Ana Sayfa | MAGAZİN

Tarık Akan hakkında bilinmeyenler o söyleşide aydınlandı

Tarık AKAN

Kanser tedavisi gördüğü hastanede 66 yaşında hayata veda eden Tarık Akan'ın ilk kez yayınlanan söyleşisinde önemli detaylar ortaya çıktı

Geçtiğimiz gün yaşamını yitiren Türk sinemasının efsane ismi Tarık Akan, dün sevenlerinin de katıldığı törenle son yolculuğuna uğurlandı.

Usta oyuncu, vefatından önce Levent Evkuran'la yaptığı söyleşide bilinmeyenlerini anlatmıştı. Tarık Akan'ın ilk kez yayınlanan söyleşisinden bir bölüm şöyle:

"O HAKARETİ YEDİREMEDİM KENDİME"

'Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı' filminden sonra Arzu Film'den ayrıldım. Son bir sahne çektik. Ardından merdivenlerde duracağız. Filmin afişini çekiyoruz. Kemal (Sunal) yanımda, Halit (Akçatepe) öbür yanımda. Ben de taşın üstüne çıkmıştım, şaka olsun diye. Ertem (Eğilmez) Abi kameranın arkasından bana çok kötü hakaret etmeye başladı. Yani herkes sululuk yapıyor orada. Ben de sözüm ona öyle bir sululuk yapmışım. O hakareti yediremedim kendime. O dakika seti terk ettim, gittim. 2-3 saat sonra sete geri geldim, 'Arzu Film'den ayrılıyorum ben, sizi bırakıyorum' dedim.

Şoke oldu Ertem Abi. Çünkü 5 yıl vermişim oraya. İnanamadı, 'Yapamazsın' dedi. 'Ayrılıyorum, bundan sonra ne 'Hababam' çekeceğim ne de başka film. Arzu Film'le çalışmayacağım, piyasaya çıkacağım' dedim. Ayrılışım o ayrılış oldu.

"ONDAN FİLM ALIRSAN..."

O dönem Yeşilçam'daki 8 şirket bir yılda ortalama 7-8 film çekerdi. Ki bu 8 film içerisinde 4 tanesi A tipidir. Yani bizlerle çekilen ve bölgeye gittiği zaman iş yapan filmler.

Örneğin, Adana bölgesinde aşağı yukarı 3 işletmeci var. Bir A tipi işletme. Bir B tipi ve bir de C tipi işletme var. Sinemalar onlarda olduğu için bu 8 şirket hep A tipi ile çalışıyor. Ve bu yapımcılar bölgedeki A tipine diyor ki, "Sen ve adamların bu filmi alırsan, bunun filmini alırsan, sana bütün filmlerimi keserim. Sana film yok..."

Sen de işletmeci olarak alamıyorsun onların oynadığı filmleri. Ve bunu 7-8 şirket ortak söylüyor. Yalnız Arzu Film değil. Erman Film, Acar Film, Melek Film, Arzu Film bilmem ne. Yani 7-8 tane film şirketi ortak karar alıyorlar: "Tarık Akan'lı bir filmi Adana bölgesinde Nami Dilbaz değil ötekisi alırsa biz ona film satmayacağız."

"BİR YIL BOYUNCA İŞSİZ KALDIM"

İzmir bölgesi böyle. İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu... Bütün bölgeler bu sistemle çalışıyor. Ben açık söyleyeyim, bir yıl boyunca işsiz kaldım. Bir yılın sonunda şunu yaptım; "Maden" filminin senaryosunu Yavuz Özkan'la çalıştım. Yine bölgeler satın almıyorlar. Yine C tipi şirketlere düşüyorsun. O zaman yani, kötü sinemalarda, kötü işletmelere düşüyorsun. Yavuz Özkan'a dedim ki 'Cüneyt Arkın'la ortak oynayalım. İki rol var, Cüneyt hangisini isterse onu beğensin. Afişe istediğini yazsın. Benim adımı istediği kadar küçük yazsın, kendi adını kocaman yazsın...'

"YERLERE YATTI"

Türkiye'de ilk defa iki star bir araya geldi. Ve paramız da yok ama Cüneyt'le ortak yaptık. Adana bölgesine gittim. Nami Dilbaz'a 'Anlaşma bu, Cüneyt Arkın ve Tarık Akan filmi çekiliyor. Satın alıyor musun?' dedim. Yerlere yatıyor. İki star ne demek, 'Tamam, alacağım' dedi. Ölü fiyatına satıyoruz ama ortada para da yok, senet sepet de yok. Hiçbir şey alamadan geldim.

"MADEN FİLMİ İYİ İŞ YAPTI"

'Maden' filmini bütün bölgelere sattım, Yeşilçam karıştı. Onların hegemonyasını ben böyle kırdım bölgelerde. Ve 'Maden' filmi de çıktığı zamanda inanılmaz büyük bir iş yaptı. Yani yeri göğü oynattı. Benim çok sevdiğim bir filmdi. Ve bu sistemi bir ölçüde biz terse çevirdik. Çünkü Yılmaz Güney'in 1972'deki ikinci hapse girişi bir boşluk yaratıyor. Yılmaz olsa bu sistem belki öyle çalışmayacak, sistem daha farklı olacak. Çünkü Yılmaz zaten bu 8 şirketle çalışmıyor. Gidiyor küçük şirketlerle çalışıyor ve yıkıyor ortalığı yani. Ondan sonra 1978'te biz bu hale getirdik.

 

Tanju Çolak, karısını Hülya Avşar'ı arayıp özür dilediğini açıkladı

O dönem evli olan Tanju Çolak ile aşk yaşayan Hülya Avşar, Çolak'ın karısını telefonla arayarak 'yaptığım hayvanlıktı özür dilerim' şeklinde konuştu.

Ayşe Arman'ın takipçileri o fotoğrafla ikiye ayrıldı

Ayşe Arman yoğun iş temposunda rahatlamak için masör arkadaşına gitti. Sosyal medyada fotoğraf paylaşan Arman'ın takipçileri paylaşımın altına yazdıkları notlarla Arman'ın masörüne masajcı demesine tepki gösterdi.

Şeyma Subaşı sosyal medya çetesini çökertti

Adı sıkça Acun Ilıcalı ile anılan Şeyma Subaşı kendisine sosyal medya üzerinden yapılan hakaretlere sessiz kalmadı, polise ihbar etti. Polis, 4 kadının 2'sini gözaltına aldı, bilgisayarlarına ve cep telefonlarına da el koydu.