Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Suriye’deki 'ateşkes' taraflara nefes aldırdı

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

İki süper güç Amerika ile Rusya’nın “Suriye’de ateşkes” anlaşması ile başlayan sürecin iyimser bir havada sürmesi, meydana gelen bazı küçük ihlallere rağmen ilerisi için umut verici görünüyor. Aslında 5 yıldır süren iç savaşta tarafların iyice yorgun düştüğü, bitkin olduğu da “ateşkes”e uyulmasında önemli bir rol oynuyor.

 

Ancak, şunu da gözlemliyoruz:

 

Amerika ve Rusya ağırlıklarını ortaya koyduklarında bu iç savaş kısa zamanda sona erebilir. Bunda her iki gücün de samimi olması gerekiyor. Bu ne kadar devam eder, önümüzdeki süreçte bunu da göreceğiz.

 

BM’nin Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura,  konu ile ilgili yaptığı açıklamada, uygulanmakta olan ateşkesin, özellikle sivil halkın nefes almasına katkı sağladığını söylüyor. Havadan ve karadan insani yardımların sivil halka daha hızlı ve sağlıklı şekilde ulaştırıldığına dikkat çekiyor.

 

Demek ki, savaş, yakma, yıkma ortaya çok büyük insanlık dramını koyuyor. Savaşın acımasız yüzü ortaya çıkıyor. Barış, güvenlik bir ortamda yaşam sürmenin önemi görülüyor. Suriye’de yıkık, virane binalarda aç, susuz yaşam mücadelesi veren sivil halkın ne gibi sıkıntılar içinde ayakta durmaya çalıştığı da bu süre içinde daha net biçimde görülüyor.

 

Suriye’de doğrudan ve dolaylı olarak çatışmaların içinde olan birçok grup bulunuyor. Bu grupların çoğu vekâlet savaşı veriyor. Bir grup Amerika ve müttefikleri tarafından desteklenirken, bir başka grup Rusya tarafından destekleniyor. Suudi Arabistan’ın başını çektiği bazı Arap ülkelerinin desteğindeki gruplar da var.

 

Böylesine karmaşık bir ortamda ateşkesin sağlanması, kontrolü ve barışın gelmesi kolay bir iş değildir. Dış güçlerin belirlediği hedefler ve çıkarları bu işi daha da karmaşık hale getirebilir.

 

İnandığımız bir başka nokta da şu:

 

Eğer dış güçler kendi aralarında anlaşır, Suriye’de ateşkesi sürekli hale getirmeyi isterlerse bu iş sanıldığı kadar zor olmayacak. Zaten Amerika’dan gelen açıklamalarda “Putin isterse bir telefonla Suriye’deki çatışmaları bitirir” denilmedi mi?

 

Ancak, Amerika ve Rusya’nın isteği ve onayı ile gerçekleşen ateşkesin şimdilik tuttuğunu görebilmekteyiz. Bunun da sevindirici bir durum olduğunu söylemeliyiz.

 

Asıl mesele, Suriye’de ateşkesin tamamen sona ermesi ve barışın sağlanmasıdır.

 

Ortaya konulan ateşkesin en çok Esad’ın, rejim yanlılarının ve Esad’ın tam destekçisi durumunda bulunan Rusya’nın daha çok işine yaradığını görmekteyiz. Bu durum da Rusya’nın Suriye’de oyun kurucu konumunda olduğunu ve Suriye’deki ağırlığını ortaya koyması açısından önemlidir.

 

Bir de Ilımlı muhaliflere bakmak gerekiyor:

 

Bu kesim son yıllarda askeri açıdan iyice yıpranıp zayıfladılar. İş yapamaz ve savaşamaz duruma geldiler. Ilımlı muhaliflere sonsuz destek veren ülkeler de bunların istenilenleri yapmaktan uzakta kaldıklarını görüp, yeni stratejiler geliştirme yönüne gittiler. Durumu bu açıdan değerlendirdiğimizde Suriye’deki ılımlı muhaliflerin siyasi alanda da silinmekte olduklarını söyleyebiliriz.

 

Bilindiği gibi yıllardır Ilımlı muhalifleri Türkiye de destekliyordu. Şimdi bu kesimin siyasi ve askeri alanda yıpranması ve zayıflaması, Türkiye’nin elini de zayıflatmıştır. Çünkü Rusya hem havadan, hem karadan ılımlı muhalifleri de hedef almakta, hiçbir güç de bunun önüne geçememektedir.

 

Türkiye, Suriye’deki PYD ve silahlı gücü YPG’yi terörist gruplar olarak görüyor. Ateşkesin bu grupların dışında kalmasını istemişti. IŞİD ve El Nusra gibi terörist gruplar ateşkesin dışında kalırken, PYD güçlerinin Amerika, Rusya ve müttefiklerinin himayesinde kalması da Türkiye açısından bir başka yenilgi ve kayıp olarak da değerlendirilmelidir.

 

Görüşümüzü özetleyelim:

 

Suriye’deki ateşkes önemlidir. Bunun sonunda tarafların masaya oturması, barışın ve huzurun sağlanması yolunda önemli adımların atılması gerekiyor. Bu durum, Türkiye’nin uyguladığı Suriye politikalarının tamamen çökmesine neden olacağı gibi, artıları da olacaktır. En azından sınır güvenliğinin sağlanması, sığınmacı akının sona ermesi ve Suriye’deki ortamın iyileşmesi ile Türkiye’deki sığınmacıların bir kısmının ülkelerine geri dönemeye başlaması gerçekleşebilir.

 

Sığınmacı konusunda sıkıntı yaşayan AB ülkeleri de böyle bir ortamın bir an önce oluşması konusunda Amerika’ya da, Rusya’ya da destek veriyor. Ateşkesi olumlu karşılıyor ve Suriye’deki barış ortamının da bir an önce sağlanmasını istiyor.

 

Bundan sonra gerek Suriye’de, gerekse coğrafyamızda oluşabilecek gelişmeler zaten Amerika ile Rusya’nın anlaşması ile ortaya çıkacaktır. İki süper gücün bu konularda anlaştıkları da söyleniyor. Perde arkasında neler oluyor, ne gibi pazarlıklar yapılıyor, bunu da önümüzdeki süreçte bekleyip hep birlikte göreceğiz.