Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Hani bizim için PKK neyse PYD de aynıydı

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Biz, baştan bu yana hep şunu savunuyoruz:

Terörün her türlüsüne karşıyız. Terör ve teröristlerle de sonuna kadar mücadele edilmesinden yanayız. PKK ile yapılan mücadele bitinceye kadar, bedeli de ne olursa olsun ödenerek sürmelidir. PKK’nın yanında IŞİD, PYD, Hizbullah, el Kaide ve benzeri terör örgütleri de Türkiye için tehlikelidir ve düşmandır. Bölgemizdeki gelişmeler de bunu böyle okumamızı gerektiriyor.

PKK’nın Suriye kolu PYD’yi bugüne kadar yazdığımız yazılarda da hep düşman olarak görmüşüzdür. Çünkü PYD, terör örgütü PKK’nın Suriye’de isim değiştirmiş halidir.

Nitekim gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerekse Başbakan Davutoğlu PYD ile ilgili olarak yaptıkları açıklamalarda “Bizim için PKK neyse PYD’ de de aynıdır” demediler mi? PYD Lideri Salih Müslüm’e bugüne kadar ateş püsküren, onu düşman listesine oturtanlar da başkaları değildir.

Aylardır Kuzey Suriye’de IŞİD ile çatıştırılan, Amerika’nın silahlandırdığı, eğittiği ve donattığı PYD’liler burada Amerika’nın istediği koridorun açılması için çalışıyor. Bunu da artık bilmeyen kalmadı. PYD güçlerine güç katmak için Kuzey Irak’tan Peşmergelerin geçişine de kapıları açan Türkiye oldu. PYD’nin bölgede güçlenmesine katkı sağlamış olduk.

Konu bu kadarla da sınırlı değil.

Kuzey Irak’taki silahlı ve eğitimli 3 bin kadar PKK’lının da IŞİD ile savaşmak ve PYD güçlerinin yanında yer almak için Kuzey Suriye’de bulunduğu da biliniyor.

Lafı uzatmanın bir anlamı yok, özetle PKK’lılar PYD adı altında Kuzey Suriye’de Amerikan çıkarları için çalışıyor. Amerika da buradaki PYD’lilere en ağır silahları veriyor, destek sağlıyor. Bir yerde PYD güçleri Amerika’nın kara ordusu görevini üstlenmiş durumdalar.

Şimdi PKK’nın kolu PYD Amerika tarafından “Dokunulmaz” sınıfına sokuldu. 

Kürt koridoru planından kesinlikle taviz vermeyen Amerika, Türkiye’yi uyararak Kuzey Suriye’deki PYD güçlerine ateş açılmamasını, taciz edilmemesini, dokunulmamasını istedi. Bu konuda yapılan açıklamada da “ Kuzey Suriye’de bulunan PYD/YPG güçlerine dokunulmaması konusunda Türkiye ile anlaştık” denildi. 

Bu ne anlama geliyor?

Bu, teröristlerle Türk Silahlı Kuvvetlerini müttefik konumuna sokulması anlamına geliyor. Bunun başka bir anlatım tarzı da yoktur.

“PKK bizim için neyse PYD’ de de aynısıdır” dediğimiz ve bas bas bağırdığımız bu düşmanla bir gün müttefik haline gelebileceğimiz aklımızın bir köşesinden geçer miydi? Bugün bu gerçekleşmiş oldu. Çünkü Amerika böyle istedi.

Kaldı ki PYD, maskeli PKK’dır. Bizim düşmanımızdır, altımızı oymaya çalışan terörist gruptur.

Milli Güvenlik Kurulu Eski Genel Sekreteri Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, bölgede çok büyük oyun oynandığını, Amerika’nın PKK’yı koruduğunu söylüyor. Kılınç, bakınız konu ile ilgili neler söylüyor kendisini dinleyelim:

“ABD bu bölgede PKK’yı koruyor ve güçlenmesini istiyor, destek veriyor. Bölgede 1. Dünya savaşı sonrasındaki beklentilerinin gerçekleşmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. PKK ile mücadelede size destek verecek hali yok. Ona destek verecek. IŞİD ile mücadelede de sizden gayret ve destek bekleyecek. Nedeni ise işine gelmiyor. İki arada bir derede ABD. Fazla da sesini çıkaramıyor. IŞİD’e verdiğiniz mücadele desteği nedeniyle başlangıçta biraz göz yumdu ama şimdi yavaş yavaş mırıldanmaya, sesleri çıkmaya başladı. Maalesef baştan itibaren yanlışlar yaptık. BOP ile ilgili eş başkanlık gibi şeylerle övündük. Batı dünyası fanatik dincilerden ürküyor. Onunla mücadelede sizi yanında görmek istiyor. PKK’yı bitirmek, zarar vermek konusundaki fazla hareketlerinize “orantısız olmayın” sözlerini söylüyor. Onu desteklemekle mükellef olur. Suriye’deki PYD ile sizdeki PKK, İran’daki PJAK, Barzani bunların hepsinin beklentileri devlet olabilmek. Irak’ta ortaya çıktı ama asıl maksat tecelli etmedi. Proje yavaş yavaş oluşuyor. Projeye zarar verecek tavır tanıdığımız zaman bir takım tepkilerle karşılaşıyoruz.”

Emekli Büyükelçi Onur Öymen’in konu ile ilgili görüşleri de şöyle:

“Bizim PKK’yı bitirmemizi başından beri istemiyorlardı.  PKK’yı bir şekilde muhafaza etmek hatta Türkiye üzerinde bir baskı unsuru olarak kullanmaya çalışıyorlar. Belli ki Türkiye’nin PKK terörünü bitirmesini istemiyorlar. Bize siyasi çözüm öneriyorlar. Masaya oturun diyorlar. Türkiye eğer onların istediklerini yapmazsa belli ki PKK silah zoruyla yine eylem yapacak. Obama’nın Türkiye’ye yaptığı ziyaretteki açıklamada iki tehlikeli terör örgütü var. Biri PKK diğeri El Kaide demişti. El Kaide’yi yerinden söküp, tahrip edip yeneceğiz demişti. Şimdi de PKK konusunda reform yasalarını çıkarın diyor. PKK’yı yenin tahrip edin demiyor. PKK’nın bitirilmesini istemiyorlar. Ali Babacan’ın Amerika’nın Hazine Bakanı ile imzaladığı Dubai anlaşmasında size 8 buçuk milyar kredi vereceğim ama siz de askerlerinizi Kuzey Irak’a geçirmeyeceksiniz demişti. Kuzey Irak’a geçince sanki bizim askerler Kerkük’ü mü işgal edecek. Çünkü PKK’nın o bölgede bitmesini istemiyor. 2009 Şubat’ında Amerikan Savunma Bakanı Robert Gates biz kara harekâtı yaptığımızda, derhal harekâtı durdurun ve askerlerinizi geri çekin demişti. Bütün bunlar PKK’yı bitirmek istemediklerinin işaretidir.”