Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

İstanbul meyhane kültürü Bodrum’a taşındı

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Son yıllarda Bodrum’da ard arda açılan birçok mekân var. Özellikle balık ve meyhane üzerine açılan mekânlar kapılarını çok iddialı açıyor. Bunlara şimdi Gümbet’te “Taş Plak Meyhanesi” de eklendi.

Ancak, Taş Plak’ın özellikleri var ve rakiplerine göre de çok iddialı. İddiası mutfağındaki zenginlikten, fiyatlarından ve eski meyhane kültüründen kaynaklanıyor. Nostalji yaşamak isteyenlerin tek uğrak yeri olma özelliğini de buna eklemeliyiz. 

Mekânın işletmecisi Gülay Ece Harmandaroğlu “Taş Plak Meyhanesi bir aile işletmesi olarak yaz-kış hizmet verecek. 150 çeşit meze ve deniz ürünleri - et çeşitleri ile de konuklarımıza taş plaklar eşliğinde nostalji yaşatacağız. Bizim en iddialı olduğumuz konu her gün taze, değişik meze ve ürün çeşitliliği olacak” diyor ve ekliyor “Konuklarımızın isteği ile de bir udi ile gecelerimize ayrı bir renk katmayı da planlıyoruz.”

Taş Plak Meyhanesi’ni dilerseniz işletmecisi Gülay Ece’den dinleyelim:

“Bodrum’da yeni bir mekan Taş plak meyhanesi Emrah ve Gülay  Ece Harmandaoğlu’nun sahip olduğu bir aile işletmesi..Gülay  Ece hanımın babası Ali Haydar Yeşilyurt’a ait olan 160 taş plak vermiş ismini mekana. Hem dekor hem de akşamları gelen misafirlere nostalji olsun diye.. Eski meyhane kültürünü Bodrum’da yaşatmak için kendilerince bir sistemle işletiyorlar. Öyle 10- 15 çeşit meze yok..her gün tazeleri yapılıyor. Ertesi gün geldiğinizde” ne var?” diye merak ediyorsunuz.. 

Emrah gerçek bir balık ve meze ustası. Ece ise eski İstanbul’lu tabi birleşiminde değişik ama çok tanıdık mezeler çıkıyor karşınıza. Barbunya fasulyesi, zeytinyağlı dolma, fava İstanbul usulü denediğinize pişman olamayacağız tadlarla karşılaşacağınıza emin olabilirsiniz. 

Daha neler neler… Emrah usta 150 çeşit değişik meze yapılabiliyor ama Ege’den de vazgeçilmemiş. Taze börülce, turp otu mevsimine göre çıntar ve birçokları menüde var ama iddialı olduğumuz bir de arnavut ciğerleri var ki tam ağzınıza layık…

Gelelim fiyatlarına meze tabağı 8 tl’den başlıyor. Eğer sıcaklara geçerseniz onlar da çok makul.  Köfte ve ciğerin porsiyonu 15 tl.. Balıklar mevsimine göre fiyatlandırılıyor 10 tl’den başlıyor porsiyonu.. Rakılar kadeh tek 10, duble 15 tl öyle başka bir sürpriz yok, adisyon da, servis kuvar vs. eklenmiyor…. Ailece gelinebilecek 12 ay açık ve hep aynı… Taş Plak Meyhanesi Gümbet’te Adnan Menderes Caddesi N0:42 / A’da hizmet veriyor. Rezervasyonları da 0541-319 39 49 nolu telefondan yaptırabilirsiniz.”

Söz meyhanelerden ve meyhane kültüründen açılmışken, bu konuda yazacaklarımız da olacaktır.

Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz: Dünyanın hiçbir yerinde bir mutfak kültürünü meyhaneler dışında hiçbir yerde bulamazsınız. Çünkü bu mekânlarda farklı kültürler bir araya geliyor. İstediğiniz kadar oturup, azar azar yeme alışkanlığının yanında sohbet ortamlarının en iyi yaşandığı mekânlar da hiç kuşkusuz meyhanelerdir.

Arkadaşlarla bir araya gelinip, yorgunlukların atıldığı, sıkıntı ve dertlerin paylaşıldığı bu mekânlar, aynı zamanda yeni dostlukların oluştuğu ortamlar olarak tarihler boyunca dikkat çekmiştir. Meyhane kültürü, evinizdeki huzur ve rahat ortamının yaşanabileceği, hemen her şeyin paylaşılabileceği mekânlar olarak da kendisini her dönem göstermiştir. Buralarda kurulan dostlukların hiçbir şeye benzemediğini de söyleyebiliriz.

O yılların meyhanelerini bir İstanbul aşığı olan yazar Sermet Muhtar Alus 

şöyle anlatmakta, "Eski Meyhane Alemleri" başlıklı yazısında:

 

"Yenikapı'daki Sandıkburnu ile Langa'daki Maksud'un meyhanesini unutmak 

kabil midir? Sandıkburnu o vakitler, devrin kibarlarının rakı içtikleri yegâne yeridir. 

Yazın, mehtaplı gecelerde, yüz elli metre kadar denize doğru uzanan salaş 

gazinolar hıncahınç dolar, oturacak yer bulunamazdı. Bunların içinde Artin'in 

gazinosu, mezelerin nefaseti itibariyle en mükemmellerinden ve en çok 

müşterisi olanlardandı. Hele damadı Aris'in yaptığı fasulye pilakisi ile 

ciğer tavasının emsali yok. 

Seyyar mezecilerden Onnik de buranın maruf simalarındandır! "

 

Bizans, Osmanlı ve yakın zamana kadar yoğunlukla Ermeni ve Rumların 

yaşadığı bu semt, uzun zamandır meyhaneleri, balıkları ve eğlenceleriyle 

ünlü bir semtimiz. O eski meyhaneler ve meyhaneciler artık yoksa da, 

gelenek devam etmekte. Kumkapı şimdilerde boydan boya meyhane...

İstanbul'un yaşayan en eski ve tanınmış meyhanelerinden birisi 

Kör Agop'dur. Kumkapı'nın en gözde meyhanelerden biri olan Kör Agop'u 

1938 yılında Agop Usta açmış. Meyhane kültürüne terbiyeli balık çorbasını, 

sıcak fasulyeyi katan Kör Agop'un ölümüyle meyhaneyi önce oğlu 

Hayko işletmiş. Günümüzde de torunu Daniel tarafından işletilen Kör Agop, 

Ermeni ve Türk mutfağının en seçme lezzetlerini bir arada sunmaya 

devam ediyor.

 

İstanbul meyhane kültüründen söz edilirken Ünlü Çiçek Pasajı’ndan söz edilmez mi? Pasajı da Haldun Taner’den dinleyelim:

 

"Çiçek Pasajı, sade Beyoğlu'nun değil, belki dünyanın da en civcivli meyhanesi idi. 

Her Tanrı'nın günü bu pasaj sabahın yedisinden gecenin yarısına kadar 

her çeşit insanla dolar taşardı. Yirmi kadar meyhanenin içi, fıçıların masa olarak 

kullanıldığı kaldırımları, pasajın ortasındaki boşluk, Balıkpazarı ve Beyoğlu 

kapılarına sıralanmış seyyar karidesçi, kokoreççi ve midyeciler günün hiçbir 

saatinde müşterisiz kalmazlardı. Müşterilerin hepsi birbirinden renkli, canlı 

ve çelişkendi, iflah bulmaz esrarkeşle snob aydın, sırıtık turistle karamsar 

sanatçı, ipini koparmış aylakla çiçeği burnunda asistan, dejenere mirasyedi ile 

ağır işçi, burada dirsek dirseğe kafa cilalarlardı"

 

 

Bizans, Osmanlı ve yakın zamana kadar yoğunlukla Ermeni ve Rumların 

yaşadığı bu semt, uzun zamandır meyhaneleri, balıkları ve eğlenceleriyle 

ünlü bir semtimiz. O eski meyhaneler ve meyhaneciler artık yoksa da, 

gelenek devam etmekte. Kumkapı şimdilerde boydan boya meyhane...

İstanbul'un yaşayan en eski ve tanınmış meyhanelerinden birisi 

Kör Agop'dur. Kumkapı'nın en gözde meyhanelerden biri olan Kör Agop'u 

1938 yılında Agop Usta açmış. Meyhane kültürüne terbiyeli balık çorbasını, 

sıcak fasulyeyi katan Kör Agop'un ölümüyle meyhaneyi önce oğlu 

Hayko işletmiş. Günümüzde de torunu Daniel tarafından işletilen Kör Agop, 

Ermeni ve Türk mutfağının en seçme lezzetlerini bir arada sunmaya 

devam ediyor.

 

İşte “Taş Plak Meyhanesi” şimdi bu kültürü Bodrum Gümbet’te Bodrumlularla buluşturuyor. İstanbul’un o uzun sohbetli, nostalji kokan, dostlukların pekiştiği, yeni dostlukların oluştuğu böylesi bir mekan ile cesurca bir hizmete imza atılmış. Bu kültürü Bodrum’a taşıyanları kutluyoruz.