Ana Sayfa | Mustafa Öz

Yayla Zamanı

Mustafa Öz


Mustafa Öz

Bahar mevsimi kendisini hissetirmeye başladığında tüm hayvanlarda bir hareket görülür. Ahırdaki inekler öküzler, buzağılar bile başlarını yukarı kaldırarak, ahır ya da avlu kapısına doğru bağırmaya başlarlar. Kendi hallerine ayaklarını yere vurarak yayla zamanının geldiğini sahiplerine ısrarla hatıralatırlar gece gündüz. Koyunlar keçiler hatta kümesteki tavuklar bile kendilerini yaylalara götürmesi için sahiplerine çağırarak hatırlatırlar.

 

 

 

Bahar mevsiminde kumrular bir başka şarkılar söylerler…

 

 

"Gu guk guk. El göçtü. Süt taştı. Küçük kız evi boz. Büyük kız sütü süz . Guguk guk guguk guk"diye birbiriyle haberleşirlerdi bizim çocukluğumuzda.

 

 

Bahar mevsimi bir canlanış, bir uyanıştır kırsalda. Kış uykusuna yatan hayvanlar bile çoktan çıkmışlardır yer altındaki yuvalarından. Çoban ya da küçükbaş hayvanları, koyunu olanlar sabahın erken saatlerinde yola koyulurlar çoban köpekleri koyun ve kuzuları ile. En önde yaylalarda yatacakları ev eşyaları, kullanacakları malzemeleri yüklü eşekleri başı çeker. Bu arada çoban köpeklerinin ihtişamını görmek gerek. Çok havalıdırlar. Buralar benden sorulur diyerek dolanırlar.

 

 

O koyunların kuzuların söyledikleri şarkıları hiçbir yerde bulamazsınız.

 

 

Çok mutludurlar.

 

 

Seslerini en güzel şekilde çevrelerine duyrurlar zevkle, heyecenla.İnsanlarda bile baharda bir uyanış, heyacan gelir yaşamlarına.

 

 

Bilmiyorum sizde de oldumu?

 

 

Baharla yaz arası güneşli bir günde, çimlerin üzerine sere serpe uzandınız mı?

 

 

O Çimenlerin, çayırların güneşin sıcaklığı işle oluşan aromatik kokuları burnunuza çekerek biraz uyudunuz mu.

 

 

En güzel ve tatlı uyku ve dinlenmediri işte bu.

 

 

Ciğerlerini ze doğanın en temiz ve güzel oksıjenini depoladınız mı?

 

 

Sabahın erken saatlerinde eşeğinizi, öküzünüzü önünüze katara esneyerek yola koyuldunuz mu?

 

 

O heyecanla, şevkle bir türkü mırıldanıp içinizden başyukarı yollar düştünüz mü bilmiyorum ama yaşamak, görmek, bilmek gerekir gerçekten bu özlenene güzellikleri.

 

"Keklik koydum al ardıcın başına. Döner dönerde öter eşine  a sevdiğim gurbetlerde işin ne? Türküleri saldım peşine. Bu mevsimde doğa gelinliğini giydi hemde en güzel şekilde. Kır bayır bile yemyeşil oldu. Bahçelerde, yaylalarda türlü çiçekler açtı boy boy."

 

***

 

 

Can sıkıntısı, moral bozukluğu kapladı yıllardır benliğimizi. Hergün üzüntü, kahır doluyor yüreklerimiz. Biraz bu durumdan sıyrılayım güzelliklerine var olduğunu anlatayayım dedim. Belki baharları yaşarız. Yaz günlerinin sıcacık havasını içimizde hissederiz. Kan çanağına dönen gözlerimiz silerizde doğayı görür teslli ederiz kendimizi dedim. İçimizde akkor gibi yaşamın kahırları ama hayat devam ediyor işte.Birazda yaylaları, kırları çiçekleri, kuşları düşünelimde avunalım dedim.

 

 

Allahım birlik ve beraberliğimizi bozmasın.

 

 

Vatanımıza milletimize zevallar vermesin istiyorum.

 

 

Herkese sağlıklar diliyorum.