Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

IŞİD’e karşı ortak operasyonda hedef neresi

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Amerika ile Türkiye, Suriye’deki IŞİD hedeflerine karşı ortak hava operasyonlarına başladı. Amerikan uçakları İncirlik’ten, Türk uçakları da Malatya’dan havalanıyor. Ortak operasyonda hedef, PKK’nın Suriye uzantısı PYD’nin etrafını saran IŞİD’ın dağıtılması olarak gösteriliyor.

Türk uçakları bu şekilde de ilk kez Suriye hava sahasına girmiş oluyor.

Dışişleri Bakanlığı’ndan konu ile yapılan açıklamada “Türkiye 2013 yılından bu yana terör örgütleri listesine aldığı DEAŞ’ tan kaynaklanan terör tehdidinin bertaraf edilmesine yönelik çabalara aktif desteğini ulusal düzeyde ve uluslar arası koalisyon bünyesinde kararlılıkla sürdürecektir” deniliyor.

Bu noktada şu soruyu sormak gerekiyor:

IŞİD’a karşı operasyonlar sadece PKK’nın Suriye kolu PYD’nin korunmasına yönelik midir? IŞİD, Türkmenler’in yoğun olarak yaşadığı Azez’e bağlı köylere sürekli saldırılarda bulunuyor. Ortalığı yakıp yıkıyor. Türkmenler, bu saldırılara karşı kendi imkânları ile karşı koymaya çalışıyor. 

Türkmenler’i korumak amacı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türk Silahlı Kuvvetleri’ne  “Gerekirse Cerablus’a girin” talimatına karşılık bugüne kadar IŞİD saldırılarının aralıksız sürdüğünü de görmekteyiz. 

IŞİD toplu katliamlarını sürdürüyor. Onca hava bombardımanlarına rağmen halen ayakta kalması ve gücünden bir şey yitirmemesi de düşündürücüdür. 

Buradan şunu çıkarıyoruz:

Demek ki, TSK dış güçlerin onayı olmadan sınırdan içeriye adım atamıyor. 

IŞİD’a karşı başlatılan hava operasyonlarını destekliyoruz ve yerinde buluyoruz. Ancak, bu operasyonlar sadece PYD’yi korumak amacı ile yapılmamalıdır. Amerika, Kuzey Suriye’de kendi koridorunu oluşturmak için PYD’yi kara gücü gibi kullanıyor. Kendi hedefleri doğrultusunda hareket ediyor. Biz, böyle bir koridorun oluşmasına karşı olduğumuza göre şimdi Amerika’nın hedeflerine hizmet etmiş olmuyor muyuz?

Bu konu daha çok tartışılacak ve baş ağrıtacaktır.

Çünkü Türkmenler’den gelen çağrılar konunun karışıklığını gösteriyor. 

Terör örgütü IŞİD, 27 Ağustos’ta Suriye'de Halep'in kuzeyinde bulunan ve ikisi Türkiye sınırında yer alan toplam beş köyü ele geçirdi. Ayrıca stratejik Mare kasabasına da saldırdı. Çatışmaların sürdüğü Mare kasabası da, ele geçirilen köyler de, AKP hükümetinin “güvenli bölge” diye tampon bölge kurmaya çalıştığı bölgede yer alıyor. Köylerden ikisi El Kaide’nin Suriye kolu olan El Nusra Cephesi’nin bir süre önce boşalttığı köy olduğu belirtiliyor. El Nusra köyleri AKP’nin isteği üzerine boşaltmıştı.

IŞİD’in saldırdığı bölge Türkmenlerin bulunduğu bölge. Türkmenler, IŞİD’in ele geçirdiği köyler arasında bulunan Azez’e bağlı iki köyü geri almaya çalışıyor. Bu yüzden Türkmen birlikleriyle terör örgütü IŞİD arasında şiddetli çatışmaların devam ettiği öğrenildi. 

Asıl hedef Türkmenler’in de öncelikle korunması olmalıdır. Bu şu an için yapılmıyor. Gelen çığlıklar ve yardım istekleri ise havada kalıyor. Türkmen köylerinin harap hale geldiği, toplu göçlerin olduğu da gelen haberler arasında yer alıyor. 

Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa ise AKP’nin IŞİD’den korumak için “Cerablus’a girin” emrini verirken gerekçe gösterdiği Türkmenlerin bir taraftan rejim diğer taraftan da IŞİD saldırısı altında olduğunu ifade ediyor. 

Önceki gece Azez’e bağlı köylere saldıran terör örgütü IŞİD ile Sultan Murat Tümeni arasında çıkan çatışmalarda çok sayıda şehit ve yaralının olduğunu anlatan Mustafa, koalisyon güçlerinin duruma müdahalesinin yetersiz kaldığını ifade ediyor. Mustafa, Türkmenlerin tampon bölgenin korumak amacıyla polis gücü olarak eğitmeye başladığı yolundaki haberlerin ise yalan olduğunu dile getirerek şunları vurguluyor: 

“Dün gece IŞİD, Azez’in doğusunda bulunan iki köye baskın yaptı. Sultan Murat tümenimiz saldırılara anında karşılık verdi. Şiddetli çatışmalar nedeniyle çok sayıda şehit ve yaralımız var. IŞİD’den ölen militan sayısının da çok olduğunu öğrendik. İki gündür Türkmenler saldırı altında, bölgede çatışmalar devam ediyor. O bölgede bulunan Türkmen tugaylarımız var, onlar çatışıyor. Birliklerimiz kaybettiğimiz köyleri geri almaya çalışıyor. Şu anda koalisyon uçaklarının müdahale etmesi lazım. Biz Türkmenler olarak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Zaten Halep’te de rejimle çatışıyoruz. Orada bir şehit verdik.”

Hava operasyonlarındaki öncelikli hedefin bir süredir Türiye’nin gündeminde olan Suriye’nin kuzeyinde “güvenli bölge” oluşturulması olarak gösteriliyor. Bölge IŞİD’ dan temizlenebilirse oluşacak “güvenli bölge”ye ılımlı Suriyeli muhalifler yerleştirilecek. Bölge Suriye rejimi ve IŞİD’ dan kaçan Suriye vatandaşlarının barındırılacağı bölge olarak da işlev kazanmış olacak.

Bu gerçekleşir mi, ya da dış güçler buna izin verir mi şu anda bunu bilemiyoruz. Amerika, bu konuda kesin açıklama yapmıyor ve tüm sorulara “Öncelikli hedefimiz IŞİD’ dır” yanıtını veriyor. Uzun zamandır Amerika’nın Suriye sınırındaki “güvenli bölge”ye sıcak bakmadığını da biliyoruz.