Ana Sayfa | Necdet Sivaslı

Erzurum dadaşının kahramanlık destanı

Necdet Sivaslı


Necdet Sivaslı

Darba girişiminin önlenmesinde şu üç unsur önemli rol oynadı.

Bunlardan birisi askerlerimiz, ikincisi polis gücümüz, üçüncüsü de siyasi görüşü ne olursa olsun milletimiz olmuştur.

 

Özetle Türkiye ordusu, polisi ve milleti ile bir kahramanlık destanına imza atmıştır.

Şimdi, darbe girişiminin detayları ortaya çıkıyor. Bunları öğrendikçe özellikle ordumuz içinde bu darbe girişiminde bulunanlara karşı nasıl bir karşı tavrın sergilendiğini de görüyoruz.

 

Çünkü askerimizi yıpratmaya çalışan bazı çevrelerin, bunları iyi okuması, bilmesi ve bilinçlenmesi gerekiyor. Bugün yine bazı çevreler sanki darbeyi askerler yapmaya kalkışmış gibi algılayıp, yaymaya çalışıyor. Neredeyse asker-polis çatışmasını bekliyorlar. Milleti de güvenlik güçleri ile karşıya getirip, tam bir kargaşa ortamı yaratmanın peşindeler.

 

Askerlerimiz ve polislerimiz darbe girişimi karşısında tam bir dayanışma içinde oldular ve bugün milletimizin de verdiği destek ile Türkiye’yi bu sürükleneceği bataklıktan çıkarmayı başardılar.

 

Genlerde Mehmet Necati Güngör Hocamız, Haber Kritik’te konu ile ilgili çok çarpıcı bir yazı yazdı. Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekai Aksakal’ın darbe tezgâhına karşı nasıl bir direniş gösterdiğini de yazısında adeta bir şiir üslubu ile anlattı. Komuta kademesinin devlete nasıl sahip çıktığını gözler önüne serdi. Erzurum Dadaşı ve saygın bir ailenin çocuğu olan Zekai Aksakal Paşa’nın darbecilerin listesinde “ilk önce vurulacaklar” listesinde yer aldığını da öğrenmiş bulunuyoruz.

 

Zekai Aksakal Paşa’nın “Bu hainler başaramayacaklar, milletimiz rahat olsun!” sözlerinin ne büyük şeyler ifade ettiğini söylemeye gerek var mı?

 

Son derece önemsediğimiz bu güzel yazıyı be nedenle sizlerle paylaşmak istedik:

 

“Başarabilselerdi Türkiye sonu gelmez bir karanlığa gömülecekti.

                Çok şükür, olmadı.

                Komuta kademesinin devlete sahip çıkan feraseti, milletin tankların üstüne yürüyen cesareti ile bu belâ savuşturuldu.

                Ordusu, milleti ve polisi ile bir kahramanlık destanı yazıldı.

                Bu kahramanlardan birisi ve en önemlisi, hiç şüphesiz Zekâi Paşa’dır.

                Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Zekâi Aksakal.

                Darbecilerin ilk önce vurulacaklar listesinde o varmış.

                O’nu hileli bir emirle Gazi Orduevindeki düğüne yönlendirmişler.

                “Komutanın emri, gelinin hediyesini adımıza o taksın” diyerek.

                Orduevi çıkışında bakmış ki, iki şüpheli araç kendisini takip ediyor.

                Çok geçmeden, siyah olanı arabanın önünü kesiyor, beyaz olanı yanına yanaşıyor.

                Özel harp eğitimi almış paşamızın yanında eşi de var.

                Çevik bir hareketle bulunduğu kapıyı hızla açıp darbecileri darp ediyor.

                Sonra, “kaçma-kurtulma” eğitimi almış kahraman şoförü müthiş bir maharetle Paşa’yı  ve eşini takipçilerin arasından kurtarıp Balgat’ta bir mekâna ulaştırıyor.

                Zekâi Paşa, hemen emrindeki kuvvetin elemanlarını topluyor, emirler veriyor.

                Kendisi de milletin yüreğine su serpen O haykırışını yapıyor televizyonlardan:

                “Bu hainler başaramayacaklar, milletimiz rahat olsun!”

                Ve öyle oluyor.

                Özel Kuvvetler Komutanının, kendisi gibi  Kahraman olan emir subayı aziz şehidimiz Başçavuş Ömer Halis Demir, birliği teslim almaya gelen haini alnından vurarak ihanete ilk kurşunu sıkıyor.

                Allah’ın engin rahmeti O’nun ve diğer şehitlerimizin üzerine olsun.

                Zekâi Paşa, sergilediği büyük cesaret ve kahramanlığı ile tarihe geçti.

                Karanlığı yırttı!

                Kendisini yakından tanıyorum.

                Erzurum  dadaşıdır.

                Şerefli bir ailenin şerefli bir evlâdıdır.

                Tarihi kahramanlar yazar.

                Zekâi Paşa o gece o meydanda tarih yazdı.

                Milletin “makûs” talihini yendi.”

 

Temennimiz, ülkemize ve milletimize bir daha böylesine kâbus dolu, huzur bozucu olayların yaşatılmamasıdır. Millet olarak bugünkü sıkıntılardan da kısa zaman içinde çıkacağımız umudundayız.