Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

PYD’ye silah yardımı Türkiye’yi arkadan vurmak ise

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Suriye’de Amerika’nın “Bizim bölgedeki kara gücümüz” dediği PKK’nın kolu PYD’ ye olan desteği bütün hızı ile sürüyor. Son olarak PYD güçlerine bol miktarda en gelişmiş silahlarla takviye yapıldı. Türkiye’nin endişesi ise PYD’ ye gönderilen bu silahların PKK’nın eline geçmesidir.

 

CNN International, ABD'nin, PYD’nin bir kolu olan YPG kontrolündeki Haseki'ye 50 ton silah yardımı yaptığını duyurmuştu. Ertesi sabah ABD Savunma Bakanlığı'nın üst düzey bir yetkilisi iddiaları doğruladı. Bakanlık sözcüsü, ABD ordusuna ait C-17 kargo uçaklarının, 112 paketten oluşan 50 ton cephaneyi Suriye’de YPG’nin kontrolünde olan Haseke bölgesine havadan attığını duyurdu. 

Silahları taşıyan uçakların İncirlik'ten havalandığı öne sürüldü. Eskortluk yapan savaş uçaklarının uçuş mesafesi dikkate alındığında bu iddia ağırlık kazanıyor. ABD Savunma Bakanlığı olayın duyulması üzerine bir açıklama yapmak zorunda kaldı. Suriye'de terör örgütü IŞİD'le savaşan muhaliflere yapılan askeri malzeme yardımının YPG’ ye değil, Suriyeli Araplara gittiğini bildirdi.

Ancak PYD Lideri Salih Müslim, yaptığı açıklamada Amerika’yı adeta yalanlıyor ve “ 50 ton silah elimize geçti, yenileri de gelecek” diyor. Buradaki bütün hedef Kürt Koridoru’nun açılması, Bağımsız Kürt Devleti’nin kurulması, Amerikan ve Rus çıkarlarının korunmasıdır. 

Kuzey Irak’daki Peşmergebaşı Barzani ile PYD Lideri Müslim’ün de bugünlerde sıkça bir araya gelmesi ve görüş alış verişinde bulunması bölgedeki gelişmelerin daha da hızlanacağını ortaya koyuyor.

 

Askeri uzmanlara göre bu yardım Türkiye’nin bölünmesine yönelik bir adımdır. Bir uzman şöyle diyor: 

“Amerika’nın Türkiye’yi tehdit eden gruplara yardım etmesi kabul edilebilir bir durum değildir… Bu çapta büyük silah yardımı Suriye’nin bölünmesine yönelik atılmış bir adım olarak görülmelidir. IŞİD ile mücadele ediyor diye maskeleyerek PYD gibi bir terör örgütünü desteklemek, Türkiye’yi bir nevi arkadan vurmaktır...”

 

ABD bir taraftan Türkiye’nin PKK’ya karşı kendini savunma hakkı olduğunu söylerken, diğer taraftan PKK’nın Suriye kolu PYD’ ye silah yardımı yapmaya devam ediyor. Hem de kendi topraklarımızdaki kendi üssümüz İncirlik’ten. Bu konudaki iddialar da giderek güçleniyor. 

 

Türk Silahlı Kuvvetlerimiz bir taraftan PKK'yla mücadele ederken diğer taraftan "Stratejik müttefik" ABD, üslerimizden PKK'nın Suriye kolu PYD'YE silah ve mühimmat veriyor. Türkiye ise hala ABD ile ortak hareket etmeye, İncirlik üssünü açmaya ve Diyarbakır hava alanına ABD uçaklarının inmesine izin veriyor. Bize göre bu saatten sonra artık bunların ciddi olarak gözden geçirilmesi gerekmektedir.

 

Son durum karşısında Türkiye’yi yönetenler de elbette bir açıklama yaptılar. Dediler ki: “"PYD’ ye verilen yardımın PKK’ya gitmeyeceği konusunda kimse bize inandırıcı bir gerekçe söyleyemez. Irak’ta kullanıldığını, Türkiye’de kullanıldığını tespit edersek, PKK’ya yaptığımız müdahaleyi yapar, bulunduğu yerde silahları yok ederiz"

 

Tabii inanabilirseniz…

Şaşmamak elde değil. ABD açıklama üstüne açıklama yapıyor. Diyor ki: “Bütün balyalar “dost güçlerin” eline geçti…” Ve hala İncirlik üssü ABD’nin kullanımına açık.

Bizlerin uyanması için daha ne gerekiyor acaba! 

 

Başbakan Davutoğlu, konu ile ilgili olarak Amerika’ya sert uyarıda bulundu ve yaptığı açıklamada “Kimseye müsamaha göstereceğimizi beklemesinler. Bulundukları yerde vururuz. “şeklinde görüşlerini açıkladı.

 

Şimdi ortada bir gerçek var. Müttefikimiz Amerika, daha önceden de yaptığı açıklamalarda PYD’yi kendilerine müttefik gördüklerini, silah yardımını sürdüreceklerini dile getirdi. Üstelik bizim topraklarımızdaki İncirlik ve Diyarbakır üslerini de rahatlıkla kullanıyor.

 

PYD’ ye paraşütlerle atılan silahlar nerede stoklanıyor, nereden gönderiliyor?

 

İddialar doğruysa bu silahların İncirlik Hava Üssü’nden kalkan uçaklarla gönderildiği belirtiliyor: Devlet olarak bunun tespitini yapamıyor muyuz?

 

Amerika’yı bu şekilde uyarmanın bir faydası olmayacak. Yapılacak iş, İncirlik ve Diyarbakır üslerinin kapatılmasını sağlamak olacaktır.

 

Biz, geçmişte Çekiç Güç’ün topraklarımızdan dağlardaki PKK militanlarına da aynı şekilde paraşütlerle Amerikalılar tarafından destek malzemelerinin atıldığını biliyoruz. Bu konuda hazırlanan belge ve raporlar da bulunuyor. 

 

PKK ve PYD konusunda ne acıdır ki dost bildiklerimizce arkadan vuruluyoruz.

 

Bütün bunların yanı sıra Rusya’nın da PYD’ye destek verdiğini ve PYD ile işbirliği içinde olduğunu da unutmamak gerekiyor. Özetle etrafımız düşmanlarca çevrilmiş durumda bulunuyor. Ne yapılması gerekiyor, hangi adımların atılması gerekiyorsa bunları yapmanın zamanıdır. Bu konuların da artık tartışılacak tarafının kalmadığını düşünüyoruz.

 

Konu ile ilgili olarak defalarca yazdık ve uyarılarda bulunduk. 

 

PKK ile eşdeğer bulduğumuz PYD güçlerinin elindeki silahlar PKK’nın da eline geçiyor. Çünkü Kuzey Suriye’de PYD’nin kontrolündeki bölgede IŞİD’a karşı çarpışanların arasında PKK’lılar da bulunuyor. Bu silahların PKK’lıların eline geçmemesi mümkün mü? Çocuk mu kandırıyorlar?