Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Seçime ekonomi ağırlıklı vaatler damga vuracak

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

1 Kasım’daki seçime hazırlanan siyasi partiler, programlarını ve vaatlerini açıkladı. Görebildiğimiz kadarı ile hemen her parti ekonomi ağırlıklı vaatlerde bulunuyor. Seçime de bu vaatlerin damga vuracağını sanıyoruz. Emeklilere yılda iki ikramiye verilmesi, asgari ücretin yükseltilmesi, öğrenci harçlarının artırılması, bazı borçların silinmesi gibi ekonomik vaatlerin seçmeni heyecanlandırdığını da söylemeliyiz.

Öncelikle şunu da belirtelim:

13 yıldır ülkeyi tek başına yöneten AK Parti’nin ekonomik vaatleri, diğer siyasi partilerin ekonomik vaatlerinin hayli gerisinde kalıyor. Özellikle emekli kesiminin beklentilerine AK Parti’nin karşılık veremediğini görüyoruz.

Hâlbuki emekli kesimi seçimlere damga vurabilecek çoğunluğa sahip. Yıllardır da beklenti içinde. Bu beklentilerine karşılık bulabileceği siyasi partiler emeklilerin öncelikle tercihi olacaktır. Emekli kesiminden yükselen seslerden bunu anlıyoruz.

AK Parti iktidarları döneminde emekliler çok sıkıntı çekti. Bir türlü beklentilerine de karşılık bulamadılar. Verilen emekli maaşlarının sadaka gibi olduğunu da sürekli vurgulamaya çalıştılar. Seslerini duyuramadılar. 

Pahalılık ve sürekli artan enflasyonun altında kalan ve ezilen en büyük kesimin emekli, dul ve yetimlerin olduğunu biliyoruz. Bu kesim, bugüne kadar hükümet olanlara seslerini duyuramadı. Seçim sandığını son çare olarak gören emekliler, şimdi 1 Kasım’da önlerine konulacak sandıkta seslerini duyurmaya çalışacak.

Bugün emeklilerin aldığı maaşlara bakacak olursak, geçinemedikleri bir maaşla gerçek anlamda çok büyük bir sıkıntı içinde olduklarını görüyoruz. Son dönemlerde Maliye Bakanlığı yapmış olan Mehmet Şimşek ise, adeta alay eder gibi “Biz, dünyada emeklisine en fazla para ödeyen bir devletiz “ demişti.

Elimizde bazı ülkelerin emeklilerine ödedikleri maaş cetveli var. Öncelikle bunu sizlerle paylaşmak istedik:

Yunanistan ekonomik sıkıntı içinde bulunmasına rağmen emeklisine ortalama 2000 Euro ödüyor. Bu da 4738 lira ediyor. Lüksemburg 1853 Euro, İspanya 1843 Euro, Avusturya 1796 Euro, İtalya 1772 Euro ödüyor. Türkiye ise 289 Euro’ya denk gelen 900 Lira ödüyor. 

AB ülkelerinde emeklilere ortalama ödenen miktarın 5000 lira dolayında olduğunu düşünürsek, emekli karı-kocanın eline aylık 10.000 lira kadar para geçiyor. Şimdi bu Avrupalı karı-koca bu emekli maaşı ile Türkiye’ye tatile gelmiş olsa nasıl rahatlıkla tatilini yapıp, alış-verişte bulunur. 

Görüldüğü gibi adı geçen ülkelerde emekliler refah ve mutluluk içinde yaşamlarını sürdürebiliyor. Hatta, bazı yerlerde bu aylıkların bile az görüldüğü, bu nedenle de bazı huzursuzlukların meydana geldiğini de izliyoruz. Aldıkları emekli aylıklarını az görerek eylemde bulunanlar bile oluyor. 

Tam tersini düşünelim. Türkiye’den Avrupa’nın herhangi bir ülkesine giden Türk emekli karı-koca aynı tatili aynı tatlılıkta ve huzur içinde yapabilir mi? 

Bu mümkün değil.

Avrupalıların bir aylık emekli maaşı ile yapacakları tatili bizim emekliler bir yıllık gelirini ortaya koyduklarında ancak bunu yakalayabilirler. Uçurum işte bu boyutta. Diğer konuları tek tek anlatmaya gerek görmüyoruz.

Sorun sadece geçim derdi ve her geçen gün artan pahalılık olunca dünya ülkelerinin emeklileri ile bizim emeklilerin içinde bulunduğu durum çok daha açık biçimde ortaya çıkıyor. 

Sorunu sadece emekli kesimle sınırlamamak gerekiyor. İşçi, memur ve ücretlilerin de sorunlarının giderek büyümekte olduğunu, özellikle işsiz sayısının artışı ile sıkıntının daha da büyüdüğünü görüyoruz. Hemen her kesim kendisine rahatlatabilecek bir dala sarılmak isteyecek. İşte bu nedenle siyasi partilerin ekonomik vaatlerinin 1 Kasım’daki seçim sandıklarına damga vuracağı görüşündeyiz.

Siyasi partiler de bunu biliyor. Programlarını ve vaatlerini bunun üzerine kuruyorlar. Çokları da kaynakları açıklayarak seçmeni rahatlatmaya çalışıyor. 

Burada bir noktaya özellikle değinelim:

Kamuoyu araştırma gruplarının son yaptıkları anketlerde seçmenlerin yüzde 18’inin sandığa gitmeyebileceği görülüyor. Ancak, özellikle kendisini emekli olarak gösteren seçmenlerin sandığa gidip oy kullanacaklarını da altını çizerek belirtiyorlar.

Bu neyi gösteriyor:

Emekliler sandıklara damga vuracaklar. Bunların yanına emekli kesiminin yakınlarını da eklediğimizde 1 Kasım sandığının önemi bir kez daha ortaya çıkmış olacak. 7 Haziran seçimleri öncesi de bu konuda yazdığımız yazılarda emekli kesiminin seçim sonuçlarını etkileyebileceğine değinmiştik. Nitekim çıkan sonuçlarda yanılmadığımızı gördük. 

Temennimiz 1 Kasım seçimlerinde sandığa gidenlerin sayısının çok olmasıdır. Bunu destekliyoruz. Herkesi de sandığa gitmeye çağırıyoruz. Seçmen olarak hangi partiye oy kullanacaksak kullanalım ama kesinlikle sandığa gidip, hür irademizi yansıtalım. Çıkan sonuca da saygılı olalım.