Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Putin’in Çarlık Hırsı Ne Kadar Sürecek

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

EkoAvrasya Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, son günlerde Rusya ile Türkiye arasında yaşanan krizi değerlendirdi. Rusya Devlet Başkanı Putin’i yayılmacı bir politika izlemekle suçlayarak “Putin’de bir Çarlık Rusya özlemi var. Bu hırsı ne kadar sürecek?” diye sordu. Yazısında “Şurası unutulmamalıdır ki Bugün Rus halkı büyük bir oranda Putin’i destekleyebilir. (Her ne kadar kamuoyu yoklamaları Putin’e desteğin çok yüksek olduğunu söylese de bu araştırmaların güvenilirliği şüpheli) Ama unutmayalım bu halk Çarlığa karşı Bolşevik Devrimi’ni ve Komünizme karşı da demokrasiyi seçen iki büyük devrim yaptı.” Diyerek bu özlemin kısa zamanda hüsranla sonuçlanabileceğine dikkat çekti.

Yazının en önemli bölümünde Hikmet Eren” Rusya kaçınılmaz bir çöküşe doğru gidiyor. Petrol fiyatları bu şekilde iki yıl daha devam ederse Rusya iyice zorlanmaya başlayacak. Bir başka etken de Putin’nin Rusya’da ki tüm siyasi sınıfları yok etmesi. Rusya’da demokrasi olmadığı gibi siyasi sınıflarda artık yok. Tartışma, açıklık, rekabet, gerçek seçimler yok. Sadece tek kişilik bir şov var ve insanlar bu şovdan sıkılabilir” diyor.

Günümüzdeki gelişmelere ışık tutan, bugün yaşanmakta olan krizin taraflara ne getirip ne götüreceğini irdeleyen EkoAvrasya Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren’in bu yazısını virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istedik. 

 

“Rusya’yı 2000 yılından beri yöneten Vladimir Putin, 2008 yılındaki Rus-Gürcü Savaşı’nda emperyalist politikalarının ilk örneğini gösterdi. Savaş sonrası Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü hiçe sayarak Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını ilan ettirdi ve bu ülkelerin bağımsızlığını ilk tanıyan ülke Rusya oldu. 

Ardında Ukrayna’ya bağlı Kırım’ı işgali ve Doğu Ukrayna’daki terörü destekleyen politikaları Rusya’nın ve Çar özentisi Putin’in bölgeyi ne ölçüde tehdit edebileceğinin önemli bir göstergesi oldu. Bugün Suriye’deki iç savaşın bir tarafı olan Rusya Türkiye’nin de güvenliğini tehdit ediyor. Türkiye sınırındaki Türkmen bölgesini her gün bombalayan Rus uçakları Rusya’nın emperyalist hedeflerinin nerelere kadar uzanacağını bir kez daha gösteriyor. Rusya Suriye konusunda önümüzdeki günlerde geri adım atmak bir yana bu ülkedeki gücünü daha da artırmayı planlıyor. Terörle mücadele söylemleriyle Orta Doğu’ya iyice yerleşen Moskova yönetimi yalnız bu bölgeyi değil eski Sovyet cumhuriyetlerinin birçoğunu toprak bütünlüğü ve istikrarını tehdit ediyor. 

Hiç şüphesiz bu ülkelerden biri de Moldova. Ülkedeki Rus yanlılarını açıkça destekleyen Moskova yönetimi, Moldova’da de facto olarak varlığını sürdüren Transdinyester bölgesiyle Moldova’yı tehdit ediyor. Orta Doğu’da teröre karşı savaşan bir kahraman olarak lanse eden Putin Moldova’da demokrasi söylemiyle Kişinev yönetimini iç işlerine karışıyor ve başta bu ülkede yaşayan Gagauzlar olmak farklı grupları kendi emperyal oyunu içinde Kişinev yönetimine karşı kullanmaya çalışıyor. 

Öte yandan Ukrayna’nın doğusundaki terör gruplarına verdiği destekle bu ülkenin istikrarlı bir yapıya kavuşması önünde önemli bir engel oluşturuyor. 

Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki çatışma ortamını kendi çıkarları doğrultusunda kullanan Moskova yönetimi, son dönemde Ermenistan lehine yürüttüğü faaliyetlerle bölgede bırakın barışın gelmesini daha çok savaş seslerinin yükselmesine neden oluyor. Yine dönem dönem Baltık ülkelerinin (Letonya, Estonya ve Litvanya) istikrarının bozma yönünde ve bu ülkelerin toprak bütünlüğünü tehdit edecek noktada açıklamaları zaman zaman Kremlin’den duyabiliyoruz. 

 

Peki Rusya bu politikalarını nereye kadar sürdürebilir? 

Bu sorunun cevabı petrol fiyatlarını ne kadar daha bugünkü düşük seviyelerde seyredeceğine bağlı. Gelirinin yüzde 70’inden fazlası petrol ve doğalgazdan olan Rusya çevresini tehdit etmeye başladığı dönemden beri ciddi bir ekonomik krizle boğuşuyor. Batı’ nın Ukrayna nedeniyle uyguladığı ambargolar ve petrol fiyatlarındaki düşüş Rus ekonomisinin iki yıldır küçülmesine neden oldu. Devalüasyonlar, yükselen işsizlik Moskova yönetiminin en büyük sorunlarından. Ama Putin, bu sorunlarla başa çıkmak yerine halkının gözünü boyamak, Rus halkını farklı hayallerle uyutmayı tercih ediyor. Rusya dışında sürdürdüğü askeri operasyonlarla, dış politika hamleleriyle güçlü bir Rusya imajı çiziyor. Ama Rusya kaçınılmaz bir çöküşe doğru gidiyor. Petrol fiyatları bu şekilde iki yıl daha devam ederse Rusya iyice zorlanmaya başlayacak. Bir başka etken de Putin’nin Rusya’da ki tüm siyasi sınıfları yok etmesi. Rusya’da demokrasi olmadığı gibi siyasi sınıflarda artık yok. Tartışma, açıklık, rekabet, gerçek seçimler yok. Sadece tek kişilik bir şov var ve insanlar bu şovdan sıkılabilir. Petrol fiyatlarının düşmesi ile birlikte Putin’nin halkına gösterecek bir şeyi kalmadı ve bu yüzden başka bölgelerde maceralar giriyor ve bu maceraları halkına gösteriyor. Ancak tüm bunlar kısa ömürlü. Türkiye ve Ukrayna gibi kendine iki büyük rakip yaratmayı başarması Putin için çok büyük bir felaket, stratejik hesap hatası. Rusya, Kuzey Kore gibi değil. Oradaki insanlar dünyanın bir parçası olmak, saygı görmek istiyorlar. Rus halkı uzun vadede bugünkü izolasyonu kabul etmesi mümkün görünmüyor. 

Bugün Rus halkı büyük bir oranda Putin’i destekleyebilir. (Her ne kadar kamuoyu yoklamaları Putin’e desteğin çok yüksek olduğunu söylese de bu araştırmaların güvenilirliği şüpheli) Ama unutmayalım bu halk Çarlığa karşı Bolşevik Devrimi’ni ve Komünizme karşı da demokrasiyi seçen iki büyük devrim yaptı. Bu iki devrimi de Rus halkı, 80 yıl gibi devletlerin yaşamında çok da uzun bir süre sayılmayan zamana sığdırmayı başardı.  Eğer ekonomideki mevcut durum biraz daha devam ederse Rus halkı Putin’e karşı bir devrimi de birkaç yıl içinde gerçekleştirebilir. “