Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Turizmde beklentilerin altındayız

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Sezon başlamadan önce turizmimizle ilgili bir yazı yazmış turizm sezonunda bu yıl beklentilerin altına düşülebileceğine değinmiştik. Rusya’daki ekonomik kriz, AB ülkelerinin tatil için birbirini tercih etmesi, bölgemizdeki ateş çemberi nedeni ile oteller doluluk oranı yaşamıyor. 

Genel seçimler, Ramazan ayının Temmuz’a sarkması ve ekonomideki dengelerin bozulması da iç turizmimiz etkileyince olanlar oldu.

Özellikle Alman turistler Antalya’yı tercih ediyor. Bodrum, Marmaris, Kuşadası, Fethiye gibi tatil yörelerine gelen turist sayısında da azalma görülüyor. Bu durum, otelcileri iç turizme yöneltiyor. Son gelen haberlere göre bu gelişmeler de otellerin yüzde 30’a varan yeni indirim kampanyaları başlatmalarına neden oldu.

Zaten, sezon başlamadan önce yüzde 50-40-30 gibi ön rezervasyonların geçen yıllara göre bu yıl ilgi görmemesi, otellerin bu sezon bir sıkıntı ile karşı karşıya kalacağını gösteriyordu. Şimdi bu sıkıntı yaşanıyor.

Şimdi gelelim Rus turistlere:

Ruslar Türkiye’yi seviyor. İlk tercih olarak da Türkiye’de tatil yapmayı tercih ettiklerini söylüyorlar. Antalya başta olmak üzere, diğer tatil yörelerine özellikle her şey dahil sistemi ile ülkemize gelen Rus turistlerin her dönem çok memnun ayrıldıklarını biliyoruz. 

Geçenlerde Rusya’da yapılan bir araştırmada Ruslara “En misafirperver ülke sizce hangi ülkedir?” diye soruldu. Verilen yanıtta Türkiye ön plana çıktı.

Şimdi bu anketin detaylarını sizlerle paylaşalım:

Rusya`da yapılan bir ankette ülke halkının gözünde en misafirperver ülkeler belirlendi. Kendi memleketlerini ilk sıraya koyduktan sonra, en misafirperver ülke olarak Türkiye`yi gösterdi. 

Rusya’da yapılan bir ankette ülke halkının gözünde en misafirperver ülkeler belirlendi. Seyahat arama ve karşılaştırma sitesi Momondo’nun anketine katılan Rusya vatandaşları, kendi memleketlerini ilk sıraya koyduktan sonra, en misafirperver ülke olarak Türkiye’yi gösterdi.

Böylece "Soğuk Savaş" yıllarında körüklenen olumsuz önyargıların turizm sayesinde kırılmaya ve toplumların yakınlaşmaya başladığı da kanıtlanmış oldu. Lenta. ru sitesinin haberine göre, Momondo şirketinin anketine katılan Rusya vatandaşlarının çoğu, Rusya’dan sonra en misafirperver ülkenin Türkiye olduğu görüşünde birleşti. Anket katılımcılarının yüzde 38’i en misafir ülkenin Rusya, yüzde 18’i Türkiye olduğunu söyledi.

Rusya vatandaşlarının gözünde en misafirperver diğer ülkeler de şöyle sıralanıyor:

Rusya (%38) Türkiye (%18) İtalya, İspanya (%16) Çin (%14) Fransa (%8) Finlandiya, Almanya (%7) ABD, Portekiz (%4) Danimarka (%3) Hollanda (%2)

Hiç kuşkusuz bu tablo bizim için gurur vericidir. Aynı zamanda Türkiye’nin reklamı niteliğindedir. Biz, bunu bile kullanamıyoruz. Türk misafirperverliğini dış dünyaya yayamıyoruz. Tanıtım eksikliklerimiz var var olmasına ama ayağımıza kadar gelen böylesine bizi gururlandıracak anketlerden bile istifade edip, reklam aracı olarak kullanamıyoruz.

Konu turizmden ve geleceğinden açılmışken şu konuyu da gündeme taşıyalım:

Avrupa, Türkiye’yi her açıdan riskli ve istikrarsız bir ülke olarak görüyor. Siyasi ortamı beğenmiyor. Hani bizi yönetenler sık sık Avrupa’ya kafa tutuyorlar ya, Avrupa da ülkesindeki vatandaşları Türkiye’ye göndermemekle bizi cezalandırmaya çalışıyor. 

Özetleyecek olursak, turizm istikrar istiyor, güven ortamı istiyor, istikrarın olmadığı ortamlarda da gelişmiyor. Şu anda içinde bulunduğumuz ortam budur. 

Dış basını takip eden okurlarımız anımsayacaklardır. Türkiye aleyhine öylesine yazılar yazılıyor, öylesine kötüleme kampanyaları sürdürülüyor ki, Batılılar bundan çok etkileniyor. Tatil tercihlerini de değiştiriyorlar. Zaten sezon öncesi yapılan rezervasyonların çoğunun iptal edilmiş olması bunu açıkça ortaya koyuyor. 

Geçenlerde Almanya’daki bir turizm TV kanalı, Suriyeli sığınmacıların Türkiye’deki turizm bölgelerine yayıldığını, tatilcileri rahatsız ettiğini, yabancı turistlerin de korkulu rüyası haline geldiği haberlerini görüntülü olarak veriyordu. Böylesine yayınlar Batılı turistler için Türkiye’yi tatil programından çıkarmak için yeterlidir.

Bizim en büyük eksiğimiz, kendimizi koruyamayıp karşı atak yapamamamızdır. 

Bizim her zaman savunduğunuz konu, turizmde çeşitliliğe geçmememiz olmuştur. Turizmde artık deniz, güneş, yatak dönemi yerini başka alternatiflere bırakıyor. Kısaca bunlara da bakalım ve eksiklerimizi de görelim:

-Turizmde ürün çeşitliliği artırılmalı,

- Dijital tanıtım atağı yoğunlaştırılmalı,

- Bazı noktalar kısa tatiller için konumlandırılırken bazı destinasyonlarımız da uzun tatillere göre planlanmalıdır.

- Tanıtım faaliyetlerinde yaşamın içerisinden karelere yer verilmeli, Türk insanın samimiyeti ve misafirperverliği gibi olumlu yönleri öne çıkarılmalıdır.

- Uluslararası sanat, kültür ve spor faaliyetleri artırılmalı ve bu kapsamda tanıtıma önem verilmeli,

-Kültür mirasımız sürdürülebilir hale getirilerek, Türkiye’nin bir kültür merkezi halini alması sağlanmalıdır.

- Ülkemizin ekonomik değeri ve rekabet gücü ile verimliliği artırmak  için turizm sektöründe Ar-Ge, İnovasyon ve Patent faaliyetlerinin artırılması gerekmektedir.

- Dünyada, ülke ve bölge içerisinde barış ortamının tesisi sürdürülebilir turizm için de son derece önem arz eder.

- Yabancı ziyaretçilerin farklı yaşam tarzlarını gözlemleyebilecekleri seyahat deneyimleri için turizm faaliyetleri yaygınlaştırılmalıdır.

- Ülkemizi ziyaret eden özellikle kültür turizmi için gelen yabancı ziyaretçilerin ortalama kalış sürelerinin uzaması için çalışmalar yapılmalıdır.

- Turizm gelirleri açısından da dünyada ilk 10’a girebilmemiz için çalışmalara yoğunluk verilmelidir.

-Turizmin alt ve üst yapı sorunları giderilmeli,

- Nitelikli istihdam için turizm eğitimi sertifikasyon ile desteklenmeli,

 - 2023 turizm vizyon hedefleri arasında yer alan “60 milyon turist - 60 milyon gelir” hedefini gerçekleştirebilmek için tanıtım atağına geçilmelidir.