Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Başkanlık tartışmaları Türkiye’nin önünü tıkadı

necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Bülent Arınç, zaman zaman yaptığı açıklamalarla gündeme bomba gibi düşüyor. AK Parti ve özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan açıklamaları ile dikkatleri çeken Arınç, son açıklamalarında Başkanlık tartışmalarının suni gündem yarattığını, ülkenin önünü kapattığını söyledi. Arınç “Başkanlık tartışmaları nedeni ile asıl sorunlarımızı konuşamaz, tartışamaz hale geldik” diyerek duyulan rahatsızlıkları da kamuoyu ile paylaştı.

 

Şu konuyu özellikle belirtelim:

 

Arınç’ın açıklamalarını artık TRT ve AA gibi devlet kuruluşları yayınlamıyor. Daha önce Başbakan Yardımcısı iken, bu kurumların patronu olan Arınç’ın açıklamalarına yandaş medyanın da kapalı olduğunu görüyoruz.

 

Arınç, son açıklamalarını BBC’nin Türkçe yayınında dile getirdi.

 

Erdoğan’ı yakından tanıyan bir isim olarak Arınç’ın açıklamalarını ciddiye almak gerekiyor. Bir yerde parti içinde ve kamuoyunda oluşan rahatsızlıkları dile getirmesi açısından da bu söylemler önemlidir.

 

“Başkanlık konusundaki tartışmalar yeni Anayasa’nın da önüne geçti. Maalesef Türkiye’de her meselenin önünü kapatan bir konu haline geldi. Ekonomi konuşamıyorsunuz başkanlığı konuşmaktan; Suriye’yi konuşamıyorsunuz, dış politikayı konuşamıyorsunuz, iç politikadaki terörle mücadeleyi ve yeni süreci konuşamıyorsunuz. Ağzını açan herkes başkanlıktan veya yarı başkanlıktan bahsetmeye başlıyor. Geldiğimiz noktada aslında bu konunun hem parlamento içerisinde hem de referanduma götürülerek halkın bu konuda ne düşündüğünü bilmemiz lazım. Çünkü her meselenin önünü tıkayan çok hayati meseleleri arka plana atan bu tartışmalardan Türkiye’ye fayda yok, hayır yok. Bizim bu meseleyi gündemden çıkarmamız lazım. Yalnız çıkarabilmemiz için, sayın Cumhurbaşkanımızın nasıl bir sistem istediğini de bilmemiz lazım. Mesela CHP nasıl bir başkanlık istiyorsunuz, getirin görüşelim dedi. E bu çok iyi bir meydan okuma. Bunun karşılığının AK Parti tarafından işte böyle bir başkanlık sistemi diyerek somutlaştırılması lazım. Şu anda somutlaşmış başkanlık yönetim modeli olarak bir model elimizde yok. Anayasa profesörleri bile konuşuyor, 20 defa dinleyin, ne dediğini anlamıyorsunuz. Ben anlamıyorum şahsen.”

 

 

 

 

 

Bülent Arınç, terörle mücadele konusunda Hükümet kanadının önemli isimlerinden biriydi. Konun da içinde olması nedeni ile çözüm süreci konusunda da tartışılacak bazı açıklamalarda bulundu, kendisini dinleyelim:

 

“Yani kabahatimiz yok diye söylüyorum, bunu bilerek de söylüyorum. Taktiksel bazı yanlışlıklar belki yapılmış olabilir. Ama biz burada çok iyi niyetliydik. HDP ve Kandil çok kötü niyetliydi. Bu çok açık. Her fırsatı kollayarak, bu büyük toplu terör olayları olmasa bile, bireysel olarak çok kötü işler yapıyorlardı. Bunların bir kısmına belki çözüm süreci zarar görmesin diye göz yumuluyordu. Ama büyük bir kısmı da adli olay olması sebebiyle müsaade edilmiyordu. Ama bu süreçte bir kırılma noktası olarak; siz de söylediniz en son 28 Şubat'ta HDP’li milletvekilleriyle Yalçın Akdoğan, Mahir Ünal ve Efkan Ala’nın da birlikte olduğu; sanırım Kamu Güvenliği Müsteşarının da olduğu bir toplantı yapıldı. Bu bir mutabakat değildi. Burada anlaşılan şuydu: HDP, tarafı kendi düşüncelerini ortaya koyacak, hükümet de ne yapılması gerektiği konusunda kendi düşüncesini ortaya koyacaktı. Yoksa ortak bir metin üzerinde konuşulmuş ve anlaşılmış değildi. Niyetimiz iyiydi ama devam etmedi. Bitti mi derseniz, bitmedi. Cumhurbaşkanı’nın tabiriyle buzdolabında kaldı. Ne zaman biter, bu çatışmalar tek taraflı olarak silahlarını bırakırlar, patlayıcılarını bırakırlar, Türkiye’den dışarı çıkarlar ve ta o başta geldiğimiz noktaya bugün samimi olarak geldiklerini fiilen gösterirlerse o zaman şüphesiz yeni bir süreç, yeni bir isimle yeni argümanlarla yeniden başlayabilir. Terörün bitmesi için bence siyasi bir karara ihtiyaç var.

 

Peki, Arınç son tartışmalarda öne çıkan Başkanlık sistemi konusunda ne düşünüyor, ne yapılmasını istiyor? Buna da bakalım:

 

“Benim şahsen şu anki düşüncem şu: Bir, iyi bir model üzerinde AK Parti elinde varsa hemen elinde yoksa üç-beş gün içerisinde bir taslağı –ama Cumhurbaşkanımızın okeyini aldıktan sonra, arada başka şeyler çıkmasın diye bunu söylüyorum; ben öyle dememiştim, siz böyle çıkardınız demesin diye söylüyorum; yani “Made in RTE” taşıyan ama AK Parti’nin ismiyle Meclis’e gelecek olan bir örnek çıksın. Bu örneği parlamentodaki partilerin önce genel başkanlarıyla sonra kendileriyle ne diyorsunuz diye konuşulsun. Bir ay sonra da arkadaş biz bunda varız veya yokuz derselerse bence 316 milletvekilinin imzasıyla o modeli versinler. Parlamentodan çıkacak duruma bakalım. 331 ile kabul edildi diyelim, hemen millete gideriz. 330’un altında kaldık diyelim üstünü örteriz. Bu iş Türkiye’nin gündeminden bir şekilde çıkması lazım.”

 

Arınç cephesi öyle görünüyor ki, köşede bekleyen gizli bir muhalefet partisi gibi gündemi takip ediyor. Bir noktada muhalefet partilerinin bile söylemlerde zorlandığı konuları gündeme taşıyıp, kamuoyu ile paylaşıyorlar. Arınç’ın bu açıklamalarının takım arkadaşlarının da görüşü olduğu düşüncesindeyiz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonra bu tür açıklamalar gelecektir.