Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Rusya ile soğuk savaş mı


Necdet Sivaslı

Uçağının düşürülmesinden sonra Rusya’nın Türkiye’ye olan kini biteceğe benzemiyor. Nitekim Rusya Devlet Başkanı Putin, ard arda verdiği talimatlarda Türkiye’ye karşı alınabilecek tüm önlemlerin aşınmasını isteyip “ Türkiye ile tüm ilişkileri durduracağız ve düşürülen uçağın hesabını soracağız” demişti.

 

Putin, Rusya’daki zengin iş adamları ile yaptığı en son toplantıda da “Yerli üreticilerin imkânlarının genişletilmesi için hukuki önlem alıp, farklı ülkelerle ekonomik ilişkileri artıracağız. Mümkün olduğu kadar da Türkiye’den uzaklaşmalıyız” diyerek tavrını ortaya koymuştur.

 

Son bir gelişme daha var, ona da göz atalım:

 

15 Aralık 1977 yılında Ankara’da imzalanan Türkiye ile Rusya arasında imzalanan ticari, sivil ve cezai konuları ile ilgili karşılıklı yardımlaşma ve suçluların iadesini ön gören ikili anlaşmadan Rusya çekildiğini açıkladı. 

Sırada bakalım daha neler olacak onları da zaman içinde göreceğiz.

Görünen şu:

Rusya, elindeki bütün kozları oynamaya başladı. Suriye’ye iyice yerleşti, Türkiye’nin önünü kesti. PKK ve PYD’ ye destek vererek “Düşmanımın düşmanı dostumdur” ilkesi ile hareket etmeye başladı. Bununla kalmayıp, Ermenistan ile yeni askeri anlaşmalar imzalayıp, Ermenistan’ın Türkiye düşmanlığını yeniden gündeme taşıdı. 

 

Irak ile ilişkilerimizin gerginleşmesinde bile Rusya’nın parmağının olduğunu unutmayalım. Aynı şekilde İran ile de yakında sıkıntılar yaşarsak bunu da sürpriz olarak görmeyelim.

 

Rusya, her tarafta oynayacak ve Türkiye’yi rahatsız edecektir. İşte “Rusya ile soğuk savaş mı?” sorusuna bunlar birer yanıt olabilir. 

 

Zaten Rusya’dan Rus turistlerin Türkiye’ye gitmemesi için gerekli önlemleri aldığını biliyoruz. Türkiye’den ithalatı da kesen Rusya, şimdi de iddialar doğruysa Türkiye’ye karşı siber saldırılara başlamış bulunuyor.

 

Yaklaşık iki haftadır Türkiye genelindeki internet ağında yaşanan sıkıntıların Rusya'dan kaynaklandığı kesinleşti... Peki, Ruslar'ın uçak düşürülme olayından sonra başlattığı bu siber saldırılara karşı Türkiye ne yapıyor? Ülkeyi nasıl savunuyor? Milli bir bilişim ve yazılım politikası olmayan Türkiye'yi özellikle savunma alanında hangi tehlikeler bekliyor? Uzmanlar, konu ile ilgili çeşitli yorumlar yapıyor, bazı kurumlar birbirini suçluyor. Bugüne kadar konu ile ilgili kamuoyunu rahatlatabilecek bir açıklamanın yapılmaması da kafaları karıştırıyor.

 

Yetkililer Türkiye’nin tarihinin en büyük ve kapsamlı siber saldırısının ardında Rusya’nın olabileceğine işaret ederken, dünyaca ünlü hacker grubu Anonymous da saldırıyı kendilerinin yaptığını söyledi ve bir tweet atarak "Yapan Rusya değildi" dedi. Anonymous "IŞİD’i desteklemekten vazgeçmezseniz internetinize ve bankalarınıza saldırmaya devam edeceğiz ve hükümet sitelerinizi çökerteceğiz. Havaalanlarınızı, askeri kurumlarınızı ve özel kurumlarla devlet organlarınızı hedef alacağız. Banka altyapınızı yok edeceğiz" tehdidi savurdu.

CHP Genel Başkan Baş Danışmanı ve bilişim uzmanı Erdal Aksünger, Ruslar'ın siber saldırısını Karşı Gazete'ye değerlendirdi. "Siber saldırıyı Ruslar'ın yaptığı kesin ancak devlet de bunun içinde mi yoksa sadece hackerların organizasyonu mu, bunu bilmiyoruz" diyen Aksünger, Türkiye'de birçok resmi kurumun internet üzerinden yaptığı işlemlerin durdurulduğunu söylüyor.

 

Konu ile ilgili olarak Aksungur’un açıklamalarını sizlerle paylaşıyoruz:

"Türkiye'nin bu tür saldırılara karşı önlem alma yeteneği var ama Ruslar'ın bizden daha ileride olduğunu görüyoruz. Yaşananlar bir siber saldırı ve iki ülke arasında yaşanan bir soğuk savaştır. Türkiye'deki altyapı hazırlanırken devlet kademelerindeki uzman kadrolar, Telekomünikasyon İletişim Kurumu (TİB), Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA), TÜBİTAK, ASELSAN gibi kurumlardaki deneyimli personel dağıtıldı... Buradaki uzman kadrolar ya cemaat yapısına eklendi, ya öyle olmasa da bu cemaat torbasına dolduruldu... Sonra da devletin bu önemli kurumları, iç iktidar sevdası üzerinden dinleme ve komplo çalışmaları yürütmeye başladı... 17- 25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonları sonrası da cemaatçi olsun olmasın, vasıflı kadrolarda kim varsa AKP kendinden olmayanları torbaya koydu, kaldırdı. Devlet kurumları çöktü. Ortada büyük bir zafiyet var! Biz teknoloji üreten bir ülke değiliz, bu alana yatırım yapmıyoruz, satın alıp kullanıyoruz... Bugün internette yaşananlar buzdağının sadece görünen küçük bir bölümü. Bu soğuk savaş daha da ileri giderse ekonomiyi etkileyecektir. Borsa, para transferleri, ihracat, ithalat, banka işlemleri... Bunların hiçbirinin alt yapısı bize ait değil, milli değil. En büyük sorun ise savunma sanayinde ve savunma sistemlerinde yaşanacaktır ki bunu düşünmek bile istemiyorum. Şu an sadece iletişimi ve kurumları kilitle aşamasında olan bu soğuk savaşa, bu siber saldırıya karşı ne yazık ki organize olarak alınmış bir tedbir yok... Bizim bu alanda çalışan kurumlarımız Rusya'nın siber saldırısı ile mücadele etmek yerine; 'kim cumhurbaşkanına sosyal medyadan hakaret etmiş', onu bulmanın peşindeler... Yetkilileri bir an önce bu büyük resmi görmeye ve önlem almaya davet ediyorum."

 

 

Görüldüğü gibi yaşananların küçümsenmesi mümkün değil. 

 

Biz, daha önce yazdığımız bir yazıda konun sadece portakal limon alımı ile ilgili olmayacağını, Rusya ile yaşanan krizin boyutlarının tahmin edilemeyecek kadar genişleyebileceğine değinmiştik. Bugün gelinen noktaya baktığımızda bu ön görülerimizin doğruluğunu görmekteyiz.

 

Konunun uzmanları “Rusya ile yaşanan krizin faturası ve ağırlığı 6 ay sonra ortaya çıkar. Şu anda bu kriz bizi pek etkilemiş gibi görünüyorsa da bu yanılgı olmasın, turizm ayları geldiğinde bunu daha etkili şekilde yaşayacağız” diyorlar.

 

Temennimiz yanı başımızdaki Rusya gibi bir dünya devi ile daha fazla ipleri koparmadan eski ilişkilerimize yeniden dönülmesidir. Yarın, bölgede cirit atan ülkeler işleri bittiğinde gidecekler ve biz yine komşularımızla baş başa kalacağız. 

 

Kaldı ki Rusya ile bölgede ortak çıkarlarımız ve işbirliğimiz de vardır.

 

Bizim için önemli olan Milli çıkarlarımızın korunması, komşularımızla iyi ilişkilerin sürdürülmesi ve toprak bütünlüğümüzün korunmasıdır. İnatlaşmanın, ortamı gerginleştirmenin iki tarafa da faydası olmaz. Bu konuda daha olumlu adımların atılması gerektiğini düşünüyoruz.