminin henüz atlatılması nedeniyle bunun kısa vadede mümkün olmadığını söylediği aktarılıyor:

"Bakan Çelik, Türkiye'nin terörle mücadele yasalarını Avrupalı ortaklarıyla tartışmaya açık olduğunu ve uzun vadede reformları yapmayı taahhüt edebileceğini belirtti. Bununla birlikte kısa vadede bunu yapmanın 'imkânsız' olduğunu söyledi."

"Çelik, Türkiye'nin terörist bir örgütün darbe girişimini atlattığını söyledi ve ekledi: 'Saldırı düzenleyen PKK, DAEŞ ve diğer gruplar mevcut. Bu yüzden bu noktada terörizmle ilgili bir yasa değişikliği yapmak akıllıca olmayacaktır."

Çelik gazeteye, Türkiye'nin göçmen anlaşmasıyla ilgili taahhütlerini yerine getirdiğini, AB'nin de getirmesi gerektiğini belirtmiş:

"Çelik, Türkiye'nin sorumluluklarını yerine getirdiğini ve Avrupalı müttefikleriyle, ortak bir soruna karşı bir çözüm bulmak için işbirliği yapmak istediğini söyledi.

"Ancak şunu ekledi: 'Türkiye bu paketteki taahhütlerini yerine getirmeli anacak Avrupa Birliği kendilerininkini yerine getirmemeli diyen bir anlayışı kabul etmiyoruz."

Times: Rusya askeri olarak İngiltere'den daha güçlü

Time gazetesi manşetinde, Rusya'nın askeri olarak İngiltere'den daha güçlü olduğunun ortaya çıktığını yazıyor.

Gazete haberini sızan, gizli bir resmi rapora dayandırmış.

Rapora göre hava savunma sistemleri dahil olmak üzere Rusya'nın elindeki askeri sistemlerin İngiltere'ninkinden çok daha güçlü.

Gazete, İngiltere'nin bugüne dek, Rusya ile eşit düzeyde askeri güce sahip olduğunu söylediğini bu rapora göreyse bunun doğru olmadığını yazıyor.


İngiliz basını özetleri, 2 Aralık 2016

İngiltere basınında bugün Türkiye'nin Suriye iç savaşındaki rolü konusu işleniyor

İngiliz basını özetleri, 1 Aralık 2016

Halep'e yönelik saldırılar, İngiltere'de Bretix süreciyle ilgili haberler İngiltere basınında bugün öne çıkan başlıca haberler arasında yer alıyor

İngiliz basını özetleri, 30 Kasım 2016

Halep'e yönelik saldırılar ve Suriye rejiminin elinde 500 kişinin olduğuna dair iddialar İngiliz basınında öne çıkan başlıca haberler olarak karşımıza çıkıyor