Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

İŞİD konusunda daha kararlı adımlar atılmalıdır

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

IŞİD’a karşı başlatılan mücadelede en çok zararı görecek ülkelerden birisinin Türkiye olacağı hesaplanıyor. Çünkü bunun birçok nedeni var. Güneydoğu’da IŞİD’a sempati duyan, hatta katılanların sayısı azımsanmayacak kadar büyük. Hatta konu ile ilgili yapılan açıklamalarda “Özellikle Güneydoğu’da IŞİD’ın uyuyan hücreleri var” deniliyor.  Bu hücrelerin de her an harekete geçebileceğine dikkat çekiliyor.

Suriye sınır boylarımızda güvenliğin tam olarak sağlanamaması da başta IŞİD olmak üzere, birçok terör örgütü üyelerinin rahatlıkla Suriye’ye geçiş yapabilmesine neden oluyor. Bu konuda birçok iddia da var. Suriye’de yaralanan birçok IŞİD miltanının Türkiye’de tedavi edildiği, bazı IŞİD militanlarının kaçarak Türkiye’ye sığındığı da aynı iddialar arasında yer alıyor.

Geçenlerde IŞİD’a karşı bir ihbarı değerlendiren terörle mücadele ekipleri 21 kişinin gözaltına alındığı bir operasyon yaptılar. Operasyon sonunda yapılan açıklamada eli kanlı örgütün eylem taktiklerinin ele geçirildiği belirtildi.

Önce operasyon olayına bir göz atalım:

“İstanbul Polisi, dünyanın dört bir yanında vahşetlere imza atan ve milyonlarca insanı evsiz bırakan tekfirci IŞİD’e yönelik 4 ilde operasyon düzenledi. Hedef adreslerde, bayraklar, pompalı silah ve bol miktarda mermi ele geçirildi. Selefi (Vahabi) inanca göre dünyanın birçok ülkesinde yapılanan ve kısa adı IŞİD olan Irak Şam İslam Devleti adlı örgüte yönelik operasyonu İstanbul Emniyeti’ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekipleri, gerçekleştirdi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğü’nden elde edilen bilgileri değerlendiren TEM timleri, şafak vakti harekete geçti. İstanbul merkezli Kocaeli, Şanlıurfa ve Mersin’de “eş zamanlı” baskınlar düzenleyen TEM Özel Tim, 21 kişiyi gözaltına aldı. IŞİD’e lojistik destek veren hücrelerde arama yapan dedektifler, örgüte ait bayraklar, bol miktarda mermi, pasaportlar, pompalı tüfekler ele geçirdi. Hücrelerde “eylem taktikleri” içeren dokumanlar da bulundu. Özel Harekât, Çevik Kuvvet, Havacılık Şube’de görevli 730 polisin destek verdiği baskınların İstanbul ayağında, Sultangazi, Pendik, Tuzla. Ümraniye, Bağcılar ve Gaziosmanpaşa’nın da bulunduğu 13 ilçe yer aldı. Militanlarının beynini, “Türkiye’de bir avuç Müslüman var” felsefesiyle yıkayan IŞİD’e bir ayda ikinci operasyonu düzenleyen TEM ekipleri, adreslerde bulunamayan 5 militanın peşine düştü. Gözaltına alınan şüphelilerin örgüte katılmak için çeşitli Avrupa ilçelerinden Türkiye’ye gelen gönüllüleri, aşama aşama Suriye’ye geçirdikleri belirlendi. Ummadıkları bir anda kasklı, yeşil yelekli timleri karşılarında bulan radikal dinci örgüt yandaşları, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan sağlık kontrollerinin ardından Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde sorguya alındı. Baskınların ara vermeden devam edeceği öğrenildi. ”

Bu operasyon, Türkiye topraklarında IŞİD tehlikesinin var olduğunu, her an her yerde beklenmedik bir takım kanlı olayların olabileceğini gösteriyor.

Demek ki, IŞİD bizim için çok büyük bir tehlikedir ve bu konunun hafide alınacak tarafı da yoktur. Bu konuda başta ABD istihbarat örgütleri olmak üzere, birçok yerden Türkiye’ye uyarı geldiğini biliyoruz. Özellikle de Suriye sınırlarında önlem alınması istenmiş, IŞİD’ın sınırı rahatlıkla kullandığına dikkat çekilmişti.

Suriye ve Irak’taki IŞİD militanlarına karşı başlatılan mücadelede Türkiye’nin koalisyon içinde yer alması doğru bir karardır. Ancak, bu kararla birlikte, içeride de sıkı önlemlerin alınması, IŞİD militanlarının toplanması, bu örgüte yardım ve yataklık edenlerin tespit edilip, uyuyan hücrelere baskın yapılması kaçınılmazdır.

Şunu söylemek istiyoruz:

Bir yandan sınır dışında IŞİD’a karşı mücadele içinde yer alıp, iddia edildiği gibi sınır içinde IŞİD’ı koruyup kollamak bize daha çok zarar verir. Daha önce CHP’li milletvekilleri Hatay ve Güneydoğu’da konu ile ilgili çalışmalar yapmış, AK Parti Hükümeti’ni IŞİD militanlarına yardım yapmakla suçlamışlardı. Hatta aynı açıklamalar içinde bölgedeki hastanelerde IŞİD militanlarının tedavi edildiği iddiaları da ortaya atılmıştı. Bir başka iddia da Suriye’ye gönderilen bazı malzemelerin dolaylı olarak IŞİD’ın eline geçmiş olmasıydı.

IŞİD düşmansa ve tehlikeliyse sonuna kadar bu örgüt ile mücadele edilmelidir. Bunun orta yolu da yoktur. Bir yandan IŞİD için “Bir Amerikan projesi” diyip, öte yandan bu projeye ilgisiz ve duyarsız kalmamak gerekiyor. Endişemiz, bir gün bu örgütü birilerinin bizim de başımıza bela etmesidir.

Nitekim son yapılan operasyonda ele geçen silahlar, bilgi ve belgeler IŞİD tehlikesinin boyutunu zaten gözler önüne seriyor. Bu örgütün gerektiği zaman nasıl bir tehlike olduğunu gösteriyor. Daha önce Hatay ve bazı bölgelerdeki bombalama olaylarının da bu örgütçe planlandığı da iddia edilmişti.

Sanıyoruz, bundan sonra yeni operasyonlar başlayacaktır. IŞİD ile ilgili içten ve dıştan birçok kanaldan ihbar ve uyarıların geldiği söyleniyor. Biz, IŞİD konusunda daha kararlı adımların atılması gerektiği görüşündeyiz. Özellikle Türkiye’ye sızan militanların çok daha tehlikeli olabilecek eylemlere imza atmasından endişe ettiğimizin altını çizelim.

İstanbul Polisi’nin terör örgütüne yönelik ilk operasyonu ise 27 Haziran tarihinde gerçekleşti. Pendik, Bağcılar, Esenler, Sultanbeyli, Esenyurt ve Sultangazi ilçelerinde önceden belirlenen çok sayıda adrese “eş zamanlı” olarak giren TEM ÖZEL TİM, eyleme hazırlanan 5 şüpheliyi gözaltına almıştı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dokuman ile elektronik veriye el konulmuştu.