Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

'Biz Türk milletinden yanayız'

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

AK Parti içinde yaşananlardan sonra yazdığımız bir yazıda “Şimdi MHP daha önemli konuma geldi” demiştik. Yazımıza olumlu tepkiler geldi. Çünkü AK Parti’de yaşananlar bir yerde “Baskın seçim” in gündeme gelebileceğini gösteriyor. Yapılan hazırlıklara bakılacak olursa Saray, konu ile ilgili her türlü önlemi almış ve düğmeye de basılmış.

 

Yazımızda HDP’nin baraj altında olduğuna değinmiş, MHP’de “değişim olmazsa, bu partinin de baraj altına itilebileceği” görüşümüzü yansıtmıştık.

 

Ard arda yaptırılan kamuoyu anketlerinden de bu yönde sonuçların çıktığı söyleniyor. Bu nedenle Başkanlık sistemi için önündeki sahanın boşaltılmış olduğunu gören Erdoğan’ın bun boşluktan istifade ederek böyle bir “baskın seçim” le işi bitirebileceği iddia ediliyor.

 

Bu noktada MHP, daha da önemli hale gelmiş durumda. Eğer, parti toparlanır, “değişim” konusunda adım atılabilirse bu hesapların ters dönebileceği de bir ihtimal olarak ortaya çıkabilir. Milliyetçi harekete gönül vermiş olanlar, ülkücüler bunu gördü. Parti tabanındaki hareketlilik de bunun göstergesi olarak değerlendirilmelidir.

 

Buna fırsat verilir mi, bekleyip göreceğiz.

 

Konu ile ilgili olarak emekli hakim-avukat Kerim Yılmaz sosyal medyada görüşlerini yansıtan bir yazıyı paylaşmış. Olabilecekleri de kendi gözü ile çok güzel biçimde yansıtmış. Milliyetçi Harekete gönül verenlere, hem “değişim” isteyenlere,hem de değişimin karşısında olanlara sesleniyor. “Sarayın arka bahçesi olmayacağız” diyor.  Önemsediğimiz bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedik:

 

“AKP 6 ay önce %49,5 oy almış ve yeniden tek başına iktidar olmuştu.. Ancak ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmadığı ve sermayesini tükettiği için artık yönetemez demiştik. Gelinen nokta tam da burası oldu. Yoksa 6 ay önce ezici çoğunlukla iktidar olmuş parti neden genel başkanını değiştirsin ki? Yönetemiyor.. Çünkü istatistik ve sosyoloji bilimi açısından en bilimsel çalışan parti olsa bile siyasetinin arka planındaki ideoloji yetmezliğinden dolayı duvara dayandı. Bu açık bir gerçek.. 

 

Öyleyse “sistemi değiştirip yola devam ederim” diyen kurucu genel başkanının emriyle MYK u toplanıp kongre kararı alıyor. Başbakan ise son seçimde sonuç itibariyle çok başarılı ve havuz medyasına göre profili yüksek (!) bir icraat döneminin henüz 7.ayında “kimse baskı falan yapmadı ben bırakıyorum” diyor!

 

Bir kere buna inanmak için angutluğun ötesinde ahmak andavallı olmak gerek! Çünkü son seçimi kazanmış RTE den de AKP’nin başında çok oy almış, başarılı(!) biri hiçbir baskı yokken durup dururken neden bırakır ki?

 

Olan şu;

 

RTE tek adamlığa giden yolu seyrü sefere müsait gördü ve düğmeye bastı.

Emanetçiden de öte emir eri olacak birini AKP kongresinde seçtirecek birkaç aylığına başbakan yapacak. 

 

MHP de mevcut yönetimin iş başında kalması için yargı yürütme erkini kullanarak, elinden gelen her şeyi yaparak, başarılı olursa baskın seçime gidip aynı hatta daha az oyla 400 e yakın vekil çıkaracak.(Çünkü bu şartlarda HDP de kesin baraja takılacak!)

Sonrasında kimseye muhtaç olmaksızın yeni Anayasa yapıp Başkan olacak ve ömrü boyunca da orda kalacak!

 

İşte bunun için Yargıtay’a baskı ile MHP kongresini engelleyemeye ve değişim olduğunda AKP den kaçacaklarla patlayacak MHP oylarını frenleme derdinde!

Bunu istiyorsanız -ki bu ülke ve millet için bir felaket olacaktır- MHP de değişim için kongre olmasın çabasındaki AKP ne karşıymış gibi yapıp destek olmaya devam ediniz!

Yok istemiyorsanız MHP de değişimden yana tavrınızı belirleyiniz sesinizi yükseltiniz! Sen LTD ye kör biatçilik edersen akıbet bu olacaktır. Değişim bu nedenle artık bizim için bir hayat memat meselesidir.. Türk milliyetçileri işbirlikçi AKP den mi, milli MHP den mi yana olacaklarına karar vermek zorundadır! Biz Türk milletinden yanayız.

Milletimizin huzur ve refahı, devletimizin birlik ve bekası için Saray’ın arka bahçesi olan mevcut MHP yönetiminden kurtulmak için gayret etmek artık her ülkücü için farzı ayın olmuştur!”

 

Ortada yapılmak istenilen, hedeflenen konular bellidir.

Eğer, Milliyetçi Hareket, delegelerin ve tabanın isteği doğrultuda adım atarsa içinde bulunulan bu çıkmazdan kurtulabilir. Bunun tek çıkış yolu da kurultaydır. Dikkat edilecek olursa hep bu çıkış yolu kapatılmaya çalışılıyor.

AK Parti’de kurultay yapılacak ve Yeni Genel Başkan ve kadro ile yola devam edilecek.

Yeni Çağ Gazetesi’nden Arslan Bulut, AK Parti’deki kurultay kararını MHP’deki duruma bağlıyor. Konumuzu ilgilendirdiği için Arslan’un bu konudaki yazının bölümünü aktarıyoruz:

 

 

“AKP'yi kurultay yapmaya zorlayan, MHP kurultayı için imza veren 548 delegedir! Zira MHP'deki büyük değişim, Tayyip Erdoğan'ın yeni anayasa ve başkanlık sistemi hayallerini sona erdirecekti. Bu sebeple bir taraftan MHP'nin kurultay toplamaması için çalışırken, diğer taraftan başkanlık sistemi konusunda gönülsüz olan Ahmet Davutoğlu yerine, "klonlanmış bir Tayyip Erdoğan" getirilmesi için düğmeye bastı. Davutoğlu'nu çekilmeye zorlamak için yandaş "medyadaki pelikan kuşları"nı kullananın kim olduğu da böylece netleşti.”

 

Bütün bu gerçekler ışığı altında bundan sonra karar verecek olanların hangi adımları atması gerektiğini söylemeye gerek var mı?