Ana Sayfa | Mustafa Öz

EVDE KAPAN VAR HAA


Mustafa Öz

Bu günlerde aldı başını gidiyor başkanlıkta başkanlık diye bir fırtına.

 

 

Peki başkanlık gelince ne olacak?

 

 

İşsizlik mi azalacak?

 

 

Enflasyon mu düşecek?

 

 

Milletin yüzü  gülüp korkuları da azalacak mı?

 

 

Terör denen o canilerin yaptığı katliamlar sona mı erecek acaba?

 

 

Dolar düşecek, eğitimdeki bozukluklar düzelecek mi sahi?

 

 

Muhalefet bunlar ülkeyi felakete sürüklüyorlar. Bunların bu yaptıklarına alet olmayalım diyorlar.

 

 

Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, çağdaş eğitimin öncüsü Atatürk'ün müfredattan silmekle meşkul olanlar yukarıda yazdığım konulara biraz eğilseler daha iyi olmaz mı?

 

 

Dolar aldı başını gidiyor.

 

 

Dolarlarınızı bozdurun diyorlar.

 

 

Olmayan dolarları nasıl elde edeceğizde bozduracağız?

 

 

Çarşı pazarda fiyatlar aldı başını gidiyor.

 

 

İnsanlarımızın yüzü gülmüyor.

 

 

Sabah gönül rahatlığıyla uyanıp işleri varsa bile gidemiyorlar.

 

 

Türkiye'de her eğitim bakanı değiştiğinde müfredatta değişiyor.

 

 

Sınıflar gene kalabalık.

 

 

Öğretmen az.

 

 

Çocuklar yarış atına dönmüş kimsenin umrunda değil.

 

 

Ülkemizdeki eğitimin kalitesi yerlerde sürünüyor.

 

 

Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Proğramı (PİSA) söylüyor;

 

 

Bizim ülkemizdeki eğitim seviyesi 72 ülke arasında matematikte 49.uncu.

 

 

Fen Bilimlerinde ise 52 inci sıraya düştük.

 

 

Geçen yılki geometri testinde doğru cevap 4.22 oldu.

 

 

Ama 2010 yılında 10.5 ti.

 

 

Eğitimin bilimsellikten uzaklaştığı otoritelerce defalarca söylenip yazılmasına karşın bizimkiler bildiklerini okuyorlar.

 

 

Bu ülke güzel ülke bizim arkadaşlar.

 

 

Başka gidecek yerimizde yok.

 

 

Burada doğduk.

 

 

Bu topraklarda öleceğiz.

 

 

Ülkemizin üzerindeki küresel tuzaklardan kurtulmanın yolu rejim değişikliğinde değil, aksine Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesine dört elle olabildiğince sarılmakla  olacağını hiçbir zaman unutmayalım.

 

 

Bunun mücadelesini vermektende çekinmeyelim.

 

Atatürk Cumhuriyetinin temellerinin sağlam olduğunu bunları dahada sağlamlaştırmak olduğunu unutmayalım.

 

 

Çünkü bu bizlere atalarımızdan en öncede Atatürk'ten bırakılan bir değerdir.

 

 

Şimdi birlikte düşünelim.

 

 

Bütün işler bitti.

 

 

Her konuda sorunları çözdük .

 

 

Başkanlıkta başkanlık sistemi diyerek dayatıyoruz.

 

 

Birşeyler bilmeyende hatta ne yapılmaya çalışıdığının farkında olmayanlar muhalefete ve doğruları söyleyenlere veryansın saldırıyorlar.

 

 

Hepimizi ülkemizi ilgilendiren en önemli konularda kendimiz gibi düşünmeyenlerin fikirlerini almıyor, sormuyoruz.

 

 

Peki bu ülkede sadece kendi hfikirlerimizde olanlarmı yaşıyor?

 

 

Diğerlerinin ne düşündüğü söylediğinin önemi yok mu?

 

***

Evde kapan olduğunu söyleyen farenin dediklerine uymazsanız başınıza gelecekleri iyi hesap ediniz. Duvardaki çatlaktan bakan küçük fare, çiftlik sahibi ile karısının bir paketi açtıklarını görmüş. Bunun bir fare kapanı olduğunu görmüş. Aman Allahım bunlar canımıza kast ediyor diye düşünür . Hemen bahçeye koşup alarm verir. Evde kapan var. Evde kapan var! Tavuk gıdaklayıp kafasını kaldırır. Sayın fare, bu senin için ciddi bir sorun olsada beni ilgilendiren bir tarafı yok der. Fare dönüp koyuna evde kapan var. Evde kapan var der. Koyun ; vah vah! Üzgünüm sayın fare senin için dua edeceğim der. Fare bu sefer öküze yönelir: Evde kapan var.Evde kapan var der.Öküz sayın fare senin için üzgünüm ama ildileneceğim bir şey değil der. Fare terkedilmişlik içinde tek başına kalır.O akşam evde bir kapan sesi duyulur. Gürültüye koşan çiftçinin karısı karanlıkta ,kapana zehirli bir yılanın kuyruğunu kaptırdığını görmez ve yılanda kadını ısırır. Çiftci hemen Dr. çağırır. Kadın ateşli hasta olarak yatmaktadır. Eeee ateşli insana ne verilir?Sıcak bir tavuk çorbası.Tavuk hemen kesilir: Çorba pişirilir. Ertesi gün eş dost akraba hasta ziyaretine gelince çiftçide koyunu kesip sofraya koymak zorundadır. Kadın iyileşmez ve ölür. Cenazede çok kalabalık gelir. Çiftçide konuklarını doyurmak için öküzü keser. Farede deliğinden olup bitenleri izlemek kalır.Yani hepimiz aynı gemideyiz.Sağlıklar dilerim.