Ana Sayfa | Mustafa Öz

Hayat Devam Ediyor

Mustafa ÖZ


Mustafa Öz

Yaşam iyi, kötü, farkında olsak da olmasak da devam ediyor. Acı, tatlı, üzüntü ve olmayan sevinç, neşe ile. Ölümün biranda gelme olasılığı her an mevcut. Tamda bu yüzden şimdi söyle. Şimdi sev. Şimdi yap. Şimdi oku, yaz. Her şeyin sonu her an gelebilecekken... Erteleme, yarın çok geç olmadan!

Yarına hem güven hem de güvenilmeyeceğini unutma. Bu ülke bizim ülkemiz. Kazaların, şehitlerin olmadığı günler diliyorum Allah’tan. Bu ülke bizim ülkemiz. Şehit olanlar Mehmetçik diye ellerini kınalayarak ülkeyi, geleceğimizi, toprağımızı beklemeye gönderdiklerimiz. Allah acılar göstermesin bu ülkenin ve tüm ülkelerin insanlarına.

Fikir, sanat, eğitim, tarım, adalet, ve her konuda müthiş sefalet içindeyiz. Elimizde duble yollar, AVM’ler ve lüks rezidanslardan başka bir şey kalmadı diyor İlber Ortaylı. Öyle bir ortam oluştu ki en ufak bir eleştiriye tahammül ve tolerans gösteremiyoruz. Bu çok acı ve çokta tehlikeli. Senden, benden diye ayrılalı çok oldu zaten. Öyle ki alış verişlerimizi bile kendi yandaşlarımızdan sağlayanlarımız var bu ülkede. Birbirimize güvenimizde kalmadı. Yapılan bir araştırmada Türkiye’de en çok güvenilenler şöyle sıralanmış:

1- Öğretmenler %86

2-Sağlıkçılar %81

3-Askerler %74

4- Polisler %60

5-Yargıçlar%44

6-Dini liderler %43

7-Gazeteciler %37

8- Politikacılar %1

Son yapılan anket bu imiş. O zaman kime güvenip dayanacağız biz? Ancak Allaha dayanıp güveneceğiz. Başka çaremiz de yoktur.

Son bir haftada olanlara bir bakalım: F tipi ceza evinde bir hükümlü kendisini yakmış. Eğitim sistemi yüzünden bir çocuk intihar etmiş. Her gün şehit haberleri geliyor. Ülke gerçekten kan ağlıyor. Laf olsun diye değil bu tümce; ne yazık ki gerçekler böyle! Daha bu sabah PKK polis lojmanlarına saldırdığı için bebekler öldü bu ülkede. Kimin savaşını veriyorlar derseniz; Orta Doğu halklarının kanına ekmek doğramak isteyen emperyalistlerin oyuncağı olan bir örgüt hiçbir şeyin değil, ancak çıkarların savaşını verir! Gazi Mustafa Kemal ve aziz silah arkadaşlarının yoktan var ettikleri bu ülkenin huzura ihtiyacı var. Bunun için kim hangi etnik gruba dâhil olursa olsun, kendisini kime ait hissediyorsa hissetsin ortak kaygısının Türkiye Cumhuriyeti ve Türkiye olması gerekmektedir. 

Ülkemizin doğusunda çocuklarımız ölüyor, şehit oluyor. Sokağa çıkma yasakları devam ediyor. Ama bakıyorsunuz, televizyonlarda herkes çok mutlu. Evlendirme programları, diziler zevkle izlenmeye devam ediliyor. Ekranlarda sanırsınız dünyanın en gelişmiş, en müreffeh ülkesiymişiz gibi pespembe tablolar çiziliyor. Herkes çok mutlu, herkes geleceğinden emin, rahmetli Orhan Veli sanki bu günleri anlatmış; 

Ne atom bombası,

Ne Londra Konferansı;

Bir elinde cımbız,

Bir elinde ayna;

Umurunda mı dünya!

Ülkemizde halkın %49, 5 i Türkiye'de istikrar var zannediyor. Yada öyle düşünmek istiyor. Hatta sadece kendisi düşünüp mutlu olmak değil, benimde yada benim gibi düşünenlerinde böyle düşünmesini istiyor!  Oysa yaşam hiçte pespembe değil dostlar! Hem de hiç değil…. Piyasalarda yaprak kımıldamıyor. Sözde ücretsiz olan sağlık hizmetleri Deli Dumrul hesabı her şeyi ile paraya dönmüş. Vekillerine tanınan haklar milletten esirgenir olmuş. Sözde tasarruf edeceğiz diye pek çok ilaç, pek çok medikal malzeme ödeme listelerinden çıkartılmış. Devlet ve Üniversite hastanelerindeki pek çok başarılı hekim özel hastanelere kaçmış. Canımız Allaha emanet, hala birileri pembe tablo çizmekte! El insaf!...

Hayat hala devam ediyor. Birileri ısrarla çok iyi olduğunu söylese de, Çavdır pazarında fiyatlar fırlasa da, insanlar kaçak tütün ve sigaraya sarılsa da, çiftçinin buğdayı 65 kuruş iken 250 gram ekmek 1 lira olsa da hayat devam ediyor…ve devam edip gidecek, ta ki son nefese kadar!