Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Kriz üzerine kriz

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Türk hava sahasını ihlal eden ve uyarılara rağmen bu uyarılara uymayan Rus Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçağının düşürülmesinin yankıları sürüyor. Uçakları düşürülen Ruslar ise tehdit üzerine tehdit yağdırıyor. 

Önce şu görüşümüzü yansıtalım:

Türkiye,10 kez uyardığı uçağı düşürmekle doğrusunu yapmıştır. Bizi, savaşın eşiğine getiren bu olay hiç kuşkusuz etkileri ile biz olumsuz yansıyabilir. Ancak, sınırımızın göz göre göre ihlal edilmesine de göz yumulamazdı, doğru olan gerçekleştirildi. Çünkü bugüne kadar yapılan ihlallere bile göz yumulmuş, yapılmak istenilenler de hep sözlerde kalmıştı. Bu kez savaşın eşiğine de gelinmiş olsa, yapılması gereken yapılmıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağın düşürülmesinden sonra yaptığı “Hiç kimse bizden sınır güvenliğimizin ihlal edilmesi karşısında sessiz kalmamızı beklemesin” açıklamasını da yerinde buluyoruz. 

Eğer devletsek, ciddiysek, toprak bütünlüğümüzü korumakta kararlıysak, güçlü ve haklıysak, güvenliğimizi her şeyin önünde görüyor ve değerlendiriyorsak gerekeni de yapmak durumundayız. 

Suriye krizinin bizi olumsuz etkilediği açık biçimde görülüyor. Rus savaş uçağının düşürülmesinden sonra bu kriz Rusya ile tavan yapacaktır. 

Şimdi Rusya, uçağının düşürülmesinden sonraki şoku atlatacak ve Türkiye ile olan her türlü ilişkisini de gözden geçirecektir. Rusya Devlet Başkanı Putin “Arkamızdan bıçaklandık, bundan sonraki duruşumuz farklı olacaktır” diyerek adeta meydan okumuştur. 

Bize düşen, sakin olmak, güvenliğimiz konusunda taviz vermemek, özellikle dış güçlerin dolduruşuna gelerek bazı tehlikeli oyunların içine balıklama dalmamak olmalıdır. Görebildiğimiz kadarı ile bazı dış güçler Rusya’yı doğrudan karşılarına almak istemiyor, bu oyunda piyon arayışındalar. Bunların piyonu durumuna da düşmemek gerekiyor. Çok dikkatli ve duyarlı hareket etmek durumunda olduğumuzu unutmayalım ve gerilimden uzak duralım. Özellikle de Rusya ile olan ilişkilerimizi daha da gerginleştirecek söylemlerden kaçınmak durumunda olmamız gerektiğini de anımsatmak istiyoruz.

Şimdi, Rusya bir yandan tehdit edecek, öte yandan Türkiye ile olan ilişkilerini masaya yatıracaktır. Ticari ve turizm alanındaki işbirliğimizin de önemli darbe yiyebileceğini düşünüyoruz.

Suriye sınırında Rus uçağının düşürülmesinin ardından Rusya’dan ilk yaptırım geldi. Interfax ajansının açıklamasına göre, Rus şirketleri, 1 Aralık’tan itibaren Türkiye’den beyaz et ithalatını durdurma kararı aldı. Rusya Başbakanı Alexander Medvedev ise, Türk şirketlerinin Rusya’daki pazar paylarını kaybedebileceklerini belirtti. Rusya’ya yapılan meyve ve sebze ihracatının da durdurulacağı açıklandı. 

Rusya Başbakanı Medvedev, Rus savaş uçağının Türkiye tarafından düşürülmesinin Türkiye ile Rusya arasındaki ekonomik ve insani ilişkiler dahil olmak üzere çok iyi olan ilişkileri zayıflatacağını ve verdiği hasarın düzeltilmesinin zor olacağını söyledi. Medvedev, bu hasarın birçok önemli ortak projenin dondurulması ve Türk şirketlerin Rusya pazarındaki konumlarını kaybetmelerine de sebep olabileceğini de sözlerine ekledi. 

Zaten ilk gün Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un Türkiye’ye yapacağı ziyaretin iptal edilmesi, Lavrov’un “Rusya vatandaşları seyahat için artık Türkiye’ye gitmesin. Türkiye de en az Mısır kadar tehlikeli” demesi bundan sonra ortaya çıkabilecek tehlikeli tırmanışı ve gerginliklerin de bir mesajı olarak okunmalıdır.

Türkiye'nin Rus uçağını düşürmesinin ardından Moskova'dan kruvazörden sonra S-400 kararı geldi. Rus Savunma Bakanlığı Lazkiye'deki Hmeymim hava üssüne S-400 füzelerin konuşlandırılacağını açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Putin ise Rusya’nın Hmeymim askeri üssüne S-300 hava savunma sistemi yerleştirileceğini söyledi. Özetle Rusya, bölgedeki güçlerine takviye yaparak hem Esad’ı korumayı sürdüreceğini, hem de dış güçlere karşı gövde gösterisinde bulunacağını ortaya koymuş oldu. 

Geçen yıl Rusya’daki ekonomik kriz nedeni ile beklenen Rus turist gelmemişti. 2016 turizm yılının uçak düşürülmesi ve yapılan açıklamalardan sonra daha da kötü olabileceği şimdiden görülmüştür. 

Biz, her şeye rağmen Türkiye ile Rusya’nın bir savaşa girebileceği endişesi taşımıyoruz. Ancak, iki ülke arasındaki sert tartışmalar sürecek, Türkiye’ye karşı suçlamalar ard arda gelecektir. Rusya Devlet Başkanı Putin’in, son yaptığı açıklamada “Sorun dün tanık olduğumuz trajedi değil. Sorun çok daha derin. Görüyoruz ki mevcut Türk liderliği uzun süredir ülkelerinin İslamlaşmasına destek politikasını kasten sürdürüyor” demesi de tartışılması gereken bir başka konu olarak önümüzde duruyor. 

İlk gün yapılan açıklamada Putin, Türkiye’yi IŞİD’ı korumakla suçlamış, bu konuda ellerinde bilgi ve belgelerin olduğunu ima etmişti. 

Temennimiz krizin fazla tırmanmaması ve bölgedeki sıkıntıların bir an önce sona ermesidir.