Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Terörle mücadelede sahada başarılıyız ama

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Şurası bir gerçek:

 

Terörle mücadelede güvenlik güçlerimiz sahada oldukça başarılı oluyor. Onca verilen şehitlere rağmen, gerek PKK, gerekse IŞİD gibi azılı ve gözü dönmüş terör grupları ile yapılan bu mücadelede alınan sonuçları küçümsememek gerekiyor. Buraya kadar olanları takdirle karşılıyoruz.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu da yaptıkları açıklamalarda “Terörü yenebilmek için sonuna kadar mücadelede kararlıyız” açıklamaları yapıyor. Bunun da arkasındayız.

 

Ancak, bu noktada şunu da görmemiz gerekiyor:

 

Terörle mücadelede sahadaki başarı, terörün sonu getirir mi?

 

Unutmamak gerekiyor, güvenlik güçlerimiz hem PKK, hem de IŞİD ile mücadele etmek durumunda. Kaldı ki, IŞİD Suriye topraklarından Kilis ve Gaziantep’i hedef alan mücadele alanını genişletiyor. Bütün enerjisini PKK terörüne karşı harcayan Türkiye’nin iki cephede mücadelesinin getireceği sıkıntıları da görmemiz gerekiyor.

 

Türkiye’yi dar boğaza sokmak ve sıkıştırmak isteyen iç ve dış güçlerin PKK ve IŞİD’a desteğinin tam olarak kesilmemesi durumunda terörle mücadelede daha da sıkıntılı günlere sürüklenebileceğimizi görmekteyiz.

 

Türkiye, terör konusunda sahada ne kadar mücadele etse, başarı elde etse de, onun dışında çok büyük kayıplarımızın olduğunu da görmek ve değerlendirmek durumundayız. İşin maliyetinin giderek artması da ayrıca tartışılması gereken bir başka konudur.

 

Her şeyden önce dışarıda ülkemiz “terör” le anılıyor. Turizm bu yüzden büyük darbe yedi. Yine terör konusunda özellikle yabancı yatırımcılar ülkemize gelmiyor. Güvenlik riskinin beraberinde ekonomik kayıpları getirmeye başladığı da bir gerçek. Elimizdeki güç ve kaynaklarımızın da eridiğini görmeliyiz. Yakılan, yıkılan, harabeye dönmüş görüntüler Türkiye’nin imajını da yerle bir ediyor. Türkiye, dışarıda tam bir savaş ortamındaki Ortadoğu ülkesi görünümündeki gibi gösteriliyor.

 

Şimdi ne yapmak gerekiyor?

 

Türkiye yıllardır PKK terörü ile mücadele ediyor. Gelinen noktayı hep birlikte görüyoruz. Şimdi, bu terör örgütünün yanına bir de IŞİD eklendi. İki cephede savaş veriliyor.

 

Eğer dış güçlerin desteği olmasa bu örgütlerin ayakta kalması mümkün olabilir mi? Bu kadar güç, silah, para nereden sağlanıyor? Bunlara kim arka çıkıyor? Sahada yapılan mücadele kadar, bu işin arkasında olanlarla da siyasi ve ekonomik mücadele mutlaka ele alınıp yapılmalıdır.

 

Bizim baştan bu yana söylediğimiz şu olmuştur:

 

“Düşman eksiltip, dost çoğaltalım.”

 

Görülüyor ki, bugüne kadar uygulanan yanlış dış politikalar nedeni ile dost diyebileceğimiz, işbirliğine adım atabileceğimiz etrafımızda ülke kalmadı. Tam aksine düşman çoğaltıp, dost eksilttik.

 

Bakın bugün Suriye’de IŞİD ile komşu olduk. Bu örgüt sınırdan Kilis’i vuruyor ve buna bir şey yapamıyoruz. Sınırdan içeri girip, örgüte gereken dersi veremeyecek duruma geldik. Buna neden de Rusya ile yaşanan uçak krizidir. Rusya’yı karşımıza aldık ve Suriye topraklarında operasyon yapamıyoruz. Rusya buna izin vermiyor.

 

IŞİD ise Türkiye’yi tehdit ediyor, adeta savaş çığırtkanlığı yapıyor.

 

IŞİD imamlarının Suriye'nin IŞİD kontrolündeki bölgeleri olan Bab, Mumbuç, Cerablus bölgelerinde okudukları hutbelerde, Gaziantep, Nizip, Karkamış ve Kilis'in bundan sonra IŞİD'in en büyük hedefleri arasında olduğu duyuruldu. IŞİD imamları hutbede bu merkezlerde halkın çok yakında mülteci konumuna düşeceğini, bu durumun IŞİD ile Türkiye savaşının yeni bir boyutu olduğunu da öne sürdü. Kilis'e yönelik roket saldırısının artması ve Gaziantep'teki bombalı araçla yapılan intihar saldırısı IŞİD'in harekete geçirildiğinin işareti olarak kabul ediliyor.

 

İçimizde IŞİD’cı canlı bombaların var olduğu da istihbarat raporlarında yer alıyor.

 

 

PKK, Suriye’deki PYD ile konumunu güçlendirdi. PYD’nin PKK’nın devamı olduğunu biliyoruz, söylüyoruz ama en büyük müttefikimiz Amerika’ya söz dinletebiliyor muyuz? Amerika’dan yapılan her açıklamada “PKK terör örgütüdür ama PYD değildir. Suriye’de IŞİD’a karşı kahramanca mücadele ediyorlar” denilmiyor mu?

 

PYD’ye Amerikan tarafından verilen silahlar bugün PKK’lıların elinde bulunuyor. Kimse kimseyi kandırmasın. Oyun içinde oyun oynanıyor uyanık olmamız ve adımlarımızı da buna göre atmamız gerekiyor.

 

Demek ki bu işlerde bir yanlışlık var.

 

Biz, bunları görüp gideremedikten sonra, sahada terör örgütü ile güvenlik güçlerimizin yaptığı mücadele ne kadar başarılı olursa olsun, terörle mücadelede kesin sonucu almamız beklenebilir mi?