Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Kaliteli bir gazetecilik, saygın bir cemiyet

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

17 Ekim’de Antalya Gazeteciler Cemiyeti yeni yönetimini seçecek. Ali Tongülüs, yeni yönetimde Başkanlığa adaylığını koyuyor. Seçkin, deneyim sahibi gazetecilerle seçilirse yeni yönetimini oluşturacak. Seçimlere son derece sıkı hazırlanan ve çok önemli projelerle meslektaşlarının karşısına çıkacak olan Tongülüs “Hedefimiz kaliteli bir gazetecilik, kaliteli bir cemiyet olacak” diyor.

Ali Tongülüs benim hem Kurtuluş Lisesi’nden sınıf arkadaşım, hem de Ankara’da gazetelerde uzun süre birlikte çalıştığım bir meslektaşım ve dostumdur. Uzun süre Antalya’da gazetecilik yapan kardeşimizin, Antalya Gazeteciler Cemiyeti gibi saygın bir kuruluşta Başkanlığa adaylığını koymasından son derece memnun olduğumu belirtmeliyim.

Bu, bir yarıştır, kazanır veya kazanamaz o ayrı bir konudur. Ancak, Ali’nin cemiyetin başına geçmesi ile çok şeylerin değişebileceğini, yeni bir ruh ve yönetim anlayışı ile Antalya gazeteciliğine damga vurabileceği görüşündeyim. Cesur, girişimci ve bitmez tükenmez enerjisi ile Ali’nin çok önemli işler yapabileceğine inanıyorum.

Ali, öncelikle mesleğe ve bu işe emek verenlerin tümünü kucaklayabilecek yapıda biridir. Bunu da “Antalya’da gazeteci arkadaşlarım görevlerini yaparken dayak yediler, hakaretlere uğradılar. Ama Cemiyet yönetimi, gazetecilerin görev yaptığı gazetelere göre hareket etti. Kimini görmezden geldi, kimini umursamadı, kimini de “Sen bana oy bile vermedin” diyerek tersledi. Bir Cemiyet yönetimi böyle olmaz. Benim üye arkadaşlarımın hemen hepsi evine ekmek götürme derdinde. Bir gazetede çalışıyor diye o gazetenin görüşünü veya politikasını benimsemek zorunda değil. Başlarındaki müdürleri onlara görev verince sonucunu ister, getirmezse işinden kovabilir. Hem görevi engellenince ses çıkarma, hem de kovulursa bunu görmezden gel. Böyle bir anlayış olabilir mi? Üyelerine sahip çıkamayan, ayrıştıran bir Cemiyet “saygın bir kuruluş” olabilir mi? Biz –siyasi görüşü ve çalıştığı kurum ne olursa olsun- daima arkadaşlarımızın yanında olacağız. Mesajımda da dediğim gibi, Cemiyetimizi, üyelerine görevleriyle ilgili her konuda sahip çıkabilen saygın bir Cemiyet haline getireceğiz.” Sözleri ile çok açık biçimde dile getiriyor.

Bugüne kadar işi sadece gazetecilik olan ve bu alanda başarısını kanıtlamış olan Ali Tongülüs, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığına seçilmesi halinde neler yapabileceklerini açıkladı. Kendisine ve yapacaklarına inandığımız arkadaşımıza girdiği bu yolda ve mücadelede başarılar diliyorum. 

Bakın, Ali Tongülüs’ün Antalyalı meslektaşlarına verdiği mesajda neler diyor, bunu sizlerle paylaşıyoruz:

1- Üyelerimizin konut edinmesine olanak sağlayacağız.

Aslında bu, 10 yıl önce başlatılması gereken bir projeydi. O zamandan bu yana görev alan yönetimler söz vermelerine rağmen bugüne kadar bunu gerçekleştirmediler. O zaman da öneriyi ben götürmüştüm, şimdi gerçekleştirmek sanırım ben ve ekibime nasip olacak. 10 yıl önce hiçbir ücret ödemeden üyeleri ev sahibi yapmak mümkündü. Ama değişen imar ve belediye yasaları nedeniyle artık bu durum biraz değişti. Çok cüzi ve her gelir grubunun rahatça ödeyebileceği bir şekilde arkadaşlarımızı ev sahibi yapacağız. Gereken her türlü görüşmeyi yaptık. Söylediğimiz her cümle taahhüdümüzdür. Altı boş hiç bir projemiz yok. Meslektaşlarımız kesinlikle ilk günden bu değişimin pozitif yansımalarını hissedeceklerdir.

2- “Burs”ları katlayarak arttıracağız.

Erdoğan Kahya döneminde tüzüğe konulan burslar, mevcut yönetim tarafından hayata geçirildi. Bunun için onlara teşekkür ediyorum. Ancak, bu burslar adeta “harçlık” gibi. Biz bunları –göreve seçilirsek- bir sonraki aydan itibaren iki katına çıkartacağız. Gelecek ders yılından itibaren de en az 3’e katlanacak ve bu artış sürekli sağlanacak. Bunun için de gerekli kaynakların alt yapısı sağlanmış durumda.

3- Mesleki eğitim verilen kurslar-seminerler düzenleyeceğiz.

Bu eğitimler, “kaliteli ve saygın bir gazetecilik” açısından son derece önemli. Gazetecilik dünyanın en zor ve en meşakkatli mesleklerinden biridir. Bu meslekte çalışanlar işi iyi bilirlerse bu zorlukları daha kolay aşarlar. Biz arkadaşlarımızın “işlerini iyi öğrenmiş ve iyi yapan gazeteciler” olmasını sağlayacağız. Örneğin, polis-adliye muhabirliği konusunda eğitimi polis şefi değil, Ankara veya İstanbul’dan usta bir polis-adliye muhabiri verecek. Hastane muhabirlerine bir doktor ya da başhekim değil, iyi bir hastane muhabiri eğitim verecek. Belediye muhabirleri, sayfa düzeni, spor muhabirliği, magazin gibi konularda da usta gazeteciler eğitim verecek. Yani, üyelerimiz, kurslarda gerçekten bir şeyler öğrenecek. Böylece görevlerini “kaliteli” bir şekilde yapabilecek.

4- Yine “kaliteli gazetecilik” açısından çok önemli olarak gördüğüm, “Türkçe’yi doğru yazma ve konuşma, vücut dili” gibi konularda da kurslar açacağız.

5- Halk Ekmek büfelerinde “yerel gazete” stantları açacağız.

Biliyorsunuz, Antalya’da “yerel bilinç” yok denecek kadar az. Niye az? Çünkü Antalya halkı yeteri kadar yerel gazete okumuyor. Önce bu eksikliğin giderilmesi şart. Bunu nasıl sağlayabiliriz? Yerel gazeteleri yaygın gazetelerle eşitleyerek ya da ayrı stantlarda sunarak. Gazete bayileri ne yazık ki, yerel gazeteleri stantlarda en altlara ve en arkalara koyuyor. Bayiler de (Bursa’da, Eskişehir’de, Trabzon’da olduğu gibi) gazete alanlara “bir de yerel gazete alın” demiyor. Böyle olunca halk yaşadığı kentte olup bitenleri –yeterince- öğrenemiyor. Öğrenemeyince hangi konuda, nerede, ne zaman tepki göstermesi gerektiğini de bilemiyor, ortak hareket edemiyor. Biz, Halk Ekmek büfelerine “yerel gazete stantları” açılmasını sağlayacağız. Böylece yerel gazetelerin okunurluluğu artacak, hem halk kentinde olan-biteni öğrenmiş olacak, hem de gazeteler daha kaliteli yayın yapma gereği duyacak. Ve gazetelerin de gelirlerine bir katkı sağlanmış olacak.

 Bunun dışında 3 önemli çalışmamız daha olacak.

1- Konyaaltı sahilinde Antalya Gazeteciler Cemiyeti’nin bir plajı olacak. Üyelerimiz, yakınları ve aileleriyle bu plajda her türlü hizmeti alacak.

2- Cemiyetimizin en büyük eksikliklerinden biri de, üyelerimizin “buluşma noktası olacak” bir lokallerinin olmayışı. Atatürk Caddesi’nde bir yerimiz var ama “başka” amaçlarla kullanıldığı için ne yazık ki gazeteci arkadaşlarım oraya gidemiyor. Biz üyelerimizin maç izleyebileceği, sohbet edebileceği, keyifli vakit geçireceği bir lokale kavuşmasını da sağlayacağız.

3- İşsiz ve işinden memnun olmayan üyelerimiz için bir “istihdam alternatifi” yaratacağız. Turistik tesislerin, büyük işyerlerinin ve siyasetçilerin “basın veya halkla ilişkiler” elemanlarını Cemiyetimiz aracılığıyla almasını sağlayacağız. Böylece kişi ve kurumlar “işi bilen eleman”a kavuşacak, üyelerimiz de “alternatif iş İmkanı”na... Bunun için görüşmeler yaptık, olumlu sonuçlar aldık.