Ana Sayfa | Mustafa Öz

ADALET

Mustafa Oz


Mustafa Öz

Gerçekten adalet mülkün temeli mi? Adalet gerçekten haklıyı haksızdan ayıran bir kurum diye bildiğimiz mevki midir? Bu kurum yani adalet kurumumun bağımsız olması gerekmiyor mu? Suçluyu suçsuzu ayıreden suçlunun cezasını veren bir kurum olarak biliriz değil mi? Bizim öğrendiğimiz, öğrettiğimiz adalet hakim, savcı ve avukatlardan oluşan bir yargı olması gerekmez mi? Adalet ve onu sağlamaya çalışanların kararları haksızlıklar karşısında hakkını arabileceğimiz dayanıp güvendiğimiz ya da öyle olması gereken bir devlet kurumudur.

Devletin anayasa ve diğer yasalar gereği karar verirler. Biz öyle biliriz. Bu kuruma herkes saygı göstermeli elinden geldiğince korumalıdır. Son yıllarda her alanda olduğu gibi hakim savcı, avukatlara yönelik şiddet hatta öldürmeye kadar varan olaylar yaşanmaktadır. Karalamalar suçlamalar, gözdağları, baskılar, yalanlaar, yalanlamalar, ölüme sonuçlanan saidırılar, yaralamalar hep adaletin, yargı görevi yapan insanların, yetkililerin pasifize edileye çalışılması sonucu oluyor. Bunun sonucunda herkes kendi adaletni kendisi sağlamaya, yerine getirmeye çalışıyor. Herkes kendisini haklı karşı tarafı haksız görüyor. Doğru yanlış, haklı, haksızlık kavramları kişilerin kendi kafalarındaki yargıları oluyor.

Adalet savunmanın, savunma devletin temelidir.

Adalete, avukatlara saldırı insan hakllarının en önemli savunma saldırılarındandır.

Zaten ağır aksak mahkemelerimiz.

Hakim ve savcılarının yani yargı görevini tüm zorluklara, baskılara karşı yerine getirmeye çelışmaktalar.

Mahkemeler yıllarca sürmekte.

O davaya bakan hakimler emekli olmakta.

Dava sahipleri yerlerini çocuklarına hatta torunlarına bırakmaktalar.

Hakimlerin, her türlü zorluklara karşı yasaları uygulamaya devam etmeleri gerekir.

Hukuksuzluklar görmezden gelmemeli.

Mahkemeler mahkemeleri, yargıçların yargıçları, savcıların savcıları kovaladıkları, güçlülerin güçsüzleri ezdiği bir hukuksuzluk olmamalı.

İnsanlarımız huzursuz.

Ne yapalım dağa mı çıkalım.

Haklıyı haksızdan ayıracak mahkemelerde güçlülerin yanında ise diya yakınıyorlar.

Bir an önce herkes aklını başına toplasın.

Bu dünya kimseye kalmamıştır.

Elbet bizede kalmayacak.

Devletin tüm kurumları kendi yetki ve selahiyetleri çerçevesinde görevlerini yapmalıdır.

Buna herkesin yerdımcı olması gerkir.

Birgün bu adaletsizlikler hepimizin başına gelebilir.

Bu durumu sağlayacak yetkililer gereğini yapmalıdırlar.

Bu idarenin, yöneticilerin görevidir.