Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Liderler önce inandırıcı Olmak durumunda

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Seçimlere önemli ve büyük vaatlerle hazırlanan siyasi partilerin öncelikle bu vaatlerini yerine getirmede inandırıcı olmaları gerekiyor. İktidar partisi AK Parti lideri ve Başbakan Davutoğlu, gezdiği ve miting yaptığı yerlerde adeta hizmet dağıtıyor. Ancak, Başbakanın inandırıcı olduğuna pek inanan çıkmıyor.

Çünkü 7 Haziran’da sandığa gidip oy verecek olanlar, iktidar partisi için “ 14 yıldan bu yana iktidardalar. 14 yılda yapamadıklarını bugün mü yapacaklar? Kaldı ki, AK Parti iktidarı her seçim döneminde verdiği sözlerin arkasını getiremiyor” diyorlar.

Biz, Davutoğlu’nun gezilerini ve gezilerde verdiği sözleri, vaatleri çok yakından izliyoruz. Başbakan bol keseden umut dağıtıyor. Ağzından adeta bal damlıyor. Peki, ama adama demezler mi “Bugüne kadar neredeydiniz? Bunca yıl iktidardasınız, neden yapmadınız?”

Sokaktaki adamın sorguladığı ve beklentileri çok farklı. Bize de zaman zaman mesaj atan okurlarımızın buluştukları ortak noktaya da değinelim:

“Bizim şu anda içinde bulunduğumuz sorunlar işsizlik, geçinememe, adalete olan güvenin sarsılması, ifade özgürlüklerimizin kısıtlanmasıdır. Biz, öncelikle bu sorunlarımızın giderilmesini bekliyoruz. Bugün, bu sorunları bize yaşatanların bunların giderilmesi konusunda hiçbir adım atmaya yanaşmamalarıdır. Bizim yaşam kalitemizi artırmayacak, bize yaramayacak vaatlerin havalarda uçuşması ve sonucu bizi pek fazla ilgilendirmiyor. Öncelikle mutfaklardaki yangının söndürülmesi ön plana alınmalıdır. İktidar partisinden bunu göremiyoruz.”

Kargaşa, sıkıntı, söz düellosu artık bıkkınlık getirdi. Ekonomiden, dış politikaya, hukuk sistemimize kadar her şey allak-bullak olmuş durumda. Seçimde oy kullanacak olanlar önlerini göremiyor. İşte bu nedenlerden dolayı da umut olabileceklere sarılıyorlar. Siyasilerin karşılıklı suçlamalarına da büyük tepki verildiğinin altını çizelim.

Eğer, bugün AK Parti oyları giderek çakılıyor, eriyorsa hiç kuşkusuz bunun çok nedenleri var. Yukarıda saydıklarımız bu nedenlerde sadece bazılarıdır. 

Şimdi ortadaki gerçeğe dönelim:

Millet, yeni bir arayış içine girdi. Bu nedenle muhalefete yönelenlerin sayısı hızla artıyor. MHP, oyunu en fazla artıran parti olarak öne çıkıyor. CHP, daha önceki oylarını birkaç puan artırmış görünümünde. Yapılan son anketlerde de AK Parti’nin bugünkü konumu ile tek başına iktidar olamayacağını gösteriyor.

Gezici Kamuoyu Araştırma Şirketi’nin son yaptığı ankete bakalım:

AK Parti yüzde 38,1, CHP yüzde 28,5, MHP yüzde 18, HDP ise yüzde 11 olarak görülüyor. Gezici’nin anket sonuçlarına göre HDP barajı aşıyor. Bu durumda AK Parti’nin tek başına hükümet kuramayacağı da görülüyor. Gezici’nin yetkilileri, “Her yaptığımız yen ankette iktidar partisinin daha da eridiğini görüyoruz. Son 3 aylık ankette hiç yükselişe geçişi olmadı” diyorlar.

Hukuk siteminin yıprandığı, insan haklarının ayaklar altına alındığı, ekonomideki dalgalanmaların bir türlü durmadığı bir yerde istikrarın olmayacağını biliyoruz. Bugün Türkiye’deki istikrarsız gidişi buna bağlayanlar da çoğunlukta. Türkiye’nin ve ekonominin güven vermediği bir dönemde özellikle yabancı yatırımcılar da sırtlarını dönüyor. Yatırım ve istihdam olmayınca işsizlik de tavan yapıyor. 

Türkiye’nin önünde iç karartan bir ekonomi ve işsizlik var. Konu ile ilgili daha önce yazdığımız yazılarda bu konuları enine boyuna ele almış değerlendirmiş ve görüşlerimizi de sizlerle paylaşmıştık.

Millet, öncelikle bunlarla ilgileniyor, bunlara bakıyor. Siyasilerin vaatlerinin de bu noktada yoğunlaşmasını bekliyorlar.

Bugün yaşanan tabloyu AK Parti Hükümeti ortaya koyduğu için, yeni arayışlar muhalefetin şansını artırıyor, puanını da yükseltiyor. O nedenle de Davutoğlu’nun söylemlerine pek itibar edilmiyor. Zaten, iktidar partisinin hızla oy kaybetmesinin nedenlerinden birini de bu oluşturuyor.

7 Haziran seçiminde muhalefete bir şans verilecek gibi görünüyor. Anket sonuçlarına baktığımızda bunu görebiliyoruz. İktidar partisine yakın olan bazı kamuoyu araştırma grupları bile AK Parti’deki düşüşü görüyor, ancak değerlendirmelerinde birkaç puanlık düşüş olduğunu açıklıyorlar. Özetle, ortada bir kayıp olduğu gerçeği açık biçimde görülüyor. 

Bir de seçmenin şu düşüncesi var, görmezden gelemeyiz:

“Bugün seçim nedeni ile Hükümet kanadı vaat üzerine vaatte bulunuyor. 14 yılda ekonomide altın çağ yaşadık, bu dönem bile yapamadılar Şimdi ekonomi dibe vuruyor, bundan sonra nasıl yapacaklar? Memura, işçiye, emekli, dul ve yetime “para yok” diyerek zam yapmıyorlar, o zaman elde olmayan paralarla nasıl bir hizmet zinciri oluşturacaklar buna inanmıyoruz.”

Çok açık biçimde şunu vurgulamak istiyoruz:

Her şey bir yana seçmen artık ekonomik duruma bakıyor, bunu ön plana çıkarıyor. Cebindeki paraya, mutfağındaki yangına ilgi duyuyor. Bu nedenle de özellikle muhalefet partileri ekonomiyi, vatandaşı rahatlatacak vaatleri ortaya koyarak umut olmaya çalışıyor. Eğer, muhalefet partileri bu konularda inandırıcı olabilir, ikna edebilirlerse bugün ortaya çıkan oy oranlarını seçime kadar daha da artırabilirler. Biz, böyle görüyor ve değerlendiriyoruz.