Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Öfke AK Partiyi daha da eritebilir

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

PKK ile yapılan mücadelede şehit sayısı arttıkça öfke de artıyor. AK Parti ile terör örgütü arasında kurulan “barış Süreci”nin PKK’ya yaradığı, bu zaman dilimi içinde terör örgütünün güç kazandığı ve bugün daha da baş edilemez hale geldiği görülüyor. Bunu, halkımız da görüyor ve değerlendiriyor.

Nitekim bazı kamuoyu araştırma gruplarının son yaptıkları anketlerden çıkan çarpıcı sonuçlar, bugünkü durumun suçlusu olarak bizi yönetenler gösteriliyor. Ankete katılanların yüzde 67’sinin AK Parti’ye öfkeli olduğunu görüyoruz. Denekler, bugün yaşananların bizi yönetenlerce ortaya konulduğunu söylüyor. Can ve mal güvenliğinin giderek ortadan kalktığına vurgu yapıyor. 

Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan, gerek Başbakan Davutoğlu ve gerekse AK Parti kurmayları “Yeni bir seçimde oylarımız birkaç puan artar. Yine tek başına iktidar oluruz” görüşündeler. Ancak, eğer rüzgâr ters eser, öfke daha da kabarırsa bu hesapların hiç birisinin tutmayacağı görülecektir. 

Nitekim Gezici’nin son anketinde AK Parti’nin bu öfke nedeni ile oylarında düşüş olduğu görülüyor. Özetle AK Parti 7 Haziran’daki seçim sonuçlarını bile arar hale gelebilir. Kaldı ki, böyle bir ihtimalin de giderek arttığını söyleyenlerin sayısında da artış gözlemleniyor.

Şehit cenazelerindeki öfkenin de AK Parti aleyhine döndüğünü görmekteyiz. Cenazelerde Cumhurbaşkanı’na, Başbakan’a adeta ateş püskürtülüyor. Cenazelere katılan Bakanlar yuhalanıyor. Bugünkü çatışma ortamının suçluları olarak da bizi yönetenler gösteriliyor.

Bazı cenazelerde ve yürüyüşlerde “Kahrolsun PKK ve onun işbirlikçileri” sloganlarının da sıkça atılmaya başlaması, iktidar cephesine olan öfke ve tepkilerin önemini ortaya koyuyor. Şehitler arttıkça, öfkenin de önü alınamayacak şekilde artabileceğini görmekteyiz.

Hiç kuşkusuz bu konu, AK Parti’nin yeni seçimde daha da erimesi ile sonuçlanabilir. Öfke selinin sandığa yansımaması mümkün değil. Seçime kadar daha uzun süre var. Bu süre içinde terör konusunda nasıl bir gelişme olur, ekonomideki durum nereye sürüklenir bunları bugünden kestiremiyoruz. Ancak, önümüzü de pek aydınlık göremediğimizi vurgulamak istiyoruz.

Şimdi şu konu tartışılıyor:

PKK’nın hâkimiyetindeki Güneydoğu’da devlet memurları çalışmak istemiyor. Doktorlar, öğretmenler işlerini bırakarak ya izin kullanıyor,ya istifa ediyor, ya da yer değiştirme peşinde koşuyor. Ortada bir savaş görüntüsü var. Can ve mal güvenliği sürekli tehlike altında. Böyle bir ortamda iş yapmanın ne kadar zor olduğunu söylemeye gerek var mı? Güneydoğu’da görevli bazı devlet memurlarının ve üst düzey görevlilerinin ailelerini bulundukları yerden daha güvenli kentlere gönderdikleri de söyleniyor. 

Meslek örgütlerinin Nusaybin, Cizre, Silopi, Van, Bitlis ve Tatvan’da yaptığı incelemelere göre birçok sağlık çalışanı bölgeyi terk etmiş. Nusaybin’de görevli 30 uzman hekimden 15’i, 8 pratisyen hekimden 6’sı da izine ayrılmış. 

Eğitim sendikaları ise yeni eğitim yılında öğretmenlerin bölgeye gitmeyebileceklerini belirtiyor. KESK Genel Başkanı Özgen “Doğu OHAL dönemi gibi terk ediliyor. Şu anda izin kullanma yaygın. Bunu istifalar takip edecek” diyor. 

Bir başka söylenti ve sıkıntı da şöyle ifade ediliyor:

“PKK’lılar, “Barış süreci” boyunca güçlendi, silahlandı. Doğu ve Güneydoğu’daki tuzaklar da bu dönemde hazırlandı. Şimdi bunlar patlatılarak şehitlerimizin sayısı artıyor. Buna da neden olanlar ve PKK’lılara bu alanı açanların kimler olduğunu bu millet yakından biliyor. Bizi yönetenlere bugün öfke artıyorsa bu millet, olup bitenleri ve bunlara sebep olanları çok yakından takip ettiği ve bildiği içindir. Süreç, bugün için AK Parti’nin aleyhine dönmüştür. Bunun sonuçları da yapılacak yeni seçimden sonra ortaya çıkacaktır.”

PKK’lı teröristlerin hain pusuları “barış süreci” içinde kurdukları ifade ediliyor. 

Siz, güvenlik önlemlerini gevşetir, “süreç zarar görmesin” diyerek meydanı teröristlere bırakırsanız, sonunda bunların olacağını görmeniz gerekir. PKK’lılar bugüne kadar böylesine şımartılmadı, böylesine meydanlar boş bırakılmadı. Neredeyse “Ben Türk’üm” demeye bile çekinir hale geldik. 

Şimdi ocaklarına ateş düşen şehit ailelerinin ortak görüşlerini yansıtalım:

“Yiğitlerimizin şehit olmasının, ülkemizin yangın yerine dönmesinin tek sorumlusu oy uğruna açılımla hainleri şımartan AK Parti iktidarıdır. Bugüne kadar yapılan hataların bedelini şimdi çocuklarımız ödüyor. Hala da koltuk hesabı yapıyorlar.”

PKK’lılar “Devletin günün birinde süreci keseceğini tahmin ediyorduk, bu nedenle silah da bırakmadık, bugünlere hazırlıklı olduk. Bu süre içinde hem büyüdük hem de silahlandık” açıklamalarını yapıyorlar. 

Hiç birimiz böyle kargaşa ortamını istemiyoruz. Huzur içinde, can ve mal güvenliğinin olduğu, kardeşin kardeşe düşmanlık etmediği bir ortamın özlemi içindeyiz. Terörden yararlanıp oy hesabı içinde olanlara da tepkiliyiz. Bu tepkinin millette de olduğunu görmekteyiz. Yeni yapılacak seçimde de ülkemiz ve milletimiz için daha hayırlı bir sonucun çıkacağını umut ediyoruz.