Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Ramazan ile birlikte zamlar da başladı

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Her Ramazan ayı başlangıcında yetkililer “Ramazan ayında hiçbir ürüne zam yapılmayacak, gerekli önlemleri alıyoruz” açıklamaları yapar. Bu Ramazan ayı başlangıcında da aynı açıklamalar yapıldı. Ramazan ayında en çok ve ilk zammı her yıl olduğu gibi et fiyatlarında görüyoruz.

 

Piyasaları gezen, gören ve alıveriş yapanlar Ramazan ayı ile birlikte zamlı bir hayata “merhaba” dediğimizi mutlaka görmüştür. Piyasaların denetimsizliği, herkesin kafasına göre zamlı hayata geçtiği ve fiyatlardaki aşırı yükselmelerin yaşantımızı nasıl etkilediğini söylemeye gerek görmüyoruz.

 

Bir de anlayamadığımız ve her zaman sorguladığımız, bu zamlar ve hayat pahalılığına rağmen enflasyon rakamlarında düşüşlerin olduğunun açıklanması olayıdır. Adeta tüketici ile alay edercesine rakamların aşağılarda gösterilmeye çalışılması hem algı operasyonu hem de aldatmacıdır.

 

Ramazan öncesi piyasaları dolaştık, özellikle et, süt ve yan ürünlerini kontrol ettik. Ramazan ayının başlaması ile aynı ürünlerde en az % 5 oranında artışların olduğunu gördük. Aylardır et fiyatlarında oynama ve yükselme var. Bunun önlemi de alınamadı. Pahalı et yiyoruz. Bu nasıl oluyor da enflasyona yansımıyor birilerinin bunu bize anlatması gerekiyor.

 

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) Başkanı Bülent Tunç, “Ramazan ayını fırsat bilen spekülatörler, simsarlar, fiyat artışına neden olacak hiçbir etken olmamasına rağmen kırmızı et fiyatlarının 7-8 lira birden yükselmesini sağladı. Şu anda kasaplarda 40 liradan aşağı kıyma yok.”diyor.

 

Et fiyatlarında % 7-8 lira artış az sayılabilir mi?

 

Et ve Süt Kurumunun satış mağazalarında kıymanın kilogramı 32 liradan, kuşbaşının kilogramı da 34 liradan satılmasına rağmen, kasaplarda fiyatların birden yüzde 25 artması ne anlama geliyor?

 

Kaldı ki, her yerde Et ve Süt Kurumu’nun satış mağazalarını bulmak da mümkün değil.

 

Bakın, aşağıdaki şu açıklamaları yapan da sektörün içindeki Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Bülent Tunç’tan başkası değil:

 

“Et fiyatları art niyetli kişiler tarafından bilinçli artırılıyor. Kırmızı et simsarları iş başında. Piyasayı istedikleri gibi değiştirmeye çalışıyorlar. Ramazan ayını fırsat bilen spekülatörler, simsarlar, fiyat artışına neden olacak hiçbir etken olmamasına rağmen kırmızı et fiyatlarının 7-8 lira birden yükselmesini sağladı. Şu anda kasaplarda 40 liradan aşağı kıyma yok. Bir hafta içinde yem fiyatları mı arttı? Kasabın, marketin kirası mı, işçilik maliyetleri mi arttı? Bunların hiçbirisi olmadı ama et fiyatları arttı.”

 

Bu noktada önlem alması gereken bizi yönetenlerdir. Eğer ortada spekülatörler varsa bunlarla kim mücadele edecek? Tüketiciler bunların kucağına mı atılacak? Tüketicileri bu devlet korumayacak da kim koruyacak? Dikkat edin, ortada gerçek anlamda büyük bir oyun ve sorun var. Bunun çözümü, tüketicilerin korunması ve rahatlatılması için de atılması gereken adımlar olmalıdır.

 

Konuyu daha iyi anlayabilmemiz için, ette oynanan oyunu yine Tunç’un açıklamalarından öğreniyoruz:

 

Et ve Süt Kurumunun üreticinin hayvanını kilogram başına 23,30 liradan kestiğini ve fiyat düşmesi halinde de bu fiyatın garantisini verdiğini ifade eden Tunç, bir elin parmaklarının sayısını bile geçmeyecek bazı üreticilerin, spekülatörlerin oyununa alet olduğunu söylüyor. Fırsatçıların “et fiyatları zamlandı” havası oluşturmak için bazı büyük besicilerin hayvanlarını daha yüksek fiyattan kestiğini, diğer besicilerin de “bizim hayvanlarımız da bu fiyattan kesilir” düşüncesiyle Et ve Süt Kurumuna kesim yaptırmadıklarını anlatan Tunç, şunları söylüyor:

 

“Et fiyatlarının artmasının kesinlikle üreticiye bir faydası yok. Üreticinin uyanık olması ve oyuna alet olmaması gerekiyor. Biz bunu geçmişte yaşadık. 2010-2011 yıllarında 18 liraya kestirdiğimiz hayvanı ithalatın ardından 12 liraya kestiremedik, ama şunu da unutmamak lazım, ithalat olsa dahi tüketici eti ucuza yiyemez. Yine kasaplarda, marketlerde 40 liradan aşağı kıyma satılmaz. Burada olan üreticiye olur. Parayı aracılar kazanır. Zaten fiyatların yükseltilmeye çalışılmasındaki amaç da ithalatın önünü açtırabilmek. Bakanlık, üretici kazansın istiyor, her türlü desteği veriyor. Bu desteğe ihanet etmemek lazım. Üç kuruş fazla kazanacağız diye geleceğimizle oynamayalım. Tüm üreticilerin bu hassasiyette olmasını bekliyoruz.” Vatandaşlara da et alırken fiyat araştırması yapmalarını öneren Tunç, Et ve Süt Kurumunun satış mağazalarından uygun fiyata et alınabileceğini söyledi. Fiyatın düşük olmasının etin “kalitesiz” olduğu anlamına gelmediğine dikkati çeken Tunç, “Artık eskisi gibi merdiven altı kesim neredeyse yok. Kesimlerin tamamı Bakanlık kontrolünde yapılıyor. O nedenle vatandaşlar etlerini gönül rahatlığıyla alabilir.”

 

Şimdi yineleyelim:

 

Et fiyatlarında düşüş, hiçbir zaman et ithal etmekle gerçekleşmiyor. Bu, besiciliği de öldürüyor. Çözüm, et üretiminin artırılmasıdır. Hükümet olanlar, bu konuda bugüne kadar almış oldukları önlemlerle soruna çözüm bulamamışlarsa bunda da bir yanlışlık var demektir.

 

Konu bugünün konusu da değildir. Et fiyatlarındaki yükselme hemen her yıl baş sorun olarak duruyor.