Ana Sayfa | Mustafa Öz

ÖNCE GÜVEN

mustafa oz


Mustafa Öz

Şehirde köyde, kasabada  aynı karamsarlık. Yüzler asık. İnsanlar gülmesini unutmuş! Sanki gülmek suç. Gülmek günah. Aslında insanların gülmeleri, gülümsemeleri kendilerinin ve o toplumun sağlığını yakından ilgilendirir. Olaylara daha hoşgörülü bakarlar. Toleransları daha da artarak birbirlerine yardımcı olurlar. Ama çıkın sokağa bakın insanlara, hepsi karamsar. Sanki cenaze evi gibi suratları. Hep canları sıkkın. Dişleri birbirine kenetlenmiş. Birşeylere hatta herşeye diş biliyorlar. Saldırmak, kavga etmek için fırsat kolluyorlar gibi. Sokakta selam versen sana ve yüzüne şüphe ile bakıyorlar. Hatta kendilerine küfür edilmiş gibi oluyorlar. Ama aslında selam Allahın kelamıdır. İnsanlar karşılıklı selamlaştıklarında birbirlerine kötülük yapmayacaklarını söylerler sanki. Aralarındaki gizli antlaşma budur. Ama onu çoktaaan unutmuşlar. Yani durumları çok kötü insanlarımızın. Bakıyorumda batıda öyle değil insanlar. Herkesin işi aşı var. Darda değiller. Ülkelerine insanların güveniyorlar. Kendilerini yöneten iktidar mensuplarından kötülük gelmeyeceğini biliyor, sonsuz güven duyuyorlar. Ama bizde öyle değil. Trafikte hergün yaşananları görüyorsunuz. En ufak bir hatada el kol hareketleri, can alırcasına kornalara basmalar. Hatta birbirleriyle kavga etmeler. Bugün yarın başıma ne gelecek kaygısı  olunca insanda en ufak bir aykırılıkta kan beynine çıkıyor. Yani gelecek kaygısı, can, mal güvenliği kaygısı. Çocuklarının ve ulusunun geleceğinden duyduğu kaygılar insanları çıldırtıyor adeta. Onun için bizleri yönetenler bu gün ben ve benim yandaşlarım iyi. Diğerleri ne olursa olsun diyerek hareket etmemeliler. Bölünüp parçalanmak hiç birimize yarar getirmez. Aylar yıllardır gelen şehit  ve diğer cenazeler insanlarımızı, toplumu bunalıma soktu. Bunun için insanları ve toplumu bu durumdan kurtarmak gerekir. Bu da yöneticilerinin güven vermesi ile olur. İnsanların ve toplumun gelecek kaygılarını ortadan kaldırıcı, insanlara güven verici yaptırımlarla olur. İnsanların birbirlerine ve değer yargılarına saygı duymakla olur. Hoşgörü, sevecen güven verici durumlarla olur. İnsanların iş ve aş kaygılarının karşılanması ile olur. Canım yol yaptık, köprü yaptıkla olmuyor işte.Bunlar karın doyurmuyor diyor insanlar. Kırsal kesimde yaşayan ya da işsiz, yoksullukla savaşan insanlar ben o köprülerden, yollardan hangi araba ve paramla, kaç kez geçeceğim diyorlar. Önce iş gerek. Yoksulluğu, yolsuzlukları önlecek kararlı adımlar atmak gerek En önemlisi kendilerini yönetenlere güven gerek Sağlıklar dilerim.