Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

AK Parti’siz bir koalisyon Olabilir mi

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Seçim sonrası ortaya çıkan tablo, bir koalisyon hükümetini, bu gerçekleşemezse erken seçimi gündeme getiriyor. Seçim sonrası da siyasi partilerde ve çeşitli yerlerde olası koalisyon hükümetleri konuşuluyor. Kimin kiminle bir araya geleceği, nasıl bir ortaklığın hayat bulabileceği tartışılıyor.

Seçimde birinci çıkan AK Parti’deki eğilimi analize etmeye çalıştık. Meclis’in deneyimli isimleri ile görüştük. Siyasi kulislerde dolaşan haberlere kulak verdik. Kısaca edindiğimiz izlenimlere bakalım:

AK Partililer, içinde bulunmadıkları bir koalisyon Hükümeti düşünmüyorlar. 

Seçim sonrası Bülent Arınç’ın “Biz iktidar olmaya muktedir bir partiyiz. Hükümet olma dışında kendimizi göremiyoruz” sözlerini aktaranların sayısının çokluğuna da dikkatleri çekmek istiyoruz. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eğiliminin de bu yönde olduğu izlenimini edindik. Özellikle Deniz Baykal ile yapılan görüşme sonrasında Baykal’ın söylediklerine bakacak olursak, Cumhurbaşkanı’nın eğiliminin ne yönde olduğunu rahatlıkla görebiliriz.

AK Partililer neden mutlaka kurulacak bir hükümet içinde olmak istiyor? Dilerseniz buna bakalım:

AK Parti cephesinden yükselen seslere kulak verecek olursak bu konuda yüksek sesle şu konunun gündeme oturduğunu göreceğiz:

“İçinde bizim bulunmadığımız bir Hükümet olursa bizi paçavraya çevirirler. Muhalefet 17/25 Aralık dosyalarının açılmasını istiyor. Bu dosyaların açılması felaketimiz olur. Her şeyi didik didik ederler. Güç kaybına uğrarız. Kadrolarımız dağılır. Yolsuzluk soruşturması dosyaları açılır. 4 Bakanımızın Yüce Divan’a gönderilmesi de sağlanırsa partimiz iyice yıpranır. Bunların önüne kesmek ancak iktidarda kalmakla sağlanılabilir. Daha sonra yapılacak yeni bir seçimde bugünkü aldığımız oyları arar hale gelebiliriz. “

Peki, bu durumda bir koalisyon hükümeti kurulabilir mi? Kurulursa ne kadar başarılı olur? İçinde AK Parti’nin olmayacağı bir koalisyon hükümetinin kurulmasının önü açılabilir m? Bu konulardaki gelişmeleri önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Eğer Cumhurbaşkanı ve AK Parti cephesi, bir erken seçimi düşünüyorsa, burada oyalama taktiğine başvurulacaktır. Gelişmeler ve edindiğimiz izlenimin de bu yolda gelişeceğini görmekteyiz.

Bütün partilere koalisyon önerilerinde bulunulacak, olmayacak ön koşullar öne sürülecek, daha sonra da “Görüyorsunuz ne kadar çaba gösterirsek gösterelim, koalisyon hükümeti olmuyor. Daha fazla kan kaybetmemek için erken seçim kaçınılmaz görünüyor” denilerek düğmeye basılacaktır.

Cumhurbaşkanının ve AK Parti’nin eski kurmaylarının bu görüş doğrultusunda hareket edeceği görüşlerinin ağır bastığını görmekteyiz. Ancak, AK Parti içinde yeni seçilen milletvekillerinin çoğunun şu an için erken seçimden yana olmadıkları da söyleniyor. Parti içinde tartışmalar var. Aynı görüşte olmayanlar var. Hatta AK Parti’deki görüş ayrılıkları nedeni ile partinin üçe bölündüğünü söyleyenler de var.

AK Parti içindeki eski tüfekler ayrı bir kadro oluşturdu. Yeniler ve yeni seçilen milletvekilleri ayrı bir grup olarak dikkat çekiyor. Cumhurbaşkanı ve kadrosu ise bölümün üçüncü halkasını oluşturuyor. Şimdi her kadrodan çok farklı sesler yükselmeye başladı.

Seçimden yenilgi ile çıkan Cumhurbaşkanı ve AK Parti’nin erken seçime gitmesi ne getirir, ne götürür? 

Bunun hesapları inceden inceye yapılıyor. Seçim sonrası hemen kamuoyu araştırmalarına başlanıldı. Bu koşullar altında yapılacak bir seçimde siyasi partilerin oylarında bir değişimin olup olmayacağı araştırılıyor. 

AK Parti cephesinden konu ile ilgili gelen seslere de kulak verelim:

“Sıcağı sıcağına seçime gitme seçmenin tepkisine neden olabilir. Bugün ortaya çıkan tabloda koalisyon hükümetleri öngörülüyor. Bunun sonuna kadar denenmesinde yarar var. Seçmenin tepkisine neden olabilecek bütün unsurların ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu nedenle öncelikle hangi konularda yanlış yaptık, hangi konularda tepki aldık bunları değerlendirip, aynı hataları tekrarlamamız şarttır. Yapılabilecek yeni bir hata, daha düşük oy almamız anlamına gelir. “

Görüldüğü gibi AK Parti’de erken yapılabilecek bir seçim için hemen balıklama atlanılmayacak. Seçim yenilgisinin şokunu hala atlatamayan AK Parti’de korku ve endişenin var olduğunu da rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz.

AK Partisi neden oy kaybetti? Neden Hükümeti tek başına kuramayacak konuma geldi? Bunlar iyi analiz edilirse sorunun yanıtı da bulunabilir.

Bugün toplumda yaratılan endişenin sebebi bunlar değil mi? Kibirli ve dışlayıcı tavırları sergileyen, korku imparatorluğu yaratmaya çalışanlar başkaları mıydı? Toplumu kutuplaştıran, siyasete deli gömleği giydiren, tek adamlığa soyunanlar bu yenilginin sonuçlarını hazırlamadı mı? Sağduyuyu ve akılcı düşünceleri boğan, kendilerinden başkasını ve Anayasa’nın çizdiklerini dinlemeyen, yarattıkları kadroların dışındakileri ötekileştirenlerin başarılı olamayacaklarını 7 Haziran seçim sonuçları ortaya koymuştur. Her şey ortadayken, yenilginin nedenlerini başka taraflarda aramaya gerek olmadığını anımsatalım.