Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Et fiyatları yükseldikçe kaçakçılık ve hile artıyor

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Bizi takip eden okurlarımız anımsayacaklardır. Gıdalarla ilgili yazdığımız yazılarda çoğunlukla et fiyatlarına da değiniyoruz. Fiyattaki artışların kaçak et ticaretini hızlandırdığını, et ürünlerine hile karıştırılmaya başlandığına, son günlerde de eşek, domuz ve at etlerinin piyasada yoğun olarak bulunduğuna dikkatleri çekmiştik.

Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de 2011-2014 yılları arasında piyasa değeri 33 milyon lira tutarında 1 milyon 356 bin kilo kaçak et ele geçirildi.

Bu kaçak etlerden her türlü hastalığın da bulaşabileceği söyleniyor. Alınan tüm önlemlere rağmen kaçak etin önüne geçilemedi. Ele geçirilen etlerden çok ele geçirilemeyen kaçak etlerin de piyasaya sürüldüğü de biliniyor. Kaçakçıların özellikle büyük otellere, et ürünü işleyen fabrikalara, lokantalara bu etleri sattıkları da ele geçen belgelerden anlaşılıyor.

Konu ile ilgili olarak Yeni Çağ Gazetesi’nden Salim Yavaşoğlu bir yazı dizisi hazırladı. Arkadaşımızın bu dizisinde sözünü ettiği kırmızı etteki durum analizinden kısa bir bölümü sizlerle paylaşmak istedik:

“Türkiye’de hayvancılığa vurulan darbeler nedeniyle, et fiyatlarının yurt dışına göre çok yukarılarda olması,  canlı hayvan ve et kaçakçılığında patlamaya yol açtı. Bu yıl ise hastalık, sert kış şartları ve kasaplık hayvan sayısının azalması, et fiyatlarını daha da artırdı. Dana kıymanın kilosu 40 lira civarında olurken, kuzu pirzolanın kilosu 60 liraya kadar çıktı. Türkiye, bugün 1 kilo eti yaklaşık 17 dolara alıyor. Almanya’da 1 kilo et yaklaşık 7 Euro, yani 25 lira bile değil. Durumdan esnaf da, vatandaş da hoşnut görünmüyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2011-2014 yılları arasında ele geçirilen kaçak etlerin toplamı; 1 milyon 356 bin 190 kiloya ulaştı. Kaçak etin parasal değeri ise 33 milyon 670 bin lira oldu. Bakanlık tarafından ortaya çıkartılan kaçak et olayları 2011-2014 döneminde azaldı. Ancak başta Mersin olmak üzere; antrepolardaki denetimlerde iki olayda yüksek miktarda ete el konulduğu için 2014 yılında kaçak ette artış yaşandı. Türkiye’de kırmızı ette yüzde 225 oranında gümrük vergisi var. Yüksek miktardaki kaçak etin; gümrük vergileri ödenmeden Türkiye’ye sokulduğu tespit edildi.”

Geçmiş hükümet dönemlerinde et fiyatlarındaki yükselişin önüne geçmek için İslami usullerle kesilen et ithalatına yönelmiştik. Bazı ülkelerden de canlı hayvan alımı yapılmıştı. Giderek artan ve önüne geçilemeyen et fiyatlarındaki artışı önleyebilmek için yeniden et ithalatına gidilmesi gerektiğini savunanlar da var. Bunlardan biri de Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (KESK) Başkanı Pehlevi Palandöken olarak dikkat çekiyor.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığı zaman; ülkemizde et fiyatlarının iki kat daha fazla olduğunu, et fiyatlarının aşağı çekilmesi için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından canlı besi danası ithal edilmesi gerektiğini belirtiyor. 

Palandöken, büyük besicilerin fiyatları kontrol ettiğine dikkat çekerek, “Devlet ithal ettiği hayvanları küçük aile işletmelerine vermeli. Yemden, gübreden katma değer vergisini sıfırladığı gibi teşvikler, besicimizin maliyetlerini düşürecektir. Eğer; küçük besicinin elindeki sayı artarsa, büyük besiciler fiyatı istediği gibi kontrol edemez. Devlet, besi hayvanı ithal ederek aile besiciliğini destekleyip, geliştirerek, et fiyatlarındaki spekülasyonu engeller. Et ithalatı; fiyatların artmasını engelleyemiyor” diyor.

Gıda, tarım ve hayvancılık bakanlığı, gıdada taklit ve tağşiş (bir şeyin içine başka bir madde karıştırma, katıştırma) yaparak, tüketiciyi yanıltan firmayı teşhir ediyor. Ancak, bunların da yeterli olduğunu söyleyemeyiz. Çünkü teşhir edilen firmalara komik para cezaları yazılıyor, firmalar ise yine kendi bildiklerini okuyor, istedikleri gibi ürünü piyasalara sürebiliyor. Daha köklü çözümlerin getirilmesi gerektiği görüşündeyiz.

 Kaçakçılık ve Organize Suçlar (KOM) Daire Başkanlığı raporunda canlı hayvan ve et kaçakçılığının nedenlerini ve artmasını ise şöyle anlatıyor: 

“Yurt dışındaki et fiyatlarının ülkemize nazaran düşük olması; insan sağlığını tehdit eden kaçak ete olan talebi arttırdığı değerlendirilmektedir. Bununla birlikte iç piyasada hayvancılığı meslek edinen vatandaşlarımızın korunmasına yönelik ithal ete uygulanan vergi politikaları ile ülke içinde dönemsel olarak meydana gelen canlı hayvan sayısındaki azalmaya bağlı kırmızı et fiyatlarında oluşan artış, kaçak canlı hayvan ve et kaçakçılığına olan yönelimi artırmaktadır. Canlı hayvan ve et kaçakçılığı oranlarındaki artışın bir diğer nedeni ise ülkemizde kayıt altına alınmayan fazla sayıda canlı hayvan olmasıdır. Kayıt altında bulunmayan hayvanların kırmızı et olarak iç piyasaya sürülmesi hane halkı tüketim miktarını arttırmakta, böylelikle kayıtlara yansımayan bir üretim miktarı ortaya çıkmaktadır. Bu durum üretim ve tüketim arasında farkın büyümesine neden olmakta ve dolayısıyla kaçakçılığın boyutunda büyüme gerçekleştiği algısını oluşturmaktadır.”

Aynı Dairenin bir başka raporunda da şu çarpıcı ayrıntılara yer veriliyor:

“Ülkemize üçüncü bir ülkeye transit geçiş için yüzde 225 gümrük vergisi ödenmeden sokulan sığır etleri, sığır eti görüntüsü verilmiş beyaz etle değiştiriliyor. Sığır eti diye beyaz et ihraç edilirken, sığır eti ise içeride bırakılıyor. Olay; raporda şöyle anlatılıyor: “2014 yılı son çeyreğinde gerçekleştirilen ve suç grupları tarafından kullanılan yeni yöntem ve trendlere ışık tutan operasyonlarda; ülkemiz üzerinden transit rejim kapsamında üçüncü bir ülkeye gönderilen sığır etlerinin ülkemizde bulunan antrepolarda sığır eti görünümü verilmiş tavuk kırıntısı ve kıymaları ile değiştirildiği, sığır eti görünümlü beyaz etin üçüncü ülkeye sevk edildiği, antrepoda kalan sığır etlerinin ise iç piyasaya sürüldüğü anlaşılmıştır.”

 Bütün bunlar kırmızı ette geldiğimiz noktayı açık biçimde gösteriyor. Biz, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı bu konuda daha ciddi bir çalışma yapmaya çağırıyoruz. Önlem alınmadığında da kırmızı etteki fiyat yükselişi sürecek, kaçakçılık ve hilenin önüne geçilemeyecektir.