Ana Sayfa | Mustafa Öz

HUZURUMUZ KALMADI

Mustafa ÖZ


Mustafa Öz

Son yıllarda hiç huzurlu bir günümüz geçmedi desem yeridir. Terör belasından çektiğimiz yetmedi. Yitirdiğimiz canlar az geliyor sanki. Hergün ülkenin bir yerlerinde can ve mal kayıpları oluyor. İnsanlarımız öldürülüyor. Can ve mal kayıpları artarak devam ediyor. Biierek veya bilmeyerek bunlara daha önceleri göz yumulduğu söylenip yazılıp çiziliyor. Bu gibi haberleri paylaşmak, okumak söylemek, yazmakta suç sayılıyor. İnsanlarımız olmadık nedenlerle mahkeme kapılarında sürünüyor. Ama terör gene devam ediyor. Bizler sadece ah vah diyoruz. Bunların kökü kazınıncaya kadar mücadele edilecek deniyor. İnşallah bu sefer bari dedikleri olurda bir huzura kavuşuruz diye umuyorum. Ama sadece umuyorum o kadar.

 

Bundan önceki yıllardada bu tür huzurumuzu kaçıran olaylar yaşndı. Ergenekon dediler ülkede ne kadar profesör yüksek rütbeli askerlerimizi ceza evlerine koydular. Oralarda bazıları intihar etti. Bazıları hastalanarak aramızdan ayrıldı. Aileler perişan oldu. Mağdur oldular. Bizlerden bazıları bunların muhakkak bir yaptığı vardır. Baksana beni niye alıp götürmüyorlar gibi sığ laflar ettik. Sonra ne oldu? Bizi kandırmışlar dedik. Kendimizide kandırmaya çalıştık. Sonra vay bu paralelmiş. Vay bu yamukmuş diyerek bir düşman daha yaratıldı. Onunla uğraşılmaya başlandı. Suriye'nin içinde bulunduğu duruma müdahele edelim derken iki milyondan fazla mültecinin ülkemize gelerek olmayan paramızı, olanaklarımızı onlarla paylaşmak zorunda kaldık.

 

 

Şimdi ise Rus uçağını düşürdük. Ben yetkililerimizin, hükümetin söylediklerine inanmak isterim. İşin doğrusuda budur. Ama daha başka söylentilerde var. Yok başımıza iş aldık. Yok şöyle .Vay böyle diye. Eğer bunlarda gerçeklik varsa vay halimize. Önce kendi vatandaşlarımızın barınma, eğitim, sağlık ve huzur gibi haklarını verelim. Onların huzur içinde yaşamalarını temin edelim. Ülkedeki işsizliği, yoksulluğu ve yolsuzlukları önleyelim. Yani kendi işimize bakalım . Sonra efelenelim. Başkalarının işlerine karışmayalım diyorum. Akşamları yatarken acaba sabaha kadar kaç kardeşimiz, çocuğumuz can verecek diye düşünmenin önüne geçelim. Sabah kalkar kalkmaz inşallah bu gün üzücü bir  durumla karşılaşmayız diye endişe içinde güne başlamayalım.

 

 

Bu arada yeni hükümet kuruldu.

Hayırlı olsun hepimize.

Ama bu acil sorunlarımızın çözülmesini de istiyoruz ulusca.

Akşamları başımızı huzur içinde yastığa koymayı özledim biliyor musunuz?

 

 

Aklıma geldi geçen hafta öğretmenler gününü kutladık.

Tüm öğretmen arkadaşlarımın sağlıklar içinde yaşamlarını sürdürmelerini, başarılarını devamını diliyorum.

Ölenlere gai gani rahmetler diliyorum.

 

 

O yıllarda akıllı tahtalar yok. O yıllarda mobilyacılarda yok. Biz tahtayı kendi başımıza yapardık.

Bulduğumuz tahtaları birleştirir çakarak tahta haline getirirdik.

Bacalardan is toplardık.

Yumurtanın akıyla iyice karıştırarak bu tahtalara sürerdik.

Böylece karatahtaları oluştururduk.

Ama huzurluyduk.

Yaşamdan bu kadar zorluklar içinde bile zevk alırdık.

Bilmem anlatabiliyormuyum.?