Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Seçimin mesajları

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Bizi takip eden okurlarımız anımsayacaklardır. Seçim sürecine girdiğimiz günden bu güne yazdığımız yazılarda iktidar partisinin seçimden yenik çıkacağını, 8 Haziran sabahı Türkiye’nin yeni bir döneme girerek uyanacağını yazmış ve “ Seçmenin sandıkta ince ayar vereceğine inanıyoruz” demiştik.

AK Parti’nin seçimi kaybedeceğini, bunun nedenlerini de sıralamıştık. Çünkü iktidar partisini kemiren, çürüten nedenler öylesine fazlaydı ki, sonucun bu noktaya varabileceği de görülüyordu.

Eğer iktidar partisi Başbakanı, Cumhurbaşkanı, valisi, belediye başkanı,emniyet güçleri ve devlet imkanlarını sonuna kadar kullanarak eşit sayılamayacak bir seçim kampanyası yürütüp, sonuçta yenilgiye uğruyorsa bunun çok hem de çok fazla düşünülmesi gereken bir konu olduğunun da altını çizelim.

Çok önemli bir görüşümüzü de vurgulamadan geçmeyelim:

Seçim sonucu MHP’nin oylarında bir patlama gördük. Seçmen, AK Parti tabanına en yakın partinin MHP olduğunu, AKP’nin alternatifi konumunda bulunduğunu MHP’ye verdiği oylarla ortaya koydu. Biz, bundan böyle MHP oylarında çok daha önemli artışların olabileceğini görmekteyiz. 

Seçimde, seçmen ince ayarını vermiştir. İktidar partisine çıkan kart sarıdır. 

Seçimle ilgili çok şey söylenecek, çok şeyler yazılacaktır. Biz, seçimden çıkan mesajları yazılarımızda sıralayacağız. Bugün, iki önemli konu üzerinde duralım:

Birincisi baraj konusudur ve bu yanlış HDP’ ye barajı aştırmış, başta iktidar partisi olmak üzere, Meclise giren ve girmeyen diğer bütün partileri zarar uğratmıştır. 

Seçim öncesi Başbakan Davutoğlu, bu konuda bir açıklama yapmış, seçim sonrası baraj konusunun aşağıya çekilmesi konusunda bir çalışma yapacaklarını açıklamıştı. Bize göre Davutoğlu bugünkü tabloyu görmüştü. 

Şimdi, baraj konusu gündeme gelecektir. Bütün siyasi partilerin isteği de budur. Barajın aşağılara çekilmesi ile Meclis’te her görüşün temsil edilmesi de sağlanmış olacaktır. Meclis’te temsil hakkı elde eden partilerin bu konuya öncelikle eğileceklerini de göreceğiz. 

Bir önemli konu da seçmenlerin “iki başlılığa” karşı “hayır” demeleri oldu. 

Dikkat edilecek olursa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir siyasi parti lideri gibi meydanlara çıkması çok büyük tepki topladı. AK Parti tabanından bile Erdoğan’a tepki geldiğini ve “Artık AK Parti’nin ve milletin yakasından düşmesi gerekir” denildiğinin iddia edildiği haberlerini çok gördük. 

Erdoğan yüzde 52 oyla milletin iradesi ile Cumhurbaşkanı seçildi. Buna saygılıyız. 

Ancak, Anayasa Cumhurbaşkanı’nın görevlerinin neler olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Erdoğan’ın Anayasa’yı çiğneyerek görev alanının dışına çıkışının çok büyük tepkilere neden olduğunu seçim sonrası ortaya çıkan tabloda görebiliyoruz.

Erdoğan, açılışlar nedeni ile çıktığı meydanlarda “Başkanlık” ve “Yeni Anayasa” için oy istedi. Çıkan sonuçlarda Başkanlık sitemine “hayır” denildi. Eğer yeni bir Anayasa yapılacaksa bunun tüm siyasi partilerin görüşü doğrultusunda yapılması gerektiğine de dikkat çekildi. 

İşi başka yönlere çekmeye gerek yok. Seçim sonuçları milletin iradesinin sonuçlarıdır ve ortaya konulan tablo da bunu açık biçimde ortaya koyuyor.

Aslına bakılacak olursa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini ortaya atıp bu kadar bağlaması bize göre çok yanlış bir strateji olmuştur. 

Nedenine gelince:

Erdoğan yüzde 52 oyla Cumhurbaşkanı seçildi. Meydanlara çıkıp önce 400 milletvekili istedi. Daha sonra 267 milletvekili ile bunu sınırladı. Sonuçta “Gönlümde yatan aslan” dediği AK Parti yüzde 40 oy aldı. 

Bunun anlamı şudur:

Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a yüzde 52 oy veren seçmen, genel seçimde AK Parti’ye yüzde 40 oy vererek Erdoğan’ı yeniden onaylamamıştır. Hâlbuki Cumhurbaşkanı seçimden yüzde 52’nin üzerinde oy çıkarabilmiş olsaydı biz de bugün böyle bir yazıyı yazmamış olacaktık.

Bir önemli konu da şudur:

Eğer bugün HDP barajı geçebilmişse bunun da en büyük nedeni Erdoğan olmuştur. Çünkü Erdoğan’ın ve partisinin dizginlenebilmesinin önüne geçilebilmesi için iktidar partisinin Meclis’te çoğunluğu elde etmemesi gerektiğine inananların önemli bir bölümünün HDP’ ye destek verdiğini de gözlemledik. 

Ortaya çıkan tablodaki bir dizi yanlışlıklar ve seçim mağlubiyetinin nedenleri de bunu hazırlayanlar da bellidir. İktidar partisinde çöküş başlamıştır. Hiç kuşkunuz olmasın, bundan sonraki süreçte çözülmeler ve parti içi tartışmalar da başlayacaktır. Biz, AK Parti de artık yama tutmayacağı görüşünde olduğumuzu da vurgulayalım. 

Bir başka gözlemimize gelince:

Bu seçimde oylara ve sandıklara sahip çıkılmıştır. Seçim öncesi ortaya atılan şaibelere yer verilmemiş, anlamlı bir yarış yapılmış ve çıkan sonuç millet iradesinin sonucu olarak saygı ile karşılanmalıdır. 

Seçimin mesajlarına devam edeceğiz.