Ana Sayfa | MEDYA

Ruh Satışı Kapış Kapış Biz Hep Çocuk Kalalım

ruh satisi

Neden insanların birbirlerini artık yeterince sevemediklerini sordunuz mu hiç kendinize.. Sevginin 1950’lerden bu yana bir yerden geldiğini fakat şu an nereye kaybolduğunu hatta niçin göremediğinizi sorguladınız mı?

Neden insanların birbirlerini artık yeterince sevemediklerini  sordunuz mu hiç kendinize.. Sevginin 1950’lerden bu yana bir yerden geldiğini fakat şu an nereye kaybolduğunu hatta niçin göremediğinizi sorguladınız mı? Evet..Tabi ki de bir merak edip bu duruma şaşıran olmuştur benim gibi..Ümidim şaşkınlığınız uzun sürmesin! Çünkü cevabı bende… 

 

 

İstekler ve niyetler değişti..Teknoloji fazla gelişti, para çok daha fazla değerli oldu.Mevki,ün,şan,şöhret… ve derken, “ruhlar satışa çıktı….” 

Satılan ruh derken ne demek  istiyorum? İtibar ve ününe ün katmak amaçlı kişilerin kendi karakterlerine vurduğu tokatlar, birbirlerine silah saldırısı gibi sözlü çatışmaları,üstünlük savaşları…Beklentiler karşılanamadığındaki hırçınlık ve o içleri çürüten kin…

Bu doğru veya bu yanlış demeyeceğim elbette…Klişeler ve eski haberler hiçbir zaman ilgimi çekmedi. Daha güzel değeri olan hikayeler paylaşmak varken?Ah sizi asla sıkmak istemem..

Peki hala ekrana biraz yaklaşalım o halde, veya punto büyütelim birşeyler yapalım

Size bir masal anlatarak, bu ruh satılıklığının ciddi boyutuna değinmek niyetindeyim..İsimleri değiştirip biraz masallaştıracağım hikayemi,izninizle. 

 

 

18 yaşlarında alımlı ve başarılı bir genç kız varmış,kız büyük ödüller aldığı bir yarışmaya katılmış.Ve kısa sürede tüm kasabada sevilen,ünlü bir insan olmuş..Fakire yardım eder,çocuklara dost olur dertlerini dinlermiş...Dünyayı dolaşmış tek isteği dünyayı bulduğundan daha mutlu ve biraz daha güzel bırakmakmış..Kızın yaşadığı kasaba zor günlerden geçiyormuş.Savaş,açlık ve kötülüklerle boğuşuyormuş..Savaş altında bombalarla yanıyor adeta herkes birbirine meydan okuyormuş..Burası da neresiymiş? 

Olanlara aldırış etmeyen kız, devam etmiş koyu renkli gökyüzüne bakıp oradaki mavilikleri dilemiş..Ardından kasabanın üstleri kızın başarısını keşfetmiş ve o nu huzurlarına davet etmişler.. Kız ile daha mutlu dünyalar yaratabileceklerini bu savaşlara son verebileceklerini söylemişler..Kız da onlara yardım etmek istemiş…Meğer kasabanın tüm söz yetisine sahip olan gaddar ve kötü niyetli adamın küçük işlerine koşan kendilerini efendi ilan eden insanlarmış kıza bu teklifi götürenler.. Kıza sabahlara kadar dersler vermişler, kasabaya egemen olabileceğini herkesin de onun altında yer alacağını söylemişler.Kız korkmaya başlamış.

Fakat bir şartları varmış,kasabayı bu savaştan kurtarması karşılığında tüm inançlarını ve kişiliğini bırakıp onlar gibi olması gerekiyormuş..Onlar gibi kalpsiz,onlar gibi gaddar….ve artık kız istediği gibi kimseye yardım edemeyecek, kimsenin yanına koşaayacakmış.Çünkü önce onlar, kasaba efendisi ve yardımcıları zenginleşecek,bu savaştan bir tek onlar kurtulacakmış…

Kız yoğun süren eğitimler arasında ,sevgisizlikten ve bu kötü niyetlerden nefes alamayacak duruma gelmiş..Hastalıklara yakalanmış,güçten düşmüş..Artık gözleri eskisi gibi parlayamıyor,kasabadaki yardıma muhtaç çocuklara öyle içten sarılamıyormuş.Günlerden bir gün kız, bu mücadeleden yorulup,gözlerinden çıkan dehşetle onlardan olamayacağını ve tüm kasabanın egemenliğini istemediğini bildirmiş…Kasabanın üst kesimi,buna tepki vererek,kızı güçsüz bırakacaklarını ve istediği hiçbir hayale onlar olmadan sahip olamayacağını söylemişler..Gözlerindeki dehşetin yerine, kız onlara sadece daha güzel gülümseyeceğini ve o gülümsemesiyle şehrin tüm zehirini iyileşitirebileceğini söylemiş.

Inanmışlar,inanmamışlar..Gülmüşler,geçmişler…Günler ,yıllar birbirini kovalamış,kız sevginin gücüyle tüm kasabayı ışığıyla beslemiş..Kasabada açlıkla mücadele edenlere yardım sağlamış,yoksulların elinden tutmuş..Sevginin beslediği güçle tüm kasaba ile bir olmuş,ve kasabadaki gaddar adam bu güce daha fazla direnemeyip pes etmiş…Tüm malları,ve birkaç atı ile kasabayı terk etmiş.O günden sonra ,kızın söylediği o sözler kasabanın en güzel şarkısı haline gelmiş;” Sevgi veriyorum,sevgiyle büyüyorum,çekil yolumdan…Ruhunuz satışta kapış kapış..Sevgi ile büyüyorum,ve ellerimiz birleşiyor bize sevgi gerek…Çekil yolumdan, bize aşk gerek..” 

 

 

İşte masalımız böyle bitiyor, 

Sevgi bir kasabanın şarkısı değil, tüm dünyanın sembolü olmalı…

En güçlü imparatorluklar, en soylu padişahlar da bir gün inancın yolundan kılıçlarını ve atlılarını alıp çekilebiliyorlarsa..Her kötü ruha inat, ruhlarını kapış kapış satanlar da ,sevginin ve inancın gücüne dayanamıyorlarsa..Bu dünyada barış olacak, yeterki satmayalım o bizi biz yapan en değerli elması,yeterki gözlerimiz sadece o sevgi için parlasın..

Gün gelir devran döner, biz vazgeçmeyelim.Sevgiyle yansın okyanuslar, ve herkes bir şarkı tuttursun onun da adı “SEVGİ” olsun..Kazanan sevgi dolu ruhlar olsun,satılıklarsa varsın kapış kapış olsun….

Mustafa Kemal Atatürk’ün bahşettiği en güzel bayramlardan biri ; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun….

İçinizdeki çocuğa sarılın , ve o kasabadaki kız gibi o çocuğu asla bırakmayın,onun size ve tüm ellerin birleşmesine ihtiyacı var.İçinizdeki çocuğu SEVİN!O’na saygı duyun…Eğilip bükülmesine izin vermeyin, onun gururunu sıkı sıkı koruyun…

Hep çocuk kalmaya, ve o altın ışıklı geleceğe ulaşmamız ümidiyle… 

 

 

Nazlıcan Elestekin

 

Kiralık Aşk'taki bu sahne geceye damgasını vurdu

Her cuma akşamı Star TV'de yayınlanan Kiralık Aşk dizisi'nin 63. bölümünde Ömer ve Defne'nin öpüşme sahnesiyle AB sıralamasında en çok izlenen dizi oldu.

O dizi reytinglerde birinci geldi

Cuma günü reytinglerinde Emrah'ın başrolunde oynadığı Aşk ve Mavi dizisi birinci oldu.

Günlük gazeteler 2 Aralık 2016 gazetelerin birinci sayfaları gazete oku

2 Aralık 2016 gazetelerin birinci sayfaları foto galeride sağ altta.  Türkiye`de ne haberler yayınlandı. Günlük gazeteleri okumak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz. 02 Aralık.2016 tarihli tüm gazeteler. Günlük