Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

MHP daha önemli hale geldi

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

AK Parti içinde yaşananlar, Başbakan Davutoğlu’nun 27 Ağustos 2014’de başlayan döneminin 28 Mayıs 2016 tarihindeki kongre ile sona ermesi ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) konumu daha önemli hale gelmiş bulunuyor. Bugünkü yazımızda bunun nedenlerine değineceğiz.

 

AK Parti içinde fırtınalar neden yaşanıyor, önce kısaca buna göz atalım:

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ana hedefi Yeni Anayasa ve Başkanlık sisteminin zaman geçirilmeden hayata geçirilmesidir. Davutoğlu ile bu konuda aynı noktalarda buluşulmadı. Aslında ikili arasında başka görüş ayrılıkları da var ama bugünün asıl meselesinin bu noktalarda düğümlenmiş olduğu ortaya çıkmış bulunuyor.

 

AK Parti ‘de alınan olağanüstü kongre kararı bizim için sürpriz olmadı, böyle bir gelişme bekleniyordu. Zaten Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasındaki çatlağın üç ay öncesine dayandığını da biliyoruz.

 

İkili arasındaki çatlağın birçok nedeni var. Yerimizin darlığı nedeni ile bunları sıralamak istemiyoruz.

 

Cumhurbaşkanı’nın hedeflerine ulaşabilmesinin yolu ise, AK Parti’nin Meclis’te Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemini geçirebilecek çoğunlukta olmasına bağlı bulunuyor. Aylardır, böyle bir çoğunluğun nasıl oluşabileceğinin hesaplarının inceden inceye yapılmakta olduğunu da görmekteyiz.

 

Bunun için bir “baskın seçim” hesabı var.

 

Bizi takip eden okurlarımız anımsayacaklardır. Aylar önce bu konuda yazdığımız yazılarda bir “baskın seçim” hesaplarının yapıldığından söz etmiştik. AK Parti içinde yaşananlar, bugün bu noktaya gelinmiş olduğunu gösteriyor.

 

İktidar partisinde neler yaşanır, kim Başbakan olur, kimler yönetim kadrosunda yer alır, bakanlık koltukları kimlere dağıtılır bunlar bizi fazla ilgilendirmiyor. Bizi ilgilendiren konu, siyaset sahasının boş bırakılmaması, muhalefetin, hali ile MHP’nin güç kazanması olayıdır. Bu partinin baraj altında kalmayacak, güçlü bir yönetim kadrosunu oluşturmasıdır.

 

MHP gibi köklü bir partinin bugün çok daha önemli bir konuma geldiğini herkes biliyor ve görüyor.

 

Saray, sürekli olarak bazı konularda kamuoyu araştırmaları yaptırıyor. PKK ile yapılan saha mücadelesinde yapılacak bir seçimde HDP’nin baraj altında kalacağı görülüyor. MHP içindeki bölünme ve çalkantılar bu partinin de baraj çizgisinde olduğunu gösteriyor.

 

Yapılan hesaplar şöyle:

 

HDP dağılmış ve baraj altında kalmış durumda. MHP’deki çalkantılar bu partinin de baraj altında kalabileceğini gösteriyor. MHP’de değişim olmadığı süre içinde böyle bir sonucun da kaçınılmaz göründüğü biliniyor. CHP ise halen yerinde sayan bir parti olarak bir adım ileri gidemiyor.

 

Böyle bir ortamda “baskın seçim” yapıldığı takdirde AK Parti’nin 400 milletvekili çıkarabileceği, Meclis’te güçlü hale gelebileceği, tek başına da hem Yeni Anayasa hem de Başkanlık sistemini çıkarabileceği görülüyor.

 

Hesaplar hiç kimse kuşku duymasın bunlar üzerine kuruluyor.

 

Saray, bu hesapların tutması için AK Parti’de değişimin şart olduğunu gördü. Davutoğlu ile de bu sonuçların alınamayacağı hesaplarının yapıldığını sanıyoruz. 28 Mayıs’ta yapılacağı söylenen kongrede Başbakan, yönetim kadrosu değişecek. Yeni kabine ile de yola devam edilecek.

 

İşte bu noktada şimdi bütün gözler MHP üzerine çevrilmiş durumda. AK Parti içindeki çalkantılar ve yapılan hesaplar MHP’yi bugün çok daha önemli duruma getirmiştir. “Kilit parti” konumundadır. MHP’deki değişim, siyaset alanını alt-üst edebilecek önemdedir. Bu partiye gönül vermiş olanların durumu bu açıdan değerlendirmesinde büyük yarar olacağı düşüncesindeyiz.

 

Bu noktada hiç kuşkusuz olumlu adımları atması gerekenler Genel Merkez yöneticileridir.

 

Parti tabanı “değişim” istiyor. Kongre istiyor. Gelecek tehlikeyi görüyor. MHP’nin yapılacak ilk seçimde baraj altında kalabileceği endişesini taşıyor.

 

Şimdi görebildiğimiz kadarı ile zamana karşı bir yarış başlayacak. MHP’nin bu kısa zamanı çok iyi değerlendirmesi, toparlanması ve güçlü bir parti konumuna gelmesi gerekiyor. Yarınlar çok geç olmadan bu gerçekleşmelidir.

 

Şurası unutulmasın:

 

MHP’de eğer beklenen değişim olmaz ise, parti tabanının yapılacak ilk seçimde partiden desteğini tamamen çekebileceği unutulmasın. Zaten Saray’da yapılan hesaplar da bunun üzerine kuruluyor.

 

Bu durumda MHP baraj altında kalacak, Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi Saray’ın istediği gibi geçecek, Milliyetçi Hareketin hiçbir etki alanı kalmayacaktır. MHP Genel Merkez’deki bu duruş da “AK Parti ve Saray’a koltuk değneği” olarak yorumlanacaktır.

 

Bugün MHP’de öncelikle, ülkenin konumu, partinin geleceği kişilerin geleceğinden daha önemli olmalıdır. Adımların da bu bilinç üzerinden atılması gerekiyor. Ülkücülerin, parti tabanının, AK Parti’den umudunu kesmiş olanların tek beklentilerinin bu noktada düğümlendiğini de artık herkes görebilmelidir.