Ana Sayfa | Mustafa Öz

Eğitim Diyorum Yine

Mustafa ÖZ


Mustafa Öz

Gene yeni bir eğitim, öğretim yılına girdik Türkiye'de. Sabahın erken saatlerinde çocuklarımız yollarda. Sırtlarındada belden aşağıya kadar inen, içinde ne olduğu bilinmeyen bir çanta. Bu çocuklar bu saatte nasıl eğitim görürler anlamışta değilim. Okullar dersen ha keza. Birde taşımalı eğitim diye bir şey çıkardılar. Neymiş tasarruf. Kardeşim eğitimin, öğretimin tasarrufu olmaz. Köylerde sabahları çocukların gidecekleri kendi okulları olması gerekmez mi?Oralarda birkaç öğretmen olsa, belki halkımızın çeşitli sorunlarının çözümünde yardımcı olur en azından. Ama eğitim sisteminde yapılan ve yapılmaması gerekenleri yazıp söylüyoruz hep. Ama bir türlü siyasi rantların, ihtrasların elinden kurtaramadık. Ama biraz bunları da düşünmemiz gerekiyor.

 

Eğitim gibi hayati önemi olan bir konuda hepimizin duyarlı olması gerekir. Başta öğretmenlerimiz, velilerimiz, öğrencilerimiz. Öğretmen deyince söylemeden geçemeyeceğim. Okullarda, yaşam çevrelerinde öğretmenin yeri yok gibi. Sınıflara gidip izleyiniz. Öğretmen, öğrencilerin ilişkilerini gözleyiniz. Şaşar kalırsınız. Sanki öğrenciler öğretmen, öğretmenler öğrenci. Hiç bir saygınlığı kalmamış. Sınıflarda süs eşysı gibi. Bu da son yıllarda siyasilerin eğitim sistemimizde yaptığı tahribatlardan öğretmenlerimizde nasibini fazlasıyla aldı. Yurdumuzun şehirlerinde. kasabalarında, köylerinde hatta mahallelerinde kuran kursları açarak arapça öğretiyorlar.Cumhuriyete, Atatürk'e karalama, kötüleme, itibarsızlaştırmalar aldı başını gidiyor. Bence en büyük hatamız eğitim sistemimiz olduğunu düşünüyorum. Bizde eğitim sistemimizi devlet olarak politize etmekten ileri gidip, önleyemedik. Buna karşın eğitim sistemini verimli, çağdaş normlara göre uygulayarak başarılı olan kurumlarımızda var. Bence eğitim işinini bilen akademisyenlerin, siyasilerin ilgilenemeyeceği eğitmenler ve toplumun ilgili diğer alanlarından oluşturacağımız bir üst kurula havale etmek gerekiyor. Bu kurullarada siyasilern ataması ile değil kurulun başarılı ve kariyer sahinbi kendi konularında uzmanlaşmış kişiler tarafında seçilmesi gerekiyor. Böylece işi ehline bırakmış oluruzda o sabahın karanlığında okula gideceğim diye titir titir titreyen çocuklarımızın gereği gibi yetişmesini sağlayabiliriz belki. Son yıllarda ençok sevindiğim ülkemizin yetiştirdiği bir evladımızın ödül alarak göğsümüzü kabartmasıdır. Bu arada sayın Profösör doktor Aziz sancar hocamızdan Allah razı olsun. Bize bu gururu yaşattığı için Ezilmişliğimizi, geri kalmışlığımızı bir nebze unutturdu. Kendisinden Allah razı olsun. O da bizim çocuklarımız gibi köy okullarında kıt olanaklar içide yetişmiş. Ama Sadece ölü yıkamasını değil bilimide öğrenmeye çaba göstermiş. Bunun için bilime önem vermeliyiz. Üniversite sıavlarında fenden, matematikten sıfır çeken değil, başarılara dolu gençler yetiştirmenin yollarını bulmalıyız. Peygamberimiz; ilim Çin'de ise bile gidip bulunuz, eğitimi doğru alınız demiştir değil mi? 

 

Ama umdumu kaybetmemeye çalışıyorum. Gençlerimize , insanlarımıza güveniyorum.Allah hepimizin yollarını açık, işlerini başarılı etsin diyorum.