Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

İŞID terör örgütü içimizde

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

İstanbul’un göbeğinde Sultanahmet’te IŞİD canlı bombasının patlatması ile 10 yabancı uyruklu turistin ölmesi, 15’inin de yaralanması olayı son derece üzücü ve düşündürücüdür. IŞİD’ın yaptığı kanlı eylemlere eklenen Sultanahmet katliamının son olmasını diliyoruz.

Ancak, bu noktada görülmesi gerekenleri de belirtmekte yarar var.

IŞİD terör örgütü artık içimizdedir. Her ne kadar bizi yönetenler “Meydanı terör örgütlerine bırakmayacağız” diyorlarsa da, bu tür eylemlerin arkasında kimin ya da kimlerin olduğu çok daha önemlidir. Türkiye’de IŞİD’a sempati duyan, hatta uyuyan IŞİD’cıların olduğunu artık bilmeyen mi kaldı? Öyle görünüyor ki bu konuda daha çok tartışılacak ve baş ağrıtacaktır.

Bu noktada önemli olan, olaydan sonra bizi yönetenlerin konuşmaları ve açıklamaları değil, olayın meydana gelmeden önlenebilmesidir. Bu nedenle akıllara “İstihbarat zafiyeti mi var? “sorusu geliyor. Özetleyecek olursak, bu tür olayların meydana gelmeden önce önlenebilmesi çok daha önemli hale gelmektedir.

Olaydan sonra Başbakan Davutoğlu’nun “Bugünkü olay tamamıyla Suriye’deki boşluktan kaynaklanmaktadır. Terörün en büyük kaynağı Suriye’deki iç savaştır.” Açıklaması, Suriye’deki durumun oluşmasında bizi yönetenlerin ne kadar payının olup olmadığını mutlak biçimde tartışmaya açacaktır.

İşte “Bugüne kadar uyguladığımız yanlış dış politikalar” derken, Suriye’deki durumun bugüne geldiği noktadaki yanlışlarımızı da söylemek istiyoruz. Zamanı geldiğinde bunları da rahatlıkla tartışabilmeliyiz, doğru adımları atmaktan kaçınmamalıyız.

Önemli olan kendimizi hızla içine doğru çekilmekte olduğumuz Ortadoğu batağından ve terörden kurtarmak olmalıdır. 

Çünkü daha önce yapılan Güvenlik zirvesinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT)’in emniyeti uyardığı 6 canlı bombanın Türkiye’ye giriş yaptığını 

Eğer, terör örgütü mensupları onca patlayıcı ile Ankara, İstanbul gibi çok sıkı korunan yerlere rahatlıkla gelebiliyor ve eylemlerini gerçekleştirebiliyorlarsa bunların arkasında mutlaka başka güçlerin olduğunu düşünmemiz ve görmemiz gerekiyor.

Terörün hiç kuşkusuz birçok hedefi var, dilerseniz kısaca bunlara göz atalım:

Türkiye’yi sıkıştırmak, oyalamak ve ayağa kalkmasını önlemek isteyen iç ve dış güçlerin yoğun bir çalışma içinde olduklarını görmekteyiz. Teröristler maşa olarak kullanılıyor. 

Ekonomimizi çökertmek, Türkiye’yi terör örgütlerinin cirit attığı bir Ortadoğu ülkesi görünümüne sokmak, turizmimizi vurmak için bu tür örgütler maşa olarak kullanılmaktadır.

Burada şu noktalara da değinelim:

IŞİD militanının Sultanahmet’te yabancı uyrukluları hedef alan patlamayı gerçekleştirmesi Avrupalılara bir mesaj niteliği taşıyor olabilir. “Sizi istediğimiz yerde vurabiliriz” denilmek mi istenmiştir?

İkincisi ise “Türkiye artık tehlikeli bir ülke gelmeyin” imajı yaratılmak da istenmiş olabilir. 

Nereden bakacak olursak bakalım, böylesine eylemler ülkemize çok büyük zararlar veriyor. Biz, bu eylemlerin arkasında dış güçlerin var olabileceği ihtimalini daha ağırlıklı olarak düşünüyoruz.

Şu anda turizmimiz büyük darbe yemiştir. Dış basında Türkiye “Terör ülkesi” olarak gösteriliyor. Batı ülkeleri vatandaşlarının Türkiye’ye gitmemesi çağrısı yapıyor. Gelen haberlere göre Avrupa’dan Türkiye’ye gelecek olan turistlerin tüm rezervasyonları iptal ettirdiği yönündedir. 

Bu arada bizi yönetenlerin yıllardır uygulamakta oldukları yanlış dış politikaların da bunda payının olduğunu da söylememiz gerekiyor.

Daha da önemlisi Türkiye’de artık huzur ve güvenli ortamın ortadan kalktığı izlenimi hızla yer ediniyor. Bütün bu olumsuzluklar Türkiye’yi ne acıdır ki, Ortadoğu bataklığına sürüklemektedir. 

Türkiye sistematik olarak artık bir terör saldırısı altındadır ve IŞİD bu konuda önemli rol oynamaktadır.

Olayların gidişine baktığımızda planın çok profesyonelce yapıldığını da görüyoruz. Bu işlerin birkaç çapulcunun işi olmadığı da görülüyor. Nitekim konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da “Patlama olayının çok profesyonelce planlanıp yapıldığı görüyoruz” demiştir.

Yazımızın sonuna şunu da eklemeden geçemeyeceğiz:

Bilindiği gibi daha önce Fransa’da kanlı bir eylem meydana gelmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan da Fransa’daki bu patlamayı değerlendirirken “Bu saldırıları daha önceden haber alıp neden önlemediniz? Sizin istihbaratınız çalışmıyor mu?” diye çıkışmıştı. 

Şimdi başkaları bu patlamalardan sonra aynı soruları bize yöneltmiş olsa biz bunlara acaba nasıl bir yanıt vereceğiz?