Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Turizmde işin mülteci boyutunu da görmeliyiz

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Uzun zamandır turizmimiz ve geleceği ile ilgili yazılar ve yorumlar yazıyoruz. Genellikle de yazılarımızda Rusya ile olan uçak krizinden ve Türkiye’nin terörle anılması ile gelişmelere değiniyor ve “Bu nedenlerle Türkiye’ye turist gelmemeye, rezervasyonları da iptal etmeye başladı” diyoruz. Turizmimizin sadece bunlardan etkilenmediğini artık görmemiz gerekiyor.

 

Türk turizminin Rusya ile yaşanan krizden kesin olarak etkilendiği biliniyor. Bunu daha önceki yazılarımızda dile getirdik. Aynı zamanda PKK terörü, Suriye’deki gelişmeler ve ülkemizdeki çatışmaları ile bombalı patlamaların da turizmimize darbe vurduğu artık kesin olarak ortaya çıktı. Bu konularda da çok yazdık, yinelemek istemiyoruz.

 

Bugün, Suriye üzerinden ülkemize gelen ve sayıları 3 milyonu bulan ve Avrupa kapılarına dayanan sığınmacıların turizme olan etkilerinden söz edeceğiz. Çünkü bu konu da zaten sıkıntılı olan turizmimize çok büyük etki yapmaya başladı. Konu, sadece bizi değil, komşu ülkeleri de etkilemeye başlamış bulunuyor.

 

Geçen yıllarda Avrupa, sığınmacı konusunda bu yıla göre daha rahattı. Ancak, geçen yılın sonu ve bu yılın başında Avrupa kapılarına dayanan sığınmacılar Batı için de büyük sıkıntı olmaya başladı. Özellikle de turizmi vurmaya başladı. Batı’nın telaşı ve yaşanan panik bir noktada buradan kaynaklanıyor.

 

Suriye’den Türkiye’ye geçen sığınmacıların hedefinde bir an önce Avrupa’ya geçmek bulunuyor. Bunun için de ölümü bile göze alarak özellikle Yunanistan üzerinden Avrupa kapılarına dayanmayı hedef olarak seçiyorlar. Yunanistan’a geçmenin en kolay yolu da Türkiye üzerinden Yunan Adalarına geçmek olarak biliniyor. Bodrum’dan Kos, İzmir’den Midilli ve Sakız Adaları bu nedenle geçiş güzergâhları olarak seçilmiş bulunuyor.

 

Burada şu konuyu da vurgulayalım:

 

Türkiye’ye gelen Suriye, Irak, Afganistan ve Pakistanlı sığınmacılar ülkemizde kalmak istemiyor. Parası olanlar bir an önce kendilerini Avrupa’ya atmak istiyor. Alınan tüm önlemlere rağmen Yunanistan üzerinden Avrupa kapılarına dayanıyorlar.

 

İşte Almanya Başbakanı Merkel, bunun önüne geçebilmek için Türkiye’ye neredeyse yalvaracak noktaya geldi. Türkiye’nin mülteci sığınma kampı haline dönüşmesi için de para dahil, birçok konuda esneklik gösteriyorlar.

 

Bugünlerde mülteciler konusunda en sıkıntılı ülkelerden birisi de Yunanistan oldu. Yunalı yetkililer, Türkiye üzerinden adalara geçen sığınmacıların Yunanistan turizmine çok büyük darbe vurduğunu söylüyorlar.

 

Daha önce Bodrum ve bazı turizm bölgeleri mülteciler nedeni ile tökezlerken, Kos’tan gelen haberler “Biz daha iyiyiz” yönünde oluyordu. Şimdi Kos’tan da böyle bir haber gelmiyor. Oradaki turizmcilerin de şikâyetleri yoğunlaşıyor.

 

Konu ile son gelişmeler ve haberlere birlikte bir göz atalım:

 

“Yunanistan’ın Ege adalarına yaşanan mülteci akını, turizm rezervasyonlarını vurdu. Midilli ve Sakız gibi önde gelen turizmin merkezlerinde son kırk yılın en kötü döneminin yaşandığı belirtildi. Yunanistan’da yayın yapan ‘www.newsmoney.gr’ sitesinin haberine göre, geçen yıl ile bu yılın ilk iki ayında, Midilli ve Sakız gibi önde gelen turizmin merkezlerinden turistler uzaklaştı. Adalara olan göçmen akını yüzünden, Avrupa ülkelerinden yapılan rezervasyonların önemli bir bölümünün iptal edildiği belirtildi. İptallerin Midilli ve Lesvos adalarında yüzde 90’lara ulaştığı ve turizmcilerin büyük bir ekonomik kriz içinde olduğu ifade edildi. Ayrıca İstanköy Adası rezervasyonlarında da yüzde 36’lık düşüş kaydedildiği belirtildi. Midilli Otelciler Derneği Başkanı Perikles Antonio’nun Ekonomi Bakanı Yorgo Stathakis’e mektup yazarak, acil önlem alınmasını istediği ifade edildi. Yunan adalarındaki rezervasyonların iptallerinin en çok yüzde 65 ile Alman pazarında yaşandığı kaydedildi. İskandinav ülkelerinden yüzde 35, İngiltere’den yüzde 19 ve Polonya’dan yüzde 42 oranında düşüş yaşandığı da açıklandı.”

 

Görüldüğü gibi Avrupalılar sığınmacı istemedikleri gibi, sığınmacıların da yoğun olduğu ülkelere bile tatil yapmak için gitmek istemiyorlar. Kapılarını tamamen kapatan Batı, ülkelerinde bulunanları bile bir an önce Türkiye’ye, ya da ülkelerine geri gönderebilmelerinin hesabını yapıyorlar.

 

İşte bu nedenle biz daha önce Türk turizminden söz ederken, sığınmacı konusunu pek gündeme getirmemiştik. Komşumuz Yunanistan’daki bu durum, sığınmacıların da turizme etkilerini ortaya koyduğu için bizi de yakından ilgilendiriyor. Eğer, bugün Türkiye’de Avrupalı turistler rezervasyon iptallerine gidiyorlarsa bunda sığınmacı konusunun da önemli rol oynayabileceği ortaya çıkıyor. Bu konunun da enine boyuna incelenmesinde yarar olacağı görüşündeyiz.

 

Geçen yıl, Bodrum mülteci kaynıyordu. Yetkililer sürekli olarak sığınmacı avına çıktı. Çokları toplanıp, başka illere gönderildi. Bodrum’a gelen yerli ve yabancı turistlerin mültecilerden dolayı büyük sıkıntı çektiğini ve şikâyetlerin de yoğunlaştığını görmüştük. Şimdi aynı durum Yunanistan’ın adalarında yaşanıyor.

 

Aynı şekilde Türkiye’nin hemen her bölgesine yayılan sığınmacıların turizm kenti Antalya’da da büyük şikâyet ve sıkıntılara neden olduğunu görmüştük. Mersin’den gelen haberlerde de “Burada bizden çok sığınmacı var” deniliyordu.

 

Özetleyecek olursak, özellikle Batılı turistler sığınmacıları görmek, onlarla iç içe olmak istemiyor. Tepkilerini de sığınmacıların yoğun olduğu yerlere gitmeyerek rezervasyon iptalleri ile göstermeye çalışıyorlar. Bu gelişmeler de turizmdeki krizi daha da derinleştiriyor.