Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Turizmimize bir darbe de Terörden

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Sezon başında turizmimizle ilgili olarak şöyle demiştik, anımsayalaım:

“Suriye’deki iç çatışmalar, IŞİD belası, sınır güvenliğimizdeki zafiyet ve özellikle aşırı İslami terör örgütlerinin faaliyetleri, PKK sorunu Türk turizmini etkileyecektir. Kaldı ki, Rusya’daki ekonomik çöküntünün etkileyeceği Türk turizmine terör endişesini de eklediğimizde turizmcilerimizi zor bir sezonun beklediğini görmüş oluruz.”

Avrupalı turist, terörden son derece rahatsız oluyor. Suriye politikalarımızda yapılan yanlışlar, Türkiye’yi Avrupa’da “Terörün ortasında bir ülke” konumunda gösteriyor. Bu konuda Batı basınında çıkan olumsuz yazılardan son derece etkilendiğimizin altını çizelim.

Zaten sıkça yazdığımız gibi tanıtım açısından pek başarılı değiliz. Yurt dışında bu iş için giden turizm ataşelerimizin, temsilciliklerimizin iyi çalıştıklarını söylememiz mümkün değil. Katıldığımız uluslar arası fuarlarda da bile beklenen başarıları elde edemiyoruz.

Zaten daha önce bu konuda yazdığımız yazılarda Türkiye’nin adının da bir gün Pakistan gibi anılacağından endişe ettiğimizi hep vurgulamıştık. Bugün gelinen noktaya baktığımızda bu olumsuzlukları da görmekteyiz.

Suruç’ta yaşanan katliamı turizmimiz açısından değerlendirdiğimizde zaten büyük sıkıntı çeken Türk turizminin bundan sonra kolay kolay ayağa kalabileceğini düşünemiyoruz. Kaldı ki bu yazdıklarımızın dışında turizmimizi etkileyen ve gerileten birçok konu ve olay da bulunuyor.

Şunun altını kalınca çizmekte yarar görüyoruz:

Suruç’ta yaşananlar göreceksiniz Batı’da nasıl olumsuz değerlendirilecek. Batı basını bunu nasıl abartılı biçimde verecek. Bundan sonra ülkemize gelmek için rezervasyon yaptıranların çoğunun bunları iptal yönüne gideceğinden de endişe ediyoruz. Eğer bunlar gerçekleşirse zaten sıkıntılı geçen bu sezon tamamen bitecek. Hatta 2016 sezonuna bile bunların yansıyabileceğini gözlerden uzak tutmamalıyız.

O halde harekete geçip, tüm olumsuzluklara karşı atak başlatmak durumundayız. Yoksa 2016 turizm sezonunu da kaybetme riski vardır. Bu konuda ilgili kurum, kuruluş ve kişilerin devletin de desteği ile yeni alternatifleri ortaya koyması ve turizmimize “taze kan” sağlaması kaçınılmazdır.

Geçenlerde turizmimizle ilgili Bodrum Profesyonel Otelciler Derneği (BOYD) Başkanı Serdar Karcılıoğlu, umutsuz ve karanlık geçen turizm sezonunda yaşanan olumsuzluklara adeta isyan ediyor. “Olmaz Böyle Şey” başlığı altında yazdığı kıza yazıda da şu vurguyu yapıyor, birlikte okuyalım:

“Olmaz böyle bir şey... Turizmimiz Her noktadan saldırı altında... şimdi birden bire nereden çıktı bu su yosunları.. Doğanın kendiliğinden yaptığına mı inanacağız, yoksa birileri ciddi ciddi bizimle uğraşmaya mı başladı? Bir tarafta terör belası, yitirilen canlar... Komşular alev alev... Başta İngiltere olmak üzere tüm dünyada "TÜRKİYEYE GİTMEYİN" feryatları başladı... Bu ülke nereden nerelere geldi... Biz niçin bu noktadayız Komşumuz Yunanistan iflas etmiş adalarında yatacak bir yatak bulamıyorsunuz, restoranlarında barlarında gece kulüplerinde iğne atsan yere düşmüyor... Adamlar çatır çatır turizm yapıyorlar ya biz? Biz ne yapıyoruz yanlış ve bilinçsiz politikaların sonucunu biz niçin çekiyoruz, şu habere bakın eğer önlem alınmazsa tüm ege ve Akdeniz sahillerine ışık hızı ile yayılabilecek bir bela imiş bu deniz yosunu...bakalım ilgili ve yetkililerimiz ne yapacaklar..izleyip göreceğiz...Bu ülkenin cari açığının düşürülmesine gerçek anlamda katkıda bulunan biz turizmciler için bir açıklama beklemekte sanırım en doğal hakkımızdır...”

Bu yazıya biz de şunu ekleyelim:

Avrupa Birliği’nin önemi ve dayanışması işte bu noktada ortaya çıkıyor. Karcılıoğlu, Yunanistan’ın ve adaların turist kaynadığını belirterek bir doğruya parmak basmış. Çünkü AB üyesi ülkeler, ülkelerindeki turistleri Yunanistan’a yönlendiriyor. Böylece Avrupalı turist Yunanistan’ı ve adaları tercih ediyor. Kalkındırıyorlar, ekonomi yönünden gücünü artırıyorlar.

Peki, Avrupalı turistleri anladık, ya bizimkiler? Bayramda Türkiye’den yüzde 40 oranında yerli turist Yunanistan’ı ve adalarını tercih etti. Halen akın akın Yunan adalarına gidiliyor. Demek ki, yerli turisti bile ülkemizde tutamıyoruz. Bu noktada da turizmimize yön verenleri düşünmeye çağırıyoruz.

Söz bu konulardan açılmışken, çok önemli bir konuya daha değinmeden geçemeyeceğiz:

İçinde bulunduğumuz 2015 yılında Rusya pazarında yaşanan yüksek oranlı gerileme ve Avrupa pazarında görülen yavaşlama eğilimi konaklama sektöründeki istihdama da olumsuz biçimde yansımış bulunuyor.

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Araştırma Geliştirme (AR-GE) biriminin derlediği verilere göre geçen yıllarda ortalama yüzde 10-12 aralığında büyüyen konaklama sektörü istihdamı içinde bulunduğumuz yılın ilk yarısında ancak yüzde 8,3 oranında artabildi. Turizmde düşen yabancı ziyaretçi sayısı öncelikle turizm istihdamını geriletirken buna bağlı olarak otellerde çalışan sayısı da azalmış oldu.

Görüldüğü gibi turizmimiz her yönden darbe yiyor. Böyle bir ortamda sektörlerin ayakta durabilmesi kolay mı?